Kayıt Ol

Avcıların Dostluğu

Çevrimdışı Scyther

  • **
  • 160
  • Rom: 4
  • "Zira yürümeye değer bir yolum var!"
    • Profili Görüntüle
Avcıların Dostluğu
« : 19 Eylül 2012, 22:05:21 »
                                                             Avcıların Dostluğu

  Bölüm 1 – Dost Gözlü Yabancı

                                                    
  Rahatsız edici kadar yeşil ormanla dalga geçercesine esen rüzgar ve yaprakların arasından bir annenin evladını takibine benzeyen güneş ışıkları  arenada gladyatör izler gibi izliyordu büyük bir balta ve iki kaslı kolu.

“Hadi ! Yaklaş ve hemen atla üstüme beklemekten bıktım!” dedi  Avcı Na’ak.

Ughharhh* diye cevap geldi karşısındaki yaban domuzundan belli ki isteğini yerine getireceğini söylüyordu  nazikçe.

Tüm bunlar olurken çalıların arkasından bir çift iştahlı göz izliyordu ikiliyi. İzliyordu ve bekliyordu.

  Yabandomuzu ön bacaklarını kırıp arka bacaklarıyla vücudunu iterken baltayı sıkan parmaklardan çatırdı sesleri geliyordu. Yabandomuzu havalandığında baltasını geriye çekti, gözlerini kapadı ve nefesini biraz sonraki aksiyona yetecek kadar saklayıp geri kalanını verdi. Hepsinin tek bir amacı vardı baltasının her yerini yabandomuzunun etinin içinde hissedip avını ikiye yararken ki o zevk dalgasında boğulmak.

  Sol ayağıyla dönerek ve ormandaki aslanlara meydan okurcasına kükrerken baltasını savurdu. Yaptığı saldırı aslında baltasını sallamak değildi, attığı iri naraydı. Hatta o kadar kuvvetliydi ki boğazı depreme tutulmuş bir dağ gibi titriyordu. Sesindeki hırıltı bile ormandaki bazı hayvanları öldürebilirdi. Bağırışı ne kadar kudretli ise baltası da  o kadar keskindi.

  Havada dönerken kanının ellerinde biriktiğini ve bir an sonra gelecek olan etin katılığını hissedebiliyordu. Nefesi bitiyordu, aynı şekilde sabrıda. Öyle iyi yapıyordu ki bu işi normal birisi için sadece bir anlık olan bu olay onun için saatlerce zevkin doruklarına çıktığı bir meditasyon oluyordu. Fakat yolunda gitmeyen bir şey vardı. Eti hala hissedememişti. Büyü bozuluyordu, gerçek dünyaya dönüyordu, rüyadan uyanır gibiydi o an ve ilk defa yaşadığı ve muhtemelen son olacak talihsizlik başına geliyordu. Gücü kendisini deviriyordu. Bin bir zevk dalgasıyla savurduğu baltası onu da kapıp yere atıyordu kendini. Anı o kadar uzun yaşıyordu ki yere düşüşü sırasında yaban domuzunun yanında geçtiğini, bir düşmanı tarafından bıçaklandığını ve en kötüsü de avını ıskaladığını düşünebilmişti. Baltası ve iri vücudu nihayet yerle buluşmuştu. Yere çarptığında gözleri kapandı  birkaç saniye sonra açıldığında ise karşısında yaban domuzunu ağzı açık ve kanlar içinde yatarken  gördü. Avının ağzından oluk oluk akan kanı gördüğü an çalılardan bir alkış sesi duyuldu başta ne olduğunu anlayamamıştı fakat çalıların arkasından İskenderiye fenerini söndürecek kadar parlak ve bir o kadar karanlık iki gözü gördüğünde sinirinden deliye dönmüştü, baltasını toprağa vuruyordu ve karşısındaki gözlerin sahibine yanına gelmesi için küfürler yağdırıyordu.

“Şerefsiz! O benimdi hemen buraya gel ve önümde eğil ve af dilen! Yoksa kanınla yıkayacağım topraklı ellerimi!” diye bağırdı. Gözlerinden ateşler saçarak.

“Bu kadar sinirlenme minik! Sadece ufak bir şakaydı.” dedi reverans yaparken apaçık aşağılarcasına bakarak .

“Pis sırıtışını tek yumruğumla silebilirim biliyorsun çaylak.” dedi gülerek Na’ak baltasını dik olarak yere bıraktı ve bekledi.

“Bence denemelisin minik.” dedi

  Na’ak sözünü bitirmeden harekete geçmişti bile karşısındakinin kolları bağlıydı bunu da düşünmüştü Na’ak fakat unuttuğu çok ufak bir ayrıntı vardı. Karşısındaki onun en yakın arkadaşıydı ve güzel bir eğitim almıştı. Yumruğu arkasındaki havayı sürükleyerek hedefe doğru giderken bir anda kendini yerde buldu. Oradakiler için bile çok ani gelişen bu arbede “Kalk bakalım minik, bu gün yeterince yattın!” diyerek  uzatılan bir bilekle sona erdi. Na’ak uzatılan bileği kavradığında baltasını kavradığından daha yoğun bir şey hissetti. Bu dostluktu, kardeşlik, yoldaşlıktı.

“Görmeyeli çok ağırlaşmışsın artık sana minik demiyeceğim koca oğlan.” dedi Midkema çektiği cüssenin ağırlıyla zorlanarakta olsa.

“Sende görmeyeli birazcık çevikleşmişsin Usta Midkema.” Diye cevapladı Na’ak baş parmağını ve işaret parmağını birbirine paralel tutarak.

“Hadi gidelim acıktım.” dedi kaslı kollarını karnına vurarak ve yatan yabandomuzunu Usta’ya göstererek.
Midkema gülümseyerek üzerinde sineklerin üşüştüğü leşin yanına gitti kucaklamaya çalıştı fakat onun için biraz fazla ağırdı.

“Çeviklik her zaman işe yaramıyor he?” dedi Na’ak dalga geçer bir ses tonunda. Dostunu bir koltuğuna avını diğerine aldı ve geride bıraktıkları her şeyin onları izlemesine izin verdi.

                                                                      
      Sürç-i Lisan ettiysek affola.
Hayalince oku. Hayalinle yaz.

Çevrimdışı Galaxie

  • **
  • 375
  • Rom: 17
    • Profili Görüntüle
Ynt: Avcıların Dostluğu
« Yanıtla #1 : 19 Eylül 2012, 23:29:34 »
Merhabalar, ilk kez bir öykünüzü okuyorum ama umarım yorumuma kızmazsınız :)

Ilk cümle zorladı beni açıkçası. Çünkü en başta "rahatsız edici kadar" yerine bence "rahatsız edecek kadar" ya da "rahatsız edici derecede" olsa daha iyi olurdu. Bir de uzun ve devrik olduğu için zorlandım ama sanıyorum bu düzeltilse bile yeterli olacaktır. Bu bozukluğu görmezsek bana bir giriş cümlesi için çok güzel geldi.

Bir de bazı yerlerde harf hataları var ve virgüller ile noktalar eksik. Özellikle de çoğu yerde virgüller. Eğer bir kez en baştan okur ve düzeltirseniz yazı çok çok daha okunaklı olacak. Bir de "-de" bağlacında hata var bir yerde ama tekrar gözden geçirirseniz o da giderilir.

Anlatışınızı ise çok beğendim. Özellikle de en uzun paragrafı. Dank diye şu oldu bu oldu yerine çok daha güzel bir anlatım seçmişsiniz. Kaleminize sağlık.

Spoiler: Göster
Devam edecek mi?

Çevrimdışı Scyther

  • **
  • 160
  • Rom: 4
  • "Zira yürümeye değer bir yolum var!"
    • Profili Görüntüle
Ynt: Avcıların Dostluğu
« Yanıtla #2 : 20 Eylül 2012, 07:01:30 »
Yorumunuza sağlık. :)

En sonda belirttiğim gibi ikilemde kalarak yazdım aklımın bi ucunda okulda neler olacağı vardı. :)
Düzeltme yapmadan koydum akşam saatlerinde tamamen düzeltirim.

Size bu halini okuttuğum için çok özür dilerim. :)

Evet devam düşünüyorum. Midkema ismini kullandığım bir öykü bu kadar çabuk bitmesin istiyorum. :D İsmin sahibine haksızlık olur.
Hayalince oku. Hayalinle yaz.

Çevrimdışı grikunduz

  • **
  • 369
  • Rom: 6
  • Est solarus oth mithas
    • Profili Görüntüle
    • HayalGezer
Ynt: Avcıların Dostluğu
« Yanıtla #3 : 20 Eylül 2012, 11:16:21 »
Dendiği gibi ilk paragrafta ve devamında bazı imladan kaynaklı hatalar bulunmakta. Lakin o kısmı geçip arkadaki hikaye ye odaklandığımızda çok daha farklı şeyler görmekteyiz.

Öncelikle hikayedeki şiirselliği olayların akışını kelimelerin dansını çok beğendim ve o yüzden bugüne kadar yapmadığım ama bu öykünün hakettiğini düşündüğüm ince detayları eleştirmek istiyorum.

Tüm bunlar olurkrkasından bir çift iştahlı göz izliyordu ikiliyi. İzliyordu ve bekliyordu.
Güzel bir cümle ancak aynı cümledeki ikinci izliyordu dile takılıyor. Daha farklı bir kelime kullanabilirdin. (seyrediyordu odaklanmıştı takip ediyordu) ya da bu şekilde cümle yerine gözleri tarife de gidebilirdin. Kıpırtısız, aç iki göz. Vahşi bir kurdun avını beklemesi gibi bekliyordu. gibi

Yabandomuzu havalandığında baltasını geriye çekti
Bu sahneyi tam olarak gözümde canlandıramadım. Yani yukarı mı kaldırdı karakter, sağa mı çekti... Özellikle o sahne gibi tam olarak aktarılan her saniye veya anın hissettirildiği  bir kısımda daha iyi bir betimleme kullanabilirdin.

Hepsinin tek bir amacı vardı baltasının her yerini yabandomuzunun etinin içinde...
Baltasının her yerini demen biraz kaba olmuş. Biraz daha farklı bir yaklaşım sergilemen daha lezzetli olabilirdi.
Spoiler: Göster
herhalde en uygun kelime lezzetli oldu. Tabi bu hissim henüz öğle yemeği yemememden de kaynaklanıyor olabilir. :)


etinin içinde hissedip etin ikiye ayrılışını hissetmekti
Gene aynı şekilde farklı bir kelime kullanmanız daha güzel olabilirdi.

Hatta o kadar kuvvetliydi ki boğazı depreme tutulmuş bir dağ gibi titriyordu
Hatta betimleme sahnelerinde pek kullanılacak bir kelime değil. Yani en azından benim hoşuma gitmiyor.
 
Ve son olarak da hikayen bana acaib derecede Cesur Yürek filmini hatırlattı. William Wallace'in dönüşü taş atma yarışı falan. :)

Bu şekilde eleştirmeme bozulma lütfen. Amacım sadece bu çok beğendiğim hikayede ki gözüme çarpan noktaları belirtmekti. :)

Çevrimdışı Scyther

  • **
  • 160
  • Rom: 4
  • "Zira yürümeye değer bir yolum var!"
    • Profili Görüntüle
Ynt: Avcıların Dostluğu
« Yanıtla #4 : 20 Eylül 2012, 16:44:26 »
Eleştirilerin için çok teşekkür ederim. :)


Güzel bir cümle ancak aynı cümledeki ikinci izliyordu dile takılıyor. Daha farklı bir kelime kullanabilirdin. (seyrediyordu odaklanmıştı takip ediyordu) ya da bu şekilde cümle yerine gözleri tarife de gidebilirdin. Kıpırtısız, aç iki göz. Vahşi bir kurdun avını beklemesi gibi bekliyordu. gibi

Şöyle diyebilirim beğendiğim fantastik yazarları veya başka yazarlarda gördüğüm bir kalıptı diyebilirim. Çok ta hoşuma giden bir kalıp olduğu için durumları anlatırken böyle kalıplar kullanmayı seviyorum.

Gene aynı şekilde farklı bir kelime kullanmanız daha güzel olabilirdi.

Burada tamamen haklısınız eksiği daha sonraki yazılarımda kapatıcağıma eminim.

Cesur yürek filmi mi? Evet haklısınız bayağı bir benziyor. :)

Eleştiri almak güzeldir. :) Kızmam tabi ki hatta eleştirilerinizi gülümseyerek okuyorum çok hoşuma gidiyor. Eksiğim ve eleştirilecek yönlerim olması benim iyiye doğru gittiğimi gösterir bence. Bu ilerleme de sizin sayenizde oluyorsa ne mutlu bana. :) Çünkü çevremde bu yaptıklarım dikkate alınacak şeyler değiller hatta dalga konusu bile olur rahatlıkla. :(

Eleştirin için tekrar teşekkür ederim. :)
Hayalince oku. Hayalinle yaz.

Çevrimdışı Okeanos

  • *
  • 13
  • Rom: 0
    • Profili Görüntüle
Ynt: Avcıların Dostluğu
« Yanıtla #5 : 14 Ekim 2012, 19:30:17 »
Hikayenizi çok beğendim.Özellikle de Na'ak ın avını başkasının vurduğunu farkettiğinde sinirlenişini,hissettiklerini çok iyi ifade etmişsin.Na'ak ın avlanması çok hoşuma gitti birde.Sanki avlanmak zevk veriyor ona çok güzeldi.:)
Titanoğulları kudretli bir akşam yeli gibi çöreklenecek olimposun başına!..Ve tanrılar acınası varlıklar mahkum olacaklar sefalet içinde yok olmaya!..

Çevrimdışı Scyther

  • **
  • 160
  • Rom: 4
  • "Zira yürümeye değer bir yolum var!"
    • Profili Görüntüle
Ynt: Avcıların Dostluğu
« Yanıtla #6 : 14 Ekim 2012, 22:37:20 »
Teşekkür ederim. :) Aslıdan birkaç anlamda açlığını gideriyor diyebilirim. :)
Hayalince oku. Hayalinle yaz.

Kayıp Rıhtım Arşiv Forum

Ynt: Avcıların Dostluğu
« Yanıtla #6 : 14 Ekim 2012, 22:37:20 »