Kayıt Ol

Börü (Boerue) - Şamanik-Bilimkurgu Çizgi Dizisi

Çevrimdışı okanakinci

  • **
  • 202
  • Rom: 5
    • Profili Görüntüle
Bizde bağışlar genellikle dostlar alışverişte görsün diye 1$ miktarında yapılır. Aslında şu proje Avrupa, Amerika veya Doğu Asya bölgesinde olsa hedeflenen miktara bir haftada ulaşılırdı. Fakat Türkiye'de bir şeylere bağış yapmak gibi bir kültür yok. Neden böyle o başka konu.

Çevrimdışı azizhayri

  • ***
  • 581
  • Rom: 1
    • Profili Görüntüle
Bizde bağışlar genellikle dostlar alışverişte görsün diye 1$ miktarında yapılır. Aslında şu proje Avrupa, Amerika veya Doğu Asya bölgesinde olsa hedeflenen miktara bir haftada ulaşılırdı. Fakat Türkiye'de bir şeylere bağış yapmak gibi bir kültür yok. Neden böyle o başka konu.
Bu soruya şöyle cevap verebilirim. Bağış işi ülkemizde çok kere suiistimal edilmiştir. Hangi konu da olursa olsun yapılan bağışlar ilgisiz yerlerde kullanılmıştır. Üstelik bağışlar kişiler veya kurumlar için çoğu zaman ana gelir kaynağı gibi görülmüştür. Sözlerim bu proje için değil tabii. Ben de bu benzeri nedenle bağış işlerine uzak kalıyorum. Bu konu da bir şey daha söylemek istiyorum ki oda şu: Bu iş için neden daha profesyonel kurumlar destek olamıyorlar
Son olarak bu gibi durumlarda aklıma milli gelir karşılaştırmaları gelir. Bizler zorlamayla 10 bin dolar gsmh sahibiz ya onlar...
"İnsanlığın en büyük trajedilerinden biri ahlakın din tarafından ele geçirilmesidir." Sir Arthur Charles Clark

Çevrimdışı Bay_Karamsar

  • ****
  • 865
  • Rom: 12
    • Profili Görüntüle
Başarsınlar diye dua ediyorum. Yedi güne bi' 27 bin daha toplayabilseler...

Çevrimdışı okanakinci

  • **
  • 202
  • Rom: 5
    • Profili Görüntüle
Merhaba @azizhayri

Dediklerine katılmakla birlikte bir şeyler daha eklemek istiyorum bu konuda. Türkiye ile başka bir ülkenin(örneğin ABD'nin) toplumsal ve ekonomik yapısında ciddi farklılıklar var. Önce bireysel bağışlara bakalım.

1) Olay aslında dinin örgütlenmesinde başlıyor. Yanlış anlaşılmasın, İslam şöyleyken, Hristiyanlık böyle demiyorum. İslam dini, bence diğer dinlerden daha çok yardımlaşmayı(fitre, zekat, kurban vs.) teşvik ediyor. Konu o değil. Mesele şu: ABD'de bağış kültürü ilk önce ibadethanelerden başlıyor. Orada ibadethaneler devlet korumasında değil. Devlet bütün din ve mezheplere aynı mesafede olduğu gibi hiçbir dinin hiçbir ibadethanesini finanse etmiyor. Kiliseler, camiler, sinagoglar ve diğer ibadethaneler kendi ayakları durmak zorunda. Hal böyle olunca insanlar gittikleri ibadethanelerin masraflarını da karşılıyorlar. Ve bundan yana sıkıntı duymuyorlar. "Burası benim ibadet ettiğim yer ise masrafları da bana aittir" diyorlar. Burada bir bağış kültürü oluşuyor ve siyasetten bilime, sanattan sosyal yardımlara kadar pek çok konuda insanlar sürekli bir şeylere bağış yapıyorlar. Başkanlık seçimleri bile bağışlar üzerinden yürüyor.

Gelelim laikliğin lafta kaldığı Türkiye'ye. Bizde camiler devlet koruması altında, din adamları devlet tarafından atanıyor ve maaşları devlet tarafından ödeniyor, su ve elektrik parası alınmıyor. Camiler belki de sadece yapım sürecinde bağışa ihtiyaç duyuyorlar. İnsanlar ister istemez bağış yapma kavramından uzak duruyorlar, hatta beleşçi yetişiyorlar. Halbuki o ibadethanenin bedavaya sağlanmadığını ve halkın vergilerinden akıl almaz rakamların Diyanet'e aktarıldığından habersizler ama bu başka bir konu. Kısacası bizde sistem insanları bağışa teşvik etmiyor. Ne gerekiyorsa sistem onu vergiyle istemesen de alıyor ama sonrası muallak.

Bu birinci fark nedeniyle ABD'de çok ciddi bir bağış yapma kültürü oluşuyor, eğer bir insan aşırı yoksul değilse gücünün yettiği ölçüde sürekli bir yerlere bağışta bulunuyor. KickStarter ve Indiegogo'yu yaratan da bu oldu.

2) İkincisi ise sizin belirttiğiniz şey. Bizde gazetelere yansıyan, günlerce gündemden düşmeyen, bağışların cebe indirilmesi olayları nedeniyle insanlar artık çeşitli kampanyalara bağışta bulunmuyorlar. Bağışta bulunanlar ise önce uzun uzadıya inceliyor, kılı kırk yarıyor. Mesela ben Indiegogo ya da KickStarter üzerinden gördüğüm bir kampanyaya bağış yapabilirim ama asla bunların yerli muadillerindekilere bağış yapamam. Güvenemiyorum çünkü. Aynı şekilde, bir felaket durumunda bir yardım kuruluşuna bağışta bulunacaksam yerli değil, yabancı(tercihen uluslararası) menşeili bir kuruluşu tercih ederim. Fakat çoğunluk bunu yapmaz, çoğunluk hiç bağış yapmamayı tercih eder.

3) ABD ekonomik olarak çok güçlü bir ülke. Dolayısıyla orta ve üst sınıflar sürekli bağışlara katılacak güce sahip. En yoksul sınıf bile kısmen bunu yapabiliyor. Fakat bizde yoksulluk çok daha derin, çok daha fazla yoksul var ve bırakın bağış yapmayı en temel ihtiyaçlarını bile karşılamakta zorlanıyorlar. Hal böyle olunca bu insanlardan bağış yapmaları beklenemez.

4) Peki, orta ve üst sınıflarda neden bağış olmuyor diyebilirsiniz. Bunu şöyle izah edeyim: Sonradan gelişen ülkenin insanı da sonradan görme olur. Çünkü sonradan gelişen ülkelerin toplumsal ilişkileri çarpıktır. Ayrıca gerek ailede, gerekse okulda aldığımız eğitim bizi pek de tutumlu ve yardımsever yapmıyor. Geliri biraz artan insan hemen o parayı lüks tüketime harcıyor. Ev, araba, ev eşyası, elektronik eşya derken borca batıyorlar. Herkes gösteriş peşinde. Sadece orta sınıf değil, zengini de hemen görgüsüzlüğün dibine vuruyor. Bir şeylere bağış yapmak akıllara gelmiyor. Yapan da dostlar alışverişte görsün diye küçük bir miktar yapıyor ve bunu cümle alemin gözüne sokuyor.

5) Şirketlere gelince. ABD'nin şirketleri birer dünya devi. O kadar çok para kazanıyorlar ki hem yeni yatırımlar yapacak, hem ar-ge yapacak hem de çeşitli şeylere bağış yapacak güce sahip oluyorlar. Ve bağışlar yaparak halkla ilişkiler çalışması yürütüyorlar. İş adamları da o kadar büyük paralar kazanıyorlar ki "ben ne yapacağım bu kadar parayı" deyip servetlerinin en az yarısını dağıtmayı taahhüt ediyorlar. Elbette bu da gerçekte bir halkla ilişkiler çalışması ve samimiyetsiz ama asıl mesele, bunu yapabilecek güce sahip olmaları. Bizdeki şirketlerde bu güç yok. Çok düşük miktarlarda bu tarz projeler yürütüyorlar ve burada da çıkar ilişkileri devreye giriyor, hiç olmayacak yerlere destek oluyorlar(bkz. Turkcell'in ısrarla Ensar Vakfı'nı desteklemesi).

Bütün bu nedenlerden dolayı bizim Börü, harikulade bir proje olmasına rağmen hedeflediği rakamı hala yakalayabilmiş değil. Fakat bir Kuzey Amerika ya da Avrupa ülkesinde olsaydık o rakamı ilk bir haftada tuttururdu. Bence en baştan bağış için hedeflenen rakamı küçük tutup birkaç sponsorla anlaşma sağlamalılardı. Youtube'da bir iki bölümü hemen yayına sokup oradan gelen reklam geliri sayesinde yeni bölümler yapabilirler.

Çevrimdışı cankutpotter

  • ****
  • 1233
  • Rom: 14
    • Profili Görüntüle
    • Büyülü Kale, Hayallerinizin adresi.
Börü kesinlikle çok güzel bir proje ve kesinlikle desteklenmesi gerekiyor. Yukarıdaki nedenlerin geçerliliğini anlamakla birlikte pek çoğunu sayenizde anladığımı söyleyeyim.

Keşke ilk bölümü ya da küçük bir önizlemesini youtube üzerinden paylaşsalardı, bundan pek emin olamasam da ilginin daha fazla olacağını düşünebiliriz. Gerçi bu ülkede kendi ürünlerine ve kültürüne inancı olmayan o kadar çok insan var ki... Facebook'ta gördüğüm bazı yorumlar fazlasıyla olumsuz, gerçi doğru düzgün bir neden bulamıyor bu insanlar zannımca, ama maalesef durum bu.
İnsan, hayalleriyle vardır.

Çevrimdışı Bay_Karamsar

  • ****
  • 865
  • Rom: 12
    • Profili Görüntüle
Hedeflenen bağışa, yedi gün kala 27.000 dolar, dört gün kala 11.000 dolar kalmış.

Olacak, olmalı!

Çevrimdışı Fırtınakıran

  • *
  • 8351
  • Rom: 1
  • Unique Ravenclaw
    • Profili Görüntüle

Keşke ilk bölümü ya da küçük bir önizlemesini youtube üzerinden paylaşsalardı, bundan pek emin olamasam da ilginin daha fazla olacağını düşünebiliriz.

Ama parayı ilk 3 bölümü hayata geçirebilmek için istiyorlarken ilk bölümü nasıl ortaya koysunlar :)? Animasyon çok zaman ve para gerektiren bir iş. Fragman daha animatik aşamasında. Animasyon aşamasına geçebilmeleri için bu paraya ihtiyaçları var. Haliyle ilk bölümü ya da ön izlemesini koymaları ellerinde olmayan, olamayan bir imkan. Ama buna rağmen, animatik de olsa, bize harika bir fragman sundular.

Hedeflenen bağışa, yedi gün kala 27.000 dolar, dört gün kala 11.000 dolar kalmış.

Olacak, olmalı!

An itibariyle toplanan bağış miktarı: $75,525 $75,297

Kalan gün sayısı: 3

Yüzdük yüzdük kuyruğuna geldik. Ha gayret :). Sahipsiz bırakmayın bu projeyi.

Çevrimdışı Khentis

  • **
  • 100
  • Rom: 5
    • Profili Görüntüle
Az kalmış, umuyorum hedefe ulaşılır. Türkçe aksanında bir sıkıntı görmüyorum, gayet uymuş. Ancak projeyi ilk gördüğüm günden beri "börü" kelimesinin "boerue" olarak yazılması bana çok tuhaf geldi. Mesajımı yetkili abiler görür mü emin değilim. Fakat börünün boerue olarak yazılması için o ve u harflerinin ö ve ü harflerine bir şekilde dönüşmüş olmaları gerek. (Bkz. Umlaut) Ama börü kelimesindeki ö ve ü harfleri zaten değişime uğramadan o şekildeler. Almancadaki ä ve Fincedeki ä harfleri arasındaki fark da buna örnek gösterilebilir. Evrensel bir ortaklık yok. Kelimenin yazılışının doğru olmadığını bildikleri halde yabancı bir kitle de hedeflendiği için mi yanlış da olsa bu şekilde yazıldı? Benden başkasını rahatsız edeceğini hiç düşünmesem de yazmak istedim. Çok gözüme batmıştı "boerue" yazılışı ^^
The wizard's crown I'll take on Halloween.

Çevrimdışı azizhayri

  • ***
  • 581
  • Rom: 1
    • Profili Görüntüle
Yazdıklarımdan projeyi desteklemiyorum anlamı çıkmamıştır umarım. Her zaman köklü ve güçlü bir kültürümüzün olduğunu ve işlenmeyi beklediğini söylemişidir. Umarım başarılı olurlar, tüm kalbimle...
"İnsanlığın en büyük trajedilerinden biri ahlakın din tarafından ele geçirilmesidir." Sir Arthur Charles Clark

Çevrimdışı cankutpotter

  • ****
  • 1233
  • Rom: 14
    • Profili Görüntüle
    • Büyülü Kale, Hayallerinizin adresi.
Boerue ilk başta bana da biraz ilginç gelmişti açıkçası, insanların onu Börü olarak bilmelerinde bir sakınca görmüyorum açıkçası.
İnsan, hayalleriyle vardır.

Çevrimdışı magicalbronze

  • *
  • 4075
  • Rom: 1
    • Profili Görüntüle
$80,536 oldu ve kalan zaman 69 saat! Başarabilir! Yardımlarımızı esirgemeyelim, çok güzel olacak sonu :)
"Her neyse sahip olunan, doğar ve ölür.
Bu nefsi müziğin içinde sıkışmış herkes
İhmal eder ölümsüz aklın harikalarını."
- William Butler Yeats, "Sailing to Byzantium "

Çevrimdışı Fırtınakıran

  • *
  • 8351
  • Rom: 1
  • Unique Ravenclaw
    • Profili Görüntüle
$81,051 olmuş  :yeho.

Son 62 saat.

Çevrimdışı cankutpotter

  • ****
  • 1233
  • Rom: 14
    • Profili Görüntüle
    • Büyülü Kale, Hayallerinizin adresi.
Allahıııım, fragman bile heyecan vericiyken bölümler nasıl olur bayağı merak ediyorum doğrusu. Bu arada Animatik ve Animasyon arasındaki farkı sormaya gelmiştim ben aslında. :)
İnsan, hayalleriyle vardır.

Çevrimdışı DarLy OpuS

  • ********
  • 2766
  • Rom: 35
  • Dansımız Marşandiz
    • Profili Görüntüle
    • Uykusuzluk Kulesi
Ap ap ap.

Her şey çok güzel olacak.

Çevrimdışı Fırtınakıran

  • *
  • 8351
  • Rom: 1
  • Unique Ravenclaw
    • Profili Görüntüle
Toplanan para: $83,580

Hedef: $85,000

Kalan saat: 39

 :uhe

Kayıp Rıhtım Arşiv Forum