Kayıt Ol

Dresden Dosyaları Serisi - Jim Butcher

Çevrimdışı Marius

  • ****
  • 1112
  • Rom: 31
  • poor misguided fool
    • Profili Görüntüle
Ynt: Dresden Dosyaları
« Yanıtla #15 : 07 Ağustos 2011, 15:54:24 »
İkinci ve üçüncü kitabı okumamla birlikte bu yazara tapıyorum! Böyle bir hayal gücü, böyle sürükleyici bir yazım tarzının önünde eğilirim ben.

Harry Dresden'i zaten az çok biliyorsunuzdur. Geçmişte yaptığı bir şeyden dolayı konseyin güvenini kaybetmiştir. Eğer şeytani tarafa bir eğilimi olursa hemen öldürülmesi için de başına konsey tarafından bir buçuk metre kılıç taşıyan bir gözcü konulmuştur. Anlayacağınız Harry için işler zor ama bununla kalmıyor sıkıntılar. O, bizim dünyamızda 'büyücülük' işini meslek edinmiş ve galiba bu işi yapan tek kişi o. Fırtınakıran'ın da dediği gibi kimse ona inanmadığı için sinek avlıyor. Onunla dalga geçmek veya sırf gerçek olup olmadığını sormak için arayanlar kadar iş için gelen olsaydı zengin olurdu.

Telefondaki: Alo, büyücü Harry mi?
Harry: Hayır. Burası tüyücü Harry'nin yeri, büyücü Harry yan tarafta.


Aurası yüzünden 1945 sonrası üretilen hiç bir cihaz Harry'nin yanında çalışmıyor, bozuluyor. Bu yüzden evinde yeni denebilecek hiç bir şey bulundurmuyor, çevirmeli telefon kullanıyor ve bir Vosvos'a biniyor. Her zaman tamire gittiğinden kapıları farklı renk olsa bile hiç sorun değil, yakındığına bakmayın, arabasını çok seviyor aslında.

Dresden Dosyaları uzun zamandır okuduğum en iyi, en sürükleyici seri. Harry'nin esprili tavrı, 50 yıl öncesinden kalma kibarlık anlayışı, her zaman belaya girebilmesi ve her bölümde karşınıza farklı bir fantastik canlının çıkması sizi hiç sıkmıyor, aksine kitaba bağlıyor. Sizi daha da heyecanlandırıyor. Ben 2. kitabı stresli bir zamanda okuduğumdan pek sevememiştim ama sonradan tekrar başlayıp "başına bir bakayım da sonra okurum." diyip 120 sayfa okuduğumda anladımki bu seri bir harika!

Fantastik canlılar demişken, hepsi mantıklı bir şekilde yerleştirilmiş bu evrene ve hepsi konsey tarafından gözetiliyor. Bu sayede normal insanların bundan haberi olmuyor. Bu canlıların sürekli gizlenmesinin onları sıkabileceği de düşünülmüş tabi ve farklı olanların takılabileceği bir bar düşünülmüş. Harry'nin en sevdiği yemekleri yapan bir bar.

Ücretsiz indirilebilir bir FRP sistemi de bulunuyor Dresden Dosyaları'nın. Mekaniğinden ben pek anlamasam da yurtdışında bunun büyük ilgi gördüğünü okudum. Böylesine güzel bir hayal gücü ve dille yazılmış bir serinin ülkemizde yarım kalmamasını, İthaki'nin bu harika çevirileriyle seriye sonuna kadar devam etmesini dilerim.

   "Benim ismim Harry Blackstone Copperfield Dresden. İsmimi söylerseniz riski size aittir. İşler tuhaflaştığında, geceleri size çarpan bir şey ışıkları yaktığında, başka hiç kimse size yardım edemediğinde beni arayın.
    Numaram rehberde var."
After I count down, three rounds, in hell I'll be in good company.

Çevrimdışı Fırtınakıran

  • *
  • 8351
  • Rom: 1
  • Unique Ravenclaw
    • Profili Görüntüle
Dresden Dosyaları || %50 İndirim Devam Ediyor
« Yanıtla #16 : 09 Ağustos 2011, 21:55:25 »
Daha önceden duyurduğum, ilknokta sitesindeki ilk iki kitabın %50 indirim ile tam tamına 20 liraya geldiği indirim devam ediyor!

Serinin ilk iki kitabı olan Fırtına Büyücüsü ile Kurtadamlar20 liraya, evet ikisi birden 20 lira, almak için halen geç değil :). Kaçırmayın derim.

bkz. ben de bu kampanyadan almıştım.

Kampanya için tıklayın.

Çevrimdışı Canina

  • ****
  • 1461
  • Rom: 39
  • There ought to be a law against you
    • Profili Görüntüle
    • Canina's
Ynt: Dresden Dosyaları
« Yanıtla #17 : 09 Ağustos 2011, 22:46:46 »
Daha önceden duyurduğum, ilknokta sitesindeki ilk iki kitabın %50 indirim ile tam tamına 20 liraya geldiği indirim devam ediyor!

Serinin ilk iki kitabı olan Fırtına Büyücüsü ile Kurtadamlar20 liraya, evet ikisi birden 20 lira, almak için halen geç değil :). Kaçırmayın derim.

bkz. ben de bu kampanyadan almıştım.

Kampanya için tıklayın.

Gerçekten güzel fırsat verdim hemen siparişimi bir iki güne gelse bari.

Çevrimdışı Berre

  • ****
  • 1340
  • Rom: 34
  • Güle güle fermuar!
    • Profili Görüntüle
Ynt: Dresden Dosyaları
« Yanıtla #18 : 10 Ağustos 2011, 01:27:15 »
Daha önceden duyurduğum, ilknokta sitesindeki ilk iki kitabın %50 indirim ile tam tamına 20 liraya geldiği indirim devam ediyor!

Serinin ilk iki kitabı olan Fırtına Büyücüsü ile Kurtadamlar20 liraya, evet ikisi birden 20 lira, almak için halen geç değil :). Kaçırmayın derim.

bkz. ben de bu kampanyadan almıştım.

Kampanya için tıklayın.

Fazlasıyla ve fazlasıyla uygun bu kampanya. Gerçi bir an keşke üçüncü kitapta kampanyaya dahil olsa dedim ama bu da güzel. Siparişimi vermiş bulunuyorum.

Çevrimdışı Canina

  • ****
  • 1461
  • Rom: 39
  • There ought to be a law against you
    • Profili Görüntüle
    • Canina's
Ynt: Dresden Dosyaları
« Yanıtla #19 : 11 Ağustos 2011, 17:27:34 »
O değilde kitaplar bana geldi, yanında birde "Rüzgarın Adı" adlı kitabın ön okuma kitapçığı vardı açtım baktım Kayıp Rıhtım falan yazıyor bir gururlandım.

Çevrimdışı Fırtınakıran

  • *
  • 8351
  • Rom: 1
  • Unique Ravenclaw
    • Profili Görüntüle
Ynt: Dresden Dosyaları
« Yanıtla #20 : 11 Ağustos 2011, 18:55:33 »
O değilde kitaplar bana geldi, yanında birde "Rüzgarın Adı" adlı kitabın ön okuma kitapçığı vardı açtım baktım Kayıp Rıhtım falan yazıyor bir gururlandım.

Öyle :). Arkasında da Hakan efendinin kitapla ilgili bir yorumu bulunmakta :D.

Çevrimdışı Berre

  • ****
  • 1340
  • Rom: 34
  • Güle güle fermuar!
    • Profili Görüntüle
Ynt: Dresden Dosyaları
« Yanıtla #21 : 19 Ağustos 2011, 23:12:00 »
İlk iki kitabı okuyarak Jim Butcher'ın fazlasıyla zengin hâyâl dünyasına girmiş bulunmaktayım. Ve şunu söyleyebilirim ki kesinlikle pişman değilim.

Çoğunlukla buradan aldığım duyumlarla özellikle de şuradaki incelemenin etkisiyle alıp okudum kitapları. Daha ilk sayfada karşılaştığımız Harry Dersden'in ne kadar orijinal bir karakter olduğuna değinmek lazım önce. Bilindik karizmatik ve korkutucu büyücü tanımından biraz daha farklı Dresden. Yoo elbette o da karizmatik ama ekonomik durumundan dolayı "Ne iş varsa yaparım." modunda. Elbette bu da kitabı renkli hale getirmeye yetiyor. Sakın yanlış anlaşılmasın, parasızlıktan ineklerin içine girmiş şeytanları çıkarmakla uğraşıyor diye, kesinlikle güçsüz bir büyücü değil. Bilakis son derece güçlü ve başarılı bir büyücü kendisi.

Dresden dışında kitaptaki yan kahramanlarda en az onun kadar başarılı nakledilmiş yazıya. Kurukafa Bob, Murphy veya Susan, son derece güzel anlatılan karakterlerden. Yerinde betimlemeler ve dur durak bilmeyen mizahi unsurlar sayesinde -neredeyse her karakteri seviyorsunuz.

Hepsini geçtim, bu serinin en önemli özelliği macerası. Her sayfası buram buram aksiyon kokan bu kitaplar, fantastik edebiyatın bel kemiği unsurları ile fantastik severler için kaçırılmaması gereken bir eser. Özellikle de en son okuduğum ikinci kitabı kesinlikle Kurtadam kavramı hakkında size birçok şey öğretiyor. Hele hele günümüzde "semirmiş kurt" olarak yerden yere vurulan bu fantazya canlılarını layık oldukları yere koyuyor.

Buradan yayınevlerine seslenip, bir an önce devam kitaplarını da beklediğimizi söylüyoruz.

Çevrimdışı Narr

  • **
  • 115
  • Rom: 1
    • Profili Görüntüle
Ynt: Dresden Dosyaları
« Yanıtla #22 : 20 Ağustos 2011, 18:41:11 »
Harry Blackstone Copperfield Dresden. Hayattan bezmiş, gayet sakin ve kendi dünyasında yaşamak isteyen, antikahraman. Kusursuz kahramanları oldum olası sevmemişimdir. Böylesi daha güzel.

Çevrimdışı mit

  • *
  • 5540
  • Rom: 96
  • Kronik Anakronik
    • Profili Görüntüle
    • Yorgun Savaşçı'nın Günlüğü
Ynt: Dresden Dosyaları
« Yanıtla #23 : 28 Ağustos 2011, 15:57:59 »
Ve üçüncü kitap olan Hayalet Tehlikesi'ni de nihayet okumuş bulunuyorum.

Okuyucuyu yine güzel bir macera bekliyor kapakların arasında. Üstelik bu kez sayfa sayısı daha da fazla. Kitap harika bir açılış sahnesi ve bir o kadar da ilginç olan yeni bir karakter eşliğinde başlıyor. Hakkında çok fazla şey söyleyip ufak sürprizi bozmak istemediğim Michael adındaki bu karakteri eminim siz de çok seveceksiniz. İnsanı kendisine çok çabuk bağlamayı başarıyor. Harry ise yine bildiğimiz Harry. Yani olup olmadık yerde okuyucuya kahkahalar attıran espriler yapan, olaylara kendi çarpık bakış açısıyla yorumlar getiren ve bir türlü iki yakası bir araya gelmeyen Harry.

Harry ile Michael'ın oradan oraya koşturup bazı olayları çözmeye çalıştığı ilk bölümler büyük bir keyif ve hızla akıp gidiyor. Ama sonrasında gerçekleşen olaylar işin keyif kısmını biraz baltalıyor. Neden derseniz yazar yine ilk iki kitaptaki gibi karmaşık ve kolayca sonuca ulaşamayacağımız bir kurgu oluşturmaya çalışmış ama bu kez mantığın ve inandırıcılığın sınırlarını biraz fazla zorlamış. Evet, ilk romanlarda da kötü adamın kim olduğunu anlamak için Harry'yle birlikte bayağı kafa patlatmamız gerekiyordu ama sonuç ortaya çıktığında da "Evet, işte bu!" diyebiliyor, olayı Harry ile birlikte adım adım çözebiliyorduk. Fakat bu kez öyle olmuyor maalesef. Harry sürekli yanlış kararlar alıyor, yanlış fikirlere kapılıyor, sürekli bir şeyler kaybedip yerlerde sürünüyor ve sonra birdenbire, aniden bazı şeylerin göründüğü gibi olmadığını, aslında şöyle olduğunu kavrayıveriyor. Size de "Hadi canım" demek düşüyor. Üstüne bir de Harry'nin önceki kitaplarda karşılaştığına benzer bir sorun da eklenince insan ister istemez "Öf, yine mi?" demekten kendini alamıyor.

Başka bir Harry'nin, Harry Potter'ın bir macerasını hatırlattı bana Hayalet Tehlikesi. Zümrüdüanka Yoldaşlığı... Orada da başkahramanımız sürekli yanlış kararlar alıyor, içinden çıkılmaz işlere giriyordu ve sürekli bir karamsarlık, bir umutsuzluk havası vardı. Harry de dik kafalılığı ve aptallığıyla adamı sinir ediyordu. Hayalet Tehlikesi'nde de durum bundan ibaret. Neyse ki Harry Dresden baskı altındayken çok güzel espriler yapabiliyor da yüzünüz bir parça da olsa gülüyor. Kitabın sonlarına doğru güçlerini doğru yerde ve doğru zamanda kullanmaya başlaması, ortalığı büyüsüyle kasıp kavurması da ağzınızdaki acı tadı silip götürüyor.

Kısacası başı ve son kısımları (en sonu değil) gayet güzel, ortası ise acımtırak olan güzel bir macera var elimizde ve bir sonraki Dresden kitabını beklemenize yetecek kadar da iyi. Tek kusuru ilk iki kitabın biraz gölgesinde kalması ve Harry'yi biraz fazla süründürmesi.

10 üzerinden 7...
Jackal knows who you are,
Jackal knows where you are.
Try to hide if you dare.
Do your best, i don't care.

Çevrimdışı magicalbronze

  • *
  • 4075
  • Rom: 1
    • Profili Görüntüle
Ynt: Dresden Dosyaları
« Yanıtla #24 : 29 Ağustos 2011, 16:24:54 »
Ben de bugün üçüncü kitaba nihayet son verdim. Oldukça sürükleyici ve ilk iki maceraya göre biraz daha tehlikeli gitti. Öyle ki, bazı zamanlar geldi, "Yok artık, buradan kurtulması mümkün değil." dediniz. Ama bizim meşhur büyücümüz Harry Dresden, biraz yardımla, eh biraz da şansla her türlü olayın içinden kendini bir türlü sıyırmayı başardı.

Yazarın yazım tarzı ve sürükleyicilik sizin kitaptan kopmamanızın asıl nedenleri sanırım. Gerek tasvirleri gerekse Harry'nin her an öleceği duygusu kitabı bitirmeden bırakmamanıza sebebiyet verebiliyor. Kafanız rahat şekilde okuyabiliyorsunuz. Çok fazla odaklanmanıza gerek kalmıyor ki bu işi de kitap sizin için halledebiliyor.

Umuyorum devam kitapları da bir an önce dilimize çevrilerek, maceranın sonunda söylenen olayla ilgili ne türlü hadiselerin yaşanacağını gösterir.

Alın, okuyun ve aşk iksirleri yapmayan ailenizin büyücüsü Harry Dresden'in bu macerasına da kendi ağzıdan tanıklık edin.
"Her neyse sahip olunan, doğar ve ölür.
Bu nefsi müziğin içinde sıkışmış herkes
İhmal eder ölümsüz aklın harikalarını."
- William Butler Yeats, "Sailing to Byzantium "

Çevrimdışı mit

  • *
  • 5540
  • Rom: 96
  • Kronik Anakronik
    • Profili Görüntüle
    • Yorgun Savaşçı'nın Günlüğü
Ynt: Dresden Dosyaları
« Yanıtla #25 : 03 Eylül 2011, 19:22:55 »

"Hayatınızın çok monoton geçmesinden mi şikâyetçisiniz? Bir daha düşünün. Harry Dresden bir parça monotonluk için sizinle asasını bile takas edebilir. Ya da Bob'u...

Önce kara büyücüler ve iblisler, ardından da gözü dönmüş kurt adamlar... Tam Harry "Daha kötü ne olabilir ki?" demişken âdet olduğu üzere işler bir kez daha kontrolden çıkıyor ve bahtsız büyücümüze bu kez de hayaletler musallat oluyor. Üstelik yanlarında pençelerini, dişlerini ya da bilumum kesici uzuvlarını Harry'ye geçirebilmek için yanıp tutuşan pek çok yardakçıyı da beraberlerinde getirerek..."




Ayrıntılı Hayalet Tehlikesi incelememize buradan ulaşabilirsiniz. Ayrıca eğer hala okumadıysanız ilk iki kitap olan Fırtına Büyücüsü ve Kurtadamlar'ın detaylı incelemesi de burada.
Jackal knows who you are,
Jackal knows where you are.
Try to hide if you dare.
Do your best, i don't care.

Çevrimdışı Laughing Madcap

  • ****
  • 960
  • Rom: 51
  • The Oncoming Storm
    • Profili Görüntüle
Ynt: Dresden Dosyaları
« Yanıtla #26 : 22 Eylül 2011, 15:52:06 »
İkinci kitabı bitirmiş bulunmaktayım ve Jim Butcher'a, bize bedavadan - tamam, kitap ücreti kadar bir fiyatla- adrenalin salgılattığı için teşekkür ediyorum.

Öncelikle yazım tarzını çok beğendiğimi söylemeliyim. Az şey söyleyip, geçmişe dair çok küçük kırıntıları ortaya koyup okuyucunun ağzını sulandırmak, okuyucuya çok zevk veriyor. Hele hele bunların Lostvari bir hiçlikle kaybolmayacağını bilmek... Yazar şu anda 14. kitabını yazmakla meşgul, bunu biliyoruz. Bu yüzden ilk iki kitaptaki - ve sevgili Mit'in yapmış olduğu incelemeye bakılacak olursa üçüncü kitaptaki- soru işaretlerinin uzun bir dönemde açıklanacağını anlayabiliyoruz.

Bunun dışında betimlemeler, doğa üstü olaylar ve yaratıklar, modern dünya ve büyü muhteşem bir şekilde işlenmiş. Hele hele World of Darkness seven ve ilgilenen insanlardansanız, kitaptaki yaratıklara bayılacaksınız. Bu bakıma kitabın sağlam temellere oturduğunu söyleyebilirim.

Karakterler konusuna gelecek olursak, istisnasız bütün karakterleri okuyucuya sevdirebilmek, ender rastlanan bir lütuf ve Jim Butcher bu konuda oldukça iyi. Ana karakterden birazdan bahsedeceğim ama en az Harry kadar yan karakterler de işleniş bakımından ya da karakteristik bakımdan oldukça iyi. Dana Scully ve Fox Mulder karması bir "Gizli Dosyaları Araştıran Polis Memuru" Murphy olsun, her türlü eğlence düşkünü, ciddiyetsiz ve muhtemelen dünyadaki kütüphanelerin hepsinden daha çok bilgiye sahip bir ruh Bob, miskin fakat sadece bakışlarıyla derin olduğunu gösteren kedi Mister, doğa üstü olay habercisi amansız ve güzel Susan, ifadesizliğin sınırlarını zorlayan pub sahibi McAnally, her okuduğumda aklıma Deli Göz Moody'i getiren bir nevi büyü bekçisi Morgan ve tabi ki suç dünyasına yeni bir anlayış getirmiş Centilmen Marcone.

Harry Dresden için söylenecek söz bulmak zor. Bir insanın başına daha ne gelebilir ki ya da bu durumdan nasıl kurtulabilir ki gibi soruları sormak anlamsız. Çünkü Harry, çölde bir tabur kutup ayısı tarafından saldırıya uğrayabilecek ve bu saldırıdan bir şekilde kurtulabilecek potansiyele sahip. Harry, hayat ile ölümün birbirinden ayrıldığı ince çizgiye gelecek kadar yıpranmasına rağmen Chicago'yu daha güvenilir bir hale getirebilecek birisi. Harry, telefonları bozabilecek, mekanik aletlerin korkulu rüyası olabilecek birisi. Harry Dresden; zeki, yetenekli, paranoyak, şovenist, korkusuz ve iş karşı cinsle ilişkiye gelince ergenliğe yeni girmiş birisi gibi davranan bir şapşal.

İthaki'ye, böyle güzel bir seriyi bizle buluşturduğu için teşekkür ediyorum. Ülkemizde kitapların satışları henüz yüz güldürmüyor ve bu yüzden yayın evini sonraki kitaplara el atmak konusunda düşündürüyor olabilir fakat ben zamanla Dresden Dosyaları'nın tanınacağına ve patlama yapacağına inanıyorum.

Şimdi izninizle üçüncü kitabı alacağım. Muhtemelen kısa sürede bitirip, elli ayrı mail adresinden İthaki'ye dördüncü kitabın ne zaman çıkacağına dair mail atacağım.
Attention all planets of the solar federation
We have assumed control.

Çevrimdışı Fırtınakıran

  • *
  • 8351
  • Rom: 1
  • Unique Ravenclaw
    • Profili Görüntüle
Dresden Dosyaları Hız Kesmiyor!
« Yanıtla #27 : 05 Ekim 2011, 18:07:04 »

Daha önceden yurtdışında 13.'sünün (Ghost Story) çıktığını duyurduğumuz Dresden Dosyaları'nda, şimdi tüm dünyanın gözü kulağı 14. kitapta!

Ülkemizde ilk üç kitabı yayınlanan seri her ne kadar üvey evlat muamelesi görse de, anlaşılan Avrupa ve Amerika'da yarattığı fenomeni daha üst noktalara taşıyor. Bugüne kadar 6 milyondan fazla satıp, pek çok dile çevrilen seride, 14. kitabın duyurulması serinin hayranlarında büyük bir heyecan yaratmış durumda.

İlk olarak adı Winter Knight (Kış Şövalyesi) olarak belirlenen kitabın adı daha sonra yazar tarafından Cold Days (Soğuk Günler) olarak değiştirildi. 4. kitabın adının Summer Knight olduğu düşünülürse, Jim Butcher'ın o eşsiz ve kesinlikle özgün hayalgücünden neler çıkacağı ve nasıl bir ilişki kuracağı merak konusu.

Buz ve Ateşin Şarkısı serisinin ilk kitabı olan Taht Oyunları'nın dizileştirilmesiyle, Amazon.com'da bu seri mayıs ayından itibaren 5 ay boyunca en çok satan ilk 5 kitabı parsellemişti. Ancak Dresden Dosyaları 13- Ghost Story'nin Temmuz sonunda çıkışıyla ilk defa bu 5'liyi bozması bile, aslında ne kadar önemli bir yere sahip olduğunun kanıtıdır. Zaten Jim Butcher'ın 13. kitabından sonra da Buz ve Ateşin Şarkısı'nın bu hükümdarlığını kırabilen 5 ay boyunca çıkmadı.

Şu sıralar yabancı forum ve sitelerde gündeme oturmuş bu haber serinin ne kadar sevildiğine dair en büyük kanıt sanırız. Kendine ait bir FRP sistemi de bulunan serinin hayranları kitaplarını okuduğu kadar rol yapma oyunlarında da Harry Dresden'ın dünyasından kopamıyorlar.

Umarız bu eşsiz seri ülkemizde de ilgi görür ve çevrilen en son kitap Hayalet Tehlikesi'nin ardından serinin tamamı Türk okurlarıyla buluşur.

Çevrimdışı Laughing Madcap

  • ****
  • 960
  • Rom: 51
  • The Oncoming Storm
    • Profili Görüntüle
Ynt: Dresden Dosyaları
« Yanıtla #28 : 17 Ekim 2011, 23:16:28 »
İkinci kitabın sonunda karakterler ve gidişat hakkında düşüncelerimi yazmıştım. Üçüncü kitabı dün gece bitirdim ve ikinci kitabı okuduktan sonra yazdıklarımı baştan okudum. Üzülerek söyleyeceğim ki, o mesajdaki heyecanı taşımıyorum.

Tam olarak ne olmuş bilmiyorum ama bu kitapta bir şeyler eksikti. Kendini tekrar eden olaylar, kurgunun önceki kitaplara göre biraz daha yüzeysel olması ya da  kulağa sapıkça gelebilir ama Harry'nin yeterince sürünmemesi olabilir bu bahsettiğim garipliğin sebebi. İlk kitapta yaşadığım hayranlıktan, ikinci kitaptaki adrenalin patlamasından eser yoktu. Ama bu kitabın puanını en fazla iki puan düşürür, çünkü kitabın çok büyük artıları da var; Michael Carpenter.

İlk başta tek tabanca Harry'nin bir takım oyunu içinde olması garip gelmişti ama Michael'ı tanıdıkça - ki eminim bu kitap Michael 101 idi, ileriki kitaplarda çok daha coşacak - daha önce niye görmedik bu karakteri dedim. Kitaba çok ayrı bir hava katması dışında, öyle güzel bir yoğunluk taşıyor ki. Bir taraftan aile babası, bir taraftan bir kahraman. İnancı çelik bir duvar, yüreği ise oyuncak hamur gibi. Başarıları? En az Harry kadar düşmanı var diyeyim.

Çoğu fantastik kurguda kullanılan klasik bir durum vardır; beraber çalışan ancak sürekli didişen büyücü ve şövalye ikilisi. Michael'ın kurguya girmesi ile bu bilindik duruma tanık oluyoruz fakat bunu yadırgamıyoruz. Çünkü Harry ile Michael'ın ilişkisi, o bildiğimiz türden büyücü-şövalye ilişkisi gibi değil. Evet, büyücü aksi. Evet, şövalye tam bir kuralcı. Evet, sürekli atışıyorlar. Ama bunları okurken çok farklı bir tat kalıyor ağızlarda.

Her ne kadar birbirlerine fazlasıyla değer verseler de, sürekli birbirlerini kollasalar da Michael, gerçek anlamda hayatı olan bir karakter, Harry gibi bir serseri değil. Bu yüzden Harry için Michael'ı sağa sola sürüklemek vicdanını sızlatıyor ve tahminim, bu konu daha fazla şeyler görebiliriz.

Spoiler: Göster
Ara not: Yeri gelmişken, yüzeysellikten bahsettiğim şey buydu. Yani irdelenebilecek çok fazla öğe vardı kitapta fakat bazı noktalar çok az değinilerek geçilmiş.


Ayrıca, isim de karaktere cuk oturmuş. Bildiğiniz üzere, incilde geçen büyük meleklerden birisi olan Michael, kocaman kılıcıyla beraber tanrının gazabını taşır. Bilmem anlatabildim mi?

Karakterler konusunda, ilk iki kitaptaki karakterlerde bir gerileme görüyoruz. Çoğu "ana" karakterin o kadar az geçiyor olması fakat buna rağmen çok radikal durumlar içinde olmaları, biraz can sıkıyor. Neyse ki Bob var, gülmek yine garanti.

Spoiler: Göster
Ara not 2: Gülmek demişken, kitabın bir kısmını oluşturan parti sahnesinde, hiç bir kitapta gülmediğim kadar güldüm. Bu açıdan, kitap hiç bir şey kaybetmemiş.


Karakter konusunda başka bir bomba saklı kitapta, o da Thomas. Bu yakışıklı vampirimiz, muhtemelen ileriki kitaplarda en sevdiğimiz karakterlerden birisi olacak.

Spoiler: Göster
Ara not 3: "Yakışıklı vampir" kelime grubunu okuyunca aklına Edward gelenlerin ağzına fuego derim.


Harry hakkında diyecek bir şey yok. Tavrı, yaptıkları, kostümü (ki buraya dikkat) ve düşmanları ile bizi zaman zaman güldürdü, zaman zaman ağlattı. Fakat yaşadığı duygusal inişler çıkışlar, onu gittikçe daha çok yıpratan olaylar onu ne hale getirecek çok merak ediyorum. Her kitapta yeni insanları kendi çemberine kattıkça, onların başına gelenlerin acısını da taşıyor Harry. Hele hele bu kitabın sonunda artık korkunç bir noktaya gelmiş olan kişiler ve kurumsal ilişkiler (spoiler vermeden ne kadar güzel söyledim bunu) Harry'i gittikçe daha da batıracak gibi duruyor. Tabi düşmanları Harry'i haklamak için birbirlerine girmezlerse.

İlk kitapta büyücülüğe giriş, ikinci kitapta kurtadamlar temalarının yerine bu kitapta hayalet teması işlenmiş. Jim Butcher'ın düşmanları yazmak hakkında muhteşem bir yeteneği olduğunu daha önce söylemiştim. Yine çoğu evrenin bir sentezi olarak, kendi rengini de katarak, çok güzel bir şey çıkartmış ortaya.

Kısaca toparlayacağım, kitapta hoşuma gitmeyen şeyler oldu. İki kitapta da gördüğümüz klasik şeyler - ne olduklarını söylemeyeceğim ama tahmin edebiliyorsunuzdur - , araya sıkıştırılmış olaylar, kurgunun o kadar da gümbür gümbür olmaması, Harry'nin yeterince ölüme yaklaşmaması - ya da bizde oluşmuş olan "Harry kurtulur ya nolcak, şimdi sinirlenir halledir herşeyi" bilinci -, ve en önemlisi kitabın bitiyor olması ancak sonraki kitabın henüz telif hakkının bile alınmamış olması hoşuma gitmeyen şeylerdi.

Mesajım olumsuz yorumlar taşısa da hayal kırıklığına uğratan bir kitap değil. Sadece Jim Butcher çıtayı öyle yükseltti ki, tempoyu biraz düşürünce hemen mırın kırın yapıyoruz. Okuyun, okutun ve İthaki'ye dördüncü kitap için yalvaran mailler atın.




Attention all planets of the solar federation
We have assumed control.

Çevrimdışı magicalbronze

  • *
  • 4075
  • Rom: 1
    • Profili Görüntüle
Ynt: Dresden Dosyaları
« Yanıtla #29 : 18 Ekim 2011, 14:48:03 »
@Laughing Madcap
Aa! Aksine ben de Harry'nin en çok bu kitapta süründüğünü düşünüyorum. Yani öyle bazı anlar oldu ki; "Eh artık. Harry bu sefer gerçekten öldü. Daha da nasıl kurtulur bilemiyorum." dedim kendi kendime.

Spoiler: Göster
Örneğin diğer evrene geçiş, Peri Anne'siyle karşılaşma anı. Vampir Bianca'nın davetine katılması sonrası gelişen olaylar ve daha arada yaşanan ama şu anda aklıma gelmeyen birçoğu...


Dresden'in gün geçtikçe çıtayı yükselttiğini ve her bir kitapta bir öncekine nazaran çok daha ölümcül oyunlar yaşadığı kanaatindeyim. Tabii şu anlık çevrilen ilk üç kitap için konuşabiliyorum.

Diğer kitapların da bir an önce dilimize kazandırılması umudunu kuvvetle taşımaktayım, belirtmiş olayım.
"Her neyse sahip olunan, doğar ve ölür.
Bu nefsi müziğin içinde sıkışmış herkes
İhmal eder ölümsüz aklın harikalarını."
- William Butler Yeats, "Sailing to Byzantium "

Kayıp Rıhtım Arşiv Forum

Ynt: Dresden Dosyaları
« Yanıtla #29 : 18 Ekim 2011, 14:48:03 »