Kayıt Ol

Düşsavar

Çevrimdışı Bars Elsa

  • **
  • 320
  • Rom: 4
    • Profili Görüntüle
Düşsavar
« : 27 Temmuz 2014, 03:58:50 »
   İkinci seferde ateşlenen çakmakla sigaramı yaktığımda dışarıdan motor sesleri gelmekteydi. Saati tam hatırlamıyorum, sanırım güneşin doğmasına birkaç saat daha vardı; ama ne uyku giriyordu gözüme ne içimde yatağa girme isteği vardı. Önce bir şeyler okumak istedim, ışıklar kapalı olduğundan vazgeçtim. Orta halli bir romantik olup gökyüzüne bakayım dedim, pencereden. Sokak lambaları yıldızları da söndürmüştü.
   Dumandan bir nefes alıp bilgisayarı açtım. Yazmaya oturup yarım bıraktığım öykülerden birini açıp devam ettirmeye karar verdim, öyküyü kaldığı yere kadar okuduğumda bir halta benzemeyeceğini düşündüğümden başka bir tanesini açtım. İki sayfa kadar yazmıştım, onu okumaya başladım. İlham perilerim herhalde son zamanlarda grevde falandılar, ya da yazdıklarımı beğenmemek bende adet olmuştu. O yüzden oturup yeni bir hikaye yazmaya karar verdim.
   Durum öykülerini pek sevmesem de anda içinde bulunduğum vaziyeti en iyi belirtecek türdü bu. İlk sözcüğü düşünürken yeni bir sigara daha yaktım. İlk sözcükler her zaman önemlidir, elbet ilk cümle de öyle. Birkaç on dakikanın ardından ilk cümleyi yazdığımda parmaklarım harflerin üzerinde düşündüğümden daha da hızlı akmaya başladı. Bundan evvel sanırım bir aydır öykü yazamıyordum, bu iyi olmuştu.
   Satırlar ilerledikçe kalbimin atış hızı giderek düşüyor, ruhumdaki bunaltı ferahlıyordu. Gecenin bir yarısı sokakta dolaşan bir adamı anlatmaya çalıştığım öykünün karakterini, satırlar aşağı indikçe gözümde daha bir canlandırabilir oldum. Fantazya yazmaya alışık olduğumdan alelade bir durumu öyküleştirebiliyor olmak kendimi yazma konusunda geliştirebildiğimi düşünmeme neden olmuş olsa da haddimi bildiğimden benliğimin tavana çarpmasına izin vermeden hemen sandalyeme geri oturdum.
   Adam sokakta dolaşırken bir yabancıyla karşılaşıyordu öykümde. Birbirini hiç tanımayan bu iki kişiden biri diğerine saati sordu. Diğer adam cep telefonunu cebinden çıkarıp saati söylediğinde onun bu saatte dışarıda ne aradığını da sormadan edemedi. Saati soran adam, karşısındakinin samimiyetine güvenmiş olmalıydı ki aynı samimiyetle cevap verdi. Bir ay evvel sevgilisini kaybetmişti ve onunla zaman geçirdiği evde bunaldığını söyledi.
   Saati olan adam karşısındakini dinlerken bir anda kendilerini beraber yürürken buldular. Bu ani gelişen yoldaşlık ikisi için de sürpriz olmuştu. Saati söyleyen adam, melankolik aşığın hikayesi bittikten sonra ona üzüntülerini bildirdi ve kendi derdini anlattı. O bir düşsavar idi. İlk önce kulağına saçma sapan gelen bu mesleğe boyun kıvıran aşık, karşısındaki adamı dinledikçe merakı perçinlendi ve biraz da sevgilisini unutturduğu gerekçesiyle onu ilgiyle dinlemeye ve mesleğiyle ilgili sorular sormaya başladı.
   Düşsavar, insanların hayallerini ruhlarından alırken onlara da karşılığında bir şeyler veriyor, böylece düş gücünü geliştiriyordu. Ne vereceği, satın alacağı düşler gibi belirsiz idi. Buna ikisi de karar vermiyor, kader kendisi belirliyordu düşün bedelini. Kimine şans getiriyordu düşleri karşılığında kimine çekicilik.
   O sırada aşığın aklına bir fikir düştü. Unutmak karşılığında düşlerini bu adama verebilir miydi? Bu fikrini düşsavara açtığında aldığı yanıt tahmin ettiği gibi oldu. Buna sohbetin gidişatı karar verecekti. Eğer sevgilisi ölen adam düş gücüne sahip değilse ya da bu gücü sınırlıysa bedeli de ona göre olacaktı ve unutmak en büyük karşılıklardan biriydi.
   Yol onları bir müddet sonra aşığın evinin önüne getirdi. Aşık olan diğerini içeri davet ettiğinde düşsavar bu teklifi tereddüt etmeden kabul etti, apartman kapısının gıcırtılı sesi eşliğinde koridora girip beşinci kata çıktılar.
   Düşsavar içeri girdiği anda etrafı meraklı gözlerle süzmeye başladı. Duvarlarda asılı olan ve sehpalara yerleştirilmiş fotoğraflar, özel günlerde alınıp verilen hediyeler, elbiseler, kadehler, boş içki şişeleri ve daha ne varsa. Aşık onu oturduğu yerden izlerken diğer adam kah dudaklarını bükerek, kah sağ dirseğini sıvazlayarak nesneleri inceliyor, arada bir mırıldanıyordu.
   Sonunda düşsavar aşığın yanına oturup onun omzunu sıvazladı. “İstediğin bedeli vermeye hazırım; ancak bundan vazgeçmek istediğine emin misin?” diye sordu. Diğeri bir an sonra fotoğrafları incelemeye koyuldu.
   Öyküye bir son yazmak isteyip istemediğimden emin olamamıştım. Eğer aşık adam diğerinin teklifini kabul eder ve unutursa okuyucuyu kesin bir sonla karşılaştırarak onların hayal gücünü çalmış olacaktım. Yazmazsam da sürekli vurucu sonlar yazmak isteyen bir yanım yarım kalmış olacak ve kendi hayallerimi kısıtlayıp kendi kendimin düşünü çalmış olacaktım. Yeni bir sigaranın dumanlarını içime çekerken bu ikircikten kurtulup öykücülükte yeni bir tarz yaratıp  yaratamayacağımı düşündüm.

Çevrimdışı Sayhh

  • **
  • 189
  • Rom: 15
  • Her şey başladığı yere döner.
    • Profili Görüntüle
Ynt: Düşsavar
« Yanıtla #1 : 28 Temmuz 2014, 02:25:01 »
Düşler lordu, masalcılar ve rüyagezerlerden sonra bir de düşsavar tanımak güzel oldu.

Öykü bu haliyle aceleye geldiğini pek fazla hissettiriyor ama gelişmeye de çok açık. Bitiş kısmı sebebiyle düşsavar, düşleri mi yoksa düşleyebilme yetisini mi alıyor diye emin olamadım ben. Bu takasın nasıl gerçekleştirildiğine dair daha fazla bilgi vermiş olmanızı dilerdim.

Kaleminize sağlık.

Çevrimdışı Bars Elsa

  • **
  • 320
  • Rom: 4
    • Profili Görüntüle
Ynt: Düşsavar
« Yanıtla #2 : 29 Temmuz 2014, 20:53:43 »
Teşekkürler dostum, eyvallah.
Öyküyü bir gece sabaha karşı öylesine yazmışımdır. Zaten baslarda fantastik yazmayacağımı, sadece bir durum  öyküsü yazacağımı anlatmıştım öyküde ve öykünün asıl teması düşsavar değil, yazmaya niyetlenen bir herif. Sıkıntıdan bir öyküye başladım ve bu çıktı. Belki bastan yazarım sonra. Eyvallah... :)

Çevrimdışı

  • ***
  • 403
  • Rom: 7
  • ☆★
    • Profili Görüntüle
Ynt: Düşsavar
« Yanıtla #3 : 14 Ağustos 2014, 19:25:10 »
Çok başarılı bir hikaye olduğunu söylemeden edemeyeceğim. Ben bu tür hikayeleri çok severim, yeterince gerçek aynı zamanda da fantastik. Harry Potter'daki gibi değilde daha naif bir sihri var. Keşke bir sigara daha yakıp takas olup olmayacağına karar verseymişsiniz ve hikayenize bir son yazsaymışsınız. Tebrikler :)
İt was one of those March days.
When the sun shines hot,
And the wind blows cold.
When the summer in the light,
And winter in the shade.

Çevrimdışı

  • ***
  • 581
  • Rom: 47
  • Hayvan Yemeyelim!
    • Profili Görüntüle
    • http://bulentozgun.blogspot.com/
Ynt: Düşsavar
« Yanıtla #4 : 15 Ağustos 2014, 10:17:48 »
Tam olarak bir hedefi olmayan bir öykü. Yazdıklarınız sizi nereye götürdüyse onu yazmışsınız. Öykü kararsız olduğu için okuyanı da yarım bırakıyor. Daha uzun olsaydı belki anlatıcının amacını kestirebilirdik. Neyse zaten siz de öylesine yazmışsınız zaten, söyleyecek fazla bir şey yok.

Çevrimdışı umutlu_kurgucu

  • *
  • 18
  • Rom: 0
    • Profili Görüntüle
Ynt: Düşsavar
« Yanıtla #5 : 18 Ağustos 2014, 18:51:05 »
"İlk sözcükler her zaman önemlidir, elbet ilk cümle de öyle."

Aynen öyle.  :D Tam da bu yüzden bu öykünün ilk cümlelerini daha ilgi çekici kılabilirsiniz. Okurun ilk paragraflarda okumayı bırakma riski var gibi geldi bana...

Başlık yazıya uymamış çünkü anladığım kadarıyla devam etmeyi düşünmüyorsunuz. Bu durumda öykü düşsavarla ilgili değil, öyküyü yazan adamla ilgili aslında...

Çevrimdışı Bars Elsa

  • **
  • 320
  • Rom: 4
    • Profili Görüntüle
Ynt: Düşsavar
« Yanıtla #6 : 25 Ocak 2015, 13:27:47 »
Uzun bir aradan sonra, okuduğunuz için teşekkürlerimi belirterek başlayayım. peridyodik neşriyat; evet, öykünün bir amacı yoktu. Sanırım yazamadığım bir zaman sadece yazma dürtümü bastırmak için yazmışım. Ben öykülerimi genelde birkaç defa tekrar yazarım, bunu da yine göründe neden tekrar yazmayayım, böylece daha kurgusal, amacı olan bir öykü çıkabilir diye düşündüm.

umutlu kurgucu, tekrar yazdığımda öykünün asıl karakteri düşsavar olacak sanırım. :)

*** Dipnot: Öykü yazmaya spontane başlarım, öykünün gidişine göre zamanla bir kurgu oluşturup çıkan öyküye göre tekrar ve planlı, kurgusal olarak yazarım. Bu da böyle olacak gibi. Bakalım ortaya ne çıkacak. :)

Kayıp Rıhtım Arşiv Forum

Ynt: Düşsavar
« Yanıtla #6 : 25 Ocak 2015, 13:27:47 »