Kayıt Ol

Ejderha Tarihçesi // Bölüm 1 - Shibal

Çevrimdışı Raisor

  • ***
  • 793
  • Rom: 15
    • Profili Görüntüle
Ejderha Tarihçesi // Bölüm 1 - Shibal
« : 18 Temmuz 2011, 00:45:53 »


Güneş sistemi keşfedildiğinde, Shibal adı verilen bir gurup kuş hemen harekete geçti.

Uzayın milyonlarca yıldız sistemi içerisinden, sadece bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar azı bir hayat formuna izin verebilecek yapıya sahiptir. Ve bu yeteneğe sahip olanların da çok azı, bir hayat formunun oluşmasını sağlayacak yeterliliği bir araya toplayabilmiştir. İşte Güneş sistemindeki üçüncü gezegen, bunlardan biri olabilecekti.

Dünya’dan önce Yorksha adı verilen bir diğer gezegen vardı. Canlı formları bu gezegen üzerinde evrimleşerek değişik türleri oluşturdu. Ancak milyarlarca yılın ardından, Yorksha’nın içinde bulunduğu sistem bir kara deliğe dönüştü ve kendi içinde paramparça oldu. Yalnızca Diğer adı Yorksha kuşları olan “Shibal”ler, bu faciadan kurtulabildiler.
 
Shibal’lerin akciğerleri o kadar gelişmişti ki, derin nefesleriyle kilometrelerce ötedeki oksijeni içlerine çekebilirlerdi. Ve aynı oksijeni yakarak metrelerce uzağa ateş olarak fırlatabilirlerdi… Shibal kuşları, Dünya’daki canlı formları arasından var olmuş ve var olan her çeşit organizmadan daha büyüktüler.

Derileri neredeyse çelik kadar sert bir maddeden oluşmaktaydı. Ancak boyutlarına göre o kadar hafiftiler ki, kanatları onları taşımakta bir an bile zorlanmıyordu. Bir füzeden daha hızlı uçabilirler, bir arıdan daha yavaş konabilirlerdi. Bu yaratıklar, oksijeni shibal kemeri adı verilen organlarında depolayabilirler ve aylarca nefes almadan ve hiçbir şey yiyip içmeden yaşayabilirlerdi. Gezegenlerinin sonu geldiğini anladıklarında, uzaya kaçtılar. Havadaki en ufak oksijen parçacığını içlerine çekebildikleri için, yaşam olmayan pek çok gezegende durarak oksijen depolarlardı. Ancak kendilerine uygun gezegen hiç bulamadılar.  Hayatta kalmaları için gençlerin yaşlıları yemesine izin verildi. Ve yaşadılar… Ta ki binlerce yıl sonra Dünya’yı keşfedene kadar.

İşin en ilginç yanı, bu büyülü yaratıklar, ölüme meydan okuyanlar olarak gizemli güçlere sahip olacaklardı. İnsanoğlu onlara “Ejderha” adını verdi…
Vahşet her yanda ulu orta sergilenirken,

Sevişmek için saklanmak zorunda kaldığımız bir Dünyada yaşıyoruz.

-John Lennon.

Çevrimdışı Etmeseh

  • *
  • 15
  • Rom: 3
    • Profili Görüntüle
Ynt: Ejderha Tarihçesi // Bölüm 1 - Shibal
« Yanıtla #1 : 18 Temmuz 2011, 01:54:51 »
Ejderhalar hakkında yaptığın abartı ve ilgi çekici bilgilerle bu giriş yazısı okuyucuya acaba nasıl bir hikaye bizleri bekliyor dedittiriyor. Ayrıca ejderhaların dünyaya nasıl geldikleri konusundaki kafada pek fazla soru işareti bırakmayan açıklamaların da girişin cazibesini artırır nitelikte. Bu yazıyı giriş bölümü kabul ediyorum ve birinci bölümü merakla bekliyorum.  :clap
istediğimiz gibi yaşamak değildir önemli olan. istediğimiz gibi ölmektir. dünyadan alacağımız son bir hazla...

Çevrimdışı Raisor

  • ***
  • 793
  • Rom: 15
    • Profili Görüntüle
Ynt: Ejderha Tarihçesi // Bölüm 1 - Shibal
« Yanıtla #2 : 18 Temmuz 2011, 04:48:09 »
o kadar abartı var mıydı yahu? :D Evet biraz abartı var.

Girişti bu. Devamı ne olur bende bilmiyorum da, devamı bu kadar abartılı olmaz.
Vahşet her yanda ulu orta sergilenirken,

Sevişmek için saklanmak zorunda kaldığımız bir Dünyada yaşıyoruz.

-John Lennon.

Çevrimdışı Gilderoy

  • ***
  • 416
  • Rom: 6
    • Profili Görüntüle
    • Kuyutorman
Ynt: Ejderha Tarihçesi // Bölüm 1 - Shibal
« Yanıtla #3 : 18 Temmuz 2011, 10:17:58 »
Ejderhaların ataları ha? İyi bir başlangıç :)

Anlatımın akıcı. Hiç sıkılmadan okudum. Fikirde gayet hoş. Devamını bekliyorum.
to see world in a grain of sand
and a heaven in a wild flower
hold infinity in the palm of your hand
and eternity in an hour
-William Blake

Çevrimdışı Raisor

  • ***
  • 793
  • Rom: 15
    • Profili Görüntüle
Ynt: Ejderha Tarihçesi // Bölüm 2 - Saldırı
« Yanıtla #4 : 19 Temmuz 2011, 20:27:18 »


Yıl 962. Yer: Çin İmparatorluğu

960 yılında Sung Hanedanı başa geçerek Çin imparatorluğunun bozulan birliğini bir araya getirmeye çabalamıştı. Ancak bu hususta pek de başarılı olamıyordu.

Halkın mucizeye ihtiyacı vardı ve shibal kuşları gökyüzünde belirdiğinde, herkes uydurmasyon olarak duvarlara çizilen “ejderha”ların geldiğini ve her şeyin iyiye gideceğini düşünmüştü. Shibal kuşlarına “Ejderha” dediler. Lakin Ejderha adı verdikleri Shibal kuşlarının amacı, daha farklıydı. Açtılar, susuzdular ve bir eve ihtiyaçları vardı. Bu yüzden de başkalarının evini çalmak zorundaydılar. İşgal, 962 yılında başladı.

Çin, yıkılıyordu. Ta ki karanlık güçlere sahip bazı insanlar bir silah olarak kullanılmaya başlanana kadar. Ejderhaların ateşi varsa, insanların da vardı. Büyük katliamın sonucunda, çok fazla insan ve çok fazla Ejderha katledildi. Ta ki 12 cesur Ejderha ayakta kalana kadar. Çin, belgeleri yaktı. Yeni nesillerin gerçeklerin ardındaki gerçekleri bilmesi yasaklandı. Bu olay, birkaç yüzyıl içinde tarih olacaktı.

Kalan 12 ejderhanın hepsi de dişiydi. Üremeleri mümkün değildi. Ancak Bir ejderha binlerce yıl yaşayabilir. İnsanlar için 100 sene, Ejderhalar için sadece birkaç haftaydı. 12 Ejderha Dünya’dan ayrılıp yaşam olan başka bir gezegene gitmeyi düşündüler, fakat başka bir gezegen var mıydı bu bir sır konusuydu. İnsanlara bir daha asla görünmeme kararı alarak, gizlenmeye başladılar. Kuzeyde, iki dağ arasına sıkışmış büyük bir mağara olan Triseni mağarasına saklandılar. Sadece avlanmak için dışarı çıkıp, oradaki büyükbaş ve küçükbaş hayvanları besin olarak kullandılar.

Ta ki…

Yıl: 2011 Yer: Sibirya

Yaşlı adam, ellerini arka cebine atarak purosunu çıkardı. “Bu dağlarda kimin ölüp kimin kalacağı hiç belli olmuyor, razoo”

İki karlı tepenin arasından Razoo adlı genç  bir oğlan ve büyükbabası yürüyorlardı. Rezoo, gökyüzünde gezinen garip kuşların ve dağ keçilerinin dağların arasından yankılanan seslerini dinliyorken, büyükbabası ile sohbet ediyordu.

“Buraya ölüm tepesi demeleri bunun yüzünden mi?”

“Evet. Soğuk yüzünden her yıl burada birçok kişi ölüyor. Bunların başında dağ tırmanıcısı ve araştırmacılar geliyor”

“Neden buraya geliyorlar?”

“Burdaki canlı çeşitliliği ve Dağlar Dünya’nın başka hiçbir yerinde yok”

Razoo ve büyükbabası, yakındaki bir rus kasabasında yaşıyordu. Sürekli olarak bu dağların içinde gezinerek avlanırlardı. O ikisi ve köpekleri Bull, ki safkan bir Sibirya kurduydu, her zamanki gibi dağların içinde küçükbaş hayvan avlama çabasına düşmüşlerdi bugün. Bir yandan yürüyüp diğer yandan da sohbet ederlerken, soğuğa alışık olmanın getirdiği dayanıklılığın memnuniyeti içindeydiler.

Ancak onların av serüvenleri kısa sürdü.

Bull, birden havlamaya başladı. Olduğu yerde durmuş, yürümeyi reddediyor ve sahibinin ona yürümesini söylemesine aldırmıyordu bile.

“Yoksa etrafta vahşi kurtlar mı var?” dedi Razoo. Daha önce de bir kurt saldırısına uğramışlar ve Bull yine aynı hareketleri yapmıştı.

“Sanmıyorum” dedi büyükbaba. “Öyle olsaydı şimdiye kadar ortaya çıkarlardı.”

Bull, az ilerideki tepeye doğru koşmaya başladı birden. Razoo ona anlam vermeye uğraşırken, büyük bir gölgenin, üzerlerinde belirdiğini fark etti. Arkasını dönüp baktığında, hayatında görüp görebileceği en büyük kuş, turkuaz renginde kanatları ve mavi renk gövdesi ile, hızla kendilerine doğru uçmaktaydı. Ve Razoo da, Bull’un yaptığı şeyi yaptı.

“Büyükbaba! Koş!”

Bull’un peşinden ileriye doğru koşuyorlardı ancak, ne yazık ki bir ejderha kadar hızlı olmaları söz konusu bile değildi. Koşmak zor değildi ama, karların içinde koşmaya çalışmak zordu işte.

Bull’un sığınağını az ileride gördüler. İki tepe arasında tavşan deliğine benzeyen bir inin içinde tir tir titriyordu zavallı köpek. Ne yazık ki oraya saklanmanın genetik olarak insanlarca mümkün olmadığını düşünen Razoo, saklanacak başka bir yer aradı. İleride küçük bir mağara vardı.

“Büyükbaba! Oraya!” diye bağırdı. Onlar oraya doğru koşarlerken, birden bire arkalarında beliren ejderha ağzını açmış, hızla ilerliyordu. Mağaraya girdikleri an yenmekten son anda kurtulmuşlardı.

Derin derin nefes alırlarken, “O şey de neydi?” dedi Razoo.

“Bilmiyorum.” diye yanıtladı büyükbabası. “Ama iyi bir şey değildi, orası kesin.”
Vahşet her yanda ulu orta sergilenirken,

Sevişmek için saklanmak zorunda kaldığımız bir Dünyada yaşıyoruz.

-John Lennon.

Çevrimdışı Gilderoy

  • ***
  • 416
  • Rom: 6
    • Profili Görüntüle
    • Kuyutorman
Ynt: Ejderha Tarihçesi // Bölüm 1 - Shibal
« Yanıtla #5 : 19 Temmuz 2011, 20:46:24 »
Doğrusunu söylemek gerekirse kurguyu böyle sürdüreceğin aklımın ucuna dahi gelmedi. Ejderhaların dünyamızda yaşamış olduğunu bilseydim, çağlar öncesinde yaşamış olduklarını düşünürdüm, 10. yüzyılda geldiklerini değil. Ne kadar kafamda beliren o tabloya pek benzemese de olayları anlatımın fena değil.

Kurgunla ilgili bir şey söylemek istiyorum. Bir zamanlar ejderhaların yaşamış olduğunu ve günümüze gelinceye kadar soylarının tükndiğini bilseydik, sonlarının üreyememe olduğunu hikayene dayanarak söyleyebilirdik. 12 dişi ejderha binlerce yıl yaşasa da sonunda üreme sıkıntısı çekecek ve yok olacaklardır. Tabii ileride İsa gibi bir peygamberleri olmazsa.

Devamını dilerim.

Edit: Keşke kullandığın resimleri biraz küçültseydin. Girişte çok yer kaplıyorlar.
to see world in a grain of sand
and a heaven in a wild flower
hold infinity in the palm of your hand
and eternity in an hour
-William Blake

Çevrimdışı Etmeseh

  • *
  • 15
  • Rom: 3
    • Profili Görüntüle
Ynt: Ejderha Tarihçesi // Bölüm 1 - Shibal
« Yanıtla #6 : 19 Temmuz 2011, 21:06:51 »
Beklediğimden farklı bir şekilde devam etmişsin. ben daha çok ilk çağlarda ejderhaların insanlarla olan husumetlerini, dünyaya nasıl bir yıkım getireceklerini ya da barınmaya çalışacaklarını yazacaksın sanmıştım. bu şekilde devam etmen beni şaşırttı. kullanışlı bir dilin var. açıklamaların gayet sade güzel. yalnızca bir yerdeki mantık hatası dikkatimi çekti. insanlar için 100 yıl ejderhalar için bir kaç hafta demişsin. aynı dünyada yaşadıklarına ve fiziksel olarak dünyada görülebildiklerine göre zaman kavramı her ikisi için de aynı olmalı  :-\ belki de sen bunu onların görünüşleri hakkında söylemişsindir yaşlanma süreci olarak. ben yanlış anlamış olabilirim. her neyse. diğer bölümü merak ettirir nitelikte ve iyi bir ilk bölüm yazmışsın ellerine sağlık. devam et  ;)
istediğimiz gibi yaşamak değildir önemli olan. istediğimiz gibi ölmektir. dünyadan alacağımız son bir hazla...

Çevrimdışı Raisor

  • ***
  • 793
  • Rom: 15
    • Profili Görüntüle
Ynt: Ejderha Tarihçesi // Bölüm 1 - Shibal
« Yanıtla #7 : 19 Temmuz 2011, 22:50:09 »
Öncelikle, Birkaç birşey söylemek istiyorum.

Evet hikaye çok farklı bir şekilde oluştu. Ancak sıradan olmamasını istediğim için bu şekilde devam ettim. Zaman kavramına gelince, Ejderhaların daha uzun yıllar yaşadığı için 100 yılın onlara birkaç hafta gibi geldiğini söyledim. Yoksa 100 yıl geçiyor normalde ve bunu onlar da biliyorlar.

@Gilderoy

Çok haklısın, binlerce yıl yaşasalar da ejderhaların türü tükenecek. O allahın emri zaten. Bunun tersi söz konusu değil.

Ayrıca şunu söylemek isterim, her ne kadar şu an için modern çağlara dönmüşsek de, olay çoğunlukla eski çağda geçecek. Hikaye çok çok farklı gelişecek, beklemede kalın.
Vahşet her yanda ulu orta sergilenirken,

Sevişmek için saklanmak zorunda kaldığımız bir Dünyada yaşıyoruz.

-John Lennon.

Çevrimdışı

  • *
  • 1
  • Rom: 0
    • Profili Görüntüle
Ynt: Ejderha Tarihçesi // Bölüm 1 - Shibal
« Yanıtla #8 : 13 Mayıs 2012, 14:44:17 »
Ejderha figürünün nereden esinlendiğini hep düşünmüşümdür. Tarihçesinin çok eskilere dayandığı şüphesiz. Fosilleri, kalıntıları ancak 1900 lü yıllarda  bulunabilen ve tamamen estetikten yoksun dinazorlara benzeşimi dikkatimi çekti. Kısaca dinazorlar devrinde insan var mıydı acaba ? Eğer insan yoksa dinazorlara benzeşim nereden kaynaklanmış olabilir ?
Esenlikle...

Çevrimdışı Raisor

  • ***
  • 793
  • Rom: 15
    • Profili Görüntüle
Ynt: Ejderha Tarihçesi // Bölüm 1 - Shibal
« Yanıtla #9 : 13 Mayıs 2012, 16:05:03 »
Yazına yorum yapmayacağım da, başka bir konuya değineyim.

Ben ne zaman yazdım bu hikayeyi yahu?

Neden bu kadar acemi yazdım?

Neden yarım bıraktım.

Garip.
Vahşet her yanda ulu orta sergilenirken,

Sevişmek için saklanmak zorunda kaldığımız bir Dünyada yaşıyoruz.

-John Lennon.

Çevrimdışı KingKiller

  • ***
  • 519
  • Rom: 2
    • Profili Görüntüle
Ynt: Ejderha Tarihçesi // Bölüm 1 - Shibal
« Yanıtla #10 : 05 Ekim 2012, 17:15:15 »
Harikaydı. Keşke devam ettirseydin. Ellerine sağlık.
“Ona reddedemeyeceği bir teklif sunacağım” ( Don Vito Carleone)

Kayıp Rıhtım Arşiv Forum

Ynt: Ejderha Tarihçesi // Bölüm 1 - Shibal
« Yanıtla #10 : 05 Ekim 2012, 17:15:15 »