Kayıt Ol

Elitlerin Zevkleri (+18)

Çevrimdışı M.K.Immortal

  • **
  • 292
  • Rom: 2
    • Profili Görüntüle
Elitlerin Zevkleri (+18)
« : 08 Ocak 2014, 09:20:22 »
Not: Normalde +18 yazılardan uzak durmayı tercih etmişimdir ancak bu öyküdeki temel konu için mecburen yazmak zorunda kaldım. Şimdiden herkesten özür dilerim.


     Büyük ikramiyeyi tutturduğumdan bu yana tam yirmi sene geçmiş. Ellinci yaş günümü dün kutladık. Yerde yatan çıplak bedenlerin arasından geçerken etrafı saran anason kokusunu yere dökülmüş içkileri görünce tahmin edebiliyordum sadece. Uyuşturucu hala beynime hükmediyordu. Eğlenmiş miydim acaba dün? Şu fahişelerin kaçıyla sevişmiştim, hiç birini hatırlamıyordum. Hatırlamadığım şeyleri yapmanın bir anlamı olmadığını ise birkaç ay önce öğrendim. Hatırlamak bile anlamsız aslında. Geçmişteki hayaller sadece hatıra dediğimiz saçmalıklar.

     İkramiyeyi ilk tutturduğum zamanları düşünüyorum şimdi. Eşimle beraber ne kadar sevinmiştik. Hayatımız eskisi gibi olmayacaktı. Borçlarımızı ödeyecek, daha güzel bir eve taşınacak ve doğacak çocuklarımızı daha iyi imkanlar ile büyütecektik. Şans bir kere gülmeye başlayınca ardı arkası kesilmiyor üstelik. Sonraki beş yıl boyunca milyonları milyarlara dönüştürdüm. Şanslı birkaç yatırım, hızla gelişen bir holding ve doğru oynanan borsa kağıtları. Artık beni kimse durduramazdı.

     Fakat bir şeyler eksiliyordu hayatımdan. Eskiden çok mutlu olacağım şeyleri artık sıradanmış gibi yapıyordum. İlk heyecanlar kalmamıştı. Daha doğrusu heyecan bağımlısı olmuştum. Farklı sevgililer ile çıkıp, ilklerini her seferinde yaşayacağını zanneden heyecan bağımlısı ergenlere dönüşmüştüm.

     Sabahın köründe özel uçağıma binip Fransa’da yemeğe gitmek normaldi artık. Daha önce ismini bile telaffuz edemediğim yiyecekleri yemek de öyle. Her şeye hakim olduğum bu süreçte, artık farklılıklara aç yaşıyor olmuştum. Eşimden ayrılıp daha seksi birini, ondan sonra da başka birini bulmam sadece iki yıl sürmüştü.

     Evliliğin seks için bir formaliteye dönüştüğünü görünce metreslerim olmaya başladı. Hayattaki tek önemli şey sanki seksmiş gibi ona bağımlı olmuştum. Aslında bağımlı olduğum şey tabulardı. Yasak denilen her şeyi elde etmenin verdiği heyecana olan bağımlılığım ile başladı asıl olaylar.

     En zenginlerin arasına yükselmiştim. Milyarlarla oynayan insanlar vardı etrafımda. Üstelik çoğu değil Türkiye’nin, Dünya’nın en zenginleri arasında olmasına rağmen listelerde adları geçmiyordu. Onlarla bir arada yaptığımız partide başladı her şey.

     Beni uzun süre sorguya çektiler. Mutsuzluğuma bir faydaları dokunabileceklerini ancak bunu asla ve asla kimselere anlatmamam gerektiği konusunda tembihlediler. Kabul ettim merak ve heyecan duyarak. Haluk’un yalısına gitmiştik o gün. Telefonlar edildi, içkiler ve yiyeceklerin yanında manken gibi fahişeler geldi. Ortalıkta çırılçıplak dolaşan garsonlara sadece benim gözüm kayıyordu. Ama daha önce eşlerimi defalarca aldattım. Hatta son eşim Leyla bunun farkındaydı. Lüks yaşamından kovulmamak için yaptıklarıma gülümseyerek karşılık veriyordu.

     İşin ilginç yanı bu öylesine yapılmış bir seks partisi değildi. Dev ekran televizyonun önüne geçtiğimizde “ne yani şimdi bir de porno mu izleyeceğiz” diyerek tepki vermiştim. Elime kağıtlar tutuşturdular, imzalar attırdılar, yeminler ettirdiler. Burada olan her şey burada kalacaktı.

     Televizyon açıldığında ellerinden tavana bağlanmış ve ağzına bir şeyler tıkılmış çıplak bir kadın vardı görüntüde. Film mi diye düşündüm önce. Birkaç saniye sonra gerçek bir video olduğunu anladım. Ölüm pornosu denilen bir zevkmiş bu. İnsanları kaçırıp onlara işkence ve tecavüz ederek kaydeden büyük bir organizasyonun, bizim gibi monotonluktan sıkılan zenginler için yaptıkları bir eğlenceymiş!

     Sonraki bir saat boyunca kadına yapılan işkenceleri ve tecavüzü izledik. Üzerine basılan sıcak demirler, vücudunda açılan derin izler ve videonun bir yerinde memelerinin kesilmesini kanım donarak izledim. Ama işin ilginç yanı diğer herkes gibi bu bana heyecan veriyordu. İğrençti fakat merak ettiriyordu. Kadın öldükten sonra bile video devam etmişti. Ve o gün tüm hayatım değişti.

     Daha sonradan öğrendim ki bu videolar tek izlenimlik olarak kiralanıyormuş. Üstelik milyonlara mal oluyor tek seferlik izlemek. Sadece bu da değil üstelik. Daha birbirinden farklı iğrenç olarak adlandırılacak seks videoları vardı. Bir süre sonra iğrendirmeyen, hatta ereksiyon olmama neden olan o videolara bağımlı olmuştum. Hatta videolardan çıkıp daha ilginç deneyimlere kucak açmıştım. Çocuk denecek yaştaki ünlülerin bile para karşılığında seks kuklası olduklarını duymakla yetinmemiştim mesela. Hatta bir süre sonra grup partilerine eşimi getirmeye başlamıştım diğer herkes gibi.

     Şimdi düşünüyorum da bunlar işin belki de en gizli ve en az inciten kısımlarıymış. Aradan yıllar geçip bu videolardan da sıkılınca bana daha ciddi bir teklif ile geldiler. Bir milyar dolar karşılığında daha önce hiç tatmadığım bir heyecan yaşayacakmışım. Merakıma yenik düştüm. Şirketin hisselerinin bir kısmını dahi bu uğurda sattım. Tüm mal varlığımın neredeyse yarısını bu iş için verdim. Kağıtlarda iflasa doğru gittiğim görünüyordu ama işin aslı bir zevk uğruna harcanmıştı o para.

     Para transferleri gizlice yapıldıktan bir sene sonrasıydı. Bir kutu geldi evime. İçinde ne zaman, nerede olmam gerektiğini yazan bir kağıt bulunduran ve parmak izimle açılan dijital bir kutuydu.

     19 Temmuz 2018, saat 11:00, İtalya, Pisa.

     Aylar geçti, günler birbirini kovaladı ve o gün gelip çattı. Heyecan ve merak o kadar ağır basıyordu ki anlatamam. Nice iğrenç şeyleri gözümü bile kırpmadan izlemiştim, acaba beni şaşırtacak ne yapabilirlerdi ki diye düşünüyordum. Fakat verilen meblağ bu düşünceme ağır basıyordu.

     Pisa Kulesi’ne birkaç yüz metre mesafedeydik. Ben ve daha önce hiç görmediğim on dokuz kişi vardı yanımda. Lüks otobüsün üstünde, deri koltuklarımıza oturmuş içkilerimizi yudumluyorduk. Kimse birbirinin dilini bilmediğinden ve imzaladığımız anlaşmalar nedeniyle konuşmuyordu. Sadece bize söylenen yere bakıyorduk. Pisa Kulesi’ne.

     Saat tam 11:11 olduğunda iyice dikkat kesilmiştik. Büyük bir patlama Pisa Kulesi’nin tam altında geçekleşmişti. Dev yapı eğik durduğu yere hızla inişe geçmişti. Fakat bir şeyler farklıydı. Koca alanı bir anda alevler sarmaya başladı. Zemine döktükleri yanıcı madde insanların yanarak etrafta koşmalarına neden oluyordu. Binlerce turist daha neler olduğunu anlamadan ölmüştü bile. Çığlıklar, toz ve yangın sesi… Bizler ise bir anlık şaşkınlığın ardından, etrafta çığlıklar atıp yanan ölümlüleri izleyerek zevk almaya başladık. Etrafta kaçışan insanlara ateş açan güvenlik görevlilerini gördüğümüzde ise zevkimiz doruğa ulaşmıştı. Tam önümüzden geçen insanları katledip cesetlerini topluyorlar, bazılarını kadın, erkek veya çocuk demeden bayıltıp bizim otobüsümüze sokuyorlardı. Bu eğlencenin ardından kendi ölüm pornomuzu çektiğimizi söylememe gerek yok sanırım. O videolardaki canilerin neden maske taktığını o gün daha iyi anlamıştım.

     Binlerce kişinin ölümünü en ön sırada izleyip, sonrasında en büyük tabuları yıkacak şekilde bir heyecan yaşadık. Bildiğim kadarıyla bu sapkınlık yüz yıldır devam ediyormuş. Titanic batarken en ön sıradaki filikalardan, boğulan fakirleri izleyen elit kesim ile başlamış bütün bunlar. Daha sonra Air Afirca ve Tenerife Faciası, İkiz Kulelere yapılan saldırı, Irak Savaşı, Compostela Tren Kazası ve niceleri eklenmiş. Hepsi elitlerin zevkleri uğruna yapılmıştı. 1776 yılında kurulan bir derneğin insanlara sunduğu zevkler olduğunu duydum sadece.

     Şimdi ise artık yine her şey monoton geliyor. Yaş günü partileri bile anlamsız. Daha yıkılacak hangi tabular, yaşanacak hangi heyecanlar kaldı diye düşünüyordum uzun süredir. Cevabını ise biliyordum. Bugün bunları okuduğunuzda ben hayatta olmayacağım. Ölümü tatmanın heyecanını duyuyorum. Alınan canları izlerim, hatta birçok kez can aldım gözlerimi kırpmadan. Onlara verdiğim hediyeyi en son kendime sakladım.

     Uyuşturucu, seks, içki ve diğer tüm bağımlılık yapan maddeler aslında birer saçmalık. Gerçeklerden ne kadar kaçabilirim ki? En iyisi bunu heyecan duyarak, kendi isteğim ve kontrolüm ile yapmak. Sizlere monoton hayatınızda mutluluklar diliyorum. Elveda…


Dip not: Öyküde yazanlar tamamen kurgusaldır.

Çevrimdışı grikunduz

  • **
  • 369
  • Rom: 6
  • Est solarus oth mithas
    • Profili Görüntüle
    • HayalGezer
Ynt: Elitlerin Zevkleri (+18)
« Yanıtla #1 : 08 Ocak 2014, 10:07:48 »
Başlarda "bırak sosyal mesaj vermeyi" diye düşünürken bir yerden  sonra gerçekten enteresan bir noktaya bağladın.

Güzel işlenmiş ve yazılmış bir hikaye olduğu kanısındayım. Tebrikler.

Çevrimdışı

  • *
  • 10
  • Rom: 0
    • Profili Görüntüle
Ynt: Elitlerin Zevkleri (+18)
« Yanıtla #2 : 08 Ocak 2014, 11:27:42 »
Otel filminin konusu bu değil miydi? Karıştırıyor olabilirim ama neredeyse birebir aynı temayı işleyen bir film izlemiştim ben. Orjinal gelmedi bana ama eline sağlık yine de :)

Çevrimdışı M.K.Immortal

  • **
  • 292
  • Rom: 2
    • Profili Görüntüle
Ynt: Elitlerin Zevkleri (+18)
« Yanıtla #3 : 08 Ocak 2014, 12:08:43 »
@grikunduz; beğenmene sevindim. Okuduğun ve yorumunu esirgemediğin için teşekkür ederim.

@Nisancık; siz söyleyince ben de benzerlik gördüm. Yazarken hiç aklımda yoktu fakat, demek bilinçaltımdan ışık çakıyormuş. Ama bir yerde Otel filminden ayıran noktası sanırım olayların daha küresel olarak işlenmiş olması. Eğer böyle de bir film veya kitap varsa da bilmiyorum şahsen.

Orjinal olmadığı konusunda katılıyorum ki orjinal bir konuyu öyküleştirip buraya eklemek yerine kitap olarak yazmayı tercih ederim :) Okuduğunuz ve yorum yaptığınız için teşekkür ederim.

Çevrimdışı Bars Elsa

  • **
  • 320
  • Rom: 4
    • Profili Görüntüle
Ynt: Elitlerin Zevkleri (+18)
« Yanıtla #4 : 08 Ocak 2014, 16:39:17 »
Oscar Wilde'ın Dorian Gray'in Portresi de aynı konuyu işler, hazcılık'a eleştiri olarak yazılmıştır. Konunun orjinal olmaması ya da yepyeni bir şeyi anlatmaması benim için pek önemli değil. Anlattığını nasıl anlatmış, edebi yönü kuvvetli mi gibi sorulara daha çok önem veririm. Bence bu öykü de hazcılık akımına güzel bir eleştiri olmuş. Tek beni tatmin etmeyen yanı, sadece seks ve cinayet odaklı olmuş olması. Oysa hedonizm, haz alınan her şeyi içeriğine alır. Bu bakımdan öyküyü biraz eksik olarak görebilirim; ama yine de anlatmak istediğini güzelce anlatmış, anlatım gücü oldukça kuvvetli. Her ne kadar kısa öykü olsa da yine de ben biraz daha derinlemesine anlatılar okumak isterdim. Mesela karaktere daha derin bir giriş yapıp ikramiyeyi kazandıktan sonra ruh halinin nasıl evrelerden geçip de buraya geldiğini okumak güzel olabilirdi, tabulara olan doyumsuzluğunu biraz daha derinlemesine anlatsan olabilirdi, seks ve cinayetten başka tabulara da yönelsen güzel olabilirdi, mesela uç sporlar veya şu anda aklıma gelenleri söylüyorum; farklı yemekler vs. olabilirdi. Mesela benim çok param olsa balon balığı ciğeri yemek isterdim. :D

Öykü gayet güzel olmuş ellerine sağlık. :)

Çevrimdışı M.K.Immortal

  • **
  • 292
  • Rom: 2
    • Profili Görüntüle
Ynt: Elitlerin Zevkleri (+18)
« Yanıtla #5 : 08 Ocak 2014, 19:19:48 »
İşte gerçek yüzüyle gelen güzel bir eleştiri :)

İşin ilginç yanı ben de hazcılık konu olduğunda ilk aklıma gelen şey yemek olurdu. Dediğiniz gibi benim de çok param olsa ilk iş değişik yiyecekleri tatmak, hatta mümkünse her hayvanın etini yemek isterdim :D Yine dediğiniz gibi ikramiyeyi kazandıktan sonraki yaptığı işler arasında bu yemek zevkine bir iki paragraf yer verilebilirdi.

Seks ve cinayeti ön plana bilerek çıkardım ki en üst tabular bunlardır genelde diye düşünüyordum. Yemek konusuna da şehirleri gezip oradaki yiyecekleri yiyorum zaten diye bir cümlede yer verdikten sonra değinmek istemedim ama şimdi tekrar bakınca yiyecek konusuna daha derin yer vermek öyküyü daha da zengin gösterebilirdi.

Karakterin sadist yönünün yanı sıra mazoşist bir bakış veya apotemnophilia gibi hazlara da yer verilebilirdi aslında. Dediğiniz gibi kısıtlayıcı olmuş. Asıl noktam küresel felaketlerin gerçekte kurmaca olduğuna değinmekti ki buna ilerlerken biraz hızlı yol almak istediğim için böyle olduğu kanısındayım.

Yaptığınız yorumdan güzel bir ders çıkardım, bundan sonra daha da irdeleyip daha detaylı yazılar yazmaya gayret göstereceğim. Okuduğunuz ve yorum yaptığınız için çok teşekkür ederim.

Çevrimdışı

  • *
  • 10
  • Rom: 0
    • Profili Görüntüle
Ynt: Elitlerin Zevkleri (+18)
« Yanıtla #6 : 10 Ocak 2014, 10:09:47 »
"Testere filmi geldi öykünün başlarında aklıma. Hatta biraz fazla benzerlik vardı. Kurgu olarak o yüzden zayıf buldum"

"Fan Fiction bir öykü olarak bakarsak cüce, elf ve benzeri ırkları kullanmanızda sorun görmedim. Aksi halde biraz özgün olması konusunda ben de uyarabilirdim"

...

Sizin yorumlarınızı incelediğimde aslında aynı taraftan bakıyoruz, farklı öykülere. Sanki gibi vb..?
Tabi ki sizin gibi hazinelerim yok. Benim kurabildigim cümlelerim 3-5 satırı geçmez. Belki bu yüzden ifade edemedim, biraz incittim sanki sizi? Hani yazamıyorum bir de çamur atmışım gibi bir his doğdurdunuz bende ki, asla asla asla!
Hemen eleştirmeden toparlayım; Herhangi biri olarak, bir okuyucu olarak sevdim. Okurken bende bir şeylerin canlanması çok önemli. "Bu konu bu kadar gündeme geliyorsa.. Yoksa..?! Ayyy!!! " Dedirtti :)  Başarılarınızın devamını beklerim =)

Çevrimdışı M.K.Immortal

  • **
  • 292
  • Rom: 2
    • Profili Görüntüle
Ynt: Elitlerin Zevkleri (+18)
« Yanıtla #7 : 10 Ocak 2014, 11:39:36 »
Anladığım kadarıyla yazdıklarıma baya dikkat etmişsiniz. Şahsen ben de sizin yazdıklarınıza dikkat etmiştim ki üç öyküye yaptığınız yorumların ikisinde tarafsızca eleştiriler yaparken bende bir anda "çalıntı mal" gibi bir yorumla gelmeniz hem beni biraz üzmüştü hem de biraz paranoya olmuşdum. (Sitenin eski üyelerinden birinin sizin profilinize sözsüz sualsiz gülücük koyması da aslında paranoyamı arttıran yönlerindendi. Hani "bak seni tanıyorum ve yeri gelince ispatlamam için bir işaret bırakayım" der gibi geldi. Neyse zaten kendisine de sordum durumu ama tanımadığını söyleyince yeni üye olan herkese anlamsızca bu gülücüğü gönderdiği kanısına vardım.)

İşin bu yanını bırakırsak evet biraz incindim. Dediğim gibi zaten sitede çok çok özgün işler nadiren çıkıyor. Hali hazırda ejderha yazıldı diye kimse yazmasın da diyemeyiz elbette. İlham ve esinlenme olacaktır her zaman. Ama öykünün tamamı bir yerden alıntıymış gibi (Köy Günlükleri mesela) bir yorum gelmesi insanı kötü hissettiriyor.

Şimdi benim yorumlarımı bana karşı kullanarak bir yandan saldırı yapıyor ama bir yandan üzüldüğünüzü belirtiyorsunuz. İlginç bir yaklaşım :D

Diğer arkadaşların öykülerine yaptığım yorumlarıma bakarsanız ne demek istediğimi anlarsınız. Şahsen kendi öykümde veya öykülerimde çok büyük benzerlikler olduğunu düşünmüyorum. Dediğim gibi varsa da ben bilmiyorum, daha doğrusu denk gelmedim. Elbette daha önce hazcılığın yazıldığı bir sürü eser ve film söz konusu olmuştur. Ama hepsini bilmemi bekleyemezsiniz.

Siz bunu okuyarak daha önce denk geldiğiniz bir eserde aynı şeylerin işlendiğini görerek rahatsız olmuşsunuzdur. Testere konusunda ben de bu rahatsızlığımı dile getirmiştim tıpkı en yukarıda benden yaptığınız alıntılardaki gibi ancak bütün eleştiriye bakarsanız öykünün iyi ve kötü yanlarını da kendisine beltirttim. Zaten amacımız bu sitede kendimizi geliştirmek adına bu eleştirileri almaktır. Yani "testereye benzemiş bu olmamış" demedim arkadaşa.

Aynı yaklaşımı sizden de beklerdim. Tıpkı Bars Elsa rumuzlu arkadaşımızın yaptığı gibi öykünün ana hatlarındaki eksikliklerden bahsetseniz daha hoşnut olurdum.

Umarım ben de yazdıklarımla sizi incitmemişimdir. Kendinizi kötü hissederek tekrar yorumda bulunmak gibi bir büyüklük ve incelik gösterdiğiniz için ayrıca teşekkür ederim.

Çevrimdışı

  • *
  • 10
  • Rom: 0
    • Profili Görüntüle
Ynt: Elitlerin Zevkleri (+18)
« Yanıtla #8 : 10 Ocak 2014, 12:33:01 »
Estağfurullah ne büyüklüğü, inceliği... Hödüklük etmişim toplamaya çalışıyorum tabir-i caizse.
Eleştri yapmanın da bi usulu olmalı haklısınız. Şimdi bi kere daha deneyeceğim, izninizle. (Bu kadar edebiyatçının arasında ilk günden benim de uslubum değişti. Çalıkuşu gibi oldum. Annem çok sevinecek)

Hikayede seks ve sadizm cok işlenmiş. Otel filminin serisinde de konu bu şekilde gelişmişti. Hatta gençler cinsel dürtüleri yüzünden düşmüştü bu oyuna. Belki de bu sebeple cok benzettim.
Siz de hikayenizi, bunların yanısıra; yeme-içme, kleptomani, cinsellikte de mesela eşcinsellik (bu da ayrı bi tartışma yaratabilir, de hadi hayırlısı) vb.. temalarla daha da zenginleştirseniz -nacizane fikrim- çok daha güzel olurdu.. Belki de olmazdı bilmiyorum. Çok para insanı hep mi kudurtur?
 
Tabi bunları yazarken de; demek ki hikayeniz başarılı ki insanda "daha ne olabilirdi?" dedittiriyor.

Dümdüz okuduğum öyle çok hikayeler, yazılar var ki.. Ee? diyorsun, cevap yok.
   Mesela farkettim ki hikayenle ; içimde bir zengin yatıyor. Çok param olsa demek ki ouvv çok fena fikirlerim varmış, iğrenç!

  Forumu ve sizi henüz tanımıyorum. Bu sebeple gönderdiğiniz mesajları okudum. Sizin uslubunuzu yakalamaya çalıştım ki, o frekanstan sizinle iletişim kurabileyim. Samimi, ciddi... Tarzınızı az cok yakalamaya çalıştım. Saldırı değildi aslında ama...
Anlatmaya çalıştıkça uzatıyorum. Zor işte yazmak. Kısaca; sürç-i lisan ettik, affola.  


Çevrimdışı thevoice

  • **
  • 73
  • Rom: 0
    • Profili Görüntüle
Ynt: Elitlerin Zevkleri (+18)
« Yanıtla #9 : 10 Ocak 2014, 12:52:13 »
Üslubunuz harika ve tarihin acı veren olaylarıyla bu hikayeyi örtüştürmeniz de hayal gücünüzün ne harika işlediğine ispattır diye düşünmekteyim.

Elinize sağlık , güzel bir paylaşım olmuş ama değinmeden edemeyeceğim ( ben henüz bu türden hikayeler yazmayı denemedim; bu sebeple sadece bir okuyucunun beklentileri doğrultusunda değerlendirin lütfen ) ana karakterimize çok yüzeysel yaklaşılmış olduğu hissi yaratılmış gibi geldi bana.
Ortada haz alma kavramı ve yaşananlar olunca nedense bir karakter analizi ihtiyacı duyuyor insan, onu bu davranışlara iten ve haz almasını sağlayan unsurun sadece "para" olması nedense benim anlayışıma ters düşüyor. Geçmişten gelen bir iz , bir ipucu , hafifçe aralanmış bir kapı sanki olayların bir neden-sonuç ilişkisine oturtulmasında bana daha çok yardımcı olabilecekmiş gibi geldi. Mazur görün ;)
Özüne kanca atmak gerekirse;  hikayenin yapısında , kelime seçiminde ve aktarımında ağzımı şaplatarak arkama yaslanıyor ve keyfini çıkarıyorum. Elinize ve düşüncenize sağlık. Okurken keyif aldım.
Kendini hapiste bulan bir insan kalkıp evine gitmek istedi diye onu nasıl küçümseyebiliriz? Kaçamıyorsa bile duvarlar ve gardiyanlar dışında birşeylerden sözetmesi suç mu? Mahkum onu göremese de dışarıdaki dünya hâlâ gerçektir. Kaçış ihtimali en çok kimi telaşlandırır? Elbette gardiyanları!

J.R.R. Tolkien

Çevrimdışı M.K.Immortal

  • **
  • 292
  • Rom: 2
    • Profili Görüntüle
Ynt: Elitlerin Zevkleri (+18)
« Yanıtla #10 : 10 Ocak 2014, 13:10:33 »
@Nisancık; Aynı şekilde ben de size Estağfurullah, lütfen kendinize haksızlık etmeyin demek istiyorum. Ki siz kabul etmeseniz de sizin yaptığınız bir büyüklük ve inceliktir. Üstelik tekrar gelip eleştirinizi benden esirgememeniz bu yönünüzü tekrar ortaya çıkarıyor.

@thevoice; Öncelikle okuduğunuz ve yorum yaptığınız için teşekkür ederim. Şimdiye kadar yapılan yorumlara bakıyorum da gerçekten harika fikirler görüyorum. Keşke yazarken bu kadar acele etmeseydim hatta sizlerin yazdığı eksiklikleri düşünebilip ekleseydim öyküye.

Bars Elsa'nın yeme-içmeye ve uç sporlara değinmesi, Nisancık arkadaşımızın kleptomani ve eşcinsellik fikirleri ve sizin, ana karakterin ruh halinin temeline inilmesi gerektiği düşünceniz kesinlikle bu öyküdeki büyük eksiklikler. Şimdi bakınca sanki parası olan herkes bu yönde gidecekmiş gibi bir önyargı doğurmuşum öyküde.

Eleştirileriniz için hepinize teşekkür ediyorum.

Kayıp Rıhtım Arşiv Forum

Ynt: Elitlerin Zevkleri (+18)
« Yanıtla #10 : 10 Ocak 2014, 13:10:33 »