Kayıt Ol

Gölge

Çevrimdışı OZ

  • ***
  • 423
  • Rom: 5
  • Melanj
    • Profili Görüntüle
    • http://bortubocekgaleri.com/
Gölge
« : 13 Mayıs 2012, 08:01:54 »
Gölge

Sadece aptalların ya da cesurların adımladığı tekinsiz kuytularda, bazen akıl almaz şekillere bezenen sonra da bir kadının şekline bürünen bedensiz bir gölgeyi takip ediyordum. Gölge bazen yırtık duvarlardan kayıyor, bazen de ıslak sokakların gölcüklerinde kaybolarak ilerliyordu. Ben ise elimde dumanlı yaverimden acı bir nefes daha çekiyordum. Gölgesiz bedenler omzuma çarparak ilerliyor, dudaklarından kanlı bir tükürüğü ya da çarpık ağızlarından eksik dişli gülüşlerini talepkarca sergileyerek geçiyorlardı. Nefeslerinden sinsi buharlar sokakları kaplamış, yetersiz bir rüzgarda sallanarak gıcırdayan sokak lambalarını, küflü tabelaları demirden bir okyanusun engebeli yüzeyine benzetmişti. Çok yükseklerde, devrilecekmiş gibi duran duvarların ardındaki bulanık bulutların arasındaki ay olduğundan daha da küçük gözüküyordu. Aslında yüksek binalar yerine alçak zeminler vardı. Sanki mezara girmeden önce cehennemi görmek istercesine giderek alçalıyordu sokaklar.

Gölge, kah taşların arasında kıvrılıyor kah hiçbir engebeyi dilenmeden aşıyordu. Bazen de gölgesiz bedenlerin ayaklarına dolanıyor, onların gölgesi oluveriyordu. Ayakların onu oradan oraya taşımasına izin veriyordu. Bir oyundu bu. Sonra gözden kayboluyor, en karanlık sokaklarda gecenin içine karışıyor, kara bir dev olup her yerde ve hiçbir yerde oluveriyordu. Sonra salınan bir sokak lambasının oluşturduğu çaresiz bir aydınlıkta yeniden küçülüyor, yerini belli ediyordu.
Yerdeki ızgaralardan dumanlı sarı ışıklar, iğrenç çığlıklar ve şuh kahkahalarla birlikte yükseliyordu. Su oluklarından küfürbaz vıraklamalar çınlıyordu. Aptallar hışırdıyor, cesurlar hıçkırıyordu. Gölgesiz bedenler omuzlarımı acıtıyordu.

Uyan.

Yaverimin dibine vardım ve bir yenisini ateşleyerek selamladım. Bazılarını duman öksürtür, beni dumansızlık. Gölgeyi takip ederken öksürmek istemezdim. Duraksadım, neredeyse öksürecektim. Şanslıyım diye düşündüm. Bakındım, gölgeyi ayırt ettim. Ayağım su dolu bir çukura girse de devam ettim. Sokağın sonu gözükmüyordu. Buharlar ve sokak lambaları bir hayal dünyası yaratmıştı. Bedenler buraya ait değil gibiydi. Ya ben, ya gölge? O nereye aitti…   

Gel.

Gölgenin ardından başka bir sokağın köşesine yollandığımda sanki birden gün ağrıyor. Etraf gündüz gibiydi, sesler uzaklaşmış ya da bir perdenin arkasına gizlenmişti. Buhar kolları burgaçlanıyor, yerdeki çatlaklardaki sular kaynaşıyor ve sanki saf ışıktan oluşmuş bir kürenin ısı duvarı havayı kıpırdatıyordu. Sokak lambaları kendilerinden utanıyorlardı. Bir ışık patlamasını takiben derhal karanlık çöküyor sonra tüm renk tonları ufacık bir noktadan fışkırıyormuş gibi yeni bir gündüz oluşturuyordu. Küre büyüyüp nabız atıyordu. Küreden kara bir leke uzanıyordu. Gölge! Kayıp duran, dolanıp kaybolan, büyüyüp küçülen gölge gözlerimin önünde değişmeye başlıyor, ateşten kanatlarını gövdesinden dışarı doğru uzatıyor. Kırbaç gibi etrafı, binaları, kendi bedenini dahi döven başka uzantılara dönüşüyor. Yine gölge oluyor. Akıl almaz formlara giriyor. Sonra yine bedene kavuşuyor. Saçları beyaz bir alev, çıplak bir kadın bedenini örtüyor. Dayanılmaz ateşler kaplıyor bedeni. Duruyor, fokurduyor, eriyor. Gölge olup yeniden başlıyor. Bazen gölge, bazen beden. Bazen gece, bazen gündüz. Gündüz elini uzatıyor. Elinden çıkan ışık beni kör ediyor. Sanki itilmişim gibi sendeliyorum. Bir ısı dalgası beni yere atıyor.
Kaybediyorum.

Kimsenin bilmediklerini göreceksin.

Bir kara deliğin içinde gibiyim. Kum saatinin damlamadığı zamansız bir aralıkta gibiyim. Saniyeler saniyelere bölünürken, geceler gündüze, gündüzler gecelere karışırken binlerce kez seviştik. Ateşten kanatlarıyla beni yakıp kavuruyor ve ben her gidiş-gelişte yeniden doğuyordum. Çift cinsiyetli bir yaratığın tutsağı olmuştum. Zevklerin ötesindeydim, zevke bürünmüştüm. Alıp veriyordum. Verip alıyordum. Doyumsuzdum. Talep ediyordum. Daha Daha Daha. Binlerce kez öldürüp doğur beni. Yoğur. Daha Daha Daha. Yok et ve var et beni. Sana yetmek istiyorum.

Anla,
Anla.
Zamana inanıyor musun?
Yolunu biliyor musun?
Işığıma bakamayacak kadar kördün,
Gölgeye dönüştüğümde gördün.


Bir böcek gibi savruldum çevrende. Sen gölgeye, ben anlatana dönüştüm.

Ama zaman bizim için hükümsüzdür.
Biz yaşlandırdık ama yaşlanmadık.
Biz verdik ama alamadık.
Biz sevdik ama sevilmedik
Biz haykırdık ama duyulmadık.
Ama bana bakarsan,
Bana yaklaşırsan,
Beni seversen ölürdün.


O zaman içinde ölürdüm, dünyanın özüyüm ben. Seviş benimle.

*

Yıldız ve gezegen çarpışırken, güneş dünyayı içine çekerken yeni bilinmeyenler doğurmak üzere bilinen düzen kayboldu. Ya da aşkın mantığı yendiği bir o kadar da tanıdık bir düzen için.

SON?

Emre İnanç – arkakapak@hotmail.com – 13.05.2012
"Rebellions are built on hope"

Çevrimdışı grikunduz

  • **
  • 369
  • Rom: 6
  • Est solarus oth mithas
    • Profili Görüntüle
    • HayalGezer
Ynt: Gölge
« Yanıtla #1 : 05 Haziran 2012, 11:34:15 »

Ben ise elimde dumanlı yaverimden acı bir nefes daha çekiyordum.  

zevke bürünmüştüm.

Gölgeye dönüştüğümde gördün.
Bu cümlelerin herbiri için bile defalarca okunmaya değecek bir öykü olmuş.
Senin yazdıklarını okumayı seviyorum Oz.

Çevrimdışı The Titan

  • *
  • 12
  • Rom: 0
    • Profili Görüntüle
Ynt: Gölge
« Yanıtla #2 : 05 Haziran 2012, 11:54:05 »
Çok başarılı buldum gerçekten. Bazı tasvirlerin ve benzetmelerin çok can alıcı. Tebrik ederim

Çevrimdışı OZ

  • ***
  • 423
  • Rom: 5
  • Melanj
    • Profili Görüntüle
    • http://bortubocekgaleri.com/
Ynt: Gölge
« Yanıtla #3 : 05 Haziran 2012, 12:29:28 »
Çok teşekkürler arkadaşlar, yazdıkça öğrenmeye devam ediyoruz :)
"Rebellions are built on hope"

Çevrimdışı OZ

  • ***
  • 423
  • Rom: 5
  • Melanj
    • Profili Görüntüle
    • http://bortubocekgaleri.com/
Ynt: Gölge
« Yanıtla #4 : 24 Eylül 2016, 23:11:48 »
Merhaba arkadaşlar bu öyküm Bambu Dergi'nin yeni sayısında yayınlandı, bu  sevincimi paylaşmak istedim :) Öykümün 2012'deki halini hala forumdan okuyabilirsiniz veya gözden geçirilmiş dergideki haliyle Ankara Dost, İstanbul Mephisto, İzmir Pan, Eskişehir Adımlar'dan edinebilirsiniz.
"Rebellions are built on hope"

Kayıp Rıhtım Arşiv Forum

Ynt: Gölge
« Yanıtla #4 : 24 Eylül 2016, 23:11:48 »