Kayıt Ol

Hastadan Hisse

Çevrimdışı Acmert

  • **
  • 268
  • Rom: 24
    • Profili Görüntüle
Hastadan Hisse
« : 23 Aralık 2013, 00:43:29 »

Merhabalar. Ben bir zatürre virüsüyüm. Bu yazımda size içki lanetini nasıl bıraktığımı yazacağım. Umarım ki siz de başımdan geçen olaydan kendinize bir ders çıkarır, bu laneti bırakırsınız.

Hastadan Hisse

Rahatça yayıldım koltuğuma. Televizyonun karşısındaki bu koltuk, hayatımın geri kalanını geçirmek isteyeceğim tek yerdi. Ama geçiremezdim. Televizyonun sürekli çalışır halde kalması için çalışmam lazımdı, çalışmam içinse televizyonun karşısındaki koltuktan kalkmam… Ama bugün çalışmam gerekmiyordu. Bugün biraz televizyonun karşısındaki koltukta oturacak, ardından da diğer en büyük zevkim olan içmeye gidecektim!

Kumandanın en tepesindeki kırmıza tuşa basıp, televizyonu açtım. Karşıma çıkan ilk kanal, ertesi geceden kalma bir erotik kanaldı. Bir grip virüsü ile alımlı bir kanser hücresi vardı ekranda. Neden bu tür filmlerde kanser hücrelerine grip hücrelerini layık gördüklerini merak ettim ancak bunu düşünmenin bir faydası olmayacağını fark ettiğimde kanalı değiştirdim. Daha sonraki kanalda ise bir dizi oynuyordu. Bu diziye daha önce birkaç kez takılmıştım ancak esas karakter olan mikrobun fazlasıyla yapmacık olduğunu düşünüp bir daha izlememiştim. Daha sonradan öğrendiğim kadarıyla bu dizi de yabancı dizilerden uyarlama, klasik çalıntı iyi senaryo-kötü oyunculuk ürünüydü. Bu gece televizyonda bir şeyin olmayacağı kanısına erken varmıştım ama kapatmadım. Hızlıca kanalları değiştirip doğru düzgün bir şey bulmaya çalıştım. Bir kanalda çirkin, bağırsak kaçkını bir bakteri ileride dünyayı zombi virüslerinin yöneteceğine dair komplo teorilerini bağırarak anlatıyor, insanları bilinçlenmeye davet ediyordu. Olsundu. Nasıl olsa sonunda insanoğlu zombi virüsünü yok etmek için bir ilaç bulurdu.

Bu tür saçmalıklardan sıkılmaya başlamıştım ve birazcık haber dinlemenin faydası olacağını düşündüm. Çünkü biraz sonra içmeye gidecektim ve arkadaşlarımla sohbet ederken gündemle ilgili fikirlerimi öne sürüp onlarla tartışmam gerekebilirdi. Hiçbir fikrim olmasa bile bazı fikirler edinmeliydim.  Haber kanalını açtım.

“Uzun süredir süren diktatörlük rejimini yıkılması için Purey Başhastalığı ve Baş Menenjit Legas ile çatışmalarını sürdüren onbinlerce isyancı bugün de Vorey meydanına akın etti. Legas’ı istifaya çağıran isyancıların karşısında duran Legas yanlıları ise bu çağrıya ateşle karşılık verdi. Şimdilik iki yüz yetmiş altı ölü öldüğü sanılıyor!”

Son zamanlarda sürekli bu haber dönüyordu. İyice can sıkar olmuştu.

“Bugün de Hastalıklar Kurulu üyeleri toplandı. HKT’nin ardından konuşan Baştalık Erdug “Tüm Hastalık Cemiyetlerini kapatacağız,” dedi. “Bu tür Cemiyetler devlete paralel bir yapılanma içindeler! Buna asla izin verilemez. Hepsinin inlerini tek tek basacağız!” Başhastalık konuşmasının ardından MGD Devlet Başkanıyla olan yemeğine katılmak amacıyla MGD’ye uçtu."

Televziyonu kapatıım. Bu kadar haber içimi sıkmıştı. Bara gitmek üzere hazırlandım.

Düzenli olarak içtiğim bar evimin iki alt sokağındaydı. Barın kapısında “Hastalık Kardeşler Birahanesi” yazıyordu. Altındaki tabelada ise “Aftlar ve Uçukların girmesi kesinlikle yasaktır!” diyordu. Türümüzün en iğrenç yaratıklarıdır onlar. Gereksizdirler, Tanrı’nın muhteşem yaratıcılığının yan ürünüdürler. Onları sevenler ise günahkâr mazoşistlerdir.

Barın içerisine girdiğimde etrafta bir tanıdık aradım ve köşede arkadaşlarımdan oluşan bir topluluk gördüğümde neşelendim. Oturmadan önce kendime bir antibiratik söyledim ve arkadaşlarımın yanına geçtim.

“Ooo, Wong!” dedi içlerinden birisi. Adı Murhates’di. Kendisi bir verem mikrobuydu. Eskiden onlar da revaçtaydılar ancak insanoğlunun sağlık alanındaki ilerleyişi herkesten çok onları vurmuştu. “Nerelerdeydin?”

Boş sandalyelerden birine otururken “Çalışıyordum üstat,” dedim. “Son zamanlarda çok yoğunuz.”
Faranjit mikrobu dostum Padgar gülümsedi. “Zatürrelik zor zanaat,” dedi. “Azıcık daha okuyup verem olsaydın da, Murhates gibi her gece buralarda sürtseydin!”

Herkes gülerken Murhates alıngan bir tavırla dudaklarını büzdü. “Bir faranjit olup yetmiş yıl aynı insanla uğraşmaktansa verem olup sürünmeyi tercih etmek daha çekici geldi, ne yapayım!” Ona da güldük.
Garsonluk yapan bir ayak mantarını çağırdım ve kendime bir antibiratik daha söyledim.

Saatler ilerledikçe dostlarımla sohbet koyulaşıyor, koyulaştıkça daha da çok içiyordum. Bir süre sonra yavaş yavaş kalkmaya başlayan dostlarımın ardından yalnızca ben ve masadaki en yaşı dostum Kızıl Veba Rok kalmıştı. Rok’un türü çok uzun yıllar önce dünyanın yarısını kırmıştı, ancak bilinmeyen bir nedenden dolayı hastalık bir anda sönmüştü ve Kızıl Veba’nın hükmü yarıda kalmıştı. Artık modern topraklarda Kızıl Veba’ya çok nadiren rastlayabilirdiniz ama insanoğullarının Afrika adını koyduğu topraklarda hala onlar çokça bulunurlar.

“Artık içme,” dedi Rok. “Zamanında çok içen birini tanımıştım. Zararlı çıktı.”

“Aman sende!” dedim ona. “Hastalanacak değiliz ya!” Kendi esprime güldüm.

Rok’un yüzü ciddileşti. “Yüzyıllar önce dünyayı ele geçirmeyi amaçlayan bir veba virüsü vardı. O zamanlar onun yaşadığı topraklarda veba virüsünün hiçbir etkisi yoktu. Kendi devletlerinde tüm bulaşıcılık başka bir hastalık olan Sıtma türünün elinde olduğu için, fakirce yaşıyorlardı. Sıtmalar doğal yaşam alanlarının çok uzağındaydılar. Olmamaları gerekirdi. O zamanlarda kendi türüne çok bağlı yetişen veba hastalığı buna son vermek istedi. Tek derdi tüm dünyaya vebanın en büyük, en lanet hastalık olduğunu göstermekti. Başarılı oldu da. Bir bir, insanlar düşüyordu. Aynı zamanda hastaneler de kurduruyordu. Bu hastanelerde Sıtma hastalıklarını toplayıp, onlara işkence yaptırdı.

O fark etmedi ama git gide kendisi de asıl amacından uzaklaşıyordu. Zevklerine yenik düştü. Sıtmalara işkence yaparken keyiflenmek için bol bol antibiratik içiyor, sabahlara kadar uyumuyordu. Ve bir gün antibiratikler yüzünden iyileşti.” Rok geçmişin anıları yüzünden acı çekiyor gibiydi. “Evet, hastalanamayız. Ama daha da kötüsü olabilir. İyileşebiliriz!”

Rok’un bana anlattığı anısı o gün beni çok etkilemişti. O günden beri ağzıma bir antibiratik bile sürmedim. Demem o ki, iyileşmek istemiyorsanız, içmeyin!


Çevrimdışı M.K.Immortal

  • **
  • 292
  • Rom: 2
    • Profili Görüntüle
Ynt: Hastadan Hisse
« Yanıtla #1 : 23 Aralık 2013, 05:55:15 »
Okuduktan sonra tekrar başlığa bakınca yüzümde tebessüm oluşturacak kadar eğlenceli bulduğum bir öyküydü :D Sonu böylece bitmeseydi de hazır hastalık dünyasına giriş yapmışken biraz daha sosyal hayatlarını öğrenseydik keşke. Elinize, emeğinize sağlık.

Kayıp Rıhtım Arşiv Forum

Ynt: Hastadan Hisse
« Yanıtla #1 : 23 Aralık 2013, 05:55:15 »