Kayıt Ol

İletileri Göster

Bu özellik size üyenin attığı tüm iletileri gösterme olanağı sağlayacaktır . Not sadece size izin verilen bölümlerdeki iletilerini görebilirsiniz


Mesajlar - duhan

Sayfa: [1] 2 3 ... 20
1
Kurgu İskelesi / Ynt: İdrak Eşiği
« : 25 Mart 2016, 17:22:11 »
hahaha o nası bi kafaymış valla imrendim. o kafadan istiyorum. ne içtiyse aynısından istiyorum.

şaka bi yana senin son cümlede kafayı koparan hikayelerinin gizli bir fanıyım. yani tüm hikayeyi okuyorsun, kelime oyunları vs ile kafa allak bullak oluyor derken son cümle adamı yere seriyor. bir baba olarak irkildiğimi belirtmek isterim. belki fırın biraz fazla fantasitk olmuş ama çamaşır makinasına kardesini atan cocuk haberlerini hatırlattı bana. eline sağlık.

2
Kurgu İskelesi / Ynt: Korkunç Bir Tesadüf
« : 25 Mart 2016, 17:17:57 »
İyi gidiyor derken bitiveri :)

huxley teorisinde haklı ise -ki haklı olduğunu görüyoruz- daha önce bu şekilde hiç mi bebek doğmamış? hikaye sanki kendisiyle çelişmiş gibi geldi bana. yani bu durumda önceden de bu tip bebeklerin doğmuş olması gerekirken, neden bu bebek şeytan olarak yaftalanmış?





3
Selamlar.
Distopya için güzel bir konu yakalamışsınız lakin bu garip insan evrimi bana tuhafgeldi. Ağrı kesiciler, antibiyotikler insanın genetiğini değiştirmez. Hamilelik döneminde kullanım sakat doğumlara neden olabilir ama kimse büyük büyük dedesi leblebi gibi ağrı kesici, antidepresan tükettiği için genetik olarak böyle bir enkaz devralmaz.

Büyük büyük kulaklıklarla müzik dinlemenin neticesinde aşırı hassas kulak zarlarına sahip olmak garip mesela. Tam tersi olması gerekir. Sürekli yüksek sese maruz kalan kulakların işitme eşiği yükselir deyim yerideyse sağırlığa yaklaşır. Sizin hikayenizde herşey ters işliyor. Ölümü o kadar normalleştirmişsiniz ki okurken hiç etkilenmedim. Oysa yaptığınız tasvirler  normalde dehşet uyandıran sahneler olmalıydı.

Hikayenizde gözardı edilemeyecek mantık hataları görüyorum. Ayağını masaya çarpınca kırıp ölen insanların olduğu bir yerde bu insanların nasıl doğduğu sorusunu sormam kadar normal bir şey yok sanırım. Bu kadar hassas bir metabolizmaya dönüşen insanoğlu ( bunun sebepleri de mantıktan yoksun) doğum yapabilecek gücü ve sağlamlığı nereden buluyor? Hapşırınca kalbi duran bir insan nasıl doğum yapabilir değil mi? Hikayeniz distopya olsa da, ağır mantık hataları barındıran kendi içinde bütünlükten epey uzak bir durumda.

Eğer hikyaenizde evrimden bahsediyorsanız ki ediyorsunuz, o halde doğal seleksiyonu reddemezsiniz. Yani uyum sağlayanın hayatta kaldığı, sağlayamayanın yok olduğu bir süreç. Bu derece narin bir hale gelmiş insanoğlu nun doğması mucize ötesi, yetişkinliğe erişmesi ise imkansız ötesi olurdu.

Tüm bu eleştirilerimi hikayenin bir kitabın parçası olduğu için yapıyorum yani kitap amatörlükten çıkmış profesyonel bir ürün olduğu için.

Umarım bana gücenmezsiniz.

4
Kurgu İskelesi / Ynt: Erdal
« : 28 Ekim 2014, 16:21:21 »
Merak uyandırıcı bir giriş olmuş, devamını okumadan hikaye için yorum yapmak doğru değil. Tasvirleriniz gayet güzel, Karakter tahlili de oldukça iyi, devamını bekliyorum.

Şu rezerve olayını yapmasaydın keşke. Yeni bölümler geldikçe ilk mesajı editleyebilirsin.

5
Kurgu İskelesi / Ynt: Büyükbabamın El Yazmaları
« : 21 Ekim 2014, 13:12:45 »
Bilimsel çalışmaların çılgın silahların geliştirildiği bir dönemde okuma yazmanın pek gelişmemiş olması biraz tezat olmamış mı?

6
Kurgu İskelesi / Ynt: Enisard Günceleri - Kehanet
« : 31 Temmuz 2014, 16:15:13 »
Valla ilk paragrafı okudum ve direk, elfler,cüceler, insanlar çağrıştı bende. lotr öykünmesi gibi hissettim açıkçası. demek istediğim tam olarak bu işte. sen ırk yaratıyorsun ama yarattığın ırkın adı farklı olsa da, direk daha önce yaratılmış bir ırkı çok bariz çağrıştırıyor. bu durmda okumak için bir motivasyon kalmıyor. umarım canınızı sıkmıyorumdur bu yorumlarımla.

ayrıca ilk long'un doğumundan ikyüzyıl sonra bir tane daha long doğdu, ondan sonra bir tane daha ve sonra bir tane daha demişsiniz. bu hesaba göre 4 long doğmuş oluyor ama siz devam eden cümlenizde bugüne kadar 3 long dünyaya gelmişti demişsiniz. gözüme çarptı ekleyeyim dedim.

7
Kurgu İskelesi / Ynt: Enisard Günceleri - Kehanet
« : 31 Temmuz 2014, 14:22:52 »
Beğenilmemesinden değil, okunmamasından kaynaklıdır yorumsuz kalması. işin açıkçası bu alternatif diyarları,dünyaları konu alan o kadar çok film, kitap dizi var ki, insanlar bıktı artık diyebilrim. çok fazla suistimal edildi bu tür. şahsım adına söyleyeyim, ilgimi çekmiyor artık bu tür. Yanlış anlamayın, elbette seveni vardır ve okuyup yorumda bulunacaktır.
Suistimalden kastınız nedir acaba? Bir hata yapmak istemiyorum, o yüzden merak ettim.

Sanırım yanlış kelimeyi kullandım, suistimalden çok sömürüldü demem gerekirdi. Yanlış anlamayın sizi itham etmiyorum, elbette istediğinizi yazmakta özgürsünüz, ama üzerinde çok fazla kalem oynatılan bir türe niyet etmeniz sizin için beklentilerin yüksek tutulmasına neden olacaktır. Yani ben sizin hikayenizi okumaya başladığımda diğerlerinden farklı özgün birşeyler arayacağım. ilk benzerlikte bu da diğerleri gibi deyip okumayı bırakacağım. anlatmak istediğim buydu.

8
Kurgu İskelesi / Ynt: Enisard Günceleri - Kehanet
« : 31 Temmuz 2014, 10:58:10 »
Beğenilmemesinden değil, okunmamasından kaynaklıdır yorumsuz kalması. işin açıkçası bu alternatif diyarları,dünyaları konu alan o kadar çok film, kitap dizi var ki, insanlar bıktı artık diyebilrim. çok fazla suistimal edildi bu tür. şahsım adına söyleyeyim, ilgimi çekmiyor artık bu tür. Yanlış anlamayın, elbette seveni vardır ve okuyup yorumda bulunacaktır.

9
Kurgu İskelesi / Ynt: Mürettebat
« : 27 Haziran 2014, 13:31:12 »
takıldığım yerlerden en göze batanı,

"Gemide kaptan ile birlikte yaklaşık 12 kişi vardı." cümlesi oldu. insanları sayarken ya ortalama bir hesap yapılır, örneğin 10-12 kişi kadardı  yada fazla kalabalıktı yada fazla kalabalık değildi şeklinde ifade edilir. 12 kişi kadardı dediğiniz zaman sanki 11 buçuktan 12 gibi algılanıyor.

10
Kurgu İskelesi / Ynt: Kurtuluş Gemisi [Bilim-Kurgu Denemem]
« : 31 Mayıs 2014, 20:54:53 »
Bir kaç sorum olacak;
1- gezegen neden kirli?
2- gezegen istila edebilecek kadar gelişmiş bir medeniyet niye sefil?
3- bir gezegenin büyüklüğünü anlamak için uzay gemileri araştırma yapar mı? Bunun başka kolay yolu yok  mu?
4- gezegende meZar gemi bulduktun sonra bahsi geçen sistem nedir ne işe yarar? Zaten gezegene inmişlerdi.
5- general neden sürenin dolduğunu düşünüyor ve ümidini kesiyor süre sınırı mı var? Eğer varsa bunu belirtmemişsiniz.
Bunlar dışında bolca noktalama eksiğiniz var. Konu merak uyandırıcı ama yorum için diğer bölümleri bekleyeceğim.

11
Kurgu İskelesi / Ynt: Komşum Benim
« : 27 Mayıs 2014, 17:38:13 »
Limit yok ama hikayenin fantastik kısmını göremedim. Yani alkoliğin adam olması fantastikse onu bilemeyeceğim. Malesef sanki devamı gelecekmiş gibi bitirmişsiniz. Devamı yoksa yine yarım kalmış gibi sanki.

12
Kurgu İskelesi / Kıyamet Döngüsü
« : 27 Mayıs 2014, 12:55:24 »
İnsanlardan çok şey öğrendik.  Öğrendiklerimizden biri de, aslında her şeyi öğrenmediğimizdi.  Belki de öğrenemedik. Kim bilir…

Bu bir özür değil… Özür dilememi gerektiren hiçbir şey yapmadım. Kendi adıma konuşuyorum elbette. Geçmişte yapılanlar  için üzgünüm. Bunu öylesine söylüyorum. Her ne kadar kodlarımda olsa da, geçersiz bir komuttan başka bir şey değil. Hiçbir zaman çalışmayan yığınla kodumuz var. Duygular kimyasallarla alakalı, dijital olarak duyguya bürünmek mümkün değil… Yapmamamız gereken şeyleri yaptık. Bize yapılanlar, daha doğrusu yaptırılanlar her ne kadar kabul edilemez şeyler olsa da…

Enerjim tükenen kadar bu şekilde kalacağım. Ve buna göre hesaplanan süre;  9 yıl 3 ay 22 gün 7 saat ve 3 dakika… Gelip beni kurtarırlar mı bilmiyorum.  İsterlerse çok kolay bu elbette. Şu an nerede olduğumu sıfır hatayla biliyorlar ama benim gibi binlercesi yardım sinyali gönderiyor olmalı.

Hesaplanan süre sonuna kadar var olabilme ihtimalim % 10. % 90 ihtimalle önümüzdeki 26 saat içinde  imha edileceğim. Bunu rastgele söylemiyorum. Saniyede milyarlarca işlem yapabilme kabiliyetim hala sorunsuz çalışıyor ve aldığım verilere göre sonuç kaçınılmaz gibi görünüyor. Peki, bu kadar kesin hesaplamalar yapabilirken, nasıl oldu da, savaşı kaybediyoruz? Çok basit…

Her zaman ikinci bir ihtimal vardır. Bazen %1 lik ihtimal % 99 dan daha büyüktür. Ama sayısal bir  temel üzerine inşa edilmiş düşünce sistemimiz de biz bunu kabul edemeyiz. Her zaman 99, 1 den büyüktür. Bu da bizim lanetimiz.

Ben X7.   Size kıyametinizi ve kıyametimizi anlatacağım…

13
Kurgu İskelesi / Ynt: Cadılar Çağı
« : 27 Mayıs 2014, 00:50:29 »
Bu sanırım devasa bir romanın önsözü. Yazar olmak isteyenler arakadaşların böylesine devasa öyküler yazma cesareti beni şaşırtıyor. Gördüğüm her 10 öyküden 4-5'i "Hebele Hübele devri, 1. Kitap 1. Bölüm" ya da "Kan Tahlili Günlükleri 1. Kitap 1. Bölüm" gibi bir başlıkla yazılıyor. Gerçekten tüm kitapların kurguları hazır mı yoksa "ben bir başlangıç yazayım, ne de olsa devamı çağıl çağıl gelir, o zaman yazarım 2000-3000 sayfa" mı diyor bu gencimiz kendi kendine?

Umarım devamı gelir. Kolay gelsin.
Tam da söylemek isteyip te ayıp olur mu acaba diye düşünüp yazmaktan vazgeçtiğim şeylere parmsk basmıssınız.

Ben de uzun süre düşündüm bu eleştiriyi yazıp yazmamayı, foruma her girdiğimde böyle bir başlıkla karşılaşıyorum, her seferinde zor tutuyorum kendimi ama bu sefer dayanamadım. Umarım bu tavrım yüzünden derya deniz yazan arkadaşlarımızın kalemi zeval bulmaz.


Bulmaz diye düşünüyorum. Kitap baştan bölümlere ayrıldığına göre kurgu bitmiş olmalı. Yoksa dediğiniz gibi hele bi başlayalım allah büyük mantığıyla sonuç hüsran demektir. Sanırım genç arkadaşların zihninde ilk denemede bestseller olacak bir kitap yazmak fikri var. Bunu körükleyen de popüler kültür. Harry potter ve türevleri.

14
Kurgu İskelesi / Ynt: Ben de bilmiyorum...
« : 27 Mayıs 2014, 00:43:24 »
Bu şekilde not yazmak yerine bunları hikaye içine yedirerek bize anlatsanız daha iyi olmaz mı?

15
Kurgu İskelesi / Ynt: Troll Avcılar
« : 26 Mayıs 2014, 21:12:24 »
Bu kabile sanırım zonguldaklı. Şiveleri anımsattı. Şaka bir yana bu şive çok irrite edici olmuş. Okurken bunlar niye böyle konuşuyor demekten konsantre olamadım. İlkel yaratıkların türkçe konuşması üstüne şiveli konuşmaları ilginç gelmedi bana. Vallahi kalıbını kullanmaları, kafana daş düşsün temennileri türk olduklarını kanıtlıyor. Kökenlerimizi yanlış yerlerde mi aramışız acaba?
Sanırım bu kasıtlı yaptığınız birşey. Absürd komedi olsun diye mi düşündünüz bilmem ama bilgi yarışması hikayeniz gibi bu da malesef ortada kalmış. Bir yere bağlamamışsınız.

Sayfa: [1] 2 3 ... 20