Kayıt Ol

Alien Evreni

Çevrimdışı Dúrgonath

  • ***
  • 680
  • Rom: 13
    • Profili Görüntüle
Alien Evreni
« : 27 Ağustos 2009, 16:49:28 »

Bu konuyu kimsenin açmamasına şaşırdım. Şöyle derli toplu bir kronoloji ve ansiklopedik bilgilerle süsleyeyim bari.

İLK BÖLÜM: XENOMORPH IRKINA GENEL BAKIŞ.

  “Alien” ya da dilimizdeki anılış şekliyle “Yaratık” ya da tür ismi ile “Xenomorph (Yunanca-Xeno: Yabancı + Morph: Şekil, Şekil değiştiren)”, bir tür iç parazittir. Bilim-kurgu evrenindeki çoğu canlının aksine, zeki bir ırk değillerdir. Belli başlı böcek türleri gibi bir Kraliçe’ye bağlı, avcı yaşama sahip ve çoğalma amaçlı bir yaşam sürerler. Çoğalmalarına engel olacak her türlü olguyu ortadan kaldırma içgüdüsüne sahiptirler.
   
  Genel görünüşleri şu anda var olan 4 Alien filminde giderek değişmiştir. Bu değişim sadece yetişkin Xenomorph’larda  belirgin bir şekilde görülebilir. Her bir filmde yaratığın parmak sayısı ve kafa yapısı farklılık gösterir. Ayrıca, dış görünüşlerini, zeka düzeylerini ve fiziksel kuvvetlerini asıl etkileyen faktör, Xenomorph’un ne tür bir canlının içine yerleştiğidir.

  İlk filmde, ölü bir Ay olan Acheron’da (sonradan değineceğim, ayrıca insanların kolonileştirmesi üzerine LV-426 ismini de almıştır) bulunan terk edilmiş “Derelict (Batık, Terk edilmiş)” olarak adlandırılan (buna da değineceğim) gemideki uyandırılma sonucunda, bir insan ile birleşerek oluşan Xenomorph’un kafası düz, pürüzsüz ve parlaktı. İçini dolduran dumansı madde (hareket ettiğini söyleyemem) ise bir tür beyin yapısıydı.(1)

  Sonraki filmde, belki de böceksi kolonileşmeyi vurgulamak için sembolik bir anlatımın sonucu, vücudu ve kafası bir önceki haline göre daha sert ve kabuklu görünen bir Xenomorph kolonisi ile karşı karşıya kaldık.(2) Buraya eklemeden duramayacağım, bazı çizimler, görüntüler ve oyuncaklarda, ilk filmdeki Xenomorph’un kafa yapısının iç kısmının ikinci filmdekilerin kabuksu kafa yapısına çok benzediği görülüyor.(3)

  3. filmde ise önümüze bambaşka bir Xenomorph konuldu. Bir köpeğin içine yerleşmiş olması nedeni ile, diğerlerinden farklı bir görüntüye sahip ve farklı fiziksel özellikler sunan bir "Dog Alien". Bu türü ilerleyen paragraflarda inceleyeceğiz.(4)

  Son filmde ise, yine ilk filmdekine yakın dış görünüşe sahip fakat griden ziyade siyah ve kahverengi tonlarında renkli ve diğer filmlerde olmadığı kadar zekileşmiş (Bunda belki geçen zamanın  belki de artık insan DNA’sı ile iyice birleşmenin etkisi vardır) Xenomorphlar ile karşılaştık. Çözüm üretme ve tuzak kurma yeteneklerine sahip, kendi aralarında konuşabilen bir türe dönüşmüşlerdi.(5)

  Eğer Xenomorph’ları yetişkin seviyeye indirgersek, dış görünüşleri genellikle şöyledir:

“…standart xenomorph 2-2.25 metre boyundadır, uzun da bir kuyruğa sahiptir. yaklaşık olarak insan formundadır. kafatası uzun, gözleri görünürde yoktur. ağzının içinde bir ağız daha vardır, ki bu dili olarak gösterilir. 5 veya 6 parmağa sahip olabilir. parmak ve kafatası şekilleri filmler arasında değişiklik göstermiştir. ayakları pençe şeklindedir. iskeletvari bir görünüme sahip olan xenomorph'un rengi siyahtan koyu maviye doğru açılır. vucut sıvıları son derece asidiktir, ve saldırırken asit tükürdükleri görülmüştür. dişleri, pençeleri ve kuyrukları en güçlü saldırı silahlarıdır. çok iyi yüzücüdürler…” (kaynak: ekşisözlük)
   
  Koşmadıkları zaman iki ayaklı duruş stilini kullanırlar. Vücutları ısı yaymaz, çünkü vücut ısılarını dış ortama göre ayarlarlar. Duvar ve tavan gibi düzlemlere tırmanıp oralarda koşabilir veya yürüyebilirler. Kaynakla kapatılmış çelik kapıları kırabilecek kadar güçlüdürler. Kuyrukları bölümlerden oluşur, omurganın devamı görüntüsündedir. Kuyruğun ucunda bir iğne bulunur. İlerleyen filmlerde bu iğne giderek büyüyüp keskinleşerek bir tür bıçağa dönüşmüştür. Ayrıca, Aliens vs. Predator filminde kuyruğun iğneye yakın bölümüne bir sıra ince-uzun kemiksi yapı eklenmiştir. Bunun yüzmeye yardımcı bir tür kuyruk yüzgeci yapısı olduğunu düşünüyorum. Bu oluşumu sayfanın başındaki Xenomorph resminde görebilirsiniz.
   
  Kanları oldukça güçlü bir tür yoğunlaştırılmış hidrosülfürik asitten oluşur. Yeşil-sarı renklidir ve vücut içinde oldukça büyük bir basınç altında tutulur. Bu nedenle, vücutta bir yara ya da yarık oluştuğunda, bir savunma mekanizması gibi, asit fışkırarak etrafa zarar verir.(6) Kendi asitlerinden etkilenmezler. Bunun nedeni, insan midesinin kendi asidinden etkilenmemesi ile aynıdır. Vücut sıvılarındaki asidin farkında olan Xenomorphlar, kobra yılanı gibi asit tükürebilir. Facehugger evresindeki Xenomorph’lar bunu kurbanlarına daha kolay ulaşmak için kullanırlar. İlk filmde, Facehugger kurbanının yüzüne ulaşıp embriyoyu yerleştirmek için asit sayesinde kurbanın nefes almasını sağlayan kaskı eritmiştir. Ayrıca, bir tür “çamsakızı” salgılayabilirler. Bunu, kovanlarının duvarlarını kaplamak(7), etkisiz hale getirip üreme veya beslenme amacı ile kovana getirdikleri avlarını sabit tutmak(8 ) gibi farklı amaçlar için kullanırlar. Bu sakız onlara kamuflaj da sağlar. Eğer iyi işlenmişse, kovanın duvarları Xenomorph’ların vücut dokularına büyük benzerlik gösterir, böylece duvarlara tutunup bilinçsizce içeri giren bir avı bekleyebilirler. Aşırı miktarda salya da salgılarlar.
   
  İnsan seviyesinde bir zekaya sahip olmasalar bile, gözlemleyerek öğrenirler. “Newborn” dışında, çok az duygusal özellik gösterirler, bunlar da yumurtalarına karşı korumacılık ve annelik içgüdüsünden ibarettir. Çıkardıkları sesler tıslamalar, hırıltılar ve zaman zaman çığlıklardan oluşur. Avlarını takip ederken ise çok sessizdirler.



Spoiler: Göster

(1) İlk filmdeki Xenomorph.

Spoiler: Göster

(2) İkinci filmdeki Xenomorph türü.

Spoiler: Göster

(3) Kafa yapısı benzerliği.

Spoiler: Göster

(4) Dog Alien.

Spoiler: Göster

(5) Son filmdeki Xenomorph türü.

Spoiler: Göster

(6) Xenomorph kanının etkisi.

Spoiler: Göster

(7) Xenomorph kovanının duvarları. Karşılaştırmanız için bir yaratık ile beraber.

Spoiler: Göster

(8 ) Çamsakızı ile kaplanmış bir av.

Çevrimdışı hikayeci

  • *
  • 15
  • Rom: 0
    • Profili Görüntüle
Ynt: Alien Evreni.
« Yanıtla #1 : 22 Aralık 2009, 21:00:17 »
İki kedim olsa birinin adını 'Weyland' diğerinin adını 'Yutani' koyarım! :)

Çevrimdışı Dúrgonath

  • ***
  • 680
  • Rom: 13
    • Profili Görüntüle
İkinci Bölüm: Xenomorph'ların Yaşam Döngüsü.
« Yanıtla #2 : 10 Temmuz 2010, 14:42:31 »

İKİNCİ BÖLÜM: XENOMORPH’LARIN YAŞAM DÖNGÜSÜ.
   

  Xenomorph ırkı, daha önceden belirttiğim gibi koloni bazlı ve baştaki Kraliçe’ye bağlı bir yaşam sürerler. Yaşam döngülerini özetlersek; Kraliçe’nin yumurtladığı bir “Yumurta” olarak başlarlar, bu yumurtadan bir “Facehugger (Yüzeyapışan)” çıkar, adının belirttiği gibi kendine uygun bir taşıyıcı bularak yüzüne yapışır ve onu bir şekilde “hamile bırakarak” içinde bir “Chestburster (Göğüspatlatan)” gelişmesini sağlar, bu Chestburster da yine adından anlayabileceğiniz gibi taşıyıcının göğsünü yararak bir şekilde tekrar doğar, birkaç saat içinde Chestburster deri değiştirir, uzuvlarının gelişimini tamamlar ve hücrelerini silikon bazlı olacak şekilde yenileyerek “Drone (asıl anlamı Erkek Arı olsa da, Yetişkin seviyesine karşılık geliyor)” seviyesine ulaşır. Şimdi bu seviyeleri (drone hariç, onu bir önceki bölümde oldukça detaylı bir şekilde anlattım) inceleyelim.

    Yumurta: Yumurtalar, elips şeklinde ve deri görüntüsüne sahip, 75-100 santimetre arası bir yükseklikte ve tepesinde dört parçalı bir tür ağız bulunan kütlelerdir.(1) Olası bir taşıyıcının yaklaştığı hissedildiği anda–tam olarak nasıl olduğundan emin değilim, sanırım ısı değişimini veya hareketi algılıyorlar; ancak ilk filmde Kane (ilk Alien kurbanı) Derelict gemisinde yumurtaların bulunduğu bölüme(2) girip (daha doğrusu düşüp) bir tür lazer katmanından geçtiğinde yumurtalar hareketlenmişti–yumurta açılır ve içinden çıkan Facehugger taşıyıcıyla birleşmeyi sağlar.

    Facehugger: Xenomorph’un yaşam döngüsündeki ikinci basamak olan Facehugger’lar, 8 uzun ve kemikli bacağa ve uzun bir kuyruğa sahiptir, ki bunlar yüksek bir hızda koşabilmesine ve oldukça yükseğe zıplayabilmesine yardımcı olurlar. Örümcek ve yengeç arası bir görüntüleri vardır(3)(4). İçinde bulundukları ortama uyum sağlamak için deri ve hücre yapıları değiştirebilirler. Facehugger’ların tek amacı üremeyi sürdürmektir, bunu da taşıyıcının yüzüne yapışıp(5) bir tür hortum yardımıyla ağzından soluk borusuna embriyo haline gelecek olan Chestburster zigotunu yerleştirerek yapar. Yüzüne yapıştığı taşıyıcı oksijensizlikten ölmez, çünkü hortumdan aynı zamanda oksijen de verilir. Taşıyıcı Facehugger’a karşı koyamaz, çünkü Facehugger en başta kuyruğuyla taşıyıcıyı boğarak etkisiz hale getirir. Embriyo yerleştirildiğinde Facehugger kendiliğinden taşıyıcıdan ayrılır ve ölür.

    Chestburster: Bu basamak, Xenomorph’un temel özelliklerinin belirlendiği basamaktır. Çünkü taşıyıcının içinde gelişirken onun DNA sıralamasını kendine kopyalar ve bu şekilde Drone evresindeki görünüşü, davranışları ve benzeri kendine özgü yetenekleri geliştirir. Kısacası; Drone’un yürürken iki ayağını mı kullanacağı, ya da Dog Alien’da olduğu gibi ön pençelerini de kullanarak dört ayaklı bir hareket biçimini mi seçeceği, bir Predator gibi ekstra çenelere sahip olup olmayacağı bu evrede belirlenir. Facehugger taşıyıcıdan ayrılıp öldükten sonra, taşıyıcı görünürde olumsuz belirtiler göstermeden uyanır. Ancak birkaç saat içinde, Chestburster’ın gelişimiyle bağlantılı olarak, boğaz ağrısı, hafif bulantı, nefes darlığı ve iştah artışı gibi etkiler ortaya çıkacaktır. Eğer gelişen embriyo bir Kraliçe olacaksa, kuluçka dönemi bir ya da iki haftaya kadar çıkabilir, ve bu etkilere yorgunluk ve kanama da eklenir. Kuluçka dönemi tamamlanıp Chestburster geliştiğinde taşıyıcının göğsünü yararak(6) onu öldürür ve dışarı çıkar.(7)



Spoiler: Göster

(1) Açılmış bir yumurta.

Spoiler: Göster

(2) Derelict gemisindeki yumurta bölmeleri. Mavi ışık bahsettiğim lazer alanı.

Spoiler: Göster

(3) İnceleme tüpüne hapsedilmiş bir Facehugger.

Spoiler: Göster

(4) Facehugger'ın alt yüzünün görünüşü.

Spoiler: Göster

(5) Facehugger'ın birleşme halindeki görüntüsü.

Spoiler: Göster

(6) Chestburster taşıyıcının göğsünü yararak çıkar.

Spoiler: Göster

(7) Göğüsten ayrıldıktan sonra, Chestburster gelişimini tamamlamak için kaçar.

*hazırlanıyor*

Çevrimdışı Amras Ringeril

  • ******
  • 2486
  • Rom: 0
    • Profili Görüntüle
Ynt: Alien Evreni.
« Yanıtla #3 : 10 Temmuz 2010, 14:50:43 »
Bu facehugger bildiğin headcrab'miş. Galiba facehuggerlar biraz daha hızlıymış.
try again fail again fail better

Çevrimdışı Dúrgonath

  • ***
  • 680
  • Rom: 13
    • Profili Görüntüle
Ynt: Alien Evreni.
« Yanıtla #4 : 10 Temmuz 2010, 14:53:31 »
Evet, hl oynarken ben de çok hoşlanırdım öyle düşünmekten. Ama yine de oldukça temel noktalarda ayrılıyorlar; headcrab tepeden facehugger önden yapışıyor mesela, sonra headcrab ölmüyor hatta yapıştığı kişiyi de sağ bırakıyor (bir şekilde .d), ama facehugger malumunuz. Biliyorsun sen bunları ya bilmeyenlere yararım olsun dedim.

Çevrimdışı azizhayri

  • ***
  • 581
  • Rom: 1
    • Profili Görüntüle
Ynt: Alien Evreni.
« Yanıtla #5 : 04 Temmuz 2011, 17:40:55 »
İyi bir çalışma olmuş teşekkürler...
"İnsanlığın en büyük trajedilerinden biri ahlakın din tarafından ele geçirilmesidir." Sir Arthur Charles Clark

Çevrimdışı Narr

  • **
  • 115
  • Rom: 1
    • Profili Görüntüle
Ynt: Alien Evreni.
« Yanıtla #6 : 04 Temmuz 2011, 18:49:12 »
Facehugger ismi itibariyle birazcık rahatsız edici, oldukça rahatsız edici. Chestburster tamam olabilir eğer alıcaksa o alsın, surat murat fazla can sıkıcı. Hırt diye alır gerçekten. Maazallah. Yani göğsümü yarana kadar sorun yok organlar gidiyor da.. Yok intihar etmek daha mantıklı. Hangisi olursa olsun. Vücudumun yumurta olarak kullanılmasına karşıyım.

Çevrimdışı zenix

  • *
  • 18
  • Rom: 0
    • Profili Görüntüle
Ynt: Alien Evreni.
« Yanıtla #7 : 04 Temmuz 2011, 19:17:29 »
Merakla takipteyim.
Sevgili dost, merhameti gördün mü ?
Tamam, söyleme biliyorsan yerini.
Bari hayatta olduğunu haber ver.
 " Merhamet ölmedi değil mi? "

"Freedom Forever"

Çevrimdışı kargasiz

  • ***
  • 428
  • Rom: 7
    • Profili Görüntüle
Ynt: Alien Evreni
« Yanıtla #8 : 01 Nisan 2015, 17:55:24 »
Alien'ların böyle derinlemesine düşünülmüş bir yaratık olduğunu bilmiyordum. Buradaki bilgiler için teşekkürler.

Alien ve Predator filmi sayesinde ilgimi çekmişti bunlar ama bir araştırma yapmamıştım. Önceleri böyle yaratıklı, garip aletlerin olduğu bilim kurgu filmlerini hiç sevmezdim. Zamanla alışmaya başladım.

Çevrimdışı Mag Hvel

  • *
  • 28
  • Rom: 0
  • Gefangenschaft
    • Profili Görüntüle
Ynt: Alien Evreni
« Yanıtla #9 : 27 Nisan 2015, 21:52:18 »
Mükemmel ayrıntılara sahip.Seriyi yakın zamanda izleyeceğim.

Çevrimdışı azizhayri

  • ***
  • 581
  • Rom: 1
    • Profili Görüntüle
Ynt: Alien Evreni
« Yanıtla #10 : 14 Mayıs 2015, 09:21:07 »
Alien'ların böyle derinlemesine düşünülmüş bir yaratık olduğunu bilmiyordum. Buradaki bilgiler için teşekkürler.

Alien ve Predator filmi sayesinde ilgimi çekmişti bunlar ama bir araştırma yapmamıştım. Önceleri böyle yaratıklı, garip aletlerin olduğu bilim kurgu filmlerini hiç sevmezdim. Zamanla alışmaya başladım.
Aslında Alien fikrinin Hollanda asıllı Kanadalı edebiyatçı A.E.vanVOGT’un Uzay Tazısının Yolculuğu adlı kitabınından esinlenildiğini duymuştum.Bu başlığı görünce bazı noktaları sizinle paylaşmak istedim.
Bu romanda geçen ama aslında 1939 yılında yayınlanan “Discord İn Scarlet” Kızıl İhtilaf  adlı öyküsü yaratık filminde kullanılmış. A.E. van Vogt bu nedenle fox film şirketinden 50.000 dolar almış. Romanın önsözünde yer alan Bülent Akkoç’un giriş yazısının bir bölümünü sizlerle paylaşmak istedim. Bu arada İthaki'nin yayınladığı Uzay Tazısının Yolculuğu kitabını okumanızı isterim.
Bilgilendirmeler için teşekkür etmiştim değil mi?
"İnsanlığın en büyük trajedilerinden biri ahlakın din tarafından ele geçirilmesidir." Sir Arthur Charles Clark

Çevrimdışı Bay_Karamsar

  • ****
  • 865
  • Rom: 12
    • Profili Görüntüle
Ynt: Alien Evreni
« Yanıtla #11 : 24 Nisan 2016, 20:03:22 »
Korkutmak için tüm gerekli özellikleri toplayıp, saygı duyulan bir ikona dönüşen tasarımların en büyüleyicilerinden.

Kayıp Rıhtım Arşiv Forum

Ynt: Alien Evreni
« Yanıtla #11 : 24 Nisan 2016, 20:03:22 »