Kayıt Ol

Komşum Benim

Çevrimdışı Arcadicus

  • *
  • 22
  • Rom: 0
    • Profili Görüntüle
Komşum Benim
« : 27 Mayıs 2014, 17:00:41 »
Apartmanın dördüncü ve beşinci katlarında alt alta oturan Hamza ve Tahsin Bey, sonu görünmez bir kavgaya tutuşmuşlardı. Tahsin Bey, Hamza Beyin gürültüsünden rahatsızdı. Özellikle akşamları arkadaşlarını toplayıp içmeleri, yüksek sesle bağırıp çağırmaları ve bunu her gece tekrar etmeleri, işe gitmek için uyumaya çalışan Tahsin Beyi çileden çıkarmıştı sonunda.

"Ben insan değil miyim? Eşşek gibi tepiniyorsunuz tepemde. Her gece sizin gürültünüzü mü çekeceğim ben?"

Hamza Bey, vurdumduymaz tavırları olan, kavga etmeyi seven, içkici ve işsiz biriydi. Şikayete sadece Tahsin Bey gelmemişti. Ondan önce de şikayetler gelmişti kendisine. Ama o, duruşunu bozmamış, yine içip müziğin sesini bangır bangır açmıştı. Üstelik evine polis bile gelmiş, iş o derece büyümüştü. Ancak yine fayda etmemişti. Polis onu uyarıp gittikten sonra, Hamza Bey daha da hırçınlaşmıştı.

Bu sefer Tahsin Bey, onu adam edecekti. Belli etmiyordu ama, adama temiz bir dayak atmaya hazırdı. Kendini zor tutuyordu.

Hamza Bey, kıllı göbeğini kaşıdıktan sonra cevap verdi. "Efendim, şimdi bizde insanız. İlla ki ses olacak, illa ki bağırış olacak. Yani, kedi gibi sessiz sedasız hayatımızı mı yaşayalım?"
Hamza Bey, son derece sakindi. Alışkındı insanların şikayetlerini dinlemeye.

"Doğru. Ama bu kadar da olmaz yani! Sabahın yedisinde işe giden adamım. Uyumak istiyorum. İnsan kendi evinde uyuyamayacaksa nerede uyuyacak?"

"Mesela, ahırda uyuyabilir," diye cevap verdi Hamza Bey. Eğleniyordu.

Tahsin Bey, nefsine hakim olmaya çalıştı. Böyle serseri tipli insanlar için kendini rezil etmek istemiyordu.

"Hamzacığım..."

"Öyle canım, şekerim gibi şeyler söyleme, içim gıdıklanıyor."

"Peki, Hamza. Bak kardeşim, benim başımı derde sokma. Seni bu apartmanda istemiyoruz. Kendine müstakil ev al, orada iç eğlen arkadaşlarınla. Burada işe giden, çocuğu olan insanlar var. Karşımdaki Ayşe Hanımın oğlu sizin sesinizden ders çalışamamış geçen akşam."

"Başını niye derde sokayım, Tahsin. Ben yokmuşum gibi yaşa hayatını."

Tahsin Bey, öfkelenmişti. Sesini yükseltti. "Ulan! Nasıl sen yokmuşsun gibi yaşayayım be adam? Her gece senin gürültünü dinliyoruz. Sen deli danalar gibi evde tepin, sonra ben sen yokmuşsun gibi davranayım. İmkansız!"

Sesleri apartmanda yankılanıyordu. Meraklı komşular kapılarını aralamış, gizlice onları dinliyordu.

"Bu apartmandan gitmen için elimden geleni yaparım, ya paşa paşa gidersin, ya da ben seni yollamasını bilirim."

Hamza Bey, serçe parmağıyla kulağının içini kaşıdı. "Ben sizden memnunum, Tahsin. Yani..."

"Ben senden değilim! Herkesin ortak görüşü bu, yalnızca benim değil.

Bazı komşular kapılarının eşiğine kadar çıktılar. Cesaret edebilseler, araya gireceklerdi.

"Çözümler bulalım o zaman, Tahsin."

"Evet, kardeşim. Çözüm ne olabilir, mesela sen içki içmeyi bırak, müziğin sesini kıs..."

"Mesela, Tahsin. Kulağının içini pamukla doldur, olmadı sende gel akşam bize birlikte eğlenelim. Çözümü bulduk işte, bak!"

"Hayasız herif! " diye bağırdı Tahsin Bey. Sesi her zamankinden yüksek çıkmıştı. Hamza Beyde, öfkelenmişti artık.

Neredeyse birbirlerini tekme tokat döveceklerdi. Yakınlaştılar iyice.

"Tahsin, deli etme adamı. Şuracıkta boğarım seni."

"Sen, kimsin? He kimsin?"

Tahsin, Hamza Bey`in gözüne sert bir yumruk attı. Hamza Beyde, Tahsin Beyin dudağını patlattı. O sırada bütün apartman ayaklanmıştı. Bazı kişiler, araya girip sakinleştirmeye çalıştılar. Ama Tahsin Beyi sakinleştirmek, azgın bir boğayı sakinleştirmekten zordu.

Apartmanın yönetici olan Rami Bey, barışmalarını rica etti. "Ben, bu adamla barışmam," diye diretti Tahsin Bey.
Hamza Bey, morarmış gözüne buz poşeti koyarken, "Vallahi üzüldüm şimdi, gel barışalım" deyince, sözde barışır gibi oldular. "Beni sakın bu adamla muhatap etmeyin," dedi Tahsin Bey asansörle üst kata çıkarken.

O hafta, bütün apartman bu tartışmayı diline doladı. Bir hafta boyunca, kadınlar günlerde, sitenin piknik yapılan bahçesinde dedikodusunu yaptılar. Tahsin Bey, bir daha alt komşusuyla konuşmadı.

Hamza Bey ise ilk kez bir hafta boyunca hiç ses çıkarmadı. Birkaç kez arkadaşları kapısına dayandı ama onları içeriye almadı. Anlaşılan düzelmişti. Şimdi herkesin merak ettiği şey: Bu düzelmenin kaç hafta süreceği idi.


Her gün yazdıklarımı paylaşıyorum ama belli bir limit yok değil mi? Umarım o yarım kalmış hissi bu öykümde yoktur.

Çevrimdışı duhan

  • **
  • 287
  • Rom: 2
    • Profili Görüntüle
Ynt: Komşum Benim
« Yanıtla #1 : 27 Mayıs 2014, 17:38:13 »
Limit yok ama hikayenin fantastik kısmını göremedim. Yani alkoliğin adam olması fantastikse onu bilemeyeceğim. Malesef sanki devamı gelecekmiş gibi bitirmişsiniz. Devamı yoksa yine yarım kalmış gibi sanki.

Çevrimdışı Arcadicus

  • *
  • 22
  • Rom: 0
    • Profili Görüntüle
Ynt: Komşum Benim
« Yanıtla #2 : 27 Mayıs 2014, 17:44:11 »
Devamını yarın yazacağım. Sanırım fantastik olma zorunluluğu var. Ben bunu bilmiyordum, yeni yazılarımda fantastik ögelere yer vereyim o zaman.

Çevrimdışı

  • ***
  • 581
  • Rom: 47
  • Hayvan Yemeyelim!
    • Profili Görüntüle
    • http://bulentozgun.blogspot.com/
Ynt: Komşum Benim
« Yanıtla #3 : 31 Mayıs 2014, 13:30:26 »
Akıcı bir dil. Yaşam kesitlerini yazmak sanıldığından zordur. Devasa fantastik kurgular yazmaya çalışan arkadaşlar keşke önce böyle yaşam kesitleri yazmaya çabalasalar. Elinize sağlık.

Yalnız bağlaç "de"ye bir de kesme işaretine dikkat ederseniz güzel olur.

Kayıp Rıhtım Arşiv Forum

Ynt: Komşum Benim
« Yanıtla #3 : 31 Mayıs 2014, 13:30:26 »