Kayıt Ol

Manzara

Çevrimdışı Evis

  • **
  • 307
  • Rom: 6
    • Profili Görüntüle
Manzara
« : 28 Mayıs 2014, 18:15:15 »
‘’Bu şehrin hangi manzarasına aitim bilmiyorum. ‘’

‘’Şurada, perdeleri açık olan evlerin orası mı?’’

‘’Sanmam, çıplak gibi hissediyorum perdeleri açtım mı. Olduğu gibi gözüküyor, ürkerim öyle binalardan.’’

‘’O zaman şu apartmanların olduğu yer. Hem perdeleri kapalı hepsinin, bak. Yeşil binaların sağında kalıyor. İki yanıda binalarla kaplı. ‘’

‘’Olabilir. Yürüyelim mi? İçim sıkıldı şu şehre bakmaktan. ‘’

Kalkıp aşağı doğru yürümeye başladı. Kendi yolunu omzuyla açmak zorunda kalıyor, arkasına bakıp özür mahiyetinde selamlamalarda bulunuyordu. Omzu acımaya başlamıştı. Yanınaki arkadaşına baktı, insanlara çarpmadan hafif kaçışlarla rahatça süzülüyordu. İmrendi mi şaşırdı mı bilemeden yokuş aşağı devam ettiler. Bir an önce ara sokaklardan birine girme isteğini hatır icabı bastırıyordu.

‘’Amma insan var değil mi?’’

‘’Evet evet. Alışmışım artık ben. Fark etmiyorum, hoşuma bile gidiyor bu kalabalık. Arkadaşım olmasa bu şehirde, sen olmasan, birini çeviririm, iki muhabbet bir sigara, kahveyle pat, bir bakmışsın yeni bir dert ortağı.‘’

‘’Korkmaz mısın seni terslerler diye. Hepsinin yüzü asık baksana.’’

‘’Ondan cesaret bulurum asıl, onlarda benim gibi derim ya da senin gibi. Sen yürürken yüzüne baktın mı hiç?’’

Güldü. Garip bir şekilde içtenlikle gülüyordu. Gözlerine baktığında orada da mutlu olduğunu gördü. Gülüşü samimiydi beyler. Olmasaydı vururdum ağzının ortasına. Bana rol kesmek ne demekmiş öğretirdim, ama  gerçekten gülüyordu. Düşündü, yürüdüğü zamanlarda nasıl göründüğünü hayal etti. Bir çocuk görmese gülmezdi. Kafası ayaklarında, tanıdığa rast gelse selam veremeyecek şekilde yürürdü. Hoş, bu şehirde beş tanıdığı ya vardı ya yoktu.

‘’İşte, sen de yürüdükçe asıyorsun yüzünü. Zaten yüzleri asıksa çeviririm yolundan. Bilirim derdi vardır. Her derdin de anlatılacak birisi. Daha kolay arkadaş olurum böyleleriyle. ‘’

İçinde hissettiği kıskançlığı bastırmak için, saçma dedi. Öyle şey olur mu hiç. Derdiyle uğraşana bir dert daha olur onu yolundan alıkoyan. Bunu duymasını istese sesli söylerdi.

‘’Haklısın, ama ben yapamam galiba. Doğru dürüst muhabbet bile edemiyorum görüyorsun. Varsa yoksa kendimi anlatıyorum. Şehri ya da kitapları. Spordan, kadından anlamam. Anlasam da ifade edemem. Senin gibi yapamam yani.’’

Daha demin bahsettikleri perdeleri açık binaların bulunduğu sokağa gelmişlerdi. Kafasını yeni örülmüş kaldırım taşlarından kaldırarak evlere baktı. Ne zaman tanımadığı bir sokağa girse böyle yapar her yeri görmek isterdi. Bu sefer daha uzun baktı havaya.

‘’E konuşuyoruz ya işte. Ne spordan bahsediyoruz ne kadından. Konumuz geniş. Senden, benden, insanlardan konuşuyoruz. Bitmez de bu konu. ‘’

Bekledi, tam olarak bilmediği bir nedenden sinirlenmişti.  Yalnız kalmak istiyordu.

‘’Biliyor musun, insanlar susarakta anlaşabilirler. O anı anlatmak değil, yaşamakta birbirine bağlar insanları.’’

‘’Öyle de söyleniyor, ama nedense konuşarak söylüyorlar bunları, değil mi?’’

Durdu. İlk girdiğinde fark etmediği bir kalabalık vardı bu sokakta. Koşmalıydı  arkasından gelen sesleri aldırmadan. Ne ismini çığıran tanıdık sesi ne de çarptığı insanları. Bir kaç küfür bile duyardı belki ama cevap vermezdi. Oysa cevap verse içinde biriken siniri dökecek rahatlayacaktı. Ama saklamalıydı.

‘’Belki de anlamadıklarındandır. Şu sokaktan gideceğiz. Biraz sonra varmış oluruz. ‘’

‘’Nereye gidiyoruz?’’

‘’Cemillerin oraya gideriz dedim. ‘’

‘’Cemil mi, bilmiyor musun sen?’’

‘’Neyi?’’

‘’Cemil gitti oğlum. Çıktı bu şehirden. Memlekete dönmüş diye duydum.’’

Yine o duygu, içinde koşturan ve dinmesi için uzun yıllar uğraştığı. Belli ki başarılı olmak yerine gizlice güçlendirmişti. Ne zaman biri istediği birşeyi yapmışsa yeniden şarkısını mırıldanıyor, davranışlarını değiştiriyordu. Hiç yoktan bunu saklamayı öğrenmişti. Kaldırım taşlarına bakıp yürümeye devam etti. Evler artık ilgisini çekmiyordu.

‘’Veda etmedi benimle?’’

‘’Benimlede etmedi apar topar gitmiş. Alt kattaki kiracısı anlattı bana da. Ne olduğunu bilmiyormuş. Son zamanlarda tedirgindi zaten, diken üstünde gibi.’’

‘’Yine hangi belaya sokmuş kafasını? Akıllanmıyor. Ne olmuş peki biliyor musun?'’

‘’Bilmem, pekte araştırmadım, Cemil’dir dedim yine bulmuştur birilerini. Avukatıyla  olay çıkmıştı hatırladın mı? O zamandır bulaşmıyorum herifin işlerine bizim de başımız belaya giriyor sonra. ‘’

Evine doğru giderken arkadaşını düşündü. Memleketine dönmüş. Sokağın köşesinde kavga eden iki adamın yanından geçti. Uzaktan, kendisine dokunmayacakları mesafeden izledi kavgayı. Memleketine dönmüş. Sevmezdi Cemili, ne de olsa haytanın tekiydi. Konuşurdu, uzun, boş muhabbetler ederdi zaten. Birşey diyecek olsan lafı ağzına tıkardı. Kelimelerin hakkını veremezdi.  Memleketine dönmüş. Ne zamandır buradaydı ki bu herif zaten. Baba yadigarı bu evler derdi, rahatım. Hem yedi kuşaktır buralı, istanbulluyuz biz. Memleketine dönmüş.

(Yorumlanışa göre fantastik olarakta düşünülebilir ama hikayeyi yazarken niyetim gündelik olmasıydı.)

                                                                                                                                      Selman.

Çevrimdışı

  • ***
  • 581
  • Rom: 47
  • Hayvan Yemeyelim!
    • Profili Görüntüle
    • http://bulentozgun.blogspot.com/
Ynt: Manzara
« Yanıtla #1 : 30 Mayıs 2014, 20:19:54 »
Gayet güzel bir öykü. Bir öykünün girişi, gelişim bölümü ve sonucu olması gerekmediğini hatırlatan iyi bir öykü. Dilinizin hoş bir akıcılığı var: Sözcükler zihnimde sorunsuzca seslendi ve birbirine değdi. Yazılanın ötesinde yazılmayanlara da yönlendiren bir yapı var öykünüzde; okur isterse, kafasında, bu hayat parçacığının gerisini tamamlayabilir.

"de" bağlacıyla ilgili bir kaç sorun gördüm, bir de tırnak işaretini özellikle mi öyle yaptınız bilmiyorum ama pek hoş durmuyor. Bunlar teknik sorunlar tabi. Ama önemliler, iyi yazıyorsunuz, iyi sunmak gerek.

Çevrimdışı Loial

  • *
  • 39
  • Rom: 0
    • Profili Görüntüle
Ynt: Manzara
« Yanıtla #2 : 30 Mayıs 2014, 22:47:19 »
  Senin öykülerinin tadı nedense bir başka Evis. Rahatlıkla okuyorum ve yazma iştahımı kabartıyor... :D  Vaktim olsa ben de karalayacam ufak tefek bişiler ama yok malesef... Uzun günlerden sonra seni tekrar görmek güzeldi. Eline sağlık...

Çevrimdışı Evis

  • **
  • 307
  • Rom: 6
    • Profili Görüntüle
Ynt: Manzara
« Yanıtla #3 : 31 Mayıs 2014, 02:53:27 »
Teşekkürler, tırnak işareti üzerine bir kaç kere düşündüm, en sonunda böyle aktarmaya karar verdim. Ama okumayı zorlaştırıyorsa düzelteceğim. :) ''De'' bağlacı ile aramızda böyle bir münasebet oluyor arada unutuyorum kendisini, dikkat etmiyorum -anlamı çok farklı yerlere çekse bile- ya da gözümden kaçıyor. Umarım bunun üstesinden gelebilirim ve tavsiyelere açığım. :) Loial, okul, vize, final ve başka etkinlikler dolayısıyla yazamıyordum. Ben de tekrar bu iskeleye demir attığım için mutluyum. Teşekkür ederim. :)


Kayıp Rıhtım Arşiv Forum

Ynt: Manzara
« Yanıtla #3 : 31 Mayıs 2014, 02:53:27 »