Kayıt Ol

Mesih’in Klonu // Aşkın Güngör

Çevrimdışı Berre

  • ****
  • 1340
  • Rom: 34
  • Güle güle fermuar!
    • Profili Görüntüle
Mesih’in Klonu // Aşkın Güngör
« : 17 Eylül 2012, 18:06:53 »

Usta yazar Aşkın Güngör’ün ilk baskısı 2007 yılında İnkılâp tarafından yapılan "Mesih’in Klonu" romanı, değiştirilmiş kurgusu ve yeni kapağıyla aynı serüveni yeniden yaşamaya hazırlanıyor!

Yazarın kendi sitesinden yaptığı açıklamaya göre 2007 yılındaki ilk baskıyı okuyanların genel görüşü, kitabın ilk yarısında olayların fazla karışık olduğu, ikinci yarıda konunun müthiş şekilde toparlandığıydı. Bunun nedeni, ilk yarının 1. ARA, 2. ARA, 3. ARA üst başlıklarıyla bölünmesi; o ara bölümlerde İsa’nın çarmıha gerilmesinin, Kutsal Kase’nin bulunmasının, Kutsal’ın Klonlanması’nın, Mehdi’nin doğumunun ve Klon’un evriminin alternatif tarih kurgusuyla anlatılmasıydı. 1. ARA 5 bölümden oluşuyor, bu bölümlerde yazarın söz ettiği alternatif tarih yukarıdaki sıralamayla yer alıyordu.

Güngör, 2. baskıda bu kurgu anlayışını “biraz” değiştirdiğini ifade ediyor. Değişiklikle ilgili açıklamaları da buradan okuyabilirsiniz.

"Mesih’in Klonu"nun 2. baskısı Ekim 2012′de raflarda olacak. Şimdilik dilerseniz sizleri yazarın 2010 yılında hazırladığı "Dünyanın Mesih’in Klonu’na Neden İhtiyacı Yoken İhtiyacı Yok?" adlı yazıyı okumanız için buraya alalım.

Okurunun bol olacağı bir baskı olması umuduyla, şimdiden iyi okumalar!

Çevrimdışı Berre

  • ****
  • 1340
  • Rom: 34
  • Güle güle fermuar!
    • Profili Görüntüle
Mesih’in Klonu Yeni Baskısıyla Raflarda
« Yanıtla #1 : 14 Ekim 2012, 00:26:00 »

Ve daha önce de haberini verdiğimiz, Aşkın Güngör’ün ilk olarak 2007 yılında piyasaya çıkan romanı "Mesih’in Klonu" romanı, yeni baskısıyla Postiga Yayınları’ndan raflardaki yerini alıyor.

Değiştirilmiş kurgusu ve yeni kapağıyla yeniden doğan "Mesih’in Klonu" Kutsal Kâse’deki kandan alınan DNA örneği ile klonlanan Mesih’in yeniden yeryüzünde yürümesini ve bunun üzerinden şekillendirilmiş macerayı konu alıyor.

Alıntı
Mesih’in Klonu’nun konusu gerçek bir buluş, yaklaşım hem siyasal hem inançsal göndermeleriyle doğruları listeliyor, kaynak araştırması örnek bir çalışma..
-Giovanni Scognamillo-, Türk Fantastik Edebiyatı Duayeni

Ayrıca yazarın sitesinde kitabın ilk 50 sayfasını içeren bir ÖN OKUMA yayımlandı. Ulaşmak için BURAYA tıklayabilirsiniz.

Ece Özbaş Korkmaz’ın editörlüğünü üstlendiği romanla alakalı detaylı tanıtım bilgisi ve künye bilgileri içinse buraya tıklayabilirsiniz.

Şimdiden kitabı edinmenizi tavsiye ediyor ve keyifli okumalar diliyoruz.

Çevrimdışı mit

  • *
  • 5536
  • Rom: 96
  • Kronik Anakronik
    • Profili Görüntüle
    • Yorgun Savaşçı'nın Günlüğü
Ynt: Mesih’in Klonu // Aşkın Güngör
« Yanıtla #2 : 30 Ocak 2013, 21:03:08 »
Not: Portaldaki incelememi daha çok arkadaşa ulaşması için buraya da taşıyorum. Umarım sorun olmaz. Bu arada portala uğramayanlar cidden çok şey kaçırıyor. Oradaki emeklere de yazık oluyor, haberiniz olsun.

Nefes Kesen Bir Macera: Mesih’in Klonu

Yıllardan beri ağzımıza pelesenk olmuş bir soru vardır: Türkler neden yabancı yazarlar kadar kaliteli macera romanları kaleme alamıyor? Eğer siz de sıklıkla bunu dile getirenlerdenseniz size bir müjdem var, çünkü Mesih’in Klonu bu alandaki hasretimizi her anlamda dindirmeyi başarıyor.

Bugüne dek Aşkın Güngör’ün pek çok yazılı eserini okudum; kitaplar, hikayeler, denemeler ve hatta şiirler. Hepsinden de ayrı bir tat, ayrı bir keyif aldım. Ama hiçbiri Mesih’in Klonu kadar keyif vermedi bana. Kendisi sadece Aşkın Güngör’den okuduğum değil, hayatım boyunca okuduğum en iyi macera kitaplardan biri.

Yıl 2035… Teknoloji almış başını gidiyor. Tofaş Ankalar saatte 400 km hızla otobanlarda cirit atarken holografik telefonlar da konuştuğunuz kişiyi anında gözlerinizin önüne seriyor. Yine de insanlar mutlu olmaktan çok uzak. Çünkü 20 yıl kadar evvel Mayaların kehaneti gerçekleşmiş ve Marduk gezegeni dünyayı tam anlamıyla bir kıyamete sürüklemiştir. Bu da kıyamet haberleriyle büyüyen, üstüne üstlük kıyamete yakın bir felakete şahitlik eden huzursuz ve de inançsız bir toplum çıkarmış ortaya. Bugüne, geçmişe, geleceğe ve hiçbir dine inanmayan hatta varlıklarını bile unutan insanlar… Boşluğunu hissettikleri, unuttukları bir şeyler var elbette ama ne olduğuna dair en ufak bir fikirleri bile yok.

Derken, bir gün, Amerikalı bir bilim şirketi ortaya çıkıyor ve Kutsal Kase’deki kan örneğini kullanarak Hz. İsa’yı klonladıklarını ilan ediyor. Üstüne üstlük Mesih’in şu anda otuz bir yaşında olduğunu ve tüm dünyaya kucak açacağını da ekliyorlar. Bu da yetmiyormuş gibi Mesih, Beyaz Saray’da bir konuşma düzenliyor. Hıristiyanlığın tek geçerli din olduğunu, Tanrı’nın oğlu İsa’nın da herkesi doğru yola davet ettiğini söylüyor bu konuşmasında.

Tahmin edebileceğiniz gibi tüm dünya şoka uğruyor. Hıristiyan toplumlar coşkuyla diğerleriyse şaşkınlıkla çalkalanıyor. Bu doğru olabilir miydi? Hz. İsa gerçekten de yeryüzüne mi dönmüştü? İncil’in sözünü ettiği yeniden doğum mucizesi bu muydu? Peki ya diğer dinler? Onlar birer safsatadan mı ibaretti? Tüm bu sorular kafalarda yankılanıyor, kimse gerçeğin ne olduğunu tam olarak bilemiyordu. Bir kişi hariç…

Öncelikle şunu belirtmekte fayda görüyorum; hem yukarıda anlattığım girizgah yüzünden hem de kitabın işlediği konu ve isimler yüzünden ister istemez kafalarda bazı soru işaretleri oluşabilir. Konu din olduğunda bu çok normal. Fakat Aşkın Güngör’ün kurgu kadar, bu hassas noktaya da azami önem gösterdiği çok açık. Kitapta ne Müslümanlığa ne de diğer dinlere karşı en ufak bir hakaret, inkar ya da alay yok. Aksine, yazar dinler arasındaki farklı inanışları çok güzel analiz edip onları çok başarılı bir kurguyla birleştirmeyi başarmış. Kurgu. Kitabın bize sunduğu şey tam olarak bu, içinde geçenleri gerçeğin yerine koymadığımız sürece zararsız bir olgu. Diğer fantastik öğeler için de aynı şey geçerli değil mi zaten?

Tarihin karanlıkta kalmış noktalarına mantıklı yaklaşımlar getiren, gelecekte geçen heyecan dolu bir macerayı bu varsayımlarla başarılı bir şekilde birleştiren bir roman Mesih’in Klonu. Bir yandan yeryüzüne tekrar dönüş yaptığı iddia edilen Mesih’in yaşadıklarına, bir yandan Cesur Kadaşman ile Murat Yenitürk adlı iki gencin maceralarına, bir yandan Mehdi’nin (a.s.) saf ve yalın gerçeği insanlara gösterme savaşına, diğer yandan da Hz. İsa’nın, 12 Havarinin, Magdalı Meryem’in ve hatta Tapınak Şövalyeleri’nin başından geçen olaylara şahit oluyoruz bölüm bölüm, sayfa sayfa, kelime kelime. Tüm bunlar büyük bir ustalıkla, tıpkı bir nakkaşın hünerli parmaklarıyla oluşturduğu bir nakış gibi işleniyor kitapta. Öyle ki sayfaların nasıl aktığını, zamanın nasıl geçtiğini bir türlü anlayamıyor, bazı yerlerde kalbinizin heyecandan küt küt atmasına mani olamıyorsunuz okurken. Hani bitmesini hiç istemediğiniz ama merakınıza yenik düşüp satırları gözlerinizle silip süpürmeye devam ettiğiniz kitaplar vardır ya… İşte Mesih’in Klonu’da kelimenin tam anlamıyla onlardan biri.

Yazarın kitaba başlamadan önce pek çok konuda araştırma yaptığı, her ayrıntıya azami önem gösterdiği ve yazım aşamasının uzun yıllar ve büyük emek aldığı (4 yıl) okuduğunuz her satırda kendini belli ediyor. Sizi temin ederim, bu eseri kütüphanenizdeki Da Vinci Şifresi tarzı kitaplarınızın yanına koymaktan gurur duyacaksınız.

Kitabın benim için özgün olan yönlerine gelirsek; Ahmet Bey’in yorumuna bakılırsa Dünya üzerindeki tek klon + isa kitabı Mesih’in Klonu değil (Bunu daha önceden bilmiyordum açıkçası, yazarın bildiğinden de şüpheliyim). Ancak Mesih’in Klonu bu konuya Türkiye penceresinden bakıyor, konuyu Kuran ve İncil penceresinden ele alıyor ve ben diğer kitapların hiçbirinin bunu yaptığını sanmıyorum. Sizin de bildiğiniz gibi İslam’da Hz. İsa’nın göğe çekildiği, Yahuda’nın Roma lejyonuyla birlikte hareket ettiği ve ihaneti sonucu “İsa’ya dönüştürüldüğü olayı” anlatılır. Hıristiyanlıkta ise bu olay gizlenir, İsa’nın kendini insanlık için feda ettiği, onun normal bir ölümlü değil de Tanrı’nın oğlu olduğu ve bir gün geri döneceği söylenir. Dört kutsal kitap bu inanca göre tekrar yazılır, geri kalanların hepsi yakılır. İşte bu kitapta tüm bu gerçekler bizim inancımıza göre ele alınıyor. Ben bu tarz bir kurgulaştırılmasının bir benzerinin yazıldığını sanmıyorum.

Bunun yanında çok başarılı bulduğum kurgusal bir Mesih figürü, temposu zaman zaman kalbinizi yerinden oynatan akıcı bir macera yaşatması da cabası. Ya da İstiklal Caddesi’nde yaşanan vahşet sahnesi… Ve bunun ardında yatan asıl amaç, politik oyunlar. Saymakla bitiremem, sayarsam da kitabın heyecanı kaçar zaten.

Hiç şüphe yok ki Aşkın Güngör ileride de pek çok başarılı esere imza atacaktır. Ve yine şüphe yok ki Mesih’in Klonu onun başyapıtlarından biri olarak anılmak için zirveyi her zaman zorlayacaktır. Çünkü bu eserin hakkettiği unvan bu. Bir başyapıt…
Jackal knows who you are,
Jackal knows where you are.
Try to hide if you dare.
Do your best, i don't care.