Kayıt Ol

Rıhtım Okuma Etkinliği#2 || Rüyanın Öte Yakası

Çevrimdışı Fırtınakıran

  • *
  • 8351
  • Rom: 1
  • Unique Ravenclaw
    • Profili Görüntüle
Frankenstein ile başladığımız tartışmamıza bu ay, Ursula Le Guin'in Rüyanın Öte Yakası adlı eseriyle devam ediyoruz.

Geçtiğimiz ay "fantastik edebiyat" temasını arkamızda bırakmış ve sizlerin oylarıyla bu ayın temasını "bilimkurgu" olarak atamıştık. Rıhtım Okuma Etkinliği'nde Mart ayının teması için oylama son hız sürerken sıra geldi Le Guin ustamızın bu eserini tartışmaya :).

Buyurun, meydan bizlerin.

Çevrimdışı mit

  • *
  • 5540
  • Rom: 96
  • Kronik Anakronik
    • Profili Görüntüle
    • Yorgun Savaşçı'nın Günlüğü
Ynt: Rıhtım Okuma Etkinliği#2 || Rüyanın Öte Yakası
« Yanıtla #1 : 13 Şubat 2013, 13:39:16 »
Bir Vikitap'a bakıyorum bir de buraya... Bir aydır havalarda uçuşan 8 ve 9'ları hatırlıyorum sonra. Görünüşe göre okuyan herkes kitabı çok beğenmiş. Ama neden ve niçin? Nedenini çok merak ediyorum doğrusu. Ah, ah... birileri tartışmaya başlasa da okusak!
Jackal knows who you are,
Jackal knows where you are.
Try to hide if you dare.
Do your best, i don't care.

Çevrimdışı strider

  • **
  • 141
  • Rom: 2
    • Profili Görüntüle
Ynt: Rıhtım Okuma Etkinliği#2 || Rüyanın Öte Yakası
« Yanıtla #2 : 13 Şubat 2013, 16:00:34 »
Kitapta şehirle, şehirdeki binalar ve metro ile ilgili bilgilerin verildiği kısımlar yeterince sıkıcıydı. Okuma hızını yavaşlatan yerlerdi buralar. Tamam memleketi olabilir de biraz daha edebi anlatabilirdi diye düşünüyorum :)


O halde git... Bundan başka dünyalar da var.

Çevrimdışı Fırtınakıran

  • *
  • 8351
  • Rom: 1
  • Unique Ravenclaw
    • Profili Görüntüle
Ynt: Rıhtım Okuma Etkinliği#2 || Rüyanın Öte Yakası
« Yanıtla #3 : 13 Şubat 2013, 16:32:59 »
Az önce bir kişi öldü.

O değil de, kitap üzerine uzun yorumlarıma geçmeden önce bir şeye dikkat çekmek istiyorum. Ursula Le Guin ateistliğiyle bilinen bir yazar. Kendisiyse bu kitabında dünyayı değiştirmeye kalkan, onun deyimiyle "Tanrıcılık oyununu oynamaya çalışan", kişileri işlemiş durumda. Bu durumu her düşündüğümde kendisine bir kez daha saygı duyuyorum. Kendi inancıyla ters düşen bir durum olmasa da, yine de bu görüşteki birinden bekleyeceğim bir fikir değildi.

Her şey bir yana, George Orr karakterine dikkatleri çekmek istiyorum. Ama sakın! Sakın, ama sakın Frankenstein'daki gibi tek karaktere bağlı kalıp tüm yorumları oradan götürmeyelim :P.

Diyeceğim şudur, George Orr başlı başına bir gönderme olmakla birlikte tuhaf da bir ironi. Güce sahip olan da o, dünyanın en sıradan ve "orta" adamı olan da. Kainata hükmedecek adamımız dünyayı daha iyi ya da kendi çıkarlarına göre yeniden düzenlemek yerine, bunun doğruluğunu sorgulayıp itinayla bundan kaçınıyor. Gücünden kaçan adam figürü? Hani şu sonradan kahraman olan? Kesinlikle hayır. Bahsettiğimiz Le Guin ve klişeler onun eserlerinde çoğunlukla yer almıyor. Hal böyle olunca George Orr da kainata hükmedecek adam olarak olduğu yerde durma taraftarı.

Ustalara saygı kuşağı gibi bir kitap olduğunu da söylemek lazım. Sayısız göndermesiyle yüzümü her adımda güldürdü.

(Daha çok söylecek şeyim var. Sadece giriş yapayım dedim.)

Çevrimdışı estelturin

  • **
  • 143
  • Rom: 3
    • Profili Görüntüle
Ynt: Rıhtım Okuma Etkinliği#2 || Rüyanın Öte Yakası
« Yanıtla #4 : 13 Şubat 2013, 17:44:09 »
O zaman bende pat diye gireyim konuya ;D Konu ise Ursula Le Guin'in ateist olması.Kitabın 98. sayfasından başlayıp devam eden Orr ile Doktor Haber arsında ki konuşmalar benim ilgimi çekti bu konuda. Dr. Haber dünya üzerinde bir amaç olduğunu savunurken, Orr buna karşı çıkıp kendini işlevsiz bir konuma koyuyor.

"Bir kumaşın içindeki iplik yada bir ot sapı gibi.O nasıl öylece varsa, bizde öylece varız.Bizim yaptıklarımız, çimenleri yalayıp geçen rüzgara benziyor."

Bu cümlenin devamında Orr tanrıcılık oynamamak gerektiğini söylüyor.Ama insanları bence aşırı pasif konuma entegre ediyor.Kainattaki o kadar düzenin öylece olduğunu söylemek, Allah'a olan sorumluluklardan kurtulmak için insanların kullandığı en basit yol.Yazar kendi inancını burada çok güzel bir diyalog ile anlatıyor.Yazar belki de okurlarına tanrıcılık oynamamak gerektiğini çünkü tanrının olmadığını Orr ile göstermeye çalışıyor. Haber' in kitapta üstlendiği rol ise bence tanrının olduğu, fakat bu tanrının insanlar olduğu düşüncesi.

Şimdilik bu kadarla giriş yapmış olayım. :)
İnsan için önüne çıkan bütün yollar yürünebilir yollar ise, o insan artık kaybolmuştur.

Çevrimdışı Fırtınakıran

  • *
  • 8351
  • Rom: 1
  • Unique Ravenclaw
    • Profili Görüntüle
Ynt: Rıhtım Okuma Etkinliği#2 || Rüyanın Öte Yakası
« Yanıtla #5 : 13 Şubat 2013, 17:48:23 »
estelturin'in yorumuna kişisel bir yorum getirmek istiyorum: Ben sevdim, eller alsın. Bence gayet mantıklı. Tebrik ederim :).

Sadece şu takıldı aklıma, herhangi bir ilaha tapan kişilerin yaşadıklarını Tanrısına ya da Tanrılarına bağlama durumu da pasiflik olarak sayılır mı? Sonuçta genelde, "kısmet değilmiş" deriz ve bu kadercilik sayılabilir. O zaman da var olana müdahale etmeden katlanma durumu ortaya çıkar (bence).

Ehem. Şimdi diğer arkadaşların yolunu tıkamamak için susuyorum.

Çevrimdışı TheSpell

  • ***
  • 826
  • Rom: 16
  • Dovie'andi se tovya sagain.
    • Profili Görüntüle
Ynt: Rıhtım Okuma Etkinliği#2 || Rüyanın Öte Yakası
« Yanıtla #6 : 13 Şubat 2013, 20:05:58 »
Eh, ben biri kıvılcım oluştursun diye bekliyorum, birden fazla kişi oluşturmuş kıvılcımı. Ben de bir giriş yapayım o zaman.

Hazal abla bahsetmiş zaten, George Orr'un adından tutun da daha pek çok yere kadar, kitap göndermelerle dolu. Şahsen ben birçoğunu anlamadığımı varsayıyorum, çünkü 1984 romanını okumuş değilim henüz. Neyse, fazla uzatmadan yukarıda tartışmaya bir yenisini ekleyeyim.

Yukarıda hep George'dan bahsedilmiş, ben ilgileri biraz da Dr. Haber ve (kitap boyunca adını bayan "lavaş" diye okumamak için kendimi zor tuttuğum) Bayan Lelache'a çekmek istiyorum. İkisi de bana göre kilit karakterler. Kitabın ana konusunu, "tanrıcılık oynamayı" gerçekleştiren kişi bir kere Haber. Belki de bize her iyi niyetin sandığımız gibi yararlı olmayacağını öğreten Haber. Lelache ise tahminimce insanlar arasındaki ırk ayrımına gizli bir şekilde eleştiri getiren bir karakter.

Pekala, ben yemimi attım. Şimdi bunu üzerine gelecek yorumları bekliyorum. Hadi bakalım hodri meydan! :)

Çevrimdışı strider

  • **
  • 141
  • Rom: 2
    • Profili Görüntüle
Ynt: Rıhtım Okuma Etkinliği#2 || Rüyanın Öte Yakası
« Yanıtla #7 : 13 Şubat 2013, 20:38:59 »
Konuyu balla bölüyorum;
Az önce bir kişi öldü.
Benim yüzümden mi? Eğer öyleyse ardından Fatiha gönderdim ama sebebini merak ediyorum.

"Willamette'nin altından dokuz tren ve kamyon tüneli geçiyordu, üstünde on altı köprü vardı ve her iki kıyısı boyunca kırk üç kilometrelik betonarme bir sahil uzayıp gidiyordu. Bölgenin asıl büyük nehri olan ve Portland'ın merkezinden üç-dört kilometre aşağıda kalan Columbia nehri de, Columbia'nın bir kolu olan Willamette de öyle gelişmiş bir taşkın denetim teknolojisiyle donatılmıştı ki, en uzun süreli sağanak yağmurlardan sonra dahi..."(Bu bir sayfa devam ediyor.)

Buralarda makale okuyormuş gibi oluyorum. Tabi toplasak tüm kitapta 10 sayfayı geçmez ancak bazen çok sıkıcı olabiliyor.

Edit: Okuma etkinliği kitap hakkında eleştiri yapmak için değil mi? Eğer değilse özür dilerim konuyu aksattığım için.
O halde git... Bundan başka dünyalar da var.

Çevrimdışı Fırtınakıran

  • *
  • 8351
  • Rom: 1
  • Unique Ravenclaw
    • Profili Görüntüle
Ynt: Rıhtım Okuma Etkinliği#2 || Rüyanın Öte Yakası
« Yanıtla #8 : 13 Şubat 2013, 20:40:38 »
Neden bu kadar alındınız :)? Sadece basit bir şakaydı o. Doğrudan eleştiriyle başlayınca ben de böyle bir şaka yaptım. Eleştiri yapmadan nasıl tam bir etkinlik olabilirdi ki bu? Cümlelerin sonuna smiley koymayınca böyle anlaşılıyor sanırım.

Çevrimdışı strider

  • **
  • 141
  • Rom: 2
    • Profili Görüntüle
Ynt: Rıhtım Okuma Etkinliği#2 || Rüyanın Öte Yakası
« Yanıtla #9 : 13 Şubat 2013, 20:46:24 »
Bilemedim, en iyisi moralim düzgünken geleyim buraya :-\
O halde git... Bundan başka dünyalar da var.

Çevrimdışı estelturin

  • **
  • 143
  • Rom: 3
    • Profili Görüntüle
Ynt: Rıhtım Okuma Etkinliği#2 || Rüyanın Öte Yakası
« Yanıtla #10 : 13 Şubat 2013, 22:28:37 »
estelturin'in yorumuna kişisel bir yorum getirmek istiyorum: Ben sevdim, eller alsın. Bence gayet mantıklı. Tebrik ederim :).

Sadece şu takıldı aklıma, herhangi bir ilaha tapan kişilerin yaşadıklarını Tanrısına ya da Tanrılarına bağlama durumu da pasiflik olarak sayılır mı? Sonuçta genelde, "kısmet değilmiş" deriz ve bu kadercilik sayılabilir. O zaman da var olana müdahale etmeden katlanma durumu ortaya çıkar (bence).

Ehem. Şimdi diğer arkadaşların yolunu tıkamamak için susuyorum.

Öncelikle teşekkür ediyorum sözleriniz için :) Aklınıza takılan soru gayet yerinde çünkü günümüzde insanları pasifleştirmek için oluşturulmuş bir kader anlayışı var.

"Her şey olacağına varır" denilip geçiliyor.İnsanlarda bir çabalama yok.Allah'a inandıklarını söyleyenler kader anlayışına gömülüyor, inanmadıklarını söyleyenler ise "Dünyaya geldik.Varız önemli olan bu" diyor.Anı yaşıyor.Benim Orr'da gördüğüm bir sorunda bu: Ot gibi yaşamak  :)

Kitabın ana konusunu, "tanrıcılık oynamayı" gerçekleştiren kişi bir kere Haber. Belki de bize her iyi niyetin sandığımız gibi yararlı olmayacağını öğreten Haber.

Bu yoruma şu ayet ile katkı verebilirim "İnsan hayra dua ettiği gibi şerre de dua etmektedir.İnsan çok acelecidir" isra 11.

O yüzden Dr. Haber acele ile davranmayıp kılı kırk yararak düşünüp, doğru düzgün şeyler isteseydi ve bu doğrultuda çalışsaydı, kitabın sonundaki konumuna gelmezdi. ;)

Spoiler: Göster
Din Kültürü dersi gibi oldu ama kitabı okurken insanın Allah'a olan inancını sorgulaması yada ona olan sorumluluklarını sorgulaması kaçınılmaz oluyor.En azından bende öyle oldu :)
İnsan için önüne çıkan bütün yollar yürünebilir yollar ise, o insan artık kaybolmuştur.

Çevrimdışı Crawley

  • **
  • 52
  • Rom: 5
    • Profili Görüntüle
Ynt: Rıhtım Okuma Etkinliği#2 || Rüyanın Öte Yakası
« Yanıtla #11 : 14 Şubat 2013, 01:03:35 »
"Willamette'nin altından dokuz tren ve kamyon tüneli geçiyordu, üstünde on altı köprü vardı ve her iki kıyısı boyunca kırk üç kilometrelik betonarme bir sahil uzayıp gidiyordu. Bölgenin asıl büyük nehri olan ve Portland'ın merkezinden üç-dört kilometre aşağıda kalan Columbia nehri de, Columbia'nın bir kolu olan Willamette de öyle gelişmiş bir taşkın denetim teknolojisiyle donatılmıştı ki, en uzun süreli sağanak yağmurlardan sonra dahi..."(Bu bir sayfa devam ediyor.)

Buralarda makale okuyormuş gibi oluyorum. Tabi toplasak tüm kitapta 10 sayfayı geçmez ancak bazen çok sıkıcı olabiliyor.

Ben de tam tersine bütün bu şehir betimlemelerini büyük bir zevkle okudum. Benim biraz sıkıldığım kısım ise Arttırıcı (adını doğru hatırlamışımdır umarım)'dan uzun uzun bahsettiği yerler. Sanki bakın bu bir bilimkurgu kitabı demek ya da bir bilimkurgu kitabında bir alet varsa o uzun uzun anlatılmalıdır düşüncesiyle yazılmış gibi geldi. (Çok fazla bilimkurgu okuyan biri olmasam da aynı durumu mesala Vakıf'un Sınırı'ndaki uzay gemisiyle ilgili yaşamıştım. Hikayenin odak noktası olmasa da (ki kitabın çoğunda olmasını beklemiştim) bir icadı uzun uzun betimlemek.) Bunun sebebi aklına gelen ve sevdiği bir icadı anlatmak da olabilir tabi (İlk başta rüyaları gerçekleştiren bir makine fikrinden yola çıkıp sonrasında bu olay değişse de makineyi senaryodan çıkarmamak, olsa olur :D ).

Bunun dışında kitaptaki durum çok korkunç değil mi? Bir adam var, rüya görüyor ve "sizin" gerçeklik dediğiniz şey bu adamın "rüyaları" sonucu değişiyor, sanki hiç bir şey yokmuş gibi. Sanki yaşadığınız tüm hayat onun rüyasıymış gibi, siz varsınız çünkü o sizi düşlüyor. Kitapta kendi varlığını ispatlamak için George'u öldürmeye çalışan bir karakter olmasını isterdim. (Çok güzel son sahne de olur bundan.)

Bir de kitap bir şeyleri olduğu gibi bırakmayı öğütlemiyor da, bir şeyi hmm dışardan bir güçle onun tercihi dışında, kişinin kendi isteği doğrultusunda değiştirmesin eleştiriyor gibi. Sorun dünyayı -onun içinde yaşayarak- değiştirmek değil de sorun dünyayı dışardan bir tornavidayla :D değiştirmek (gibi gibi)

Çevrimdışı Jean Valjean

  • **
  • 282
  • Rom: 17
    • Profili Görüntüle
Ynt: Rıhtım Okuma Etkinliği#2 || Rüyanın Öte Yakası
« Yanıtla #12 : 14 Şubat 2013, 02:02:18 »
"Bir kumaşın içindeki iplik ya da bir ot sapı gibi. O nasıl öylece varsa, biz de öylece varız. Bizim yaptıklarımız, çimenleri yalayıp geçen rüzgara benziyor."

Kitapta benim de dikkatimi en çok çeken yerlerden biriydi alıntının olduğu kısımlar. Le Guin'in bu düşüncesi ateist olmasından ziyade bir Taocu olmasıyla ilintili bence. Ancak bilmiyorum, belki de yazarın beni derinden etkileyen önceki romanlarının tesiriyle "çimenleri yalayıp geçen rüzgar" fikri bana oldukça akla yatkın geldi. Nasıl Shevek Urras'ta konuşmasını yaptığı sırada yaklaşan helikopterlerin pervanelerinin neden olduğu rüzgar, çimenleri yalayıp geçerken protestocular devlete karşı hiçbir şey yapamadıysa veya nasıl Atuan Mezarları'nda havada öyle bir durağanlık, bir dinginlik varsa, hatta Rüzgargülü'nde Akasya Tohumlarının Yazarı adlı hikayede yosunlarla, kayalarla iletişime geçmek hayali varsa burada da öyle bir değişmezlik, bir denge hali, hayali var.

Her ne kadar annelerimiz bize belki beşikteyken ninniler eşliğinde, dünyayı değiştirecek ve daha yaşanılabilecek bir yer haline getirecek bir insan olmamızı telkin etse de Le Guin'in döngü inancı bu rüyayı biraz bastırıyor gibi.

Lelache'ın ruhunun gri tenli evrende yok olması ne kadar sarsıcı olsa da bununla ilgili fikirlerimi uykumun daha az olduğu bir saatte, daha makul bir zamanda aktarmak istiyorum.

Son olarak Fırtınakıran'a teşekkür etmek de isterim bu güzel etkinlik fikri için.
He Who Dwells Beneath The Waves

Çevrimdışı estelturin

  • **
  • 143
  • Rom: 3
    • Profili Görüntüle
Ynt: Rıhtım Okuma Etkinliği#2 || Rüyanın Öte Yakası
« Yanıtla #13 : 14 Şubat 2013, 19:50:02 »
Bir başka sayfada dikkati oldukça çeken bir sataşmadan bahsetmek istiyorum.

Kitabın 154. sayfasında bulunan Dr. heberin konuşmasında yazar, bir nebi olan İsa'ya çatıyor.Onun bir hint kumaşından farksız olduğunu, kötülükten kaçtığını söylüyor.Yazarın kalemi kuvvetli ama kitap bence bu noktadan sonra insanların tanrı olamayacağını olsada başarısız olacaklarını okurun gözüne sokuyor.Çünkü Hz. İsa bilindiği gibi batıda tanrı kabul ediliyor.Bence yazar burada Dr. Haber'in sözleri ile "Sizin tanrı dediğiniz İsa bile bir işe yaramadı" diyerek kendi düşüncelerini aktarıyor.

(Tabi haber'in konuşmasında Buda'ya da gönderme var)

Dr. Haberin ise İsa'yı beğenmemesi "Ondan daha iyi tanrıyız" demesi de ayrı bir ironi :)

Kötülükten kaçan değil kötülüğün kökünü kazıyan tanrı Dr. Haber kitabın sonunda havasını alıyor o ayrı tabi  ;D
İnsan için önüne çıkan bütün yollar yürünebilir yollar ise, o insan artık kaybolmuştur.

Çevrimdışı strider

  • **
  • 141
  • Rom: 2
    • Profili Görüntüle
Ynt: Rıhtım Okuma Etkinliği#2 || Rüyanın Öte Yakası
« Yanıtla #14 : 15 Şubat 2013, 18:19:39 »
Kitabın çevirisi hakkında yorum yapabiliyor muyuz? Eğer yapabiliyorsak diyeceğim bir iki şey var.

edit: Çok gereksiz bir soruymuş cidden. Yapacağım yorum da çok gerekli değildi zaten :P
O halde git... Bundan başka dünyalar da var.

Kayıp Rıhtım Arşiv Forum

Ynt: Rıhtım Okuma Etkinliği#2 || Rüyanın Öte Yakası
« Yanıtla #14 : 15 Şubat 2013, 18:19:39 »