Kayıt Ol

Hikaye Eleştirileri

Çevrimdışı cemaziyel

  • **
  • 100
  • Rom: 6
    • Profili Görüntüle
Hikaye Eleştirileri
« : 14 Ağustos 2014, 16:44:06 »
Bir çoğumuz buraya hikayeler yazıp iyi okurların bunları okuyup eleştirmesini bekliyoruz. Gerek forumda gerekse aylık öykü seçkilerinde üyelerin bir çoğunun eleştiriye kapalılığı, eleştiren kişinin yazısına "Kızma ama", "darılma ama", "hevesini kırmak istemem ama" benzeri cümlelerle başlamasına sebep oluyor. Daha da kötüsü bu iyi okurlar "İyilik yapıp bi de kötü mü olacam kardeşim banane" moduna girip hiç yorum yapmayabiliyorlar. Zaman içinde hiç yapılmayan eleştiriler hikaye kalitesinin yerinde saymasına, iyi yazarların kendine bir şey katamayıp hikaye paylaşmamasına sebep oluyor. Forumdaki hikayelerin tarihlerine bakarsanız kalitenin giderek daha da düştüğünü fark edeceksiniz. (Kimseyi de tenzih etmiyorum. Çünkü yeterince eleştiri yapılmamasının doğal sonucudur bu.) Kalite bu hızla düşmeye devam ederse Posta gazetesinin şiir köşesinden farkımız kalmayacak.
Şimdi diyeceksiniz ki: Efendim yapıcı eleştiri var, yıkıcı eleştiri var. Yok bazı insanlar eleştiri yapmayı bilmiyor falan filan. Yüz yıllık klişeleri sıralamadan evvel bir kaç cümle de bu konu için yazayım. İnsanlar rahat yataklarında yayıla yayıla Patrick Rothfuss veya Brandon Sanderson kitaplarının sayfalarını çevireceğine bilgisayar başında sizin yazdığınız amatör yazıları okuyorsa bunu beleşçiliklerinden yapmıyorlar... "Buldun bedava hikayeyi okuyorsun bi de kötü yorum yapıyosun." havanızdan vaz geçin. Çok alakasız eleştiriler geliyorsa dikkate almak zorunda değilsiniz. Muhakeme yeteneğiniz olduğunu düşünüyorum. "Hobi olarak yapıyorum kimsenin okuyup yorum yapmasını istemiyorum" diyorsanız da hikayenizin sonunda belirtirsiniz yorum yapılmaz.
Sizin de burada daha düzgün hikayeleri okumamızı veya amatör yazarların gelişmesini sağlayacak başka önerileriniz varsa yazabilirsiniz.
Ne evvel ne de ahir...

Çevrimdışı

  • ***
  • 581
  • Rom: 47
  • Hayvan Yemeyelim!
    • Profili Görüntüle
    • http://bulentozgun.blogspot.com/
Ynt: Hikaye Eleştirileri
« Yanıtla #1 : 14 Ağustos 2014, 17:23:07 »
Çok haklısınız. İnsanların yazdıklarını sevmelerini onlara bağlanmalarını anlıyorum ama bu kadar da önemsemeleri beni deli ediyor. Dünyanın en büyük yazarlarının bazıları yazdıklarının yok edilmesini salık verirken nasıl oluyor da buraya öykü yazan kimi arkadaşlar yazdıklarını dokunulmaz sayıyor. Sırf bu yüzden okuyup eleştiri yapmak istemiyorum, abuk subuk bir laf edecek yazan kişi de sinirimi bozacak diye ilişmiyorum. Yazdıklarını eleştirince memnuniyetle karşılayacak üç-beş kişi yazınca sevinçle atılıyorum, onun dışında sessiz kalmak tercihim.


Çevrimdışı

  • ***
  • 403
  • Rom: 7
  • ☆★
    • Profili Görüntüle
Ynt: Hikaye Eleştirileri
« Yanıtla #3 : 14 Ağustos 2014, 18:18:53 »
Bu konuda bende çok hassasım bazen gerçekten çok yardımcı olmak istiyorum, yorum yapmayı da çok severim ama karşımdaki insanın vereceği tepkiyi bilemediğim için tereddütte kalıyorum ve sonuç olarak çoğu zaman bundan vazgeçiyorum. Gerçekten hikayelerine yapılan yorumların ve eleştirilerin kıymetini bilmiyor çoğu kimse.

Olur da illa ki kendimi yazmaya mecbur hissedersem de sizinde dediğiniz gibi; sizi kırmak istemem, beni yanlış anlamanızı istemem, darılmanızı istemem şeklinde başlayarak bir yorumda bulunuyorum. Şahsen ben bir eleştiri-yorum fazla alsam havalara uçacakken insanların bunu kaldıramamasını anlayamıyorum. Eleştiriye ve yoruma açık olanlar mesajlarının başında bunu belirtirlerse sorun biraz olsun giderilebilir.

Yada sistem şöyle bir bilgilendirme yapabilir; burada paylaşımda bulunduğunuz hikayeye okurlarımız tarafından gelecek olan yorumları kişisel almayınız veya hikaye paylaşımı yapılan platformlarda tartışmak yasaklanabilir ve sitenin yöneticileri de bunu düzenli olarak kontrol edebilir. Ama gerçekten de böyle devam etmesi hiç güzel değil, bir çok kişinin yorum atmaya çekindiklerinden dolayı yorumlarından mahrum kalıyoruz. Sadece eleştirilerle gelişebiliriz, aksini düşünen eleştiriler hakkındaki duruşunu mesajının başında belirtebilir.  :-\
İt was one of those March days.
When the sun shines hot,
And the wind blows cold.
When the summer in the light,
And winter in the shade.

Çevrimdışı Fırtınakıran

  • *
  • 8351
  • Rom: 1
  • Unique Ravenclaw
    • Profili Görüntüle
Ynt: Hikaye Eleştirileri
« Yanıtla #4 : 14 Ağustos 2014, 18:23:30 »
Alıntı
"İyilik yapıp bi de kötü mü olacam kardeşim banane"

Aaa, ben miyim o ne?

Çok uzun zamandır hiçbir öyküyü okumuyorum. Okursam yorum yazmayacağım çünkü. Vakti zamanında kişilerin daha iyi yere gelmesi için söylediğimiz sözlerin ne gibi tepkiler aldığını cemaziyel yazısında belirtmiş zaten. Ben de yaka silktim ve bıraktım.

Ayrıca ben bir şeyden daha bıktım. Her yeni gelen arkadaşımız roman/seri yazdığını söylüyor. Herkes yazar, herkes hakkı yenmiş cevheri oynuyor. Ama ben bu kişilerin kullandığı Türkçeyi görünce titriyorum. Bakıyoruz geleceğin yazarına, noktalama işaretinden bihaber. Elbette hiçbirimiz mükemmel değiliz bu konuda. Fakat noktalama işareti nedir bilmek, düzgün cümle kurabilmek yazar olmayı bırakın, iletişim kurabilmenin yoludur.

Bugün tanıdığım insanlara bile "darılma ama" diye cümle kurmaktan çok sıkıldım. Bir şeyi beğenmeme hakkımız bir okur olarak yok. Çoğu arkadaşımızın yaklaşımı bu yönde. Ben de uzun süredir bu sitede olan biri olarak diyorum ki, siz eleştiri kabul edemiyorsanız ben de öykülerinizi okumak zorunda değilim.

Son olarak şunu söyleyeyim: Bu sitede birkaç kişi var ki yazan arkadaşlara kimi zaman kendilerini geliştirmeleri için çok okumaları gerektiğini söylüyor. Heh işte onların bu fazlasıyla yerinde tavsiyesi bile kimilerince "hor görülüyor". Bilemiyorum.

Çevrimdışı Light

  • **
  • 359
  • Rom: 7
    • Profili Görüntüle
Ynt: Hikaye Eleştirileri
« Yanıtla #5 : 14 Ağustos 2014, 18:43:27 »
Haklısınız, bazı insanların tepkisi bu olabiliyor fakat zaten belli etmiyorlar mı bu tutumlarını?

Örnek vermek gerekirse; geçen birinin kurgusuna yorum yapmıştım ve yeterli değildi, gerçekleri söyledim. Hikayeyi tutarlı ve daha düzgün hale getirmek için yardım edebileceğimi de ekledim, fakat cevap gelmedi. Bu arkadaşın da o konuya bakıp yorumumu okuduğunu biliyorum. Biz yine de iyi niyetimizi bozmayalım derim, bir kişinin bizi dikkate almaması veya hor görmesi yardım etmeye çalıştığımız gerçeğini değiştirmiyor. :)

Ayrıca ben; ''Yorumlarınızı bekliyorum.Yorumlarınız yol göstericim olacaktır.'' yazsam bile okunduğunda yorum gelmiyor, bu beni üzüyor ara sıra. :/
Alıntı yapılan: W.S.
Yet do thy worst, old Time; despite thy wrong
My love shall in my verse ever live young.

Çevrimdışı bilgeliginalti

  • *
  • 15
  • Rom: 0
    • Profili Görüntüle
Ynt: Hikaye Eleştirileri
« Yanıtla #6 : 14 Ağustos 2014, 19:38:06 »
Bu konuda ben de birkaç eleştiri yapmak istiyorum. Öncelikle bu ukala tavrın sadece yazar tarafında olmadığını belirtmek gerek sanırım. Şu an hiçbir başlık göremedim "hikayeme kötü yorum yapıyorlar" ya da "hikayeme yorum yapmıyorsunuz!!" diye. Ancak okur tarafında böyle bir başlık var. Yazarın ukala ve eleştiri kaldıramaz olduğundan serzenişte bulunuyor. Demek ki bu burnundan kıl aldırmama hali, tahammülsüzlük yorumcuda da var. "eğer eleştiri yazarın hoşuna gitmediyse cevaplamaz olur biter!" tepkisini yazarın verdiği cevap için kendiniz de uygulayabilirsiniz. Ters bir tepki alırsanız okumayı bırakmak, cevap vermemek, yazarı görmezden gelmek hakkınızdır. Ama beklentiniz o değil, yazdığınızda övgü, yerdiğinizde kabul istiyorsunuz. İskelede hikayeler paylaşıyorum, eleştiri geldiğinde oldukça anlayışlı bir dille açıklama cevapları yazıyorum, ancak aldığım eleştiri sayısı, benimle iletişim kuran üye sayısı "üç".  Burada eleştirinin yalnızca yazara yöneltilmesi abes, bu genel ve kötü bir tavra işaret ediyor.

Bir de kalite düşüşünden dem vuruluyor sık sık, yeni yazarın tahammülsüz ve özensiz olduğu söyleniyor. Ben bunu birazcık ergenlik heyecanına bağlıyorum. Yeni gelen yazarların çoğu muhtemelen eline kalemi yeni almış, birkaç satır karalayıp kendinden geçmiş gençler. Bu psikolojiyi hepiniz yaşamışsınızdır. Hatırlıyorum ilk yazdığım hikayeleri böyle platformlarda değil, bir blogda yayınlıyordum. Aman allahım onlar nasıl hikayelerdi, kuşkusuz ben müthiş bir yazardım. Tepkiler vardı, ama tepki verenler olayın özünü kavrayamıyorlardı. Yazım hatalarını buluyorlardı, asıl olan hikayeydi, hep gözden kaçırıyorlardı... Oysa öyle olmadığını zaman geçtikçe kavrıyorsunuz. Eksikler ve hatalardan geçilmez hikayelere, sizin hikayelerinize tapma haliniz bir süre sonra geçiyor. Şimdi bu psikolojiyle gelen genç arkadaşa böyle tepkiler vermek abes. Çünkü siz ne derseniz deyin onun ilk heyecanı kör. Yapılabilecek en iyi şey eleştiri, eleştiri yaptığınızda onu biraz küstürürsünüz ancak düşünüp toparlanmak için zamanı olur. Ama yok eleştiri yapıp, laf dalaşına girerseniz, eleştiriyi dikte etmeye uğraşırsanız boşa yorulursunuz. Bütün bu sindirim süreci zaman ve olgunluk isteyen şeyler. Dolayısıyla bu yazarlara tepki göstermek abes, emekliyorlar. Muhtemelen çoğu birkaç ay içerisinde bu hobiden vazgeçecek, vazgeçmeyenler de bu başlıktaki tepkilerle değil kendi hallerine pişecekler.

Bu yazım hataları mevzusunda da bir önerim var. Kurgu iskelesinde bir sabit konu olmalı. "kayıp rıhtım nedir, ne değildir" başlığı gibi. Hem genel uyarıları hem de forumun başlıklarının içerik sınırlarını anlatan bir şey olursa yeni gelen heyecanlı yazar için göz önünde bir ikaz olur bu. Biliyorsunuz geçtiğimiz aylarda hikayeyi iskelede paylaşmayıp link verme konusunda üyelerle ters düşmüştük. Rıhtım'ı daha önce ziyaret edip, okuyor olmama rağmen foruma hiç bakmamıştım. Hızla iskeleden giriş yaptım. Oysa hikayenin ait olduğu forum bölümü iskele değildi. Eğer sabit bir başlık olsaydı böyle bir giriş yapmamın önüne geçilmiş olurdu.


Çevrimdışı Fırtınakıran

  • *
  • 8351
  • Rom: 1
  • Unique Ravenclaw
    • Profili Görüntüle
Ynt: Hikaye Eleştirileri
« Yanıtla #7 : 14 Ağustos 2014, 19:45:46 »
Alıntı
"hikayeme kötü yorum yapıyorlar" ya da "hikayeme yorum yapmıyorsunuz!!"

Bu konuda değindiğiniz durum için bir açıklama yapmak istiyorum.

Böyle başlıklar da vardı aslında. Ama sonra o başlıklarda öyle tartışmalar oldu ki en son başlıkları sildik ve bazı üyelerde engellemelere gittik. Neden böyle şiddetli bir karar aldık peki? O konulardaki tartışmaların boyutları küfürlere, isim vere vere kişilere saldırmaya gitti. Kabaca, "X gibi ... kişinin öyküsüne yorum yapıyorsunuz da benim gibisini eleştiriyorsunuz!" tarzı serzenişler vardı bu konularda.

Bu gibi nedenlerle bu başlıkları forumda görmüyorsunuz şu an. Aslında iyi ki de görmüyorsunuz.


Çevrimdışı bilgeliginalti

  • *
  • 15
  • Rom: 0
    • Profili Görüntüle
Ynt: Hikaye Eleştirileri
« Yanıtla #8 : 14 Ağustos 2014, 20:29:57 »
Sağlıklı olmuş. Bence bu eksende "rıhtım nereye gidiyor" konseptli tartışmalarda tekrara düşmeye gerek yok. Özellikle iskelede bir kural hatırlatıcısı içerisinde bütün bu çıkarımları yeni gelene ve mevcut üyelere hatırlatmak bu konuyu rahatlatır diye düşünüyorum.

Çevrimdışı cemaziyel

  • **
  • 100
  • Rom: 6
    • Profili Görüntüle
Ynt: Hikaye Eleştirileri
« Yanıtla #9 : 14 Ağustos 2014, 21:55:25 »
Şimdi yanlış anlaşılma olmasın. Ben muhteşem eleştiriler yapıyorum ama takdir edilmiyor, bu da beni çok üzüyor, gibi düşünen fantastik bir karakter var mıdır? Bilemiyorum. Lakin eleştiri olmazsa amatör yazarlar gelişemez, iyi yazarlar da yerinde sayacağından paylaşım yapmaz. Şahsi görüşüm, isimle örnekleyeceğim, mit eleştiriye küseceğine 10 tane yazar forumu bıraksın. Varsa bunu önleyecek önerileriniz tekrarlıyorum çıkış yolu bulalım. Fırtınakıranlar eleştiriye küsmesin :(
Ne evvel ne de ahir...

Çevrimdışı bilgeliginalti

  • *
  • 15
  • Rom: 0
    • Profili Görüntüle
Ynt: Hikaye Eleştirileri
« Yanıtla #10 : 14 Ağustos 2014, 22:24:26 »
Mesele ben dünyanın en iyi eleştirmeniyim ya da ben dünyanın en iyi yazarıyım egosu değil. Zaten öyle olan sırıtıyor. Onlarla mücadelenin en kolay yöntemi görmezden gelmek. Bence asıl sıkıntı fazla sahiplenme. Eleştiriye aşırı tepki veren yazar hikayesine toz kondurmamak pahasına sahipleniyor, eleştirisine hafif olumsuz bir tepki alan üye de eleştirisinin haklılığından çok emin olduğu için savunmaya geçiyor. Bu durumda yazar-üye ikilisinin hoşgörüsüne bağlı olarak diyalog hızla çirkinleşiyor. Bu gereksiz. Eleştirinizi yaptınız ve yazar oralı olmadı, ters cevap verdi vs. Bu durumda yapılacak şey belli görmezden gelmek. Çünkü siz zaten görevinizi yapmışsınız, eleştirinizi uygun bir dille anlatmışsınız. Mesele haklı olmak olmadığı için üstelemenin bir anlamı yok. Keza yeni yazarlar için söylediğim gibi üsteleseniz de karşınızdakinin bunu kavrayamayacağı aşikar. İyi yazarlar var, hoşgörülü yazarlar var, takip ettikleriniz var, hoşunuza giden türde yazanlar var. Ama aksi de var ve olması da doğal. Burası amatör bir platform ise eğer iyiler kadar kötüler de olacak. Kötüye kötü demeyi üslubuyla yapmak en kolay çözüm. Karşınızdaki yazar ya da yorumlayan üye bu üslubu kavrayamadıysa onun seviyesine inmemeniz gerekiyor, çünkü bu alçalışın sonu yok.

Çevrimdışı mit

  • *
  • 5540
  • Rom: 96
  • Kronik Anakronik
    • Profili Görüntüle
    • Yorgun Savaşçı'nın Günlüğü
Ynt: Hikaye Eleştirileri
« Yanıtla #11 : 15 Ağustos 2014, 12:01:44 »
Öncelikle cemaziyel'e bu başlığı açtığı için teşekkürler. Bu konu uzun zamandır beni de rahatsız ediyor. Bundan sadece birkaç yıl önce işler böyle değildi aslında. Forum bünyesinde gayet güzel bir arkadaşlık ortamı vardı ve herkes elinden geldiğince başkalarının çalışmalarına yorum yapmaya gayret ederdi. Yazan, çizen, üreten arkadaşlardı hepsi de. Hemen on kişinin adını sıralayabilirim burada ve emin olun çoğu eski üye ah edecektir isimlerini görünce.

Ama bir noktadan sonra, sizin de bahsettiğiniz şu eleştiri kabul etmeyen kişiler de katıldı aramıza. Bunun akabinde de yorumculara ve eleştirilere çok sert tepkiler veren, illallah dedirttiren tartışmalar çıkmaya başladı. Sonunda bu saydığım kaliteli üyeler önce sessizliğe büründü (Fırtınakıran gibi), sonra da tamamen ellerini eteklerini buradan çektiler. Çünkü forumun onlar için bir anlamı kalmadı. Eleştiremeyecek, fikir belirtemeecek, seviyeli bir şekilde tartışamayacaksak buranın ne anlamı kalır ki? Fırtınakıran'ın da belirttiği nedenlerden dolayı o başlıklar sonradan imha edildi.

Bu durumla uzun bir süre mücadele ettim. Gerek öykü seçkisinde, gerekse forumda insanlara birbirlerine yorumlar yapmalarını, sadece foruma üye olup kendi öyküsüne başlık açıp hiç kimsenin çalışmalarına saygı göstermedikleri takdirde, üstüne üstlük kimseye yorum yapmayıp ardından "Hikayeme yorum yapmayacak mısınız? Emeğe saygı!" diye bağırdıkları zaman bir yere varamayacaklarını söylemeye çalıştım. Sonunda, bir noktadan sonra, ben de vazgeçtim, çünkü dinleyen yoktu. Ama şu başlıkta bir umut kıvılcımı görüyorum. Belki de o eski havayı hep birlikte tekrar yakalayabiliriz.

Bu yazım hataları mevzusunda da bir önerim var. Kurgu iskelesinde bir sabit konu olmalı. "kayıp rıhtım nedir, ne değildir" başlığı gibi. Hem genel uyarıları hem de forumun başlıklarının içerik sınırlarını anlatan bir şey olursa yeni gelen heyecanlı yazar için göz önünde bir ikaz olur bu. Biliyorsunuz geçtiğimiz aylarda hikayeyi iskelede paylaşmayıp link verme konusunda üyelerle ters düşmüştük. Rıhtım'ı daha önce ziyaret edip, okuyor olmama rağmen foruma hiç bakmamıştım. Hızla iskeleden giriş yaptım. Oysa hikayenin ait olduğu forum bölümü iskele değildi. Eğer sabit bir başlık olsaydı böyle bir giriş yapmamın önüne geçilmiş olurdu.

Bu öneriyi bayağı tuttum bu arada, güzel bir fikir. Bence yapılabilir.
Jackal knows who you are,
Jackal knows where you are.
Try to hide if you dare.
Do your best, i don't care.

Çevrimdışı cankutpotter

  • ****
  • 1233
  • Rom: 14
    • Profili Görüntüle
    • Büyülü Kale, Hayallerinizin adresi.
Ynt: Hikaye Eleştirileri
« Yanıtla #12 : 22 Ağustos 2014, 14:56:48 »
Konu hakkındaki düşüncelerimi ben de belirtmek isterim.
Adam gibi ilk yazılarımı yazmaya başladığımda 14-15 yaşlarında falandım ve yazdıklarım doğrusu pek bir şeye benzemiyordu ama en azından umut vadediyordu, hatta burada da yayınladım birkaç sene önce ama daha sonra kurgu ve mantık hataları gırla gittiğinden devam etmek istemedim. Ama burada ve başka pek çok platformda aldığım yorum ve eleştiriler beni bugüne getirdi. O zamanlardan çok daha iyi yazıyorum, çalışmalarıma bakarak bunu söyleyebilirim ancak elbette daha iyi olabilmek için yorum ve eleştiri almaya ihtiyacım var. Buradaki iskeleye pek uğramasam da ben de hikâye okumayı ve yorumlamayı gerçekten çok seviyorum, okuduğum hikâyelerin yazarlarına itinayla yorum yazıyorum ve gelişmelerinde yardımcı olmaya çalışıyorum. Ama doğrusu eleştiri kaldırmaz yazarlarla ilgili söylemleri burada duydum ilk kez. Ben daha çok yorumsuzluk sıkıntısı çeken yazar portpresi görüyorum etrafta.
Son olarak, ben yorumun ve eleştirinin bir yazar için birincil rehber olduğunu düşünüyorum, sadece okunma sayısıyla kimse bir yere gelemez.
İnsan, hayalleriyle vardır.

Çevrimdışı milenya

  • **
  • 261
  • Rom: 6
  • Belki de Tanrı bize inanmıyor!
    • Profili Görüntüle
Ynt: Hikaye Eleştirileri
« Yanıtla #13 : 21 Ağustos 2016, 02:03:49 »
 Ben bu forumu keşfetmeden önce başka başka platformlarda amatör öyküleri okuyup çok sert eleştiriler yapardım. Neden derseniz, eleştiriden çok anladığımdan değil tabii ki, benim yorum yaptığım insanlar bana yorum yaparken aynı sertliği rahatça gösterebilsin diye. Etrafta naiflikten kırılan eleştiriler görüyordum ve gıcık oluyordum. Gel zaman git zaman naiflik benimde bir parçam oldu.Yazarken kalp kırmamaya uğraşır oldum. Başıma gelen onca sert tepki beni yıldırmasa da çekinik bir hale getirdi. Kayıp Rıhtım da bazı öyküleri okuduğum halde yorum yapmadığım da oldu ama sanılmasın ki ben sert bir tepki ile karşılaştım burada. Benim ki tamamen dili yumuşatamamaktan kaynaklı. Her ne kadar sert tavrım gitmiş olsa da biri benim öyküme kırbaçlı bir yorum yapsa mutlu olurum. O yüzen mümkün oldukça yorum atmaya çalışıyorum, Cankutpotter'ın dediği gibi eleştiriden memnun olmayandan çok  yorumsuzluktan  üzülen kişiler daha fazla.
Spoiler: Göster

Çevrimdışı

  • **
  • 82
  • Rom: 4
    • Profili Görüntüle
Ynt: Hikaye Eleştirileri
« Yanıtla #14 : 21 Ağustos 2016, 02:40:57 »
Açık konuşmak gerekirse hiç bir şeyden memnun olmayan çok bilmiş herifin teki olduğum için ehliyetim var mı yok mu hiç düşünmeden eleştiri yapabilirim (Etrafımca çok sevilmiyorum, evet.). Eleştirme (hatta eseri alenen gömme) niyetiyle klavyeyi tam önüme çekiyorum ki benden önce yorum yapanların yorumlarına bakıyorum. Eleştireceğim ne varsa beğeniliyor! "Galiba sorun bende.." diyorum kendi kendime. Yani onca insan bilemedi de ben mi bileceğim? Bilsem de (hatta bildiğimden emin olsam da) o ortamda konuşmam, konuşursam dürüst davranmam.

3-4 kişinin ak dediğine kara derseniz ne olur? Orada etkili bir iletişim gerçekleşmez, itişim gerçekleşir. İtişiriz. İtiş-kakışı da benim kafam kaldırmıyor. Şimdi durduk yere ne diye kendi kendime kavga edecek insan icat edeyim, troll müyüm ben?

Ama burada şikayet ettiğim şey yanlış anlaşılmasın, "Herkes illa benim gibi düşünecek, ben ne düşünüyorsam doğrudur, farklı düşünenler tu-ka-ka.." meselesi değil benimkisi. Farklı görüş illa ki olur. Ama bir konuda 180 derece ters takla iki görüş çıkması çok istisnai bir şey değil midir?

Daha çok, bu "Canım/cicim, ne güzel böcekler-çiçekler, her yer sevgi dolu, eserinizde herşey müsmükemmel" tarzında 'eleştiri' yapanlar neye dayanarak böyle bir kanıya varıyorlar, bu düşünce sistematiğinin ele alınması gerektiğini düşünüyorum. Bunu ele alacak olanlar da kendileri tabii, bizim hariçten yapabileceğimiz bir şey değil.

Özetle, ben neden dürüstçe eleştiri yazmadığımın izahatı olarak "diğerlerine" işaret ettim. Diğerleri de neden yapıyormuş açıklasın, gerçekler aydınlansın, karanlık diyarın lordu öne çıksın ve adalet hemen yerini bulsun!

İşin esprisi bir yana, forumun müdavimi sayılmam ama, bu forumda bir tür "mahalle baskısı" olduğu da yadsınamaz bir gerçek. Bunu inkar etmenin anlamı yok. Genel kanaate aykırı bir şey söylendiği zaman uğranılan muamele hiç de katılımcı, çeşitliliği önemseyen, fikir hürriyetine saygılı bir ortam havası taşımıyor, bunu da forumun geneline dair yaptığım açık sözlü bir eleştiri olarak not edebilirsiniz.
"Demire şeklini veren demircinin iradesidir, çekicin darbesi değil." - Turram oğlu Kopram, Hakon'un demircisi

Kayıp Rıhtım Arşiv Forum

Ynt: Hikaye Eleştirileri
« Yanıtla #14 : 21 Ağustos 2016, 02:40:57 »