Kayıp Rıhtım Forum

Uzay Yolu

0 Üye ve 1 Yolcu konuyu incelemekte.

Çevrimdışı DarLy OpuS

  • ********
  • 2761
  • Rom: 35
  • Cinsiyet: Bay
  • Dansımız Marşandiz
    • Profili Görüntüle
    • Uykusuzluk Kulesi
Uzay Yolu
« : 22 Ağustos 2008, 17:46:26 »
Uzay Yolu



İngilizce özgün adı ile "Star Trek" , Türkçesi ile "Uzay Yolu", Gene Roddenberry tarafından yaratılmış bilim kurgu televizyon dizisidir. Bugüne kadar 6 televizyon dizisi, 10 sinema filmi, yüzlerce roman, video oyunu, ve fan hikayesi olarak yayılmıştır. 8 Eylül Cuma, 2006 yılında Uzay Yolu'nun ilk televizyon yayının 40'ıncı yılı kutlandı.

İnsanların galakside diğer bilinçli canlılarla birleşerek Birleşik Gezegenler Federasyonu'nu kurdukları, hayali bir 3. Dünya Savaşı sonrası bir geleceği tasvir eder. Evrende yalnız olmadıklarını anlayınca insanlık kendilerine özgü birçok zayıflık ve kötü alışkanlıklarını geride bırakır.

Kahramanlar genelde fedakardır ama zaman zaman sonuç almak için başka yollara baş vurabilirler. 1960'larda Orijinal Seri'de ve diğer seriler de olduğu gibi hikayelerdeki çatışmalar ve politik boyutlar günümüz olaylarını yansıtırlar. Dizilerdeki emperyalizm, sınıf kavgası, ırkçılık, insan hakları ve teknolojinin etkileri gibi konular ilk yayınladıkları zaman olduğu gibi bugünde yankılanmaktadırlar.

Tr.wikipedia.org'dan alıntıdır. ;)

Çevrimdışı Baal Adramelech

  • *****
  • 1838
  • Rom: 59
  • The Hermit
    • Profili Görüntüle
Ynt: Uzay Yolu
« Yanıtla #1 : 25 Ağustos 2008, 19:00:03 »
"Işınla beni spak!"

Kesinlikle bir klasiktir. Star Wars kadar sevmesemde güzel olduğunu düşünüyorum Star Trek'in.
#rekt

Çevrimdışı PhoenixMan

  • ****
  • 919
  • Rom: 5
  • Cinsiyet: Bay
    • Profili Görüntüle
Ynt: Uzay Yolu
« Yanıtla #2 : 25 Ağustos 2008, 19:18:52 »
"Işınla beni spak!"

Kesinlikle bir klasiktir. Star Wars kadar sevmesemde güzel olduğunu düşünüyorum Star Trek'in.
Annem severdi bana da sevdirmişti... Tabii büyüyü Turist Ömer bozmuştur... :D

Çevrimdışı Arlinon

  • ***
  • 456
  • Rom: 14
  • Cinsiyet: Bay
  • Savaş ve Ateş
    • Profili Görüntüle
Ynt: Uzay Yolu
« Yanıtla #3 : 25 Ekim 2008, 12:07:05 »
Başroldeki kaptana hep külüstür gemileri verirler  ;D

Çevrimdışı Dúrgonath

  • ***
  • 680
  • Rom: 13
    • Profili Görüntüle
Ynt: Uzay Yolu
« Yanıtla #4 : 09 Mart 2009, 19:04:21 »
"osman ışınla beni"
*sigarasından bir nefes alır* "makina soğuk."

xD

Çevrimdışı Canina

  • ****
  • 1461
  • Rom: 39
  • Cinsiyet: Bay
  • There ought to be a law against you
    • Profili Görüntüle
    • Canina's
Ynt: Uzay Yolu
« Yanıtla #5 : 02 Mayıs 2009, 12:56:36 »
Turist Ömer'li olan dışında hiç sevmedim :D. Ama o zamanda yaşasaydım severdim sanırım, sonuçta elinde muhabbet kuracak bir Star Wars yok. :D

Çevrimdışı Dúrgonath

  • ***
  • 680
  • Rom: 13
    • Profili Görüntüle
Ynt: Uzay Yolu
« Yanıtla #6 : 03 Mayıs 2009, 20:37:46 »
Cey-cey'in (J.J. Abrams) çektiği bir nevi prequel filmi olan, yani olayların başlangıcını anlatan film çok fena yanılmıyorsam 8 Mayıs'ta gösterimdeymiş.

Çevrimdışı mit

  • *
  • 5470
  • Rom: 94
  • Cinsiyet: Bay
  • Kronik Anakronik
    • Profili Görüntüle
    • Yorgun Savaşçı'nın Günlüğü
Adam Savage Bu Sefer De Kaptan Kirk’ün Koltuğunu İnşa Etti!
« Yanıtla #7 : 21 Mayıs 2015, 13:02:05 »


Adam Savage Bu Sefer De Kaptan Kirk’ün Koltuğunu İnşa Etti!

Mythbusters ile tanıdığımız, şimdilerdeyse One Day Builds adlı kendi programını sunan Adam Savage, Uzay Yolu dizisinden feci derecede aşina olduğumuz kaptan koltuğunu gerçeğe dönüştürdü.

Aslında koltuk sıfırdan tasarlamış sayılmaz. Çünkü Savage onu bir yıl önce eBay’den almış ama ucuz işçiliği ve kötü taklitçiliği karşısında öyle büyük bir hayal kırıklığına uğramış ki (eh, ne de olsa adam her şeyi kendi elleriyle birebir üretmek gibi muazzam bir yeteneğe sahip) onu bir yıl boyunca deposunun tozlu köşelerine hapsetmiş.

Ama en sonunda, düş kırıklığını bir kenara bıraktığında (bunun için 1 yıl beklemiş, evet. Düşünün artık kaç parçaya ayrılmış adamcağızın yaşlı kalbi) onu karanlıklardan çıkarıp adam etmeye karar vermiş. Böylece sadık dostu Jeremy Williams’la kafa kafaya verip orijinal Atılgan’daki koltuğu birebir olarak inşa etmişler.

Videonun tamamını haberimizden izleyebilirsiniz; koltuğun ilk hâliyle son hâli arasındaki fark (Savage’ın deyimiyle %99.9 isabetlilikle) gerçekten de olağanüstü. Eğer çok fazla vaktiniz yoksa ya da teknik ayrıntılar sizi ilgilendirmiyorsa ilk birkaç dakikayı izleyip koltuğun ilk şeklini gördükten sonra Skati’nin yardımı olmaksızın 32:00’ye ışınlanabilir ve Savage’ın bir çocuk kadar şen bir şekilde gerçekleştirdiği eğlenceli sunumu izleyebilirsiniz. Ses efektlerine dikkat…

Bu arada gözünüz durmadan stüdyodaki diğer eşyalara kaçıp kaçıp duracak, boşuna kendinizi tutmaya çalışmayın. İzlemek için buradan buyurun.
Jackal knows who you are,
Jackal knows where you are.
Try to hide if you dare.
Do your best, i don't care.

Çevrimdışı oguzkaan

  • **
  • 92
  • Rom: 11
  • Cinsiyet: Bay
    • Profili Görüntüle
Ynt: Uzay Yolu
« Yanıtla #8 : 04 Ekim 2015, 18:33:35 »
Şu muhteşem serinin altındaki mesajların azlığı böyle bir site için beni üzdü. O yüzden seriler hakkında -sadece tv dizileri- ufak tefek bir şeyler yazmak istedim. Yazı boyunca bazı kısaltmalar kullanacağım bunlar;
*TOS – The Original Series
*TNG- The Next Generation
*VOY- Star Trek Voyager
*DS9 – Deep Space Nine
*ENT – Star Trek Enterprise

İlk kimin aklına gelmiş ki?

Önce bize bu muhteşem evreni sunan adam hakkında bir şeyler yazmalıyım. Gene Roddenberry, 1991 yılında 70 yaşında öldüğünde geride milyonlarca sevene sahip, devasa bir bilim kurgu evreni olan Star Trek markasını bıraktı. Roddenberry, II. Dünya Savaşı’nda savaşmış, boyundan dolayı savaş uçağı pilotu olamayacağına kanaat getirilip bomba uçaklarını uçurmuş bir savaş gazisi ve pilotuydu. Kazalar atlatmış, ölümlerden sorumlu tutulmuş, insanların hayatlarını kurtarmıştır.

Savaştan sonra Los Angeles polis teşkilatına katılmış ve 7 yıl çalıştıktan sonra tam zamanlı bir senarist olmak için istifa etmiştir.  Birçok dizi için bölümler yazmıştır. Harbourmaster, Bat Masterson, Jefferson Drum gibi.

1966 yılında 3 yıl sürecek olan Star Trek’i -daha sonradan Star Trek: The Original Series adını alacak olan diziyi- yaratmıştır. Günümüzde de hala aktif olan ve birçok insanı kendine hayran bırak bu evreni insanlığa sunduğu için kendisine teşekkür ederiz.

O kadar şey hangi sıra ile izlenecek ki?

Yazının burasına bir es koyup bu kadar televizyon bölümünü nasıl spoiler yemeden zevk baltalanmadan izleyeceğiz sorusuna cevap vereyim. 
İlk olarak her diziyi yayınlanma sırasına göre izleyin. Kendim de öyle izledim ve yeni arkadaşlar içinde uygun bir yoldur.  Araya da filmleri serpiştirmelisiniz. Yok ben kronolojik sıraya göre izleyeceğim diyenler bu adrese bakabilir. http://thestartrekchronologyproject.blogspot.hu/
Yayınlanma sırası:
1-TOS
2-TAS (Sevmediğim için bu seri hakkında bir şey yazmayacağım)
3-Filmler 1-6
4-TNG
5-Film 7
6-DS9
7-VOY
8-Film 8-10
9-ENT
10-Film 11-12



Star Trek : The Orginal Series (TOS)

İzleme Süresi: 3 Gün ve 8 Saat – 80 saat – 4800 dk – 288000 sn

Özet: Her şey bununla başladı. İlk bölüm 1966 yayınlandığında birçok insanı etkileyen bir marka oluşacağını kimse düşünmemiştir. 3 sezon sonra iptal edildiğinde tarihin tozlu ve başarısız kısmına gideceğine gün geçtikçe hayranları artmaya devam etti. Peki, bu kadar özel olan neydi?
İlk kez bilimkurgu televizyon ekranına mı aktarılmıştı? Hayır. İlk kez yeşil kanlı bir uzaylı mı görmüştük? Hayır. Star Trek bir ütopyaydı. İnsanların ırksal olarak eşit olduğu sadece bilgilerini geliştirmek adına yaşadıkları, birçok uzaylı ırkla beraber kurdukları Federasyon ile hiçbir insanın gitmediği kadar uzağa gitmeye hedefleyen bir diziydi. Onu başarılı yapan işte bunlardı.

Alıntı
"Space: the final frontier. These are the voyages of the starship Enterprise. Its five-year mission: to explore strange new worlds, to seek out new life and new civilizations, to boldly go where no man has gone before."
İşte bu sözlerle giriş yapıyordu dizi. TOS, William Tiberius Kirk’ün kaptanlığında 5 yıllık bir keşif ve diplomasi görevine çıkan NCC-1701 kayıt numarasına sahip Enterprise’ın hikâyeleriydi. Ütopik toplumlardan, distopik toplumlara, henüz emekleme çağında olan medeniyetlerden, Federasyonun çok ilerisinde olan medeniyetlere kadar sayısız çeşitliliğe sahip galaksi de bir yudum suydu Enterprise’ın yolculukları ve insanlar bu çerçeveden daha fazla bakmak istediklerinde devam serileri geldi.



Karakterler:

James T. Kirk (Kaptan)
William Shatner tarafından canlandırılan Kirk, galakside ki tüm kadınlar tarafından sevilen, bir asker ve diplomattır. Seri boyunca karakteri çok yönlü olarak incelenen Kirk, Trek evreninde en bilinen ve sevilen karakterlerden biridir.

Alıntı
“İnsandan insana bir dokunuş. Biz aynıyız. Aynı tarihi, aynı mirası ve aynı yaşamı paylaşıyoruz. Biz ayrılamayacak şekilde birbirimize bağlıyız. Kadın veya erkek, bu fark etmez. Biz insanız. İşte bu şekilde yapacaksın, Teğmen, kim ve ne olduğunu hatırlayarak. Birazcık ete ve kana büründün ve sonsuz evrende gitmektesin. Burada gerçekten sana ait olan insanlığın geride kalan bölümüdür.  Bizim asıl görevimiz de burada.”
Star Trek: The Original Series 2. Sezon 2. Bölüm “Who Mourns For Adonis”

Mr. Spock (Birinci Subay ve Bilim Subayı)
Leonard Nimoy tarafından canlandırılan Spock, İnsan ve Vulcan melezidir. İki kültürün arasında kalan karakteri Trek evreni açısından önemlidir. Kirk ve Spock arasında ki dostluk serinin ana temalarından biridir.

Alıntı
"Fascinating"
Star Trek: The Original Series Tüm Sezonlar Tüm Bölümler

Montgomery Scott (Baş Mühendis)
Sürekli fizik kurallarını zorlaması hatta değiştirmesi istenen adam olan Scott, James Doohan tarafından canlandırılmıştır.

Alıntı
"I cannae change the laws of physics! I've got to have thirty minutes!"
“Fizik kurallarını değiştiremem. 30 dakikaya ihtiyacım var.”
Star Trek: The Original Series 1. Sezon 7.Bölüm “The Naked Time”

Hikaru Sulu (Dümenci)
Kim George Takei’yi sevmez ki? Kabul edelim tüm serinin en ikonik karakterlerinden birisi olmaya zaman içerisinde başarmıştır. Favori sahnelerimden birisi elinde epe ile ortalıkta dolaştığı bölümdü.

Alıntı
"I'll protect you, fair maiden."
“Seni koruyacağım, güzel bakire.”
Star Trek: The Original Series 1. Sezon 7.Bölüm “The Naked Time”

Pavel Andreievich Chekov (Seyrüseferci ve Güvenlik Subayı)
Walter Koenigg’i daha çok Babylon 5’da ki rolü ile sevsem de Trek evreninde Rus aksanlı İngilizcesi ile joker karakterdir.

Nyota Uhura (İletişim Subayı)
Nichelle Nichols tarafından canlandırılan Uhura karakteri aslında tüm televizyon tarihinin önemli karakterlerinden birisidir. Siyahilere karşı katı politikaların olduğu bir çağda bir televizyon dizisinde oldukça önemli bir role sahip olması ile Star Trek’i mükemmel yapan bir diğer detaydır.


Star Trek: The Next Generation

İzleme Süresi: 7 Gün ve 4 Saat – 172 saat – 10320 dk – 619200 sn

Özet: Roddenberry’e röportajlarının birinde Patrick Stewart tarafından oynanan ve Enterprise’in kaptanı olan Jean-Luc Picard kelliğine atıf yapılan bir soruya verdiği cevap Star Trek evrenini anlamak açısından oldukça önemli bir noktaya parmak basar.
Alıntı
Reporter asked “Surely they would have cured baldness by the 24th century?" Roddenberry answered, "In the 24th century, they wouldn't care."

İşte bu cevapta saklı bu serinin ana teması. İnsanların dış görünüşü, fikirleri, dinleri –varsa eğer Star Trek çoğu zaman o konuya pek bulaşmak istemez.- önemsizdir. Önemli olan bilgi havuzuna kattıklarıdır. Daha iyi bir galaksi daha iyi bir yaşam adına yaptıklarıdır.

TNG, yine Roddenberry tarafından yapımcılığı üstlenilen bir seri olmasının yanı sıra devamında gelen serilere de ilham kaynağı olmuş uzun soluklu bir eserdir. Zaman çizgisi olarak TOS’un yaklaşık 100 yıl sonrasında geçen seride, daha büyük bir Enterprise ile keşif seferine çıkan TOS’dan ayrı olarak Klingon’ların Federasyon’un müttefikleri olduğu ve Romulanlar ise hala düşman oldukları bir evrede geçen seri izleyicilerine yeni düşman ırklar tanıtmıştır. Bunların başında tüm Star Trek evrenin en ilginç ırklarından biri olan Borg, askeri bir sistemle yönetilen bir medeniyet olan Cardassia ve Kayserili –burada Kayserili arkadaşlardan özür dilerim- tüccarlarımızdan çok daha uç düzeye kaçmış Ferengiler Star Trek evrenine tanıtılıyor.



Karakterler;

Jean-Luc Picard (Kaptan)
Hiç yaşlanmayan adam Patrick Stewart tarafından canlandırılan Kaptan Picard sanırım geek evreninin en bilinen karakterlerinden biridir. Picard TNG serisi boyunca üzerine en çok oynanan karakter olmasının yansıra tüm Trek evreni içinde bir mihenk taşı –her kaptan için söylenebilir- sayılabilir.

Alıntı
"Engage."
Star Trek: The Next Generations Tüm Sezonlar

William T. Riker (Birinci Subay)
Jonathan Frakes tarafından canlandırılan karakter tüm seri boyunca bence Picard’ın gölgesinde kalmıştır.  Böylesi iyi olmuş demekten de kendimi alamıyorum.

Alıntı
“The unexpected is our normal routine.”
“Bizim her zamanki düzenimiz, beklenmedik olaylar zaten.”
Star Trek: The Next Generations 2. Sezon 4.Bölüm “The Outrageous Okona”

Geordi La Forge (Baş Mühendis)
En başta dümenci olup sonra da baş mühendis olmasıyla da ilginç bir karakter olan La Forge’u LeVar Burton canlandırmıştır. Doğuştan kördür ve VISOR adı verilen cihazla çevresini belli bir seviyeye kadar görebilme yetisi kazanmıştır.
Alıntı
"There's theory and then there's application. They don't always jibe."
“Teori ve uygulama. Her daim uyumlu olmuyorlar.”
Star Trek: The Next Generations 4. Sezon 16.Bölüm “Galaxy's Child”

Worf (Taktik Subayı ve Güvenlik Şefi)
Michael Dorn tarafından canlandırılan Worf karakteri Trek evrenin en etkileyici karakterlerinden birisidir. İnsan kültüründe yetişmiş ve ailesel sebeplerden kendi ırkı tarafından sevilmeyen Worf, seri boyunca izlemesi hem eğlenceli hem de aydınlatıcı bir karakter olmuştur.

Alıntı
"Sir, I protest! I am not a merry man!"
Star Trek: The Next Generation 4. Sezon 20. Bölüm “Qpid”

Beverly Crusher (Doktor)
Gates McFadden tarafından canlandırılan karakter Wesley Crusher annesidir.

Deanna Troi (Danışman)
İnsan ve Betazoid melezi olan Marina Sirtis tarafından canlandıralan Troi karakteri Betazoid yarısından gelen empat özellikleri ile bir psikoloğun rolünü üstlenmiştir.

Data (Bilim Subayı)
Starfleet’in tek androidi olan Data Brent Spiner tarafından canlandırılmıştır. İzlemesi keyifli ve serinin felsefik olarak dayandığı kalesi olan bir karakterdir.
Alıntı
“We are more alike than unlike, my dear Captain. I have pores. Humans have pores. I have... fingerprints. Humans have fingerprints. My chemical nutrients are like your blood. If you prick me ... do I not ... leak?”
“Benzerliklerimiz farklılıklarımızdan daha fazla benim sevgili Kaptanım. Benim gözeneklerim var. İnsanların gözenekleri var. Benim... parmak izlerim var. İnsanların parmak izleri var. Benim kimyasal gıdalarım, sizin kanınız gibi. Bana bir şey batırırsanız, ben de... sızdırmam mı?”
Star Trek: The Next Generations 2. Sezon 4.Bölüm “The Naked Now”


Star Trek: Deep Space Nine

İzleme Süresi: 7 gün 4 saat – 172 saat – 10320dk – 619200sn

Özet: İzninizle burada biraz fanboyluk yapmak istiyorum. Tüm Trek evreninde ki o başarılı, göz kamaştırıcı, muhteşem ütopyayı alıp biraz daha realist ve karanlık biçimde ele alan bir seri olarak benim için diğerlerinden ayrı bir yerde durur. Aynı zamanda bir gemide geçmeyen tek Trek dizisidir. Daha ilk bölümden kendinden öncekilerden farklı olacağı izlenimini vermiştir. Sisko ve istasyonda yaşayanların emelleri yeni yerler, türler keşfetmek değildir. Onların görevi diplomatik yöntemlerle Bajorian halkını Federasyona katmak Cardassia’ya karşı bir karakol görevi görmek ve Gama çeyreğine açılan stabil bir solucan deliğinin de muhafızlığını yapmaktır. DS9, Trek dizileri içerisinde uzun soluklu öyküsü ile en ayrışanıdır. Bajorian halkının dini görüşlerine yer vermesi, oldukça doyurucu savaş sahnelerine sahip olması ve “In the Pale Moonlight” gibi tüm Trek dizi tarihinde ki en aykırı ve mükemmel bir bölüme sahip olmasıyla da bence her zaman diğer serilerden bir adım önde olacaktır.

DS9 veya ilk adı ile Terok Nor, Alfa çeyreğinin en önemli derin uzay istasyonlarından birisidir. Stabil solucan deliğine yakınlığı, Cardassia işgalinden kurtulmuş Bajorian halkının sahipliğini üstlendiği bu istasyon çeyreğin gördüğü en güçlü düşmanlardan birine karşı ilk savunma noktası olmuştur.



Karakterler;

Benjamin Sisko (Kaptan)
Bu karakterinin seri boyunca gösterdiği değişimleri yansıtmak konusunda on numara bir iş ortaya konulmuş. Tabii ki Avery Brooks’un oyunculuğa başta biraz farklı gelse de alışınca ne kadar uyumlu bir halde karakteri yansıttığı gözden kaçmamalı.

Alıntı
"I lied. I cheated. I bribed men to cover the crimes of other men. I am an accessory to murder. But the most damning thing of all... I think I can live with it. And if I had to do it all over again, I would. Garak was right about one thing - a guilty conscience is a small price to pay for the safety of the Alpha Quadrant."
Star Trek: Deep Space Nine 6. Sezon 19.Bölüm “In the Pale Moonlight”

Jadzia Dax (Bilim Subayı)
Simbiotik yaşam formalarına ve hikayeye kattıkları çeşitliliğe bayılırım. Ve kim Terr Farrell’ı sevmez ki! Spoiler vermemek adına burada susuyorum.

Alıntı
"Sometimes I like it when the bad guy wins."
Star Trek: Deep Space Nine 5. Sezon 13.Bölüm “Fort he Uniform”

Julian Bashir (Sağlık Subayı)
Alexander Siddig’in oynadığı bu haşarı, çapkın ve başarılı bilim insanı tüm seri boyunca arkaplanı açıklanana kadar oldukça itici gelmişti. Yine spoiler vermemek adına susmalıyım.

Alıntı
“There are many situations in life that test a person's character. Thankfully most of them don't involve death and destruction.”
Star Trek: Deep Space Nine 5. Sezon 4.Bölüm “Nor the Battle to the Strong”

Kira Nerys (Bajoran Milis Binbaşı)
Üzerine en çok yoğunlaşılan kararkterlerden biri olan Major Kira (böyle söyleyince ayrı bir havası var, evde Major Kira diye dolaştığım vakitler vardı.) Nana Visitor tarafından canlandırıldı. İzlemesi oldukça zevkli bir karakterdi.

Alıntı
“Fighting hit and run, always outgunned, living on nothing but hate and adrenaline. It's not much of a life and it eats away at you so that every day a little part of you dies.”
“Vur kaç taktiğiyle savaşmak, hep silahlanmak, nefret ve adrenalin içinde bir hayat yaşamak. Bu yaşamak değil. Kişiyi yiyip bitirir, bu yüzden her gün bir parçan ölür.”
Star Trek: Deep Space Nine 4. Sezon 14.Bölüm “Return to Grace”

Odo (Güvenlik Şefimsi)
Rene Auberjonois tam makyajla oynadığı bu karakterde harika bir iş çıkartıyor. Ayrıca bu yazı boyunca Starfleet üyesi olmayan tanıttığım ilk karakterdir. Yine spoiler.  “Hu'tegh”

Quark (Sivil)
Rules of Acquisition 21 derki: “Never place friendship above profit.” Armin Shimerman tarafından canlandırılan Quark yer yer bu kurala uymasa da eğlenceli ve bol tebessüm ettiren bir karakterdi.

Alıntı
Rules of Acquisition 6
“Nothing is more important than your health... except for your money.”

Miles O’Brien
TNG’den transfer bir karaktere olan O’Brien Colm Meaney tarafından canlandırıldı. Yine dizi boyunca etkin karakterlerden biridir. 


Star Trek: Voyager

İzleme Süresi: 7 gün 4 saat – 172 saat – 41700dk – 619200sn

Özet: İlk kadın kaptan, Delta çeyreğini keşfe çıkan ilk Federasyon gemisi, yepyeni ırklar olacaktır harika diye başladığım dizi ne yazık ki tüm heyecanımı, hevesimi kursağımda bıraktı. Elinizde muhteşem, üzerinde çok farklı senaryolar uygulanacak bir konsept var ama siz o kadar kötü aktarıyorsunuz ki izleyiciye hakaret gibi oluyor. Tüm  ırklar insansı, hadi bunu prodüksiyonun parasına bağlayıp işin içinden çıkabiliriz. Peki ya bu adamlar evlerinden ki sanki tüm Federasyon insanlardan ibaretmiş gibi herkesin DÜNYA, DÜNYA diye bahsederek dolaşması ayrı bir tartışma konusu, 70000 ışık yılı uzaklar nerede travmalar, intiharlar vs. Ne kadar iyi bir ütopya kurarsanız kurun davranışları bu derece değiştirmek akıllı bir seçim olmaz. Bir madde daha buraya not düşeyim ve çemkirmem son bulsun. O nasıl bir finaldir? ‘hayal kırıklığı olan surat’

Şu dizinin iyi yanlarından birisi de bize Intrepid sınıfı gemileri sunmuş olmasıdır. Gezegene iniş yapabilen, medikal servisi tamamen dijitalleşmiş, biyo-nörolojik jeller ile desteklenen bilgisayar sistemine sahip küçük ama hızlı olarak tanımlanabilir.



Karakterler;

Katheryn Janeway (Kaptan)
Kate Mulgrew tarafından canlandırılmıştır. Ne Picard gibi bir arkeolog, ne de Sisko gibi seri için temel taşı gören ruhani bir göreve sahip olmuştur. Janeway herhangi baskın bir özelliğe sahip olmayan sıradan bir karakter gibi yazılmış bir kaptan olması ile benim için tamamen bir hayal kırıklığı olmuştur.

Chakotay (Birinci Subay)
‘Lan o kadar bölüm var hiç Kızılderili bir karakter yok. Hadi bir tane yazalım.’ denmiş ve Robert Beltran tarafından canlandırılan Chakotay kararkteri ortaya çıkmış ki kendisi bir haindir. (Lan spoiler oldu. Sadece birkaç bölümlük, ama 8))

B'Elanna Torres (Baş Mühendis)
Roxann Dawson tarafından canlandırılan karakter seri boyunca belki de üzerine en düşünülmüş ve karakter gelişimi en iyi yansıtılmış olan olabilir.

Tom Paris (Seyrüsefer Subayı)
Robert Duncan McNeill tarafından canlandırılan karakter serinin başrollerinden birine sahip olsa bile hiçbir zaman o ağırlığa ulaşamadığını hissettiriyor.

Neelix (Moral Subayı)
Ethan Philips tarafından canlandırılan karakter serinin komedi elementi rolünü üstlenmeye çalışanıdır. Becerebildiğini düşünmüyorum.

Tuvok (Güvenlik Şefi)
Star Trek Vulcan olmadan olmaz. Tim Russ burada siyahi bir Vulcan’lıyı canlandırıyor. Çok ilginç – Vulcan’dan eksantrik davranışlar beklemek yanlış olur-  bir karakterde değildi.

Harry Kim (Taktik Subayı)
Garrett Wang tarafından canlandırılan karakter seri boyunca oldukça pasif kalıyor çünkü derinlemesine üzerine gidilecek bir yapıya sahip değil.

The Doctor (Medikal Hologram)
Robert Picardo’dan başkası oynasa inanılmaz sıkıcı olacak bir karakter inanılmaz oyunculuk sayesinde eğlenceli ve izlemesi oldukça zevkli bir karaktere dönüşüyor.


Star Trek: Enterprise

İzleme Süresi: 4 gün – 96 saat – 5760dk – 345600sn

Özet: Seriye yayın sırası olarak son eklenen ama kronolojik sırada en başta gelen televizyon dizisidir. Federasyonun kurulma aşamasını ve ilk Enterprise ile yapılan keşif görevlerini anlatan seri daha çok dünyanın yabancı yaşam formlarına olan bakış açısına odaklanmıştır. Trek severlerden bazıları seriyi evrenin zaman çizelgesine uymadığı için kötülerken bir grup ise farklı  bir yere koymuştur. Ben ikinci gruptanım nedenine gelince süreklilik açısından Enterprise’ı daha etkili görürüm. İzleyen arkadaşlar söylediklerimi anlayabilirler, izlemeyenler ise izlediklerin de anlayacaklardır. (Spoiler olmasın diye burada kırk dereden su getirmeye çalışıyorum. Biraz anlayış :-[)

Trek evrenine yeni bir vizyon getirmeye çalışan seri Roddenberry’nin bilim ütopyasının oluşmasından çok daha öncesine günümüzden sadece 1-1,5 asır sonrasını konu edinince daha karanlık ve diğer serilerde görmeye alışık olmadığımız kişisel hırsların, politik manevraların, gizli grupların, izolasyon meraklılarının olduğu değişik öykülere sahiptir.

Şunu da söylemeliyim eğer Trek evrenine J.J. Abrahams ile başladıysanız ve sizin için Kirk, Chris Pine, Spock ise Zachary Quinto’ysa zaman çizelgesi bozulmamış olarak izleyeceğiniz tek dizidir.



Karakterler:

Jonathan Archer (Kaptan)
Scott Stewart Bakula role yakışmış ve insanlık tarihinin en önemli kaptanlarından birisi olacak bu adamı bileğinin hakkı ile oynamış.

Dr. Phlox (Sağlık Subayı)
John Billingsley tarafından canlandırılan karakter Denobulan ırkındandır. Not: Denobulan gülüşü diye bir şey var ki Joker’den hallicedir.

T'Pol (Kumadan)
Jolene Blalock tarafından canlandırılan ve Trek evreninin kadınlara karşı gösterdiği ve son filmlerde dahi atlatılamayan obje benzeri davranış modeli adına önemli bir örnektir. Özellikle bir vücut kremleme sahnesi var ki “Oha lan! Bu kadar da belli edilmez ki!” tespitini yapmamak elde olmuyor.

Malcolm Reed (Teğmen ?)
Dominic Keating tarafından canlandırılan karakter özet kısmında bahsettiğim konu akışları adına oldukça önemli bir karakterdi.

Travis Mayweather ( Dümenci )
Anthony Montgomery uzayda doğan bir karakterdir. İlginç bir yanı yoktu.

Hoshi Sato (Dil uzmanı)
Linda Park tarafından canlandırılan karakter henüz evrensel tercüme cihazı olmadığından onun görevini yerine getirmekteydi.

Charles Tucker III (Kumandan, Mühendis)
Trip olarakta bilinen Connor Trinneer tarafından canlandırılan karakter üzerine en çok oynanan ve benimde beğendiğim bir karakterdi.

Sonuç:
İyisiyle kötüsüyle kişisel görüşlerimin ön plana çıktığı bir yazı oldu. Yine de Trek evrenine dahil olmak isteyen ama aklında şüphe bulunan arkadaşları eğer bu yazıdan sonra bir “trekkie” yaptıysam bu bana yeter.

Çevrimiçi Bay_Karamsar

  • ***
  • 745
  • Rom: 11
  • Cinsiyet: Bay
    • Profili Görüntüle
Uzay Yolu
« Yanıtla #9 : 06 Temmuz 2016, 23:19:19 »
The Orginal Series'teki Klingon ve Romulanlar'ın karakteristik özellikleri ile The Next Generation serisinde tersyüz olmuş gibi geldi.

TOS'teki Klingonlar hile ve kurnazlık ile imparatorluklarını genişleten ırkken; Romulanlar, onur için fetih mantığında hareket eden savaşçılardı. TNG'daki Klingonlar, onurlu savaşçılara; Romulanlar ise sinsi üçkağıtçılara dönüşmüştü.

Bu konuda bir tutarsızlık hissetmiştim.

Bakalım, sinema için tasarlanan alternatif Uzay Yolu evreninin son filmi nasıl olacak. Senaryoda, Uzay Yolu'nu bilen, geek insan, Cornetto Üçlemesi'nin de baş mimarlarından Simon Pegg'in imzası bulunduğundan kimi kesim son filmden umutlu. Hoş, ST Beyond'un ilk fragmanından sonra gelen tepkiler karşısından, "zaman değişti, alışın bunlara," minvalinde yorumlarda bulunmuştu. Bu yorumu ve bundan önce kendisinden seriye daha sadık dokunuşlar beklendiğini düşününce: Kendi taze fikirleri yerine, önceki Uzay Yolu filmlerinde görülen felsefi fikir ve tartışmaların sabun köpüğü kıvamında tekrarlarıyla karşılaşılacağı fikri uyandı. Eh, bu yeni evrenin önceki filmleri de derin değildi. Asıl serinin film halkaları da, güçlü yanlarına rağmen, TV yapımlarındaki kadar etkili değildiler. Lakin gelecek vizyonu ve Uzay Yolu vizyonu açısından yeni şeyler ortaya koyamayacaksalar, onlardan bile zayıf kalma tehlikesine düşeceklerdir bu yeni filmde de. Sinema uyarlamalarından çok şey beklememek gerek. Uzay Yolu evreni için gözler, asıl, gelecek yeni TV serisi çevrilmeli. Serinin geleceğini yeni TV serisi belirleyecek. Bakalım :-\.

Çevrimdışı oguzkaan

  • **
  • 92
  • Rom: 11
  • Cinsiyet: Bay
    • Profili Görüntüle
Ynt: Uzay Yolu
« Yanıtla #10 : 26 Eylül 2017, 22:48:37 »
Star Trek: Discovery başladı. İlk iki bölümde modern anlatım tekniği ile birleştirilmiş, teknojinin ilerlemesinin insanın fütüristik mimari ve teknoloji anlayışı üzerinde ki değişimini gözler önüne serercesine dolu dolu bir başlangıç yaptı. İzleyin, izlettirin dostlar. Ayrıca bildiğiniz gibi arkasında Bryan Fuller -Hannibal, Pushing Daisies- var.

Çevrimiçi Bay_Karamsar

  • ***
  • 745
  • Rom: 11
  • Cinsiyet: Bay
    • Profili Görüntüle
Ynt: Uzay Yolu
« Yanıtla #11 : 27 Eylül 2017, 18:44:05 »
Ne bileyim. Discovery'ye karşı şüphelerim geçmedi  :-[ Uzay Yolu konusunda biraz eski kafalıyım :-\

Çevrimiçi Bay_Karamsar

  • ***
  • 745
  • Rom: 11
  • Cinsiyet: Bay
    • Profili Görüntüle
Ynt: Uzay Yolu
« Yanıtla #12 : 10 Ekim 2017, 16:08:16 »
Star Trek Discovery'ye ancak 4. bölümde ısınabildim. Sanırım yapımcı ekibin niyeti genelde tek bölümde işlenen konuyu bir sezona yaymak.

Tabii bu sadece tahminim. Ya da umudum mu desem  :-[ Tam tersi ya da alakasız bir şey çıkarsa diziye karşı daha ne kadar iyimser olurum bilemem :-\

Dizi alışıp sevdiğimiz Star Trek ideallerini tanıtmak için adım adım ilerleyecek biçimde tasarlanmış olabilir. İdeallerin amacını ve neden zorluklara rağmen hemen bir köşeye atılmaması gerektiğini vurgulamak için.
 
Michael Burnham Discovery'dekilere bunu ispatlayacak. Paralel öyküde de idealleri uğruna fanatikleşmiş beyaz Klingon'da fanatizmin ve körü körüne inancın tek başına bir işe yaramadığını öğrenecek.

Yani, en aznından diziyi öyle tasarladıklarını umut ediyorum :-\

Bölümler arası mantıksal tutarsızlıkları ve karakterlerin sunumundaki bazı hoşnutsuzluklarımı saymazsam, Star Trek Discovery için umudum sürmeye devam ediyor :-[

Çevrimdışı kara

  • **
  • 68
  • Rom: 1
  • Cinsiyet: Bay
    • Profili Görüntüle
Ynt: Uzay Yolu
« Yanıtla #13 : 12 Ekim 2017, 15:34:19 »
 Eski nesili eski filmleri arasamda buna da razı oldum, ilk iki bölüm hem iyi hem kötüydü hem her seyi açığa vurmayalım ,hem heyecanı koruyalım dizi merak edilsin endişesi maalesef iki bölümde üçüncü bölüme kadar sirayet etti tabi bu da seyir zevkini ve eleştirileri beraberinde getirdi.Bilim kurgu dizilerinde prodüksiyon ve efekt eksikliği bu dizide çok hissedilmiyor kitaplarına bayıldığım Expanse Enginlik Serisinin dizisine bir türlü ısınamadım,takip ettiğim merak uyandıran bir dizi .
"Her bilge adamın korktuğu üç şey vardır: Fırtınalı bir deniz, aysız bir gece ve yumuşak başlı birinin öfkesi."

-Patrick Rothfuss

Çevrimiçi Bay_Karamsar

  • ***
  • 745
  • Rom: 11
  • Cinsiyet: Bay
    • Profili Görüntüle
Ynt: Uzay Yolu
« Yanıtla #14 : 16 Ekim 2017, 20:41:09 »
İzleyicinin seyir defteri: 16 Ekim 2017,

Star Trek Discovery, 5. Bölümüyle onu sevip sevmemem konusunda beni kararsız bırakmayı bir kez daha başardı.

Bu bölümde Star Trek: The Original Series'ten bir karakteri gözüktü: Üçkağıtçılar Kralı Harcourt Fenton Mudd. Diğer adıyla Harry Mudd.

İlk zamanlarından sevimsiz biriymiş anlaşılan. STOS'da alçaklığına rağmen bölüme neşe katardı. IMDB'ye göre onu STD'nin ileriki bölümlerinde de izleyeceğiz.
« Son Düzenleme: 16 Ekim 2017, 20:49:56 Gönderen: Bay_Karamsar »