Kayıt Ol

Tercih

Tercih
« : 09 Şubat 2014, 15:50:11 »
Kadın baygındı. Arnavut kaldırımların arasından tereddüt ederek akan yağmur damlalarına karışan kan, çirkin bir soru işareti şeklinde oluklara akıyordu. Canını yakmayı her ne kadar istemese de, başka bir seçeneği kalmamıştı. Açıklamaya çalışmıştı, ama bir türlü anlayışla karşılamayı başaramamıştı kadın, ve şimdi bu köpek dışkısı kokan soğuk, ıslak kaldırımlar onun ameliyat masası olacaktı.

Kadının iki bacağının arasından sızan ince ama kararlı kan nehri duracak gibi değildi, elini çabuk tutması gerekiyordu. Ellerinin uyuşması tenine patır patır yağan yağmurdan çok, elindeki soğuk elbise askısının parmaklarının boğumlarının aralarındaki kan dolaşımını engellemesindendi.

Derin bir nefes aldı, kadının bacaklarını araladı.

Hastası nefes alıyordu, ancak bir hastadan bir kadavraya her an dönüşebileceği, göğsünün düzensiz miktarlarda, düzensiz aralıklarla şişip inmesinden anlaşılıyordu. Aslında biraz komikti düşününce, soru işaretine adanmış bir ayin gibiydi içinde bulunduğu sahne. Bu benzetmeyi yapabildiği soru işaretleriyle dolu o anın, hayat ile ölüm arasındaki ipekten çizgiyle birbirine tutturulmuş olaylar sonucunda vuku bulmuş olması muhteşem bir ironiydi. Çatlamış, kuru dudaklarında minik bir tebessüm belirdiyse de, görevini yerine getirmesi gerekiyordu, ve zaman geçiyordu. Bakışları kadının şişmiş göbeğine yöneldi. Gözlerinin dolması, bir hayatı elinden alacak olacağı gerçeğinden çok, sanki bünyesinde mikroskobik aysbergler barındıran rüzgarın gözlerine sayısız iğne batırıyor olmasındandı.

İlkel ameliyat aletini kendisinin bile beklemediği bir ustalıkla hamile kadının bacaklarının arasına, rahmine doğru sokmaya başladı. Günlerce yaptığı araştırmalardan öğrendiği kadarını uygulamaya başladı. Birkaç dakika sonra ceninin büyük bir bölümünü parça parça çıkarmayı başarmıştı. Amacına ulaşmıştı aslında, bundan sonrası temizlikti daha çok.

Artık bir katildi, bir canavardı.

Kadının nefes alışları hızlanıyordu, şoka giriyor olması muhtemeldi. Alnında oluşup kırışıklıklarında gezinen, kurbanının tenine damlayan soğuk ter damlaları masum bir hayatı henüz daha başlamamışken sonlandırmış olması, atmayı henüz bırakmış kalbinin oluklardan aşağı, lağımlarda yaşayan sıçanlara yem olmuş olmasından çok, rahmine elbise askısı sokmuş olduğu baygın annesinin bu sapkın ameliyat bitmeden uyanmasıydı.

Bomboş sokaklarda polislerin sirenleri gittikçe şiddetlenerek yankılanıyordu, ama artık işi çoktan bitmişti.

Yakalanma ihtimali çok düşüktü, hem bu riske de değerdi.

Tek çocuk olmayı çok seviyordu, ve öyle de kalacaktı.
"The woods are lovely, dark and deep,  
  But I have promises to keep,  
   And miles to go before I sleep,  
    And miles to go before I sleep."

Sentetik Distopya tüm kitap sitelerinde mevcuttur a dostlar. (Ayrıca, daginikoda.com'a bir bakın derim)

Çevrimdışı M.K.Immortal

  • **
  • 292
  • Rom: 2
    • Profili Görüntüle
Ynt: Tercih
« Yanıtla #1 : 09 Şubat 2014, 16:10:48 »
İşte bunu söylüyordum ben de tam olarak :D Sonu yine çarpıcı fakat daha net. Ellerinize sağlık.

Çevrimdışı duhan

  • **
  • 287
  • Rom: 2
    • Profili Görüntüle
Ynt: Tercih
« Yanıtla #2 : 09 Şubat 2014, 19:23:30 »
Betimleme yaparken bu kez beni rahatsız etti. Benzetmeler zorlama olmuş biraz akıcılığa da gem vurduğunu söyleyebilirim.

Çevrimdışı Stormholder

  • *
  • 46
  • Rom: 0
    • Profili Görüntüle
Ynt: Tercih
« Yanıtla #3 : 10 Şubat 2014, 02:15:15 »
Az ve oz olmus. Ellerinize saglik. Fakat akicilik konusunda duhan'a katilmak durumundayim.

Kayıp Rıhtım Arşiv Forum

Ynt: Tercih
« Yanıtla #3 : 10 Şubat 2014, 02:15:15 »