Kayıt Ol

Yüzde İki Buçukluk Karbon

Çevrimdışı Chiyo

  • **
  • 154
  • Rom: 5
    • Profili Görüntüle
Yüzde İki Buçukluk Karbon
« : 31 Ağustos 2013, 22:28:01 »

       Magandalar insan değildi. Dünya’ya 935 bin ışık yılı uzaklıktaki Xezos isimli bir gezegenden kapsüller içinde denek olmaları amacıyla gönderilmişlerdi.  Dünya’dan kat ve kat üstün bir teknoloji düzeyindeki Xezos gezegeninde bilim laboratuvar koşullarında, gelişmiş düzeyli organizmalar üretecek kadar ileriydi. Yalnız Xezosluların düşüncesizce tükettikleri gezegen kaynakları yüzünden kaçınılmaz sona yaklaşmaları çok yakındı. Özellikle karbon elementini Dünya teknolojisinin ulaşamayacağı ölçüde öyle bir kullandılar ki gezegen karbon fakirliği çekmeye başladı. Bu sebeple kendilerine yeni yuva olacak, bol karbonlu bir gezegen aramaya başladılar. Yaptıkları tüm araştırmalar sonucunda kendileri gibi oksijen tüketen, yemek yeyip, su içen, üreyen va hatta boşaltım yapan organizmaların yaşadığı sadece bir adet vadesi henüz dolmamış, içinde bol miktarda karbon barındıran gezegen keşfedebildiler. Dünya, Xezos’a 935 bin ışık yılı uzaklıktan kısmen az kirletilmiş su kaynakları ve birazcık hırpalanmış atmosferiyle maviş maviş göz kırpıyordu.

       Yeni yuva olacak olan gezegenin keşfi için yapılacak araştırmalara büyük çapta yatırımlar yapıldı. Hiçbir masraftan kaçınılmayarak başlatılan bilimsal çalışmalar tam gaz devam ediyordu. Yeni gezegenin yaşam şartlarının, atmosferinin, gelişmişlik düzeyinin ve daha akla gelebilecek her türlü özelliğinin anlaşılabilmesi için gönüllü denekler göndermeye karar verildi. Ancak Xezos gezegenin genelinde kabul gören yasalar denek olarak gönüllü olsun veya olmasın hiçbir bireyin gezegen dışına çıkmasına izin vermiyordu. En sonunda bilim adamları bol maddi destek gördükleri bu proje için başka bir çözüm yolu buldu. Labaratuvar koşullarında Xezos insanlarına benzer gelişmiş organizmalar üretilecek ve bunlar dünyaya salınacaktı. “Maganda” ismi verilen bu organizmalar dünya hakkında edindikleri bilgiyi gelişmiş teknolojik bir kanal aracılığıyla Xezos’a gönderecekler, böylece yeni yuva bulma projesi sekteye uğramadan devam edecekti. Bu fikir Xezos etiğine aykırı bulunmadı ve proje kaldığı yerden hız kesmeden devam etti. Ancak üretim esnasında yaşanan gayet de “görünür” bir  kaza tüm gidişatı etkileyen bir sonuç doğurdu. Uyanık bilim adamlarından biri organizma üretimi için kullanılması gereken karbon miktarını çok bulmuştu. Organizma üretiminde gereken karbon oranı her bir birey için %22,5 idi. Bu oran aynı zamanda Xezos insanlarının vücutlarında bulunan karbon oranı ile eş değerdi. Ancak karbon fakirliğinden muzdarip bir gezegenin vatandaşı olan bu bilim adamına göre bu oran çok fazlaydı. Gezegen zaten karbon kıtlığı çekiyordu. Üstüne bir de sadece gezegen dışına yarayacak bir organizma için bu kadar karbon kullanmak kısıtlı kaynağı çöpe atmak değil de neydi? En sonunda uyanık bilim adamının aklına süper parlak bir fikir geldi: Laboratuvar koşullarında üretilen her bir birey için ayrılan %22.5luk karbon miktarını %20 olarak kullanmaya karar verdi. Böylece geriye altın değerindeki %2.5luk karbon kalacaktı. Bu geriye kalan %2.5luk karbonu ne mi yapacaktı? Tabi ki de kara borsada satacak ve kısa sürede paraya para demeyecekti. Bilim adamı maaşları malum karıncayı doyuracak kadar bile değildi. Çünkü ileri teknolojili bir gezegende yaşadıklarından herkes çocuğunu bilim adamı yapıyordu. E bu kadar bilim adamı olunca devlet bu insanlara nasıl maaş yetiştirecekti? Maaşlar azaldı ve bilim adamlığı alelade bir meslek haline geldi. Projeler için hükumetler büyük bütçeler ayırıyorlardı, fakat bu paraların tamamı deneylerde kullanıldığından bilim adamlarına ek gelir falan da olmuyordu. Böyle bir durumdayken bizim uyanık bilimcimiz ne yapsındı? Karaborsa iyiydi iyi. Kısa günün kârı ile köşeyi dönerdi. Sonra Xezos’un en güzel sayfiye yerlerinden bir yazlık, bir ev, bir araba hayalleri derken bizim uyanık bilimcinin gözünü para hırsı iyiden iyiye sardı. Etik metik dinlemedi, çaldı %2.5 luk karbonu. Bunu yaparken de bütün detayları gizlemeyi başardı. Ancak üretim sonucunda ortaya öyle bireyler çıktı ki tüm bilim dünyası bu laboratuvardan çıkan yarı-moron, eğitim kabul etmeyen, çok acayip bir maganda türü karşısında şaşkına döndü. Proje kapsamında üstün zekalı bireylerin üretilmesi beklenirken ortaya çıkan bu istenmeyen sonuç büyük bir hayal kırıklığıydı. En sonunda bireylerin eksik karbon kullanımına bağlı olarak moronlaştıkları tespit edildi. Zeka düşüklüklüklerinin yanı sıra kabalık ve her yanlarına yaklaşan canlıyı taciz etme dürtülerini bastıramıyorlardı. Lûgatlarında ise çok az Xezoslunun bilebileceği türlü türlü küfürler yer alıyordu. Bir miktar karbon eksikliğinin böyle sonuçlar doğuracağını kim tahmin edebilirdi? Şimdi geriye bunun sorumlusunu bulmak kalıyordu. Bizim uyanık bilimci karbonu çalarken tüm bilimsel verileri silip ardında bir iz bırakmadığından %2.5luk karbonu kimin çaldığını da kimse bulamadı.

       Peki bu laboratuvar ürünü magandaları ne yapacaklardı? Bu tuhaf canlıları kamuoyuna göstermek skandal olurdu. Dahası proje kapsamında adı geçen tüm bilim insanlarının meslek yaşamına son verilirdi. En sonunda bilim adamları bu fiyaskoyu örtbas edecek bir çözüm yolu buldular. Üretilen magandaları  en başta insan şekline benzemeleri için modifiye edeceklerdi. Çünkü Xezos gezegenindeki insanlar dünyalılardan farklı olarak üç kollu idiler ve derileri maviydi. Üçüncü kol tam göğüs kafesinden çıkmaktaydı. Bu farklıların giderilmesi için ilk önce deri renkleri özel ışınımlarla değiştirildi. Magandalar bu işlemden hiç hoşlanmadılar ve dünya dilleriyle bolca küfür ettiler. Geriye üçüncü kolu halletmek gelmişti. Yazarın ayrıntıya değinmekten kaçınacağı şekilde bu üçüncü koldan da kurtulundu. Magandalar bu  işlemden de değil hoşlanmamak, nefret ettiler ve yine küfür ettiler. İşlem sonunda göğüslerinde bariz bir yara izi kaldı. Bilim adamları yara izini kapatmak için süper parlak, başka bir yöntem daha geliştirdiler. Magandalar göğüslerine bol bol göğüs kılı takviye edilmesi marifetiyle artık dünya insanlarına benzer hale getirilmişlerdi. Artık geriye onları paketlenip dünya atmosferine göndermek kalıyordu. Sonuç olarak magandalar paketlendi ve kapsüllere yerleştirilip dünyaya gönderildi.

       İşte otobüste, trende, vapurda, futbol maçlarında ve akla gelen bütün kalabalık mekanlarda küfürler eden, itişip kakışan, yok yere olay çıkaran, hele hele kadın cinsinden bir insan gördüler mi taciz etmeden duramayan, başkalarına saygı duymadan yaşamlarını sürdüren organizmalar, yani magandalar böyle ortaya çıktı. Bu eşsiz türün ortaya çıkmasından sorumlu olan Xezos’lu uyanık bilim adamımız ise şu anda yazlığında iki eliyle bol karbon aromalı çekirdeğini çitleyip üçüncü eliyle de şampanyasını yudumluyor. Xezos’un kaçınılmaz sonu mu? Bu olay, bizim uyanık karaborsa zengininin umurunda bile değil.
Spoiler: Göster

Not: Bu yazı zorlu geçen destansı bir iett yolculuğu sonrasında yazılmıştır. Bu yüzden küfür etme eylemi  değil; ki öyküyü yazan kişi de bunun hayatın bir parçası, hatta kimi zaman bir ihtiyaç olduğunu bilmektedir, "maganda" adı verilen organizmalar yerilmiştir.

Çevrimdışı mit

  • *
  • 5540
  • Rom: 96
  • Kronik Anakronik
    • Profili Görüntüle
    • Yorgun Savaşçı'nın Günlüğü
Ynt: Yüzde İki Buçukluk Karbon
« Yanıtla #1 : 01 Eylül 2013, 15:31:46 »
Hahaha, çok hoş  :D Okurken gülsem mi yoksa böyle bir hikayeyi kaleme alma sebebini en başından tahmin ettiğim için üzülsem mi bilemedim. Ama sonlarına doğru, özellikle de magandaların ortaya çıktığı andan itibaren kendimi tutamayıp birkaç kahkaha attığımı da itiraf etmem gerek :)

Başlarda hafif bir tutukluk olsa da (karbon kelimesini arka arkaya çok kullanman, labaratuvar gibi ufak yazım hataları vs) bilim adamının karbonu çalma fikriyle birlikte kalemine bir hız, bir neşe (ya da anılarının canlanmasıyla öfke) geldi. Ondan sonrasıysa gayet keyifli bir öyküydü zaten, ellerine sağlık.
Jackal knows who you are,
Jackal knows where you are.
Try to hide if you dare.
Do your best, i don't care.

Çevrimdışı Chiyo

  • **
  • 154
  • Rom: 5
    • Profili Görüntüle
Ynt: Yüzde İki Buçukluk Karbon
« Yanıtla #2 : 01 Eylül 2013, 15:48:43 »
Uyarıları dikkate alacağım, bu güzel yorum için teşekkür ederim. :D

Çevrimdışı M.K.Immortal

  • **
  • 292
  • Rom: 2
    • Profili Görüntüle
Ynt: Yüzde İki Buçukluk Karbon
« Yanıtla #3 : 29 Aralık 2013, 08:50:14 »
Yer yer gülümsediğim çok güzel işlenmiş ve bir o kadar güzel göndermesi olan bir öyküydü :) Göğüs kılına olan bağlantı çok güzeldi mesela :D Özellikle bu derece güzel göndermeleri ustalıkla bir bilimkurguya yedirmek de ayrı bir tat vermiş. Şahsen bir eksiklik görmedim. Elinize sağlık.

Kayıp Rıhtım Arşiv Forum

Ynt: Yüzde İki Buçukluk Karbon
« Yanıtla #3 : 29 Aralık 2013, 08:50:14 »