Kayıt Ol

İletileri Göster

Bu özellik size üyenin attığı tüm iletileri gösterme olanağı sağlayacaktır . Not sadece size izin verilen bölümlerdeki iletilerini görebilirsiniz


Mesajlar - Nirnaeth

Sayfa: 1 [2] 3 4 ... 53
16
Sinema / Ynt: Anestezi-Awake
« : 02 Ağustos 2010, 00:59:50 »
Fena film değildi. Orjinaldi en azından, sıkmadı izlerden. Jessica'ya gitmemiş o rol ama, daha yakışan biri bulunabilirdi :)

17
Aslında ben bu kılığa girip gece hepinizin kafasında geziyorum. Çoğeylenceli.

18
Positive. Go! Go! Go!
(Kahretsin Yiğit! Counter Strike'a başlatmayacaktın beni! :P)

CS?! Öğk. Berbat bir oyun o. :P

Ehem evet. Her akşam uygun olabilirim. Bi dürtmenize bakar.

19
Sinema / Ynt: Pirates of the Caribbean: On Stranger Tides
« : 29 Temmuz 2010, 17:22:39 »
Keira ve Orlando olmadan olur mu bilmiyorum. Sanırım önceki filmlerden tamamen bağımsız, ayrı bir film gibi olacak. Gereksiz yere uzatmalarından iyi, izleyip göreceğiz.

Bir de, Depp tek başına yeter umarım. :)

20
Fantastik Diller Okulu / Ynt: Elfçe İsimler
« : 28 Temmuz 2010, 23:43:00 »
Güzel isimler var evet. Ama Nirnaeth iyi ya. Gözyaşı. Listede yok ama isim olarak hoş. Yada ben benimsedim, ondan öyle geliyor. :D

21
Müzik / Ynt: Şarkı Sözleri ‹~›
« : 28 Temmuz 2010, 23:37:23 »
Pain of Salvation ~ Undertow


Let me go
Let me go
Let me seek the answer that I need to know
Let me find a way
Let me walk away
Through the Undertow
Please let me go
Let me fly
Let me fly
Let me rise against that blood-red velvet sky
Let me chase it all
Break my wings and fall
Probably survive
So let me fly
Let me fly...

Let me run
Let me run
Let me ride the crest of chance into the sun
You were always there
But you may lose me here
Now love me if you dare
And let me run

I'm alive and I am true to my heart now - I am I,
but why must truth always make me die?

Let me break!
Let me bleed!
Let me tear myself apart I need to breathe!
Let me lose my way!
Let me walk astray!
Maybe to proceed...
Just let me bleed!
Let me drain!
Let me die!
Let me break the things I love I need to cry!
Let me burn it all!
Let me take my fall!
Through the cleansing fire!
Now let me die!
Let me die...


Let me out
Let me fade into that pitch-black velvet night.


22
Kraliyet Meydanı / Ynt: Kraliyet Meydanı Açılmıştır !!
« : 27 Temmuz 2010, 23:16:17 »
Çok güzel olmuş. Tezgahları açarız. :D

23
Diğer Bilimkurgu Eserleri / Ynt: Göçebe (The Host)
« : 26 Temmuz 2010, 14:14:58 »
Twilight serisinden iyi, kesinlikle. Kullandığı dil aynı ama kurgu ve fikirler orjinal, değişik.

24
Ejderha Dövmeli Kız'ı bitirdim, sonra kalkıp Ateşle Oynayan Kız'ı aldım, okuyorum şu an. Tatilde yapacak başka bir şey bulabilsem almazdım :) Öyle abartıldığı kadar sürükleyici, aman aman bir kitap değil. Daha iyi polisiye kitapları var. Sadece sonunda ne olacak diye biraz merak uyandırıyor o kadar.

25
FRP Genel / Ynt: Komik, Abzürd Frp Anıları
« : 24 Temmuz 2010, 03:56:31 »
Arkadaşlar mükemmelmiş
bir kısa anıda benden,

oyunda half-orc la nasıl olduysa dost olmustuk (dm nin işi işte akıl ermez)
neyse bir kaç badire atlattık beraber bu half-orc un kulağı koptu bir dövüşte onuda çantasında taşıyordu. ilerleyen bölümlerde sulak bir yerden geçiyorduk, kendisine sıra geldiğinde:
Çantasında taşıdığı kulağını yerdeki çamura sürüp yerine yapıştırmaya çalışmıştı:)))
yarılmamız geçtikten sonra DM muhteşem roleplay i için kutlamıştı arkadaşı:)

Ahaha işte bu çok güzeldi. Ve merak ediyorum, zarların sonucu neydi? ;D

26
Lauren Kate - Düşüş (Fallen)

Alacakaranlık'ı alın, Bella'nın adını Luce yapın, Edward'ı Daniel, Jacob'ı Cam yapın. Vampirlerin yerine de melekleri koyun. Anlatımı biraz daha basitleştirin... İşte kitap bundan ibaret. Edward - Jacob tartışmalarının yerini Daniel - Cam tartışmaları alacak ondan korkuyorum.

27
Düşler Limanı / Ynt: Piyanist
« : 11 Temmuz 2010, 01:32:39 »
İnsan eleştirecek bir şey bulamadığında betimlemeni geliştir diyor...

Çünkü betimlemeyi yirmi sene de geliştirsen, hala geliştirmeye devam edebilirsin. Öyle bişey. :)

Geliştirebildiğimiz kadar geliştiririz o halde, mükemmele en yakın noktayı bulana kadar =)

28
Düşler Limanı / Ynt: Piyanist
« : 11 Temmuz 2010, 01:27:25 »
Piyano çalmak. Budur evet.

Kısa olması dışında, olması gerektiği gibi bir hikaye. Eksik yada fazla bir şey göremedim. Belki konuşma olmaması bir eksiklik olabilirdi ancak bana pek öyle gelmedi. Bir de, betimlemeleri biraz arttırıp duyguyu daha keskin bir şekilde verebilirsin diye düşünüyorum.

Buna devam et diye demiyorum, ama yazmaya devam et.

Şu betimlemeleri her seferinde söylüyorsun, her seferinde daha da detaylamaya çalışıyorum ben de. Eh, olduğu kadar. Zamanla gelişir sanırım. Teşekkürler :)

Son derece sakin başladıktan sonra birden canlanan bir öykü olmuş. Şahsen ben, okumaya başladığımda yazının bu şekilde gelişip, böyle bir sonuca bağlanacağını hiç tahmin etmemiştim.
Konusu yumuşak işlenmiş olmasına rağmen şaşırtıcı bir şekilde sert bir yazı oluşmuş. Bunun böyle olamasında kullandığın şiirsel anlatımın etkili olduğunu düşünüyorum.

Kısa ve özlü güzel bir öykü çıkarmışsın. Kalemine sağlık. Gece gece iyi oldu böyle bir yazı okumak :)

Çok teşekkürler berre... Öykünün gidişi yazarkenki ruh halime eşdeğer sanırım. Gayet sakin, yumuşak başladım, ama sonlara doğru kalem kağıtta uçuyordu resmen. Böyle bitmesine ben bile şaşırdım denebilir. Ve evet, bilgisayar yerine kağıda yazıyorum :)

Başta okuyup oldukça beğendim fakat yorum yapmanın yazıyı kirleteceğini düşünmüştüm. (Nedendir bilmem)

Müziği yazıyla tasvir etmek. Kesinlikle oldukça zor birşey olduğunu düşünmüşümdür. Bu yazıda bunu öyle güzel yapmışsın ki, etkilendim gerçekten. 'Derler ki' yerine 'Öyle ki' deseydin 10/10 gibi birşey olurdu diye düşünüyorum ve bu kadar küçük bir ayrıntıya takılmanın da benim kıllığım olabileceğini ekliyorum.

Gerçekten kısa ve güzel.

(Yorumun eksik kaldığı yazılar için bir like butonu lazım bu foruma.)

Müziğe hayranımdır, yazıya dökmek bir zevk olur diye düşündüm, yapabilmişsin diyorsan işte bu beni gerçekten mutlu eder. Teşekkürler KoyuBeyaz. :)

29
Kurgu İskelesi / Ynt: Köpük Şöhret
« : 11 Temmuz 2010, 01:13:25 »
Çok güzeldi... Öylesine girdim konuya, ilk cümlelere bir göz attım, bir de baktım ki hikayenin sonundayım. İnanılmaz bir kalemin var Darly Opus, teşekkürler :)

30
Düşler Limanı / Piyanist
« : 11 Temmuz 2010, 01:07:24 »
İri, koyu renk gözlerini gezdirdi odada, dolunaydan başka hiçbir  aydınlığın giremediği karanlıkta. Genişti oda, çok genişti. Ama geniş olması neye yarar, sınırları görülemeyecek kadar karanlık olduktan sonra?

Odanın ortasında, Ay’ın nazikçe dokunduğu siyah bir kuyruklu piyano vardı. Müziğin asalette vücut bulmasıydı o, enstrümanların en bilgesi ve en onurlusu. O’nu böyle cezbetti işte, siyah elbiseli kadını, kudretli bir aşk büyüsü gibi.

Ağır adımlarla ilerledi piyanoya. Şefkatli elleriyle kapağını kaldırdı, bir aşığın sevgi dolu dokunuşu gibiydi bu. Yavaşça oturdu sonra. Tuşlara dokundu. Müziğin büyüsünü ellerinde gördü, bütün vücuduna dalga dalga yayıldığını hissetti.

Çalmaya başladı, istemsizce. Küçük, beyaz elleri ondan bağımsız hareket ediyordu. Gözlerini kapattı, kendi yarattığı mucizeye doydu. Aşk doluydu ellerinden çıkan müzik, tutku dolu. Biraz acı, biraz mutluluk. Biraz sevgi, azıcık da nefret.

Birden, acı bir tada büründü çaldıkları. Aniden, sebepsiz. Notalar ölümcülleşti, acımasızdılar artık. Derler ki o gece o sesi dinleyen en güçlü adamın bile kalbi paramparça olur, duyguları savrulur, yok olurdu. Su gibi yaşlar boşaldı kadının gözlerinden. Elleri kontrolsüzce titredi. Ruhunun içinde çürüdüğünü duydu. Aldığı nefes ciğerlerini yakıyordu, yaşadığı her saniye yeni bir acıyı tattırıyordu.

Ay ağladı, kaybettiklerine ağladı. Sevdiklerine, sevemediklerine. Parça parça oldu, Battı ve gitti sonra, dünyayı dipsiz bir karanlığa terk etti.

Kadının gözlerinden akan su kana döndü. Piyanonun siyahına kanın kırmızısı karıştı. Elleri çalmayı bıraktı, ama müzik devam etti. İçine işledi. Mahvetti. Öldürdü onu. Ruhu özgürdü, ancak sonsuza kadar tarifsiz kederlerle dolu dünyada tarifsiz acılarıyla dolaştı.

Bedeni ise… Hep olduğu gibi kaldı. Hiç değişmedi. Ve bir daha hiç ışık uğramadı o bedene. Kendi ruhu da, Ay da, sonsuza kadar siyahın içinde bıraktılar onu.

Sayfa: 1 [2] 3 4 ... 53