Kayıt Ol

İletileri Göster

Bu özellik size üyenin attığı tüm iletileri gösterme olanağı sağlayacaktır . Not sadece size izin verilen bölümlerdeki iletilerini görebilirsiniz


Mesajlar - spren

Sayfa: 1 2 [3] 4 5 6
31
Üçüncü kitabı bitirmek istemiyorum. Daha 140 küsür sayfalardayım ama konu geçmişten çıkıp günümüz olaylarına dönecek diye resmen okumamı yavaşlatıyorum.

İlk kitabı okumayıp bu mesajımı okuyanlara spoiler olmaması açısından kutumuz;

Spoiler: Göster
 Sanzalarla ilgili bölümler hiç bitmesin istiyorum, şu an Sabetha falan umurumda değil. Zaten açıkçası çok da merak ettiğim bir karakter değil. Locke'un ona hayranlığı ve aşkı o kadar güzel anlatılıyor ki Sabetha benim için somut bir kişi değildi (bu konuya kitabı bitirince tekrar uzun uzun değineceğim). Bakalım bana ilerde neler hissettirecek.
Neyse ne diyordum Sanzalar... resmen her güldüğümde boğazım düğümleniyor, sanırım 3. kitabı bitirince Sanzaların ve tabi ki Böcek'in anısına ilk kitabı 'gerçek olamayacak ölümlerine' kadar tekrar okuyacağım 



32
Şu full spoiler grubuna çok sinir oldum ;D Hep yeni mesaj uyarısı orada oluyor açamıyorum da resmen 'şu kitabı artık oku.. oku...oku...'  diye uyarı yolluyor bana. 

Kıskançlığım tavan yapmış durumda. :fight:

33
Duyurular / Ynt: Kayıp Rıhtım İnceliyor! - (Video)
« : 13 Mayıs 2016, 22:05:21 »
Ben şikayetçiyim ama. Her haftaki öneride bir değil en az iki-üç kitabı okuma listeme ekliyorum. Şaka bir yana çok başarılı gerçekten, önerileri yazılı okurken de güzeldi evet ama böyle videolu olunca şahsen benim aklımda her ayrıntısı daha net kalıyor. Emeğinize sağlık ...

34
Sanırım herkes ilk kitabın ikinci kitaba göre bir tık daha iyi olduğu konusunda hemfikirdir. İlk kitaptan sevdiğimiz ayrıntılar da 3. De tekrar karşımıza çıkacak demişsiniz heyecanlandım :)

35

Belki bir gün, çok düşük bir ihtimal okuma şansı bulurum ama şu an çok merak ettim :)

36
Gerçekten nereden başlayacağımı bilmiyorum tam 3 kez giriş cümlemi sildim yeniden yazdım.Yazmak istediğim o kadar çok şey var ki umarım toparlayabilirim.

Öncelikle Spoiler kutularını üç kitabı da okumayan açmasın diye uyarayım.

İlk olarak birinci kitabı okuduğumda ne hissetmişim ne düşünmüşüm diye gittim kendi yorumumu okudum. Keşke yorumu üçüncü kitaba başlamadan okusaymışım belki bazı şeyleri anlamam daha kolay olurdu.  Keşke başka bir şey dileseymişim dedikleri bu olsa gerek :)
 
Spoiler: Göster
Yorumumda demişim ki '' ...diğer mesele daha var ki bana bütün seriyi okutacak cinsten 'Vin'in Küpesi'. Umarım serinin en sonuna kadar gizemi ortaya çıkmaz.''  :)


İkinci olarak bahsedeceğim ise genel bir serinin değerlendirmesi.Ben genelde kitaptaki karakterlere çok bağlanırım. Ana karakterlere ise başka bağlanırım. Buraya kadar garip olan bir şey yok sanırım çünkü büyük çoğunluğumuz böyleyiz. Ama bu seride, ben ne yazık ki, ne Vin'i ne de Elend'ı sevemedim. Vin, her zaman ergen emolar( bunu bir aşağılama olarak yazmıyorum, sadece emolara karşı bir sevimsizliğim var benle ilgili bir şey yanı) gibi köşesine sinip, hayatta güvenecek kimsesi olmadığını düşünen, yalnızlığının onu asilik ve hırçınlığa ittiği, huysuz, somurtkan bir kızdı benim için. Elend'in ise 3. kitaptaki değişimi beni hiç etkilemedi gerçekten de Vin'in düşündüğü gibi
Spoiler: Göster
Elend sadece bir süreliğine geri gelmiş gibiydi. İlk kitapta paldır küldür tahta geçtiğinden beri sevemedim


Yani demem o ki bu seri ana karakter etrafına kurulmuş bir kurgu olmaktan çok daha fazlası. Ama her bölümde sevmediğim bir karaktere hayranlık duyan onlarca karakteri okumaktan çok büyük zevk aldım.

Son sayfayla ilgili bir şeyler yazmazsam gözüm açık giderim.

Spoiler: Göster
 Tabi ki de ağladım. Vin ve Elend'i sevmiyorum dediysem o kadar da değil. Fakat yine de Vin ve Elend'in sahnesini zihnimde canlandırıp gözlerimdeki yaşlarla satırları okumaya çalışırken beni ikinci ve daha kuvvetli bir dalga daha vurdu ''Aslında bu Kelsier'in isteğiydi'' bu cümlenin Dikiz için neler ifade ettiğini iliklerime kadar hissettim.



Üçüncü kitaba dair paylaşmak istediğim 3  konu daha var.
Spoiler: Göster
Birincisi; Sazed'in Dikiz'e yazdığı o son notta Elend'le Vin iyi, Kelsier'in de selamı var gibi şeyler bana pek inandırıcı gelmedi. Sanki Sazed'in Tanrı'lığı böyle bir şey değilmiş gibi geliyor.

İkincisi;
 Kitapta beni çok en çok etkileyen diyalog sanırım Kandraların lideri olan Haddek ve Sazed arasında geçen ve Hadde'in Sazed'e 'Bulunamayacak bir şey arıyorsun genç adam. Dediği ve bunun 'inananların imanını gerektirmeyen bir din' olduğunu söylediği bölümde bu cümleyi düşünmekten, anlamını kavramaya çalışmaktan beynim yandı:) Çok etkileyici gerçekten

Üçüncüsü;
 10-15 bölüm sonra, bölümlere giriş cümlelerinden Vin'in Çağların Kahramanı olmadığını düşünmeye başlamıştım. Kitabı bitirdikten sonra bu girişleri baştan sona okudum gerçekten de, bölümden bölüme geçerken ki o heyecanımdan dolayı sindirerek okumadığımı anladım. Çünkü aralarda resmen, Ne yazık ki, Çağların Kahramanı Sazed yazıyor :)

37
Konserve fabrikaları da var :)
Evet böyle şeyleri de düşündüm, özellikle barutlu silahları da bulmuşlar ama Lord Hükümdar yasaklamış vs...
 Fabrikayı okuduğumda, zihnimde canlanan görüntü: şeritler üzerinde robotlar tarafından otomatik dolum yapılan bir tesis değilde sanki 18.yy daki gibi insan gücüne, teknolojiden daha muhtaç bir yer.
Şimdi pil'e baktım. O da 18.yy da bulunmuş fakat pilin, kitaplarda örnek olarak kullanılacak kadar yaygınlaşması  19-20 yylar diye düşünüyorum. Yani daha bugüne yakın.

Ha şunu da belirteyim kesinlikle burada Sissoylu gezegenini, Dünya ile teknolojik olarak kıyaslamadım. Tabi ki yeni bir evreni de anlatıyor olsan dünya nesnelerinden, sandalye,kitap, bina, ağaç, fabrika ... bunlardan faydalanılacak :) ama nedense işte 'pil' biraz daha Dünyalılara ait geliyor.  

38
'Depo' olarak kullanımı 'pil' kadar rahatsız etmiyor. Fakat orjinalinden okumuş olsam direkt olarak 'pil' anlardım ki bence bu kullanım, ilk başta söylediğim gibi, O dünyaya ait durmuyor.

39
Bakabilirsen çok sevinirim. Çağların Kahramanı'nda 46.bölüm ortalarına doğru.

40
İki gün önce kitabı okurken bir cümleye acayip takıldım. Spoiler olmadığı için direkt paylaşıyorum.

'....Ferusimyacı için metaller ekonomik değerlerinden çok daha kıymetliydiler. Doldurulup sonra da kullanılabilen pil gibiydiler.'

Tam sayfalar içinde kaybolmuşken bu 'pil'  beni bir anda kitaptan kopardı ve günümüze getirdi. Belki gereksiz bir takıntı ama sizce de Cosmere'de pil benzetmesi biraz garip değil mi?
 

41
Parlayan Sözler'in arka kapak yazısını okuyunca baya bir afalladım. Gerçekten ilk kitabı tamamiyle unutmuşum sanırım.Sanki hiç okumadığım bir serinin 5. kitabının arka kapağını okudum. Kitap elime geçince 10-20 sayfa okuyup gidişata göre ilk kitabı tekrar okumam gerekebilir. Sıkılmadan da okurum. Çünkü itiraf etmeyelim ki ilk kitabın başında (bu yaklaşık yarısı oluyor:) ) Kaladin ve Dalinar bölümlerini biraz atlaya atlaya okumuştum.

42
İkinci kitabı uzun bir süreye yayarak bitirdim. Çünkü hem 3. kitabın çıkmasını bekledim hem de alabilmeyi :) Neyse ki 2. kitabın son sayfalarına doğru 3. kitabı aldım da arka kapak yazısını okumadım, çok ciddi spoiler var. Başka seriler de bu kadar açık bilgi içeren devam kitabına rastlamamıştım (belki de az okudum içindir bilemiyorum).

Sonuç olarak Brandon Sanderson'dan kötü bir kitap beklemiyorum, beklentilerim hep yüksek ve karşılığını da alıyorum. 3. kitabı da bitirdikten sonra genel bir değerlendirme yapmayı daha uygun görüyorum.

Kayıp Rıhtım sayesinde 3. kitabı, Spook kim? Metalzihin ne yahu? demeden okuyacağım :)

43
Zaman Çarkı / Ynt: Zaman Çarkı Serisi Kitapları
« : 18 Mart 2016, 22:03:01 »
Ben de sepete ekledim, satın almaya geçtiğim anda tükendi uyarısı verdi. İnat ettim ya takım olarak alacağım ya da almayacağım diye şansım bir türlü gülmedi. 2 yıldır bu seriye başlamamı engelleyen bir güç var ama bilemedim  :(

44
Ben de oyumu Swastika Geceleri ve Sineklerin Tanrısı'ndan yana kullandım. Sineklerin Tanrısı'nı yarım bırakmıştım yeniden başlamak ve bitirmek için güzel bir neden olur. Swastika Geceleri ise okuma listemde ilk sıraydı fakat Sessizliğin Müziği çıkınca ilk sırayı o aldı :)

45
En geç ben yorum yazıyorum sanırım ama ancak fırsat bulabildim hatta fırsatı kendim yarattım artık ki oy verip okumamış denmesin :)
Baştan sona yazılanları okumak sonra yorum yapmanın keyfi de başka tabi o da ayrı.

Öncelikle birçok kişi gibi kitap bana da ağır geldi hatta öyle zordu ki 100 küsürlü sayfalarda ben ne okuyorum ya diyip yeniden başladım kitaba.
Yine birçok kişi bana kızacak belki ama Ursala Hanım'ın kitapları nedense beni içine çekemiyor. Yani kitap okumanın, iyi bir kitap okumanın benim için iki özelliği olmalı. Birincisi gözlerimi kapayınca kendimi o dünyada bulmalıyım. Bu konuda pek sorun yaşamadım. İkincisi ise kitabın yarısını geçtikten sonra ana karakter(ler)i benimsemem lazım. Söylediği her sözü önceden tahmin etmeli ya da işte bu o demeliyim. Bu ikinci bahsettiğimde ursala'nın kitaplarında nedense yaşayamıyorum. Mesela Yerdeniz Öyküleri'nde 4. kitaptayım hala Ged bir şey yapınca ya da söyleyince tam Ged'lik cevap/söz/hareket diyemiyorum. Aynı şey Ai'de de oldu Estraven'de de.

Fakat daha önce başka kitaplarda başıma gelmeyen bir olayla karşı karşıya geldim bu yüzden de kitabı sevdim hem de bitirmeye 3 sayfa kala sevdim. Uzay aracı inip Genli'nin inen Terra'lılara karşı yabancılığını resmen hissettim. İnenlerin uzaylı olduklarını düşünüyordum ve Genli'de böyle düşündü (onları maymuna benzetmesine de çok güldüm).

Bir de beklentiler vardı okumaya başlamadan önce. Cinsiyetsizlik beklentisi öyle yüksekti ki ilk 100 sayfayı sadece bunu bekleyerek okuduğumu ama kitapta bundan daha fazlası olduğunu ve bir şeyleri kaçırdığımı fark edince başa geri döndüm sanırım.

Son olarak kitabı kapadığım an Therem'i bir kişi olarak değil de bir gezegen olarak düşündüm ya da bir ülke. Ekumen'e katılmak için her yabancı gezegende önce bir ülke kabul ediyordu durumu inanıp üye oluyor sonra tüm ülkeler takip ediyor ve gezegen Ekumen'e katılmış oluyordu. Aynı Therem'in Genli'ye inanan tek kişi olması ve bu yolda çaba harcaması, sonradan tüm Karhide'nin inanması gibi. Anlatabildim mi bilmiyorum kelimelere dökmek çok zor.

Yani kısacası keşke buraya kitap bana ağır geldi diyen herkes yeniden okusa ama beklentileri bir kenara bırakıp okusa da ince detaylarda kaybolsa.

Sayfa: 1 2 [3] 4 5 6