Yazdıklarına hem katılıyorum hem de katılmıyorum. Öncelikle bu duruma daha genel bir pencereden bakmakla başlayayım. Yemek fotoğraflarımızı paylaşmamızdan daha öncesine gidersek yaşımı ortaya çıkaracak bir kaç tespitim olacak. İlk sosyal medya platformu olan facebook ve msn'i ele alalım. Msn'de ne dinliyorum özelliğini açarak ya karşımızdaki 'zalım' sevgililere veya adaylarına gönderme yapardık ya da 'bak ne kadar tarz müzikler dinliyorum' derdik.Sonra Facebook'da isyanlarımız vardı kafamız bir şeye/birine mi kızdı basardık yaygarayı. Arkadaşlarla geçirilen güzel bir gecenin ardından 'resimleri facebooka koyun' demeden ayrılmazdık çünkü o zamanlar telefonlarımız çok akıllı değildi. Sonra Foursquare ( ki benim en nefret ettiğim uygulama) çıktı. Deli gibi bildirimler yağmaya başladı. Mehmet burada, Ayşe şurada ...Çılgınlar gibi check-in yapıp bir mekanın mayorü olmaya adanmış hayatlar gördüm. Derken derken yemek resimleri paylaşılmaya başlandı. Fırtınakıran'ın da dediği gibi tabaklara içkilere zoomlar yapıldı ve bunlar anında paylaşılmaya başlandı.
Biraz pazarlamaya ilgi duyduğum için konuyu bu yönden ele alacağım. Kendimizi pazarlamak için. Bu pazarlama kelimesi çok masum aslında hiç kötü bir anlamı yok.Örneğin sosyal medya hesaplarımdaki resimler 'içkiler,kitaplar ve diyet yemekler'(ki bir çoğu doğru) olsun. İnsanlara kendimi anlatmanın bir yolu bu. İçki içiyorum, şu şu kitapları okuyorum ve devamlı diyetteyim. İnsanlara ' hey beni tanı benle ona göre konuş' mesajı vermeye çalışıyorum. Yediğimiz yemekler gittiğimiz mekanlar aslında tamamen bizi anlatıyor ya da nasıl görünmek istediğimizi anlatıyor. Bu durum ( tamam kabul çok çok fazla abartılmadığı sürece) bence bir görgüsüzlük değil. Hatta belirli bir konsept içinde yapılırsa buradan kendi sosyal medya hesaplarınız için güzel içerikler bile paylaşabiliyorsunuz ki bence bir çok yemek blogu bu şekilde oluştu.Şov yapma kısmında haklısın fakat bugünün dünyası biraz şov dünyası, bütün reklamlar 'göster kendini' üzerine kuruluyken, insanların farklı bir şey yapmaları biraz zor.
Son olarak ben yemek resimlerine alıştım ama yatarken, kalkarken, yürüken,koşarken çekilen özçekimlere

hiç alışamadım. Ben her yerde aynı yüzü görmek zorunda mıyım ya ?