Sigurd ve Gudrún Efsanesi

J. R. R. Tolkien’in Hobbit ve Yüzüklerin Efendisi’ni yazmadan evvel kaleme aldığı ve daha önce yayımlanmamış ünlü eseri Sigurd ve Gudrún Efsanesi nihayet Türk okurlarıyla buluşuyor.

Tolkien’in şimdiye kadar yayımlanmış tüm eserlerine kaynaklık eden bir niteliğe sahip olan bu epik eser, okuyuculara Tolkien’in yarattığı dünyayı daha yakından tanıma fırsatı sunuyor. “Gömülü hazine arama ya da korsanlarla savaşma arzusu duymuyordum, bu yüzden Hazine Adası beni pek açmadı. Kızılderililer daha iyiydi: Bu tür hikâyelerde oklar ve yaylar (iyi bir okçu olma konusunda tatmin edilememiş bir arzuyu o zaman da duyuyordum, şimdi de duyuyorum), yabancı diller, arkaik bir yaşam tarzına dair tasvirler ve, her şeyden öte, ormanlar vardı. Ama Merlin ile Arthur’un diyarı bunlardan daha iyiydi. En iyisi de Sigurd ile Völsungların isimsiz Kuzey’i ve tüm ejderhaların prensiydi. Bu tür diyarlar hepsinden daha cazipti.”
– J. R. R. Tolkien, Peri Masalları Üzerine (1947)