Kayıt Ol

Hayal ve Canavar

Çevrimdışı Death Symbol

  • **
  • 67
  • Rom: 0
  • Dare to...
    • Profili Görüntüle
Hayal ve Canavar
« : 09 Eylül 2012, 22:44:29 »
Hayal ve Canavar

Bütün bir ay boyunca koşuşturup durdum ve bunun sebebi müziğe olan yasak aşkım. Kendini uç noktalarda gören bir müzik hocasının – telaffuz edemeyeceğim kadar tuhaf bir ismi olan Azeri bir hoca kendileri – hayallerimi yıkmasına mı yanaydım, profesyonel olmaya acayip yaklaşmış bir müzik grubunun yükünü başımda taşıdığıma mı yanaydım, bilemiyordum.

Gordion kafe, Blue bar, B bar, Zeytin bar, okulun müsamereleri, Turkuaz kafe ve şu anda ismini saymaya üşeneceğim kadar çok yerde müziğimi yapmıştım. İnsanlar bana öğüt vermeye gelmiyorlardı, beni dinlemeye geliyorlardı. Pişmiştim artık, aşmıştım. Hayatınızın tamamını eğer bir şey uğruna harcıyorsanız, o şeyde ustalaşırsınız elbet. Benim bir müzik okuluna gitmeme gerek yoktu bana göre. Ben kendimle gelişiyordum. Lakin dönemin şartları, ünlü olma hayalleri ve daha pek çok şey göz önünde bulundurulduğunda, daha mantıklı bir lisans hayatı da görememiştim.

İngiltere’de okudum müziği. Teknik açıdan bakıldığında İngiltere’de okumak insanların imrenebileceği bir durumdur. Ama imrenecek bir tarafı yok. Oturuyorsun, sabah akşam ders çalışıyorsun, okulun yetenek sınavına giriyorsun ve geçiyorsun, olay bu. Bu yetenek sınavında ise şişman bir kadın piyanonun başına oturuyor ve aynı anda birkaç nota basarak ‘bu notalar nelerdir?” türünden sorular soruyor. Herkes çok kolay bir şey sanır müzik okumayı. Ama değildir. İspatlamamı istiyorsanız geliniz, ben size 3 nota basayım piyanodan, siz de hangi nota olduğunu söyleyiniz. Kolay değildir işte.

Her neyse. Bahsi geçen ülkede okudum ve tüm üniversite hayatı boyunca sadece tek bir dersten kaldım, onu da sağ olsun opera hocam sebep oldu. Sesle şaka olmaz. Bir solist için ses, hayatıdır. Güzel şarkı söylemek için, solistin bir şarkıyı en rahat nasıl söyleyebiliyorsa o şekilde söylemesi gerekir. Bu müziğin bir numaralı kuralıdır, bir nevi tabudur ama bu kuralı bozmuştu Azeri öğretmenim. Sesim Fa diyezdir. Kadın beni La minörle çalıştırıyordu. Ciğerlerimi, sesimi, boğazımı yırtıyordum böylesine tiz bir sesi güzel bir şekilde çıkabileyim de sınıfta kalmayayım diye. Çünkü biliyordum ki ailemin bir sene daha bir İngiliz evinin kirasını, suyunu ve elektriğini ödeyecek maddiyatı yoktu.

Sesimin tonunun giderek değiştiğini fark edince idareye durumu bildirmek zorunda kaldım. Ben kadını şikâyet ettim, o da beni sınıfta bıraktı. Üç buçuk ay la minörden opera söyledim, sonra da sesimi kaybettim. Amerika’ya gidip tedavi olmak zorunda kaldım. Üç aya yakın bir süre konuşamadım. İnsanlar bana konuşuyordu, ben onlara yazıyordum.

Gece hayatından – yani barlarda grubumla şarkı söylemekten - vazgeçtim ama grupla olan bağımı kopartamadım. Okulu biraz gayretle geçmeyi başardım. Belki sesimi kaybetmiştim, ama bu kez hayallerim değişmişti. Müziği farklı bir şey için kullanacaktım. Cambridge Üniversitesi ‘Müzikle Tedavi’ bölümünde master yapabilmek için bir sene durmadan tıp çalıştım. Cambridge gibi bir üniversiteye kabul görmemin sebebi de gösterdiğim tezdi sanırım. Uyuşturucudan kurtarmayı başardığım bir arkadaşımı tezimde gösterdim ve bunu müzikle yaptığımı falan söyledim. Yalan tabi. Çocuğu annesine öyle bir ispiyonlamıştım ki özgürlüğünün kısıtlanması onun o kadar sık uyuşturucu kullanamamasına neden olmuştu. Aslında olay şu, sadece konuşmayı bildim, onlar da beni kabul etti.

Son bir ay meselesine dönecek olursak; son bir aydır gruba yeni dâhil edilmiş solistimizi eğitmekle meşgulüm. Bir başkası olsa ‘benim yerime bu gavatı mı aldılar’ der, yol göstermekten uzak dururdu. Lakin benim olaya bakış açım bambaşka oldu çünkü çocuğun sesini ilk dinlediğimde ‘Bu kadar eşsiz bir sesi var, neden kullanmasını bilmiyor’ gibi bir düşünceye kapıldım.

Yılların ardından bu kez onun için şarkı söylemeye başladım. Onu benden ileriye taşımak, belki de benim gerçekleşmesi gereken hayallerimi onun gerçekleştirmesini sağlamak için, müzik kariyerime ‘ders verip para almayan bir öğretmen’ şeklinde devam ettim.

Tabi bunca zaman sonra yeniden solistliğe soyunmak beni çok pis gaza getirmiş olduğundan dolayı, dün akşam çok ilginç bir şey yaptım. Evimde oturdum, kendi kendime konser verdim. Gerçi kurduğum seti kapatıp o boğuk yalnızlığımla kendimi yatağa atmam ve hemen ardından yatağımın başucunda Şeytan’ı andıran bir canavar silueti görmem bir oldu. Tanrı’nın İsa’nın annesine yaptıkları hatırıma gelince, ‘Sıçtık, Meryem Ana’ya Tanrı gelir bize de Şeytan’ gibi bir düşünceye kapılmam, bahsi geçen yaratık yanımda boylu boyunca uzanıyorken içten bir kahkaha atmam ve ‘hayat ne güzelmiş’ demem arka arkaya, bir anda gerçekleşti.

Dip Not: Şu anda boğazıma bıçak da dayasalar bir daha asla Fa diyezden şarkı söyleyemem. Buradan Azeri hocama tekrardan selamlar.
'cos everybody hurts, sometimes.

Çevrimdışı Kuzen

  • **
  • 123
  • Rom: 1
  • http://kaldirimfaresi.blog.com/
    • Profili Görüntüle
Ynt: Hayal ve Canavar
« Yanıtla #1 : 10 Eylül 2012, 01:37:17 »
 Ne uzun ne kısa gayet hoş bir anı-yazı olmuş bence. Gerçek midir değil midir bilmiyorum ama o kadar güzel anlatmışsın ki insana gerçek hissi yaratıyor. Teşekkürler bu güzel yazı için.
A. Umi

Çevrimdışı Thomasward

  • **
  • 352
  • Rom: 1
    • Profili Görüntüle
Ynt: Hayal ve Canavar
« Yanıtla #2 : 10 Eylül 2012, 14:06:01 »
Gerçekten seni la minörden çalıştıran hocaya kızdım içten içe.Gayet güzel anlatmışsın fakat keşke o hocayı şikayet etmek yerine başta ona biraz daha dil dökseymişsin .Yazın gayet güzel olmuş ellerine sağlık ve bu arada sonunda ironi mi yaptın yoksa gerçekten öyle bir şey mi oldu? Umarım ironidir.

Çevrimdışı Death Symbol

  • **
  • 67
  • Rom: 0
  • Dare to...
    • Profili Görüntüle
Ynt: Hayal ve Canavar
« Yanıtla #3 : 10 Eylül 2012, 15:17:32 »
Öncelikle teşekkür ederim okuyup yorumladığınız için. Bu olay benim başımdan geçmiş bir olay değil. Tamamen benim anti-üstün hayal dünyamın bir alt eseridir. Haliyle sondaki paragraf da gerçek değildi. Sadece küçük bir jest veya bir gönderme olarak görülmelidir.

Teşekkürler.
'cos everybody hurts, sometimes.

Çevrimdışı Thomasward

  • **
  • 352
  • Rom: 1
    • Profili Görüntüle
Ynt: Hayal ve Canavar
« Yanıtla #4 : 13 Eylül 2012, 11:46:56 »
Biraz fazla etkilendim açıkcası çok gerçekçiydi.Öyle gerçekmiş gibi okudum yaniil kısımdan sonra başınızdan geçtiğini düşündüm.

Kayıp Rıhtım Arşiv Forum

Ynt: Hayal ve Canavar
« Yanıtla #4 : 13 Eylül 2012, 11:46:56 »