Daily Planet – 18.03.2015 (#2)

daily planet rhtm

İyi haftalar pek sevgili çizgi roman dostları!

Bu hafta üzülerek bildirmeliyim ki geçen hafta söylediğim sayılardan ikisine yer veremedim. Coffin Hill #16 ve Spider-Man & The X-Men #4 bölümlerini maalesef pek detaylı inceleme fırsatım olmadı. Üstelik ikisinde de emin olamadığım ve yazdığımda yanlış anlaşılabilecek, çok önemli birkaç kısım olduğundan bu haftalık onlara yer vermek istemedim. Umuyorum sonraki bölüme kadar bunu konuşacağım. Bu yüzden affınıza sığınarak bu haftayı özürlerimle açıyorum.

Ancak bu hafta, sonraki haftaları yönlendirecek bir şey yapmak istiyorum. Okumak isteyip de nereden başlasam bilemiyorum dediğiniz bir kahraman, seri, hikaye mi var? Bir seriyi merak ediyor ve başlamadan önce incelememi mi istiyorsunuz? Bana ulaşıyorsunuz efendim! Sorulan sorular doğrultusunda bir hem size kişisel cevap vereceğim hem de aynı sorundan mustarip kişiler için o haftaki köşemde detaylı bir şekilde inceleme ile yer vereceğim.

Gelin bu haftaki sayılara birlikte göz atalım.

[stextbox id=”black”]BATMAN ETERNAL #49[/stextbox]

Batman Eternal 049 (2015) (Digital-Empire)-000Yaklaşan sona doğru bundan daha iyi hamleler yapılabilir mi bilmiyorum. Higgins’e payını vermek gerek, nelere odaklanılması gerektiğini iyi seçmiş. Tek gıcığıma giden hala Batman’in yolda olması oldu. Kapağı gördükten sonra bu hafta esaslı bir dövüş görürüz diyordum oysa. Neyseki daha fazla beklemeyeceğiz. Bu bölümde sonunda son karşılamanın kiminle olacağını biliyoruz lakin hala cevaplanamayacak gibi bir soru var; “Asıl çocuk kim?”. Umarım hemencecik cevaplayacağız diye bu harika seriyi hiç etmezler!

Özellikle kapak en beğendiklerim arasına girdi diyebilirim. Ancak çizimlerde yan karakter diyebileceğimiz ama şu an için önemli rolleri olan kişilere sanki pek özenilmemiş gibi geldi. Daha detaylı görmek isterdim.

Puanım: 8.7

* * *

[stextbox id=”black”]INJUSTICE: GODS AMONG US YEAR THREE #11[/stextbox]

Injustice Gods Among Us Year Three 11Bu seriye sitemizdeki M. İhsan “mit” Tatari ve Tarık “KoyuBeyaz” Kaplan’ın önerisi ile başlamıştım. Çok güzel bir başlangıç yapmış olan seri kötüye giderek okunabilirliğini kaybettirmişti. Buccellato sonunda bu seriye hak ettiği ivmeyi kazandırmış, tekrar harika yerine çekmiş. Karakterler arasındaki iletişimi nadir görülür biçimde iyi sağlamış. Komedi ve dram ikilisini güzel kullanmış. Genelde bunlar pek ayarlanamaz, okuyucu sinir edilir. Bu yüzden oldukça hoşuma gitti bu olay.

Çizerin bundan sonra hiç değişmemesi oldukça etkileyici bir iş ortaya çıkmasını sağlayabilir. Batman Eternal’da değişen çizerler oldukça sıkıcıydı kanımca. Injustice’de bu hava yakalandıktan sonra bırakılmamalı.

Puanım: 8.5

* * *

[stextbox id=”black”]AMAZING SPIDER-MAN #16[/stextbox]

Amazing Spider-Man (2014-) 016-000Spider-man en sevdiğim karakter olmasına rağmen zaman zaman okuyucuyu bezdirmede üstüne yoktur, bunda hemfikirizdir sanırım. Bu kadar potansiyeli olan bir ana hikayesi varken bir yere götüremediklerini yazarlar da anlamış olmalılar ki sayıyı yarıda kesip Black-Cat anlatıyorlar. Bunu başka bir şeye bağlayabilen varsa beri gelsin.

Puanım: 5.0

* * *

[stextbox id=”black”]MILES MORALES: THE ULTIMATE SPIDER-MAN #11[/stextbox]

Miles Morales - Ultimate Spider-Man 011-000İşte bu potansiyelini kullanabilen bir Örümcek! Seri şimdiye kadar çok yavaş ilerliyordu. Yeni Örümcek’e alışmamız için diye düşündülerse bu çok ama çok yavaş oldu. Öyle ki bazılarımız serinin bir yere varamayacağını düşünüyordu. Şu anda Dr. Doom ortaya çıktığı için kimsenin artık bu yavaşlıktan şikâyetçi olacağını sanmıyorum. Hydra ve Doom karşısında neler yapacağını merak içinde bekliyoruz.

Bu arada Bendis ve Marquez ikilisi hikaye ve atmosfer için çok iyi ayak uydurmuşlar.

Puanım: 7.0

* * *

[stextbox id=”black”]SPIDER-GWEN #2[/stextbox]

Spider-Gwen 002-000Spider-Gwen’e önyargılı başlamıştım. Birinci sayının iyi olması önyargımı biraz kırdıysa kalanını da ikinci sayı kırdı. Jason Latour Spider-verse’de kahramanın kendine düşen kısmını çok iyi yansıtıyor. Seriye giren Marvel karakterlerinin çizimleri oldukça güzel olmuş. Şimdilik asıl düşman ile geçecek hikaye muallakta olsa da sonradan etkisini anlayacağımız şeyler ile zemin hazırlıyorlar gibi. Spider-ham ve 60’lardan kalma karikatürümsü havası okumaya, takip etmeye istekli kılan bir öğe olmuş.

Keza çizimler de her şeyi güzelleştirmiş. Eğer okuyucuyu içine çektiyse bunda çizerin payı da oldukça büyük. Rodriguez’e saygılarımızı sunuyoruz. Daimi olman dileğiyle.

Puanım: 8.5

* * *

[stextbox id=”black”]SUPERIOR IRON MAN #6[/stextbox]

Superior Iron Man (2014-) 006-000Matt Murdock ve Pepper-Armor ikilisi olmadığı zamanlar beni inanılmaz sıkan bir şekilde ilerliyordu. Stark’ın da dediği gibi “Teen Abomination ne yavrucuğum? Hikayesini açıkladığı kısım da hiç mi hiç etkileyici değildi. Endo-Sym Armor da en sevmediğim armorlar arasına girdi. Tamam hikaye kaldığı yerden farklı bir ivmeyle devam ediyor da, daha öncesinde en azından bir şeyleri mantığa oturtmaya çalışıyorlardı. Bunda Stark’ın kendisini gördüğümüz kısımlarda her şey ‘yaptım oldu’ havasında. Bir Iron Man hikayesinde Iron Man görünmesin isteyeceğimi düşünmezdim.

Bunu içine kaçan cinin iticiliğine bağlıyor ve bu bölümün sonu yüzünden umutla;

Puanım: 7.0

* * *

[stextbox id=”black”]THOR #6[/stextbox]

Thor (2014-) 006-000Odinson sahnede!

Herkes bu çıtırın kim olduğunu merak ediyor ve yazarlar heyecanı taşımada inanılmaz başarılı! Yeni Thor’un bir kadın olacağını duyduğumda hikayesini hiç araştırmamıştım. Okumak da istememiştim çünkü bu tür köklü bir değişimi çok aptal bir hareketle yapacaklarından şüphem yoktu. Eh, bunda yanılmış olmaktan mutluyum. Yeni Thor’un şimdilik eskisinden çok daha iyi olduğu düşüncesindeyim. Hikaye heyecanını hiç bozmadan devam ediyor. Odinson’ın Thor’un kim olduğunu arayışında önemli bilgiler edindik.

Geçen bölümlerde olanlarla ilgilenmek yerine bu bölüm farklı bir bakış getirilmesi biraz heyecanı artırmış. Kadının alaycı yanı hoşuma gitmedi değil. Dauterman’ın keskin ve detaylı çizgileri sayıları baştan sıkılmadan okumanız için büyük bir etken.

Puanım: 8.0

* * *

[stextbox id=”black”]JUSTICE LEAGUE UNITED #10[/stextbox]

Justice League United (2014-) 010-000Justice League United’daki bu son savaşta neredeyse olabilecek herkesi bir arada görüyoruz. Brainiac-5’in attığı bomba ile bir kara delik oluşunca kahramanlarımızın uğraşması gereken bir şey daha çıkar ortaya. Bu kadar dert etkileyici olabilirdi esasen, lakin karakterler için her şey fazlasıyla kolay görünüyor. Aralarındaki konuşmalar da zaman zaman 80-90’ların tamamen çocuklara yönelik çizgi filmlerini aratmıyor. Karakterler o kadar fazla ve zaman zaman aradaki geçişler o kadar hızlı ki takip etmek çok zorluyor insanı. Ayrıca her şeyin altından o kadar ama o kadar kolay kalkıyorlar ki bir heyecanı kalmıyor işin.

“Hmmm gezegen mi yok olacak?” *Dıkşın dıkşın* ” Kurtuldu işte gel iki çay içek.”

Hikayeden çok ilgimi çeken şey çizimleri oldu. Çizimleri hikayedeki, konuşmalardaki sorunları bir nebze affettirecek düzeyde. Aslında bu sayıda tek kelime yazı olmasaydı daha çok hoşuma giderdi.

Puanım: 5.5

* * *

[stextbox id=”black”]NEW SUICIDE SQUAD #8[/stextbox]

New Suicide Squad 008-000Neden hala bu seriye devam ediyorum bilmiyorum…

Puanım: 3.0

* * *

[stextbox id=”black”]CONSTANTINE #23[/stextbox]

Constantine (2013-) 023-000Birkaç milyar kişinin hayatı için birkaç yüz kişiyi Darkseid’in eline yollamak sizce kabul edilebilir mi? Eh, bunu John Constantine’den başkası yapamaz. Ve yapmasaydı, şu an kimse yaşıyor olmayacaktı. Yapılan fedakarlıklar, çekilen acılar bu bölümü su gibi yutmanıza sebep olacak cinsten.

“Here’s a secret that drives so many mages insane. Souls are currency. You can trade them in. You can buy your way to the world you want.”

Constantine çizgi romanının çizimleri inanılmaz iyi olmuş diyebilirim. John’un, babasının, Chas’in yüzlerine vuran duyguları o kadar iyi darbelerle göstermişler ki acılarına ortak olmamak elde değil.

Kötü yönleri yok mu? Açıkçası Darkseid o kadar güçlü ve heybetli gösterilmişken bu kadar kolay kandırılması beni üzdü. Bunun yanında Darkseid’in işi bitmiş değil de yarıda kesilmiş oldu. Yine de bir final için çok da kötü değildi. Okunabilecek en iyi Constantine serilerinden birine imza attılar.

Puanım: 8.5

* * *

[stextbox id=”black”]SPAWN RESURRECTION #1[/stextbox]

Spawn Resurrection 001 (2015) (Digital-Empire)001Spawn’ı ilk kez Arkabahçe ile okumaya başlamıştım. Çok kısa süreli basmış olsalar da ve seri orijinalinde zaman zaman çekilmez sularda gitse de Spawn özellikle ilgi çekici bir karakter olmuştur benim için. Yani berserk olan bir Venom düşünün, kim sevmez ki bunu?!

Yeni seri Al Simmons’ın bıkkınlığı ve çocukluğu ile başlıyor. Nasıl her şeyin birer yalan olduğunu gösteriyor ‘Tanrı’ ve tekrar Spawn kişiliğini kazanmasına, ‘kılıcı’ tutmasına neden oluyor. Yardımcı oluyor diyemiyorum çünkü tanrı yardım etmek için orada değil. Tanrı ve Al konuşadursun, dünya kaos içinde, savaşa hazırlanıyor. Ara ara verilen sayfalarda bu çatışmalar çok güzel betimlenmiş. Bu seride çok fazla politik olaylar göreceğiz sanırım. Böyle bir başlangıç seçmelerinin nedeninin seriye buradan giriş yapabilecek kişiler için mi olduğundan pek emin değilim. Eğer biz takipçiler için küçük bir flashback ise, pek güzel olmuş. Ancak her şeyi hatırlamak için #250’yi tekrar okumam gerekti. Başlayacak olanlara da aynısını yapmalarını öneriyorum.

Puanım: 9.0

* * *

[stextbox id=”black”]STAR WARS #3[/stextbox]

Star Wars (2015-) 003-000Sonu insanı çileden çıkarır. Nasıl bekleyeceğiz şimdi bir sonraki bölümü? Hadi bekledik, bir sonraki bölümde Luke, Obi Wan’ın bıraktığı kutuyu bulabilecek mi? Çok uzun bir bekleyiş olacak!

Bu bölümde Asilerin köleler ile kaçışı sırasında Darth Vader’a denk gelmesini görüyoruz. Bu kadar kısa sürede Darth Vader ile karşılaşabileceklerini düşünmüyordum. Zira her bölümde karşılaşıp bu kadar kolay kaçarlarsa çok klişe bir seri olabilir! Neyseki Jason Aaron hikayeyi etkileyici bir şekilde yazmış. Vader’ın kendi kendine Obi-wan ile konuşması, Luke’un tek başına kaldığı için eğitimi ve asla gerçek bir jedi olamayacağı konusundaki endişesi çok iyi yansıtılmış. Ölüme hazır bir Luke görüyoruz bu bölümde. Bunların arasına Han, Chewbacca ve C-3PO üçlüsünü koyunca hikayenin tadı o kadar güzel oluyor ki anlatamam. Hikayeyi de nerede keseceklerini çok iyi biliyorlar! Sonuna geldiğimde elim ayağım titredi!

Jason Aaron ve John Cassaday bu işin altından hakkıyla kalkıyorlar. Bu puanı belki de biraz da Star Wars serisini çok sevdiğim için vermiş olabilirim ama hak ettiğini düşünüyorum.

Puanım: 9.0

* * *

[stextbox id=”black”]GUARDIANS TEAM-UP #2[/stextbox]

Guardians Team-Up (2015-) 002-000İlk iki sayıdan bu kadar acımasız davranmak istemezdim lakin iki sayıdır pek de okunası gitmiyorlar. Okuyucuya ne bir merak duygusu verebiliyorlar ne de ilginçlik. İlk sayıda Guardians of the Galaxy’nin Dünya’ya düşürülüp Avengers ile karşılaşmaları ve gruptan birinin Nebula tarafından kaçırılmasını gördük. Bu bölümde de bir kurtarma operasyonu izliyoruz ve bitiyor. Okuyucuya hiç soru sordurmuyor. Çok az olan saçma soruları da tatmin etmeyen cevaplar vererek bitiriyorlar.

Yazar Bendis olduğu için bu seriye büyük umutla bakmıştım ama filmin ekmeğini yemek için “nasılsa satar” mantığıyla yapılmış. Başına baktığınızda diğer sayfaların hepsini tahmin edebileceğiniz bir bölüm okuduk.

Puanım: 5.0

* * *

Peki haftaya neler göreceğiz? Buyrun buradan;

[stextbox id=”warning”]

DC

-Batman Eternal #50

-Batman/Superman #20

-Batman ’66 #56

-The New 52: Futures End #46

-Injustice: Gods Among Us Year Three #12

-Green Lantern: New Guardians #40

Marvel

-Princess Leia #2

-Magneto #16

-Guardians Team-Up #3

-The Amazing Spider-Man #16.1

Dark Horse

-Oink: Heaven’s Butcher #1

-Shaper #1

-Frankenstein Underground #1

-Deep Gravity #1

Image

-Invisible Republic #1

[/stextbox]