Bradbury’nin Meşhur “Yazın Sanatı” Kitabı Artık Türkçe

ray-bradbury

[stextbox id=”warning”]

“On iki yaşımdan itibaren her gün en az bin sözcük yazdım.” -Ray Bradbury

[/stextbox]

Ray Bradbury’nin yazma serüvenini ve yazın sanatı hakkındaki engin tecrübelerini paylaştığı ünlü kitabı “Zen In The Art Of Writing” nihayet dilimize kazandırıldı.

Bilimkurgu, fantazya, korku ve daha nice edebiyat türlerinde kalem oynatan Amerikalı dev yazar, senarist ve daha fazlası… Konu Bradbury olunca, kendisine etiket bulmak bir hayli kolay zira.

Ülkemizde en çok okunan/bilinen eseri hiç şüphesiz distopyanın baş tacı olan Fahrenheit 451. Kara dörtleme olarak anılan “distopik romanlar” dizisinde kendisine yer bulan eser, yakın bir gelecekte, itfaiyecilerin görevinin artık kitap yakmak olduğunu anlatıyordu. Televizyonlarının başında duyarsızlaşan, kitaplara düşman bir toplum portresi çizen Bradbury, eminiz ki sizleri de kitaplara bir adım daha yakınlaştırmıştır.

İşte böylesine büyük bir ustadan, Ray Bradbury’den yazma sanatı üzerine bir kitap geliyor! Dilimize “Yazın Sanatı ve Yaratıcı Yazarlık” adıyla çevrilen Zen In The Art Of Writing, Altıkırkbeş Yayıncılık etiketiyle raflardaki yerini almaya başladı.

yazin-sanati-ve-yaratici-yazarlikRay Bradbury, Mars’tan getirdiği parçaların üzerinde bulunan garip simgeleri bu sefer bizler için çözümlüyor.

Yazın hayatı boyunca moral bozucu ve keyif verici birçok uçuk kategoriyi bir araya getirme becerisiyle bizleri karşılayan Bradbury, “canavarlar, iskeletler, sirkler, karnavallar, dinazorlar ve Mars” arasındaki bağlantıları nasıl kurduğuna ilişkin ipuçlarını, herkesi aynı kuşku tüneline bindirerek anlatıyor. Her gün en az bin sözcük yazamadığımız bir yaşamdan en fazla ne bekleyebiliriz ki?

Deniz Kurt’un çevirisi ile kitaplıklarımızı süsleyecek olan eser toplamda 152 sayfa; fakat eminiz ki Bradbury yine o meşhur yeteneğini konuşturup, az sayfada çok şey anlatacak bizlere. Her yeni sayfada ondan daha çok şey öğrenecek ve neden bu kadar büyük bir yazar olduğuna şahitlik edeceğiz.

Dileriz Altıkırkbeş Yayınları bu sefer yayınladıkları büyük isimlerle doğru orantılı olarak iyi bir editörlükle ve kaliteli bir baskıyla çıkar karşımıza. Çünkü hem o güzelim kitapları hem de fantastik edebiyata el atmış ilk yayınevlerimizden birini bu durumda görmek içimizi yakıyor. Bir de keşke orijinal kapağı kullanılsaydı… bu gri ve devlet dairesi yüzlü kapak ustanın o renkli diline hiç yakışmıyor doğrusu.

Kitabın künye bilgilerine buradan ulaşabilirsiniz.