Kayıt Ol

İletileri Göster

Bu özellik size üyenin attığı tüm iletileri gösterme olanağı sağlayacaktır . Not sadece size izin verilen bölümlerdeki iletilerini görebilirsiniz


Mesajlar - magicalbronze

Sayfa: 1 ... 3 4 [5] 6 7 ... 216
61
Duyurular / Ynt: Ana Sayfaya Giriş Hatası
« : 16 Eylül 2016, 02:05:19 »
Ben hala hata alıyorum. Farklı farklı şeyler çıkıyor her seferinde. En son açılan sayfayı atayım.
http://i.hizliresim.com/gXOBR0.png

Bunu gönderdiğiniz saatte site genel olarak bir kesinti yaşamıştı, çözdük neyse ki :)

62
Duyurular / Ynt: Ana Sayfaya Giriş Hatası
« : 14 Eylül 2016, 16:18:29 »
Arkadaşlar sorunu bulup hallettik şimdi. Giriş yapamayanlar tekrar göz atabilir mi sıkıntı var mı diye?

63
Güncel / Ynt: Bayram
« : 14 Eylül 2016, 14:43:35 »
Biraz geç bir kutlama mesajı atıyorum, o nedenle efektli olsun bari:

Spoiler: Göster

..:: BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN ::..

64
Duyurular / Ana Sayfaya Giriş Hatası
« : 11 Eylül 2016, 14:12:41 »
Merhaba arkadaşlar,

Sitemizin ana sayfasına, yani www.kayiprihtim.com adresine girişte bazı kullanıcılarımız sorun yaşıyor. Fakat yaptığımız araştırmada tarafımızdan kaynaklı herhangi bir sorun tespit edemedik.

Yine de, örneğin foruma veya arşiv sitemize ulaşıp portala ulaşılamaması önemli bir problem. Merak ettiğimiz sizler de böyle bir sıkıntı yaşıyor musunuz? Gerek mobil ağınızdan gerekse wi-fi üzerinden http://kayiprihtim.com/ adresine girdiğinizde herhangi bir sıkıntı olup olmadığını bu başlık altına yazabilir misin?

Haberlerinizi bekliyoruz!

65
Eğlence & Mizah / Ynt: İtiraflar
« : 31 Ağustos 2016, 21:33:37 »
İtiraf ediyorum. Dokuz yıllık süreçte foruma gelen birçok tip gördüm, iyisinden kötüsüne farklı çok kişi geldi ve geçti. Yalnız böyle asılsız argümanlarla sidik yarışı yapmaya çalışan bebe görmem ilk oldu herhalde.

Güle güle.

66
Bu hafta önereceğimiz kitap sizlere bir ustanın kaleminden Her Yerden Çok Uzakta olmanın dayanılmaz hafifliğini sunuyor.

Hafta #52 - HER YERDEN ÇOK UZAKTA - Ursula K. Le Guin (İmge Kitabevi)

Site bünyemizdeki incelemesi için buraya tıklayın.



67
Fin kısaca cevaplamış ama ben de şu açıklamayı ekleyeyim, bilgisi olmayanlar için. Söz konusu alıntı yanılmıyorsam 2015 yılının sonlarına doğru İthaki'nin facebook sayfasından yapılmıştı.

Alıntı
Vakıf serisi ve İthaki’nin yayın programı üzerine:

Bir süredir Vakıf serisini piyasada bulmak mümkün değil. Değil çünkü tekrar baskıları yapılmıyor.

Bir süredir Asimov’un hakları üzerine yurtdışında süren mahkeme bundan birkaç ay önce sonuçlandı. Mahkeme süresince kitapların sözleşmeleri için uzatma alıp yeniden basmak mümkün olmadı çünkü tüm bu işlemler askıya alındı. Yakın bir zamanda nihayetlenen bu hak devri sonucunda İthaki Yayınları olarak kelimenin tam anlamıyla ilk günden başvurumuzu yaptık. Serinin opsiyonu yayınevimizde, yeniden yapılacak sözleşmeleri masamızda bekliyor ancak dünyadaki tüm Asimov haklarının (sözleşmesi devam edenler dışında) yeniden düzenlenmesi birkaç ay içerisinde çözülebilecek bir iş yükü değil. Yazarın kızı ve hak sahibi Robyn Asimov’un gönderdiği mail şöyle: “… no longer represents the Asimov Estate, therefore, as Isaac's daughter and owner of his Estate, I am currently in a period of transition. Until a new agent is hired, book and film projects are on hold.” (Bahsi geçen ajans artık Asimov Vakfı’nın haklarını temsil etmiyor, bu yüzen Isaac’in kızı ve Vakfı’nın sahibi olarak şu an bir geçiş sürecindeyim. Yeni bir ajansla anlaşılana kadar kitap ve film projeleri askıya alınmıştır.)

Bir yazarın yayımlandığı, yayımlanacağı tüm diller ve ülkeler söz konusuyken, kitapları yeniden rafta görmek için hem yayınevine hem de okurlara biraz daha sabır gerekiyor.

Artık son aşamadayız ve imzaların atılmasını bekliyoruz, ardından kitaplar yeniden yayın programına alınıp, editlenip, yeni kapak tasarımlarıyla beraber raflara çıkacak. Hatta yazarın diğer kitapları da Vakıf serisine eşlik edecek. Filmi ve dizisi yapılacağı için değil, zamanında bu kitaplar hangi ruh ve vizyonla basıldıysa aynı duygularla. Ancak bizden bağımsız olan sorunlar çözülene kadar başka bir girişimde bulunmamız mümkün değil.
Aylardır seriyle ilgili onlarca mail atan ve yeniden basılması için ısrar eden hatta imza toplayan tüm okurlara teşekkürler. Emin olun sizin beklediğinizden daha uzun süredir uğraşıyoruz.
Bu sırada İthaki Yayınları kendi çizgisini devam ettirip Ray Bradbury, Frank Herbert, Arthur C. Clarke ve dahasını basmaya inatla devam edecek.

İthaki Yayınları

68
Harry Potter / Ynt: Olası bir 8.kitap ismi ?
« : 24 Ağustos 2016, 03:11:14 »
Bu başlığı uzun süredir kalan sessiz sayfasından uyandırıp tekrar öne taşımak ne derece doğru bilmiyorum ama gecenin şu saatinde karşıma çıkınca "Dur bir bakayım, tahminler neymiş" dedim ve iki yaklaşan isim gördüm.

Harry Potter ve Voldinin Gayrimeşru Çocuğu
Her ne kadar 10. kitap ismi olarak belirtmişse de bence oldukça yaklaşmış. Siz ne dersiniz?

Bence Harry Potter ve İkinci Nesil gibi bir şey olabilir.Çocuklar kahraman olur Harry ikici planda kalır :D
Biraz öyle oldu gibi, evet.

69
Vakit nakittir derler. Çoğumuz hızlıca akan günlerde belki de en çok klavye başında vakit öldürürüz. Her ne kadar akıllı telefonlar ile klavyeler de farklı görünümlere bürünse de, örneğin bu foruma girenler genellikle bilgisayar üzerinden giriş yapıyordur.[*]yakında forum da mobil uyumlu olacak, söz.[/*] Peki yıllardır kullandığımız bu klavyede ne kadar hızlı yazıyoruz?

İşte bununla alakalı şöyle güzel bir site yapmışlar. 1 dakika boyunca önünüze gelen kelimeleri hızlıca yazıyor ve sonuçlarına göz atıyorsunuz. Deneyin bakalım sizler nasıl bir skor elde edeceksiniz.

BURAYA TIKLAYIN.

1 dakikalık test sonuçlarınızı buraya yazmayı unutmayın! Bakalım Rıhtım forumlarındaki eli gölgesinden hızlı kalemşör kim olacak?

Ayrıca klavyeyi nasıl kullandığınızı da belirtebilirsiniz. Yani iki parmak mı, on parmak mı, hiçbirimizin bilmediği farklı bir stil mi..?

Ben iki parmak[*]başparmakları da arada space tuşu için...[/*] kullanıyorum ve sonuçlarım şöyle:
Alıntı
Dakikada kelime sayısı (DKS)   78
Tuş Vuruşu   412
(388 | 24)
Doğru kelime   70
Yanlış kelime   2
Hızınız diğerlerine göre 90.56% daha iyi. (Böylece 1380. oldunuz. [14613 kişi içinde.] Son 24 saat)

70
Kayıp Rıhtım'ın ilk zamanları.[*]O zamanlar adı farklıydı.[/*] Yıl 2007'nin sonları. Evde internet yok. Üniversiteye evden gidip geliyorum. Yol uzun olduğu için vize ve final zamanları arkadaşların evinde kalıyorum ki sınavlara gecikmeyeyim, hem beraber çalışır daha rahat odaklanırım diyorum. Yalan tabii. Neden mi? Çünkü arkadaşların evinde internet bağlı. Ve sitenin ilk zamanları olduğu için tasarımdan tutun da içeriğe kadar hazırlanması gereken birçok şey var.

Neyse efenim, arkadaşlar ders çalışıyor, ben internette takılıyorum. Öyle böyle değil ama. Yine bu zamanların birinde sabah 9'da sınav var. Önemli de bir sınav. Arkadaşlar bugünlük bırak gel yardımcı ol bize hem bilgilerini tazele diye sıkıştırıyor, her seferinde "He," deyip geçiyorum. Saatler su gibi akıyor, arkadaşlar uyumaya gidiyor, beni de fazla takılma yarın geç kalırsın diye tembihliyorlar, "Hı, hı," diyorum ama aklım o an SMF forumlarındaki kod sisteminde yapmaya çalıştığım saçma ve gereksiz bir olaya odaklanmış. Gece 2. 3, 4 derken... Saate bakıyorum, sabahın 7'si olmuş. Gözler kan çanağı. Yatağa bakıyorum özlemle, 1 saatlik uyusam yeter bana diye. Kapıyorum bilgisayarı, tam yatağa geçeceğim, duş almak için uyanan arkadaşlardan biri yine uyarıyor. "Bak yapma böyle, uyursan kalırsın öyle kimse uyandıramaz seni şu halinle," diye. "Hıı tamam," deyip yatağa atıyorum kendimi, o anki yorgunluğun verdiği tatlımsı haz üzerimi battaniye gibi sarıyor.

Bir ara gözlerim açılır gibi oluyor, arkadaşlar bir şey söylüyorlar ama her ne dediysem rahat bırakıyorlar beni. Tatlı uykuma devam ediyorum. Ne kadar ediyorum bilmiyorum ama sanki gözlerimi kapattığım an biri omuzlarımdan sarsıyor. Yüksek sesle "Ne var," diyorum gözlerim kapalı. Alt sınıftan evde kalan bir arkadaş, "Tam 1 dakika sonra sınavınız başlıyormuş arkadaşlar mesaj attı, sen girmeyecek misin?" diyor.

Hani filmlerde bolca gördüğümüz bir sahne var, yıllarca uykuda ya da ölü olan biri hayata geri döndüğünde gözlerini çat diye açar ve doğrulur. İşte aynısını yaşıyorum. Ne ara üstümü değiştiriyorum, ne ara dışarı çıkıp 10 dakikalık mesafeyi koşarak sınıfa giriyorum, hatırlamıyorum. Fakat arkadaşlar sınıfa bir zombinin girdiğini yüzüme bakarak anlayabiliyorlar. Hoca sınav kağıtlarını dağıtmaya başlamış, dönüp bana bakıyor ve şöyle bir süzüyor. Hemen ardından "Sınavlara önceki günden kalma halinizle mi geliyorsunuz artık? İçiyorsunuz, bari sınav haftası bırakın. Hele senden hiç beklemezdim," gibisinden bir şeyler söylüyor. Ben tabi kısık itirazlarla öyle olmadığını söylüyorum ama yerin dibine girmiş durumdayım. Ev arkadaşları da kısık sesle gülüyorlar.

Geçip yerime oturuyorum. Koşunun verdiği efordan ve stresten başım dönüyor. Sınav kağıdı önüme konulduğunda (daha doğrusu fırlatıldığında) yazıları bile zorlukla okuyorum. Neyse diyorum, olan olmuş artık kendine gel. Derin nefes alıp vermeye başlıyorum, önümde daha 1 saat var. Başlıyorum soruları çözmeye.

Bir hafta sonra sınav sonuçları açıklanıyor. Sınıfta en yüksek notu alan kişi ben oluyorum. Arkadaşlara bakıyorum, onlar da bana bakıyor. Surat ifadeleri çok komik gözüküyor.

Gördüğünüz üzere bir Kayıp Rıhtım kolay yetişmiyor.

71
Selam millet,

Çoğunuzun bildiği gibi bu güzide forum ortamımız dışında daha geniş kitlelere hitap ettiğimiz portaldaki yazıları sıklıkla sosyal medya hesaplarımızda paylaşıyoruz. Fakat bunun yanında ara sıra forumdaki bazı konuları da bu sahaya taşıyarak daha fazla kişinin görmesini istiyoruz. Sonuçta, portal her ne kadar Kayıp Rıhtım'ın ana unsuru olarak görülse de forumlarımız ve burada bulunan içerikler, çok daha eskiye dayanıyor.

Sizlerden ne istiyoruz peki? Bazılarınızın sevdiği ve "daha fazla kişi görse de güzel güzel tartışsak, muhabbet etsek" dediği başlıklar olmuştur muhtemelen. İşte bu konuya, o başlıkları ve neden paylaşılması gerektiğini belirten bir mesaj yazarsanız elimizden geldiğince duyurmaya ve aktifleştirmeye çabalayacağız. Neden paylaşılması gerektiği kısmı opsiyonel tabii ki, sadece Konu Başlığı ve adresini yazsanız yeterli olur ama yine de görüşlerinizi belirtmeniz nedenlerini merak edenler için daha tatlı olacaktır.

Katılımlarınız için şimdiden teşekkürler!

72
Bence son yıllarda sitede aktif olan üyelerimiz için bu başlığı hortlatmanın vaktidir.

Sizler de bu platformun başına geldiğini düşündüğünüz en güzel şeyleri bizlerle paylaşın lütfen!

73
Aylık Öykü Seçkisi / Seçkide Seksen Altıncı Ay
« : 19 Ağustos 2016, 19:42:55 »

Günün karanlığa çökmeye yüz tuttuğu o tekinsiz vakitlerde naralar işitiliyordu sokağın öte ucundan. Omuzunda ceketi, elinde tespihi ve gür sesiyle pos bıyıklı bir adamdı bu sesin sahibi. “Heeeyyyttt,” diyordu, “Var mı ulan bana yan bakan?! Heyyyttt…”

Biz kabadayıları önce böyle bildik, canını sıktın mı karnını deşmekten çekinmeyen, bunu yapınca da yan çizmeyen, psikopat ama harbi karakterler olarak tanıdık onları. Pek ya hepsi böyle miydi? Dünya değişti, modernleşti. Kabadayılar da evrildi ve çok başka şeylere dönüştü. O eski zamanlar artık karikatür edasıyla bize göz kırpmaya başladı. Peki ya, gerçekten öyle mi?

Seçkinin 86. sayısında, yazarlarımız yine hünerlerini konuşturdu ve ortaya birbirinden farklı birçok kabadayı çıktı. Lafı fazla uzatmayalım ve onlara hep birlikte göz atalım.

     - Acımtırak adlı öyküsü ile Fatih Kaçar

     - Ah Ali, Cennet Öpsün Yüzünü adlı öyküsü ile Öznur Babur

     - Beyis Bey’in Elinden Gelen Budur adlı öyküsü ile Burak Palta

     - Bilal’in Doğum Günü adlı öyküsü ile Deniz Eksilen

     - Calbagun ile Yerbüker’in Dövüşü adlı öyküsü ile Adil Öztürk

     - Kafka Düşü-şü adlı öyküsü ile Belce Örü

     - Kapkara Bir Sevdaydı Kadehinden İçtiğim adlı öyküsü ile Emre Eryılmaz
   
     - Karanlıkta Birkaç Adam adlı öyküsü ile Nurdan Atay

     - Koza, Tırtıl ve Dem Geldi Deli adlı öyküsü ile Egemen Zeytinci

     - Kör ve Sağır adlı öyküsü ile Sefa Tursun

     - Küllük Canavarı adlı öyküsü ile Cevdet Denizaltı

     - Poseroum Çağı adlı öyküsü ile Osman Eliuz

     - Oray’ın Katmanları adlı öyküsü ile Erhan Yavuz

     - Son Nara adlı öyküsü ile Mehmet Berk Yaltırık

     - Son Söz adlı öyküsü ile Dipsiz

     - Umuda Düşen Yıldırım adlı öyküsü ile Buket Yıldırım Kantaroğlu

Bu ayın harbi çizimi de Onur Akkiriş‘in ellerinden çıktı. Kendisine bir kez daha teşekkürlerimizi ve selamlarımızı iletiyoruz.

Bir sonraki ayın teması ise “PİKSEL” oldu. Öykülerinizi her zaman olduğu gibi oykuseckisi@gmail.com adresine gönderebilirsiniz. Son gönderim tarihi ise 15 Eylül 2016. Öncesinde Öykü Gönderim Koşulları’na göz atmanızı bir kez daha hatırlatalım.

İyi okumalar,
Hakan Tunç

74
Televizyon / Ynt: Stranger Things
« : 18 Ağustos 2016, 23:26:50 »
Sekiz bölümünü de kısa sürede ve büyük bir heyecanla izlediğim, her bölümüyle gerçek tat aldığım şahane Netflix yapımı dizidir efenim bu yapım. Göndermelerinden tutun da oyunculukara, seksenlerin havasını müziklerinden jeneriğine kadar buram buram hissettiren son zamanların en iyi işlerinden. İzleyin, izletin.

75
Röportajlar / Halil Babilli Röportajı
« : 17 Ağustos 2016, 22:43:35 »

Bin Yıllık Hemşehri'nin sevilen yazarı Halil Babilli'yle keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.

Bizler kendisini önce internette bölümler hâlinde yayımlanan hikâyeleriyle, daha sonrasındaysa April Yayınları’ndan çıkan tarihi-fantastik kurgusu Bin Yıllık Hemşehri adlı kitabıyla tanıdık. Halil Babilli‘den söz ediyoruz elbette, yani ülkemizin son dönemlerde yetiştirdiği en sevilen yazarlardan birinden.

Her ne kadar öyküleri ve kitabıyla adından sıkça söz ettirse de okurları olarak kendisini yakından tanıma fırsatını bulamamıştık bir türlü. Biz de bu noktadan yola çıkıp yazarımızla bir röportaj gerçekleştirelim dedik. Aldığımız cevaplara bakılırsa ne de iyi etmişiz!

Gelincik Theo‘dan tutun da yazarlık tavsiyelerine, gelecekteki projelerden birinci elden tecrübe ettiği internet yazarlığına dek pek çok konudan bahsettiğimiz, keyifli bir söyleşi çıktı ortaya.

Dilerseniz sözü fazla uzatmayalım ve sizleri röportajımızla baş başa bırakalım.

RÖPORTAJA ULAŞMAK İÇİN TIKLAYIN.

Sayfa: 1 ... 3 4 [5] 6 7 ... 216