Kayıt Ol

Zaman Fakirliği

Çevrimdışı milenya

  • **
  • 261
  • Rom: 6
  • Belki de Tanrı bize inanmıyor!
    • Profili Görüntüle
Zaman Fakirliği
« : 13 Ekim 2015, 17:28:05 »
Arkadaşlar özellikle okulların açılmasıyla beraber tam bir zaman fakiri oldum. Bir yandan ders çalışıp bir yandan yazmak ve oyun oynamak oldukça zorlaştı. Bir de sosyal hayat var, çık işin içinden. Kendi adıma söylüyorum programlı çalışmayı denedim, çok zor. Yazmak ya da arkadaşlarla vakit geçirmek saatlerle kısıtlanmış bir gündelik programa uymuyor. Bunların birkaçını değil hepsini beraber götürmenin bir yolu var mı? Birini yapıp diğerini yapmayınca suçluluk hissedip yaptığım şeyi bırakıyorum. Bu sefer de kıtlığını çektiğim zaman boşa gidiyor. Bu sorunu yaşayan kişiler kesin olmuştur, tecrübelerinize sığınıyorum.
Spoiler: Göster

Çevrimdışı Nightmare

  • ***
  • 627
  • Rom: 8
    • Profili Görüntüle
    • Saklı Günlükler
Ynt: Zaman Fakirliği
« Yanıtla #1 : 13 Ekim 2015, 18:01:37 »
Zorunluluk sıralamasına göre günlük bir plan yapabilirsin ki böyle yapıyorsun muhtemelen. Araya sıkışan anlık etkileri saymazsak yapmasam da olur dediklerini erteleyebilirsin. Bu okul bitene kadar da olabilir, 1 gün ya da 1 saat de olabilir. Her şeyi aynı anda yapmaya çalışmak çok sağlıklı değil ama boş vakitlerini olabildiğince fazla değerlendirmeye çalış. Arkadaş ortamında sohbet arası test çözmek ne kadar mantıksızsa sınav öncesi oyun oynamak da saçma mesela.( Tabi sınava bir gün önce çalışmıyorsun. Di mi?)

Bunlar benim izlenimlerim ve öğrendiklerim. Ama yukarda dediklerimin tam tersini, genelde en gereksiz şeylerle vaktimi geçirmeyi tercih ediyorum. Umarım sen böyle yapmazsın :)

Not: yaşına bakmamıştım şimdi gördüm de yazdıklarım liseliler içindi. Üniversite ortamını sen daha iyi bilirsin :D

Çevrimdışı Fırtınakıran

  • *
  • 8351
  • Rom: 1
  • Unique Ravenclaw
    • Profili Görüntüle
Ynt: Zaman Fakirliği
« Yanıtla #2 : 13 Ekim 2015, 18:38:02 »
Ben çalışan bir insanım. Sabah 06.00'da kalkıyorum. 7'ye doğru servise biniyorum. Mesaim 08.30 - 17.30.

Sabahları mesai başlamadan Rıhtım'a bir sürü haber giriyorum. Gün içinde bazen haber yayınlama ve paylaşım için arkadaşlara yardım ediyorum. Bu sırada mesaim devam ediyor, çalışıyorum. Eve geliyorum. Yarım saat spor yapıyorum. Sonrasında bazen öykü yazıyorum, bazen inceleme, bazense kitap okuyorum. Ya da arkadaşlarımla bilgisayar oyunları oynuyorum. Haftasonlarını onlarla buluşmaya ayırıyorum. Bir de radyo programı var tabii.

Kitapları daha çok serviste gider gelirken ya da öğle aralarında okuyorum bu arada.

Kısıtlı zaman kavramına inanmıyorum kısacası :). Öğrencilik insanın hayatındaki en bol vaktin olduğu zaman. Ben şu an üniversiteki o bitirme tezleri ve projeriyle dolu son sınıftaki kadar bile boş vaktim olsun isterim. O yüzden yapmak istediklerim için kendime zaman yaratıyorum.

Dersler için:

Hem sosyal hayat hem okul birlikte gayet yürür. Aksini iddia edenlere katılmıyorum. Ben kendim bunu üniversite hayatımda yaptım, tecrübe ettim.

Tıp öğrencilerini ayrı tutarak konuşacağım şimdi. Çünkü onların stajları falan çok daha farklı.

Mühendislik öğrencisiydim. Vizelere 1 ay öncesinden çalşmaya başlayınca ne konu birikiyor, ne sınav telaşı oluyor. Haftada 1 gün ayırarak yaptığım tekrarlarla elimi kolumu sallayarak girdim her vizeye.(Projeleri hariç tutuyorum) Millet pörtlemiş gözlerle uykusuz halde sınava girerken ben uykumu da aldım, sınavlara çalışırken sosyalliğimden de olmadım. Yumurta ve kapı arasındaki ilişkiyi kesmek gerek bence. En azından kendim böyle yaptım.

Arkadaşlarla birlikte ders çalışmak da çok öğretici ve zevklidir. Ama gerçekten çalışmak isteyen arkadaşlarınızla yapın bunu. Eğer ki o ders çalışma buluşmaları tamamen eğlence ve şamataysa hiçbir anlamı yok.

Öte yandan, gerçekten ders çalışabildğiniz insanlarla verdiğiniz molalar keyifli olacaktır. Biz mesela her molada küçük bir turnuva yapar masa tenisi oynardık. Yemek yer geyik yapardık. Ders çalışırken de epey eğlenirdik aslında. Ama çalışırdık da.

Böyle olunca finallere de çalışmak rahat. Vizelere sağlam hazırlanıldığı için finale çalışırken çok daha hızlı olabiliyor insan. Elbette finallerde bir koşturma olacak. Aman ne olacak sanki? Sonrası kocaman yaz tatili.

Tüm bunlar olurken 3 ve 4. sınıf gibi yoğun ders programları olan, proje ağırlıklı sınıflarda kulüp başkanlığı yaptım. Onu da yürütebildim. (Çünkü imkansız değil  :aww)

Önce her şeyi kafanızda oturtun. Bir de ne olur gözünüzde büyütmeyin :).

Öğrenciliğinizin kıymetini bilin :). Ama öğrencilik bitince de hayat bitmiyor. Şu anki halimdem memnunum. Evden işe, işten eve bir insan değilim. Bu bana en başta büyük bir motivasyon veriyor. Kendimden ödün vermiyorum.

Çevrimdışı Bengü

  • **
  • 305
  • Rom: 9
    • Profili Görüntüle
Ynt: Zaman Fakirliği
« Yanıtla #3 : 13 Ekim 2015, 19:00:04 »
Şu an ben de eskisine göre daha çok okula zaman ayırıyorum. Liseden üniversiteye geçiş, daha erken ders başlaması ve daha geç bitmesi, ekstradan da eskiye göre daha uzun yol gitmek... Fakat size tavsiyem Fırtınakıran gibi kitap gibi ekstraları yolda ve aralarda halletmenizdir. Ben de okul arasında ve okul yolunda okur oldum daha çok.
Eskisine göre daha az uyumaya alışmanızı tavsiye ederim. Artık 5-6 saat uyumaya ve eskiye nazaran geç saate kadar oturmaya alıştım. Biraz zor ama işe yarıyor.
Eve gelince de işlerimi Nightmare'ın dediği gibi yapıyorum; sıraya koyuyorum. Böylelikle bir eksiğim kalmıyor.

İlk başta zorlayıcı olsa da sonradan rahat edeceğinizi düşünüyorum.

Çevrimdışı milenya

  • **
  • 261
  • Rom: 6
  • Belki de Tanrı bize inanmıyor!
    • Profili Görüntüle
Ynt: Zaman Fakirliği
« Yanıtla #4 : 13 Ekim 2015, 19:44:06 »
Mühendislik 3. sınıfım bende ve bu seneye kadar cidden okul bu kadar zaman yememişti. Özellikle önceki senelerimden kalan pürüzlerin de eklenmesiyle Fırtınakıran'ın günlük temposuna dönüyor işim. Sabah altıda uyan, akşama kadar okul, tabii ki iş hayatı kadar yorucu değil ders dinlemek ama zaman yiyor. Sanırım benim sıkıntım doyumsuzluğum. Yazdım mı en az 4 saat, oyun mu oynuyorum yine 4 saat... Saatleri hor kullanmaya alışmışım herhalde bu yoğunluk bana ağır geldi. Uykumdan ödün vereceğim orası kesin. Sırasıyla iş yapmak beni bayağı bir zorlar aksi halde yaptığım şeyden zor kopan, koptuktan sonra da zor dönen biriyim yani bir diğerine sıra gelmeyebilir ama herhalde başka bir yolu yok gibi.
Fırtınakıran senin günlük rutinini hayalimde canlandırıyorum ve rıhtımda yaptığın işleri düşünüyorum, kesinlikle klonların olmalı :)
Spoiler: Göster

Çevrimdışı Fırtınakıran

  • *
  • 8351
  • Rom: 1
  • Unique Ravenclaw
    • Profili Görüntüle
Ynt: Zaman Fakirliği
« Yanıtla #5 : 13 Ekim 2015, 20:17:17 »
Klonlardan biri bana çay getirirken bir şey demek istiyorum  :hömm:, bazı şeyleri deneye yanıla öğreniyor insan. Deneyip yanılmak doğduğumuzdan beri hepimizin en iyi öğrenme şekli. Birkaç türlü düzen denemekten zarar gelmez derim. Sonuçta her insan birbirinden farklı ve herkesin de farklı ihtiyaçları oluyor. Bize neyin en iyi geleceğini yine bizden başkası bilemez derim ^^.


Çevrimdışı ryuk

  • ***
  • 500
  • Rom: 25
  • ne değiştirebilir bir insanın doğasını?
    • Profili Görüntüle
Ynt: Zaman Fakirliği
« Yanıtla #6 : 13 Ekim 2015, 20:47:53 »
Bence öğrencilik de okulu ciddiye alan biri için iş hayatı kadar zorlu. Hatta okulu bitirip işe giren çoğu arkadaşım şu an daha rahat olduklarını söylüyor. Gerekçeleri de en azından artık akşamları ve hafta sonu ders çalışmak zorunda olmamaları.

Büyümekle ilgili sanırım olay. Bir şeylerden vazgeçmek gerektiğini, fedakarlık yapmak gerektiğini anlayınca büyümüş oluyor insan. Yapmak istenen çok şey var ve hepsini yapmaya zaman (gerek günlük zaman gerek ömür) yetmeyecek.

Okumak mı? Yazmak, izlemek, oynamak, dinlenmek, çalışmak? Hangisi?

Aktivitelerden hangisini yapmalı? Üye olunan öğrenci topluluklarının hepsine birden katılım göstermek imkansızlaşıyor. Diğer yandan insan "ama belki de ömrüm boyunca hiç bu kadar özgür olamayacağım" diyerek hiçbirinden vazgeçmek istemiyor.

Öncelikleri belirlemek gerekiyor bence. Çok ebeveynce oldu, ama gerçek. Herkesin farklı kriterleri var öncelikleri belirlemede.

Kendi adıma konuşayım: Ömür boyu sürdürmek isteyeceğim şeyleri belirleyip onlara devam etmeyi seçmiştim. Masabaşı frp karakterinde skillpointleri nasıl dağıtacağını düşünen oyuncu gibi yaklaşıyorum olaya. Oyun boyunca en çok hangi skilleri kullanacaksam onlara yüklenmekten yana olurdum; aynı şekilde hayatım boyuna en çok zevk alarak ve en iyi neleri sürdürebileceksem onlara yüklendim ben de:

- Dersler her zaman her şeyin üstünde oldu.

- Bunun dışında uğraşacak bir fiziksel aktivite ve bir de entellektüel aktivite belirlemiştim. Sayıyı az tutmamın nedeni; on tane şeyi yarım yamalak yapmaktan-öğrenmektense tek bir şeyi gerçekten iyi öğrenmenin daha doğru olduğuna inanmamdı.

 Örneğin fiziksel aktivitelerden aynı anda hem dağcılık hem dans hem tenise devam etmektense dağcılığı seçtim. Arkadaş çevrem de zaten bu uğraşlara dahil olduğundan, onlardan da uzaklaşmamış oldum. Entellektüel aktivitelerden de fantastik edebiyat okurluğunu seçtim (Romanlar, öyküler, çizgiromanlar, Sistemleri anlatan kitaplar) ; yazmayı bıraktım - ki sadece iyi bir okur olabilmenin bile büyük meziyet olduğuna inanıyorum.

- Uyku süresini azaltmayı denedim ama uzun vadede sağlıklı olmadığını gördüm ve sonunda uykumdan asla taviz vermemekte karar kıldım (final dönemlerinde gündüz uyuyup gece çalışıyordum). EK: Bazı özel durumlarda birkaç gün-hafta az uyku ile idare etmek gerekebiliyor, ama az uyumayı yaşam biçimi haline getirmemekten yanayım.

- Bilgisayar oyunları bir öğrenci için çok tehlikeli (bir ebeveyn yaklaşımı daha). Çünkü başlayınca zaman nasıl geçiyor anlaşılmıyor.


Çok sevdiğim bir hocam "Profesyonel örenci ol. Kendini bir iş adamı gibi düşün ve öğrenciliğini de kariyerinmiş gibi." demişti.


Uzun süredir forumda yazmamanın etkileri kendini gösteriyor. Harflere eksik basıyor, sözlerimin sonunu getiremiyorum. Sanırım bu kadarı yeterli :)
Fikirlerim için ölmeyi göze alamam çünkü yanılıyor olabilirim - Bertrand Russel

İyi bir fikir üretmek için, pek çok fikir bilmek gerekir:

* Yeni başlayanlar için FRP

* Fantastik edebiyata yeni başlayanlar ve bu türde ilerlemek isteyenler için

* Kılıçlar ve diğer eskiçağ silahları hakkında

* Dark Sun


* Distopya Korkuları

Daha fazlası için: Index

Çevrimdışı Black Helen

  • ***
  • 782
  • Rom: 15
    • Profili Görüntüle
Ynt: Zaman Fakirliği
« Yanıtla #7 : 14 Ekim 2015, 00:22:16 »
Bu zaman kıtlığının başka bir versiyonundan da ben mustaribim. Yapılacak işlerden ziyade hobilerime ayırdığım zamanlar çakıştığında kendimi evlat ayıran ebeveyn gibi hissediyorum. Mesela izlemek istediğim filmler, okumaya ayırdığım zamanı işgal edebiliyor. Ya da arkadaşlarıma ayırdığım zaman kendi başıma geçirmek istediğim vakti yok edebiliyor.

Bunun olmaması için yapılacak tek şey herkesin dile getirdiği gibi program yapmak. Oturup önceden bir haftayı programlamak gerekiyor. Bu yönden eğer şu anda kullanmıyorsanız ajanda kullanmaya başlamanızı öneririm. Hayatımda edindiğim en işe yarar alışkanlık kesinlikle ajanda alışkanlığı.

Bir de kişisel gözlemimi dile getireyim. Yaptığınız işi en hızlı ve verimli biçimde bitirebilmek için mekanı iyi seçmek lazım. Mesela ders çalışmak, yazmak ve kitap okumak gibi yüksek konsantrasyon gerektiren işleri mümkün olduğunca odamın dışında, okulun kütüphanesinde yapmayı tercih ediyorum. Çünkü içinde yatak, başka kitaplar ve bilgisayar olan bir odada yaptığınız işi bırakıp, nedensizce diğer işlerle dikkatinizi dağıtmanız çok olası. Ama kütüphanede önümdeki iş dışında alternatifimin olmadığının bilincinde olarak daha rahat ve hızlı çalışıyorum.

Uykuma düşkünüm, o yüzden bugüne kadar uykumdan mümkün olduğunca az kıstım. Bunu faydasını da gün içinde yaptığım işlerde görüyorum. Kafa yorgunken ne kadar efor sarf ederseniz edin nafile. Sosyal aktivitelerimi de mümkün olduğunca arkadaş çevremle vakit geçireceğim biçimde ayarlıyorum ki bir taşla iki kuş vurayım, kulüp saatleri dışında çok fazla zaman ayırmak zorunda kalmayayım. Şimdilik idare edebiliyorum bu şekilde ama zamanı verimli kullanıp kullanmadığımdan tam olarak vizelerden sonra emin olabileceğim sanırım  ;D

Bir de ne kadar ipleri elinizde tutmaya çalışırsanız çalışın bir pürüz çıkabilir karşınıza. Çoğu insan zaman yetersizliğiyle ilgili sıkıntı çekiyor. O yüzden arada bir akışına da bırakmak lazım.

Başlığı görünce aklıma direk bu geldi.
Spoiler: Göster
Spoiler: Göster

Çevrimdışı milenya

  • **
  • 261
  • Rom: 6
  • Belki de Tanrı bize inanmıyor!
    • Profili Görüntüle
Ynt: Zaman Fakirliği
« Yanıtla #8 : 14 Ekim 2015, 01:06:12 »
Arkadaşlar çok teşekkür ederim yorumlarınız için. Aklımda bir iki şey oluştu deneyip göreceğim, zamanla oturacaktır. Sizin yorumlarınız bana daha çok ilham oldu. Bunları bir arada yapan kişiler var, ben neden yapamayayım? Çünkü yapılmayacak şey çok az, sadece biraz cesaret gerekiyordu sanırım. Alıştığınız bir rutini, gündelik bir hayatı revize etmek kolay değil, bu cesareti ne kadar çabuk toplasam o kadar iyiydi ve bu süreci hızlandırdığınızı düşünüyorum bunun için ayrıca teşekkürler.
Ryuk bilgisayar oyunları bence kitap okumaktan çok da farklı değil. Zamansal olarak da eğlence bakımından da. Yazar olma hayalin vardır, bilgi odaklı (dersler için) kitap okursun ayrı ama bunların dışında bilemiyorum. Ebeveynlerimiz öyle düşünüyor, biz öyle düşünmeyelim derim.
Black Helen mekan konusunda çok haklısın. Özellikle bilgisayarın olduğu ortamda benim ders çalışmam için ölüm tehdidi almış olmam falan gerekir. (Abartmış olabilirim. ;))
Spoiler: Göster

Çevrimdışı Bozhermes

  • **
  • 94
  • Rom: 0
    • Profili Görüntüle
Ynt: Zaman Fakirliği
« Yanıtla #9 : 09 Ocak 2016, 23:07:07 »
Meslekte daha çok okuyorum. :) Öğrenciliğimden daha fazla. :)

Çevrimdışı armeneus

  • **
  • 155
  • Rom: 3
    • Profili Görüntüle
Ynt: Zaman Fakirliği
« Yanıtla #10 : 10 Ocak 2016, 21:35:01 »
Hazal Abla bu kadar yoğun bir programı yetiştirebiliyor olmak zor olmalı. Okuyunca takdir ettim doğrusu. Senden ilham almaya çalışacağım. Klonlarından da... Heh he:)

Bende edebiyat fakültesinin zorluklarından nasibimi alıyorum. Keşke boş zamanlarım olduğunda en iyi şekilde faydalanabilsem.
Şimdi, daima ve sonsuza dek

Çevrimdışı armeneus

  • **
  • 155
  • Rom: 3
    • Profili Görüntüle
Ynt: Zaman Fakirliği
« Yanıtla #11 : 10 Ocak 2016, 21:35:47 »
Zamanımızın kıymetini bilmek dileğiyle.
Şimdi, daima ve sonsuza dek

Çevrimdışı Tenekeci

  • **
  • 79
  • Rom: 4
    • Profili Görüntüle
Ynt: Zaman Fakirliği
« Yanıtla #12 : 10 Ocak 2016, 22:53:26 »
Bunun çözümü basit aslında.

Modern insan büyük ölçüde ekran bağımlısıdır, ben de bu yazıyı yazmadan saatler önce oturdum başına. Bunun farkında olup, ona göre tutum sergilemek daha iyi olacaktır.

Bence kendimize itiraf edemiyoruz ama ekran başında geçirdiğimiz süre azımsanamayacak kadar çok.


Çevrimdışı okanakinci

  • **
  • 202
  • Rom: 5
    • Profili Görüntüle
Ynt: Zaman Fakirliği
« Yanıtla #13 : 10 Ocak 2016, 23:20:10 »
Benim en çok yaşadığım sorunlardan biri bu. İşim zamanımın çok büyük çoğunluğunu alıyor. Yemek yemek, uyumak vb. biyolojik ihtiyaçları da çıkarınca boş zaman iyice daralıyor. Sevdiklerime mi ayırayım, kendimi geliştirmek için yaptığım şeylere mi ayırayım, yazı mı yazayım, kitap mı okuyayım?

Bugünlerde buna bulduğum çözüm belirli bağımlılıklardan ve gereksiz yüklerden kurtulmak. Sosyal medyaya ayırdığım zamanı iyice azalttım. Hatta Twitter hesabımı tamamen kapattım, diğerlerini ise pek yoğun kullanmıyorum. Bilgisayarımdan bütün oyunları sildim. Ayrıca artık bir sürü dizi takip etmiyorum, daha seçici davranıyorum. Evdeki zamanımı daha dikkatli programlıyorum. Dolu dolu geçirmeye çalışıyorum. İşe gidip gelirken bayağı zamanım boşa gidiyordu. Artık yanıma hep çantamı alıyorum, kitabı yolda okuyorum. Bu bayağı zaman kazandırıyor. Uyku düzenimi oturttum, doğru düzgün bir uyku olunca daha az uyuyor insan. Zaten bir yerden sonra daha az uykuya alışıyorsun, Pazar günleri bile sabahın köründe kalkıyorsun. Bunların yanı sıra bazı ilgi alanlarından fedakarlık yapmak gerekiyor. Kısıtlı zamanı olan bir kişi daha az şeyle ilgilenmek sorunda. Kısacası hayatta bazı şeyleri budamak ve titiz bir planlamayla bir nebze olsun zaman yaratılıyor. Tabii ki bir kitap kurduna ne kadar zaman versen yetmez.

Çevrimdışı gunisiginamektuplar

  • *
  • 16
  • Rom: 0
  • nev-i şahsına münhasır deli.
    • Profili Görüntüle
Ynt: Zaman Fakirliği
« Yanıtla #14 : 11 Ocak 2016, 17:21:43 »
Bir hikaye vardı aklımda kaldığı kadarıyla anlatayım size. Hatırlayanlar çıkacaktır mutlaka.
Bir üniversitede öğretmenlik yapan profesör bir doktor bir gün sınıfında bir deney yapmaya karar verir. Derse orta büyüklükte bir sandık, bir torba dolusu taş, çakıl ve kumla gelir. Öğretmen sınıfıyla selamlaşıp sandığa taşları doldurur ve sınıfa şöyle bir soru yöneltir. "Şu an sandığım dolu mu?" Herkes sandığın dolu olduğunu onaylar. Sonrasında öğretmenimiz çakıl taşlarını sandığa boşaltır. Sınıfa tekrar sorar. "Sandığım dolu mu?" Tekrar herkes onaylar. Öğretmen bu sefer kumu döker. Ardından da bir şişe su. Sınıfa aynı soruyu tekrar sorar ve tekrar aynı cevabı alır. Bu sefer der ki "Peki yaptığım şeylerin tersini yapsaydım ne olurdu? Önce suyu döküp, sonra kumu, çakılı ve taşları dökseydim?" Bir öğrencisi söz alır ve "Sığmazdı, taşardı." der.
İşte hayatta her şey, zaman bile böyle değerlendirilmeli. Önemli şeyleri aradan çıkardıktan sonra, işlerimizi buna göre yola koyarsak hiçbir sıkıntımız olmaz. Ama bunu öğrenmek de büyük zanaat bence. :)


Kayıp Rıhtım Arşiv Forum

Ynt: Zaman Fakirliği
« Yanıtla #14 : 11 Ocak 2016, 17:21:43 »