Kayıp Rıhtım Forum

Acemiler İçin Frp : Ryuk'un Fantastik Kültür Rehberi

0 Üye ve 1 Yolcu konuyu incelemekte.

Çevrimdışı ryuk

  • ***
  • 499
  • Rom: 25
  • ne değiştirebilir bir insanın doğasını?
    • Profili Görüntüle
Fantastik kurgunun ne olduğunu merak ediyorsanız, "özet geç efendi!" diyorsanız, bu resim yeterince açıklayıcı olacaktır:



Yeni başlayacaklara kendimce bazı tavsiyelerim olacak. Tek ricam "bu da nerden çıktı da bilmiş bilmiş konuşuyo şimdi" dememeniz zira ilk oyunumu oynayalı 15 yıl oldu :) Ergenliğimin ve  erken gençliğimin büyük kısmı FRP ile geçti denebilir.

Dm(oyunda hikayeyi anlatan, oyunu kuran ve yöneten kişi yani) anlatmaya başlıyor: Siz uzak diyarlara ait bir ezginin çaldığı hana girip kendinize oturacak bir yer belirledikten sonra; ayak bileklerine kadar uzanan pelerini ve geniş siperlikli bir şapkası olan, beyaz sakallı adam, oturduğu yerden yüksek sesle konuşmaya başlamıştı.Yüzünün yarısını şapkasının siperliği, kalan yarısını da sık sık piposundan derin bir nefes çekip, keyifle etrafa üflediği duman örtüyordu. Şarabından bir yudum alıp şunları söyledi:

*FRP'ye başlamak için en iyi yol; klasikleşmiş CRPG( Computer Roleplaying Game - yani bilgisayar bazlı rolyapma oyunları)'leri oynamaktır. Böylece hem karakter kağıdı nasıl hazırlanır, karakter nasıl yaratılır görmüş olursunuz, hem de güzel bir senaryo oynayarak yaratıcılığınızı ve hayal gücünüzü beslersiniz. İyi bir başlangıç için benim tavsiyem: "Baldur's Gate" serisidir.

*İyi bir FRP'ci olmak isteyen, yeni CRPG'leri oynamamalı. Neden mi? Çok basit; yeni oyunlar görsellik yönünden çok güçlü olabilir. Ama fantastik kurgunun asıl ruhunu oluşturan "senaryo", "derinlik" ve "kurgu" dan yoksunlar. Eski oyunları oynadığınızda (örneğin planescape-torment, thief-the dark project, baldur's gate vb...) şimdikilerden çok daha derin bir ruh taşıdıklarını görürsünüz.

Şu resime bakarsanız ne demek istediğimi anlayacaksınız sanırım:

Spoiler: Göster


*Yeni oyunları yerden yere vurduktan sonra. Gelelim masaüstü oyunlara. İlk oyununuz çok da karmaşık olmak zorunda değil. Ama İyi bir DM, storyteller vb...(yani bir bakıma "oyun kuruculuk" yapacak, oyunu yönetecek ve hikayeyi belirleyecek kişi) bulmanız iyi olur.

*Tecrübeli, "sağlam" DM bulamadınız mı? Sorun değil, bir kural kitabı edinip (yaşasın torrent), bu kitabı hayalgücü sağlam bir arkadaşınıza veriyosunuz ve bu arkadaşa güzel bir senayro bulup size bu kitaptaki kurallar dahilinde (isteğe göre kurallar esnetilebilir) oynatmasını rica ediyorsunuz. Oyun böyle başlıyor :) Aslında forumda yeni başlayacak DM'ler için ilk oyunlarında kullanabilecekleri hazır senaryoların olduğu bir bölümün açılması faydalı olabilir (belki de vardır öyle bir bölüm ama denk gelmedim henüz).

*Başlangıç için en rahat olan setting "Forgotten Realms" olacaktır. "Player's Handbook" adıyla googleda arama yaparsanız kural kitabını bulabilirsiniz. (genel bir fikir edinmek için ekşisözlükteki yazılara da şöyle bir gözatmanızı öneririm) Ayrıca bu kitabın Türkçe çevirisi de mevcut (çeviri pek başarılı olmasa da İngilizce ile arası iyi olmayan arkadaşların yardımına koşacaktır).

Adam bunları söyledi ve ekledi: "Şimdi gitmek gerek. Yapılacak işler var. Ama başka bir gün daha fazlasını anlatabilirim". Yerinden kalktı, piposunun küllerini yerde duran kovaya boşalttı ve yavaşça yürüyerek handan çıkıp gitti.

Forumda diğer üyelerin açtığı konuyla ilgili ve yararlı başlıklar:

FRP zarları

FRP ile RPG arasındaki fark

Dungeons and Dragons'a Giriş

Bir örnek oyun

http://www.kayiprihtim.org/forum/dm-olabilmek-t5182.0.html

http://www.kayiprihtim.org/forum/sistem-tanytym-kitaby-t15245.0.html;topicseen
« Son Düzenleme: 01 Ocak 2016, 15:21:44 Gönderen: ryuk »
Fikirlerim için ölmeyi göze alamam çünkü yanılıyor olabilirim - Bertrand Russel

İyi bir fikir üretmek için, pek çok fikir bilmek gerekir:

* Yeni başlayanlar için FRP

* Fantastik edebiyata yeni başlayanlar ve bu türde ilerlemek isteyenler için

* Kılıçlar ve diğer eskiçağ silahları hakkında

* Dark Sun


* Distopya Korkuları

Çevrimdışı ryuk

  • ***
  • 499
  • Rom: 25
  • ne değiştirebilir bir insanın doğasını?
    • Profili Görüntüle
Ynt: Acemiler İçin Frp
« Yanıtla #1 : 22 Eylül 2012, 14:00:56 »
Sevindirici bir haber. Efsane bilgisayar oyunu "Baldur's Gate"in yenilenmiş sürümü olan Enhanced Edition'un "frp öğreten" bir modu bulunacak. Bu mod size karakterin oluşturulma sürecinden tutun, dövüşler sırasında yapılan zırh sınıfı, hasar vb... hesaplarını da detaylı bir şekilde açıklayacak.

Okumak için tıklayın
Fikirlerim için ölmeyi göze alamam çünkü yanılıyor olabilirim - Bertrand Russel

İyi bir fikir üretmek için, pek çok fikir bilmek gerekir:

* Yeni başlayanlar için FRP

* Fantastik edebiyata yeni başlayanlar ve bu türde ilerlemek isteyenler için

* Kılıçlar ve diğer eskiçağ silahları hakkında

* Dark Sun


* Distopya Korkuları

Çevrimdışı ryuk

  • ***
  • 499
  • Rom: 25
  • ne değiştirebilir bir insanın doğasını?
    • Profili Görüntüle
Ynt: Acemiler İçin Frp : Ryuk'un Fantastik Kültür Rehberi
« Yanıtla #2 : 18 Kasım 2013, 18:46:40 »
Bilgilendirme ve farkındalık yaratma amaçlı bir yazı dizisi başlatıyorum efendiler. Umarım yararlı olur.

“Fantastik kurguda bilgili olmak istiyorum” diyenlere anlatacağım çok şey, verebileceğim çok öneri yer alacak bu yazı dizisinde.

Bu anlatacaklarım ve önereceklerim elbette olmazsa olmaz değildir. Bu kültürü özümsemeniz için tek yol da değildir. Yine de deneyimli sayılabilecek biri olarak söyleyebilirim ki çok işinize yarayacaklar. Merak ettiğiniz her şeyi çekinmeden sorun bu arada, böylece herkes için yararlı olur.

Konuya her koldan yaklaşmayı planlıyorum. Fantastik edebiyatı, sinemayı, bilgisayar ve masaüstü oyunlarını inceleyeceğiz bu yazı dizisi boyunca.

Çok heyecanlıyım bunları yazarken. Aynı şeyleri çok defa tekrarlarsam kusuruma bakmayın. Bu konu benim için önemli.

Bu konu neden benim için önemli? Buraya bakarsanız göreceksiniz.


Yazı dizimin ilk bölümü başlıyor!



Yukarıdaki linkte verdiğim yazımı okuyanlar filmleştirme işine karşı olduğumu düşüneceklerdir. Ama zamanla farkettim ki gıcık olduğum şey filmleştirme değil, popülerleştirme imiş. Anlatacaklarıma popülerleştirmeye neden karşı olduğumu (ve daha birçok şeyi) açıklayarak başlamak istiyorum. Böylece daha sonra anlatacaklarım da daha anlamlı olacak.

İlk önerim bir film olacak. 1982 yapımı Conan The Barbarian filmini indirip izleyin dostlar. Mümkünse hemen şimdi başlayın indirmeye. Ama yeni çekilen filmi söylemiyorum. 1982 yapımı olan, terminatör Arnold’un oynadığı film benim kastettiğim. Bu filmi izledikten sonra anlattıkarım daha başka bir anlam kazanacak.

Çoğu kişi, fantastik edebiyatı Tolkien’in yarattığını, fantastik edebiyatın Yüzüklerin Efendisi ile başladığını, fantastik kurgunun da altın çağını Yüzüklerin Efendisi filmi ile yaşadığını sanmaktadır.

Çünkü çoğu kişi, fantastik kurguyla Yüzüklerin Efendisi filmi ile tanışmıştır ve bu filmden önce neyin olup bittiğinden pek haberi yoktur.  Hatta bu “çoğu kişi”, serinin kitaplarını okumadan önce filmi izlemiş, seriyi okurken de hayal gücü filmde gördükleri tarafından baltalanmıştır.

Sorarım size efendiler. Kaçınız filmi çıkmadan önce Hobbit’i okudunuz? Ya da Yüzük kardeşliği’nden önce Hobbit’in filmi çıksaydı bu kadar yankı uyandırır mıydı Tolkien?

İşte bunlar hep tüccarlık, işte bunlar hep hedef kitle yaratma çalışması.

Çoğu kişi, Tolkien’in kullandığı elfli-cüceli konsepti fantastik kurgunun ana konsepti, hatta tek konsepti sanmaktadır.

Ne yazık ki bunlar büyük yanılgılardır. Yukarıdaki “çoğu kişi” tanımına siz de uyuyorsanız efendiler, şimdiye kadar çok şey kaçırdınız. Ama üzülmeyin! Kaçırdıklarınızı yakalama şansı sunacağım size!

Banker Yakup reklamı  gibi oldu  ;D  (bkz: banker yakup)


Evet. Banker ryuk olarak size fantastik kurgunun inceliklerini bir bir anlatacağım işte böyle . Beni izleyin  ;D


Fantastik edebiyat, çoğu kişinin sandığı gibi yüzüklerin efendisi serisinin filmleştirilmesi ve bunun beraberinde gelen süreçte yaşamamıştır altın çağını. LOTR serisinin filmleşmesi, popülerleşmeyi beraberinde getirmiştir. Popülerleşme dönemi, fantastik edebiyatta taklitlerin çoğalmasını, özgün eserlerin üretiminin azalmasını, fantastik edebiyatın ve genel olarak fantastik kurgunun bir para kazanma aracına dönüşmesini getirmiştir. Öyle ki eskinin bazı sağlam fantastikseverleri, bu popülerleşmeye gıcık olup, fantastik kurgudan soğumuş, FRP oynamaz olmuştur. Nice koçyiğitleri kaybettik bu yüzden.

Devam edelim: Bir şey, para kazanma aracına dönüştüğünde ticarileşir (zaten amatör  ruhu kaybetmek de bu değil midir? ), hedef kitle belirlenir ve üretilen şey her ne ise, bu hedef kitleye satmaya yoğunlaşılır. Sadece bununla kalınmaz, hedef kitle genişletilmeye çalışılır.
 
Dünyada sığ insanların, derin ve kafası çalışan insanlara göre daima çoğunlukta olduğu gerçeğini de düşündüğümüzde, sığlara ürün pazarlamak daha karlı bir iş haline gelir. Burada “ürünümüzün” fantastik kurgu olduğunu hatırladığımızda ise durumu daha iyi kavrayabiliriz.
 
Popülerleşme dönemi, taklitlerin çoğaldığı, özgün eserlerin bu taklitlerin gölgesinde kaldığı ve onların arasında kaybolup gittiği, aptal çoğunluğun beğeneceği aptal kitapların-senaryoların piyasaya sürüldüğü bir dönemdir. Bu dönemin kitaplarına-filmlerine-oyunlarına  dikkatli bakın; hepsinin seri üretimden çıkmış gibi birbirine benzediğini göreceksiniz. Hepsi birbirinin taklididir. Aynı telefonun, birmilyoncuda gördüğünüz çakmağın farklı renkleri gibi, aynı şeyin farklı kılıflar giydirilmiş halidir.

Peki fantastik edebiyatın altın çağı ne zaman yaşanmıştır?
 
Henüz popüler olmadığı, adeta yer altı edebiyatı olduğu zamanlarda.

Çünkü yer altı üretim, eserin beğendirilmek için ucundan kırpıldığı, “şurasını söyle yapalım da müşteri beğensin” şeklinde sündürülüp deforme edilmediği bir yaratım sürecidir. Üreten (yazar), kendinden taşanlar ne ise onları döker kağıda(ve beyaz perdeye, oyun ekranına). Yer altı üreticisinin amacı kendini, duygularını, fikirlerini ifade etmektir; onları birilerine beğendirmek değil. Ne ise odur karşınızda. Güzellik yarışmasına girmek üzere bir yığın estetik operasyondan geçip deforme etmez kendini. Bu yüzden özgündür zaten.

Bir de unutmadan söyleyeyim; elfi , ork, cüce, ejderha konseptini artık unutun lütfen. Bunlar üzerine o kadar çok yazılıp çizildi ki, bunlar artık tükendi.  Bu saatten sonra bu konseptten çıkacak her eser (eğer olağanüstü bir yeteneğin elinden çıkmamışsa) hep diğerlerine benzeyecek, kabak tadı verecektir.

Artık daha yaratıcı, daha üretken ve daha özgün dünyalar yaratmalısınız. Yoksa fantastik edebiyat sadece kendini tekrarlayan bir yazılar yığınına dönüşecek.

Dark Sun hariç. Dark Sun çok güzel bir dünya  ;D Dizinin bir sonraki yazısı gelene kadar şuraya bir göz atın. Elfli- cüceli konseptin en ücrada kalmış ve hala umut vadeden tek koludur artık.


Conan'ı izleyin. Mutlaka izleyin.
« Son Düzenleme: 23 Eylül 2016, 22:32:37 Gönderen: ryuk »
Fikirlerim için ölmeyi göze alamam çünkü yanılıyor olabilirim - Bertrand Russel

İyi bir fikir üretmek için, pek çok fikir bilmek gerekir:

* Yeni başlayanlar için FRP

* Fantastik edebiyata yeni başlayanlar ve bu türde ilerlemek isteyenler için

* Kılıçlar ve diğer eskiçağ silahları hakkında

* Dark Sun


* Distopya Korkuları

Çevrimdışı ryuk

  • ***
  • 499
  • Rom: 25
  • ne değiştirebilir bir insanın doğasını?
    • Profili Görüntüle
Ynt: Acemiler İçin Frp : Ryuk'un Fantastik Kültür Rehberi
« Yanıtla #3 : 01 Aralık 2013, 19:18:19 »
Yazı Dizimin İkinci Bölümü

ABUKLUK

Conan’ı izlediniz mi? Şimdi onu size neden izlettiğimi anlatıyorum: Filmde hiç elf, cüce, ork yoktu farkettiyseniz. Filmin sonunda dünya kurtulmadı. Zaten Kimse dünyayı ele geçirmeye çalışmamıştı. (çoğu fantastikseverin sanrısı olduğu üzere dünyanın kaderini belirleyecek  çok kocaman bir savaş olmak zorunda değil her hikayede.) Ama film gayet fantastikti değil mi?

Sık yapılan bir hata, hem üreticiler (yazarlar,senaristler, yönetmenler ) hem de izleyiciler tarafından “fantastik” deyince mutlaka çok uçuk, çok doğaüstü, nasıl desem; çok anormal bir şey olması gerektiği düşüncesi.

Sanılıyor ki bir eserde ne kadar  "adım başı büyü", uçan kaçan-garip spastik hareketler yapan karakter ve abartı varsa o eser o kadar fantastik olacak. Böyle bir şey yok sevgili dostlar. Bu saydıklarım dozu iyi ayarlanarak kullanılmalıdır,aksi takdirde eseri daha başarılı, daha fantastik yapmazlar; yapsa yapsa daha cıvık, daha saçma yaparlar.

Özetle abartı, iyi değildir. Bunu örneklerle anlatayım:

Yüzüklerin efendisi filminde bir ara legolas ayağının altına bir kalkan alıp, merdivenleden aşağı snowboard yapar  gibi kayarken, bir yandan da çok süper bir şekilde seri ok atışları yaparak urukhaileri vurmaktaydı. Bu sahne, benim için bir saçmalık örneğidir, fakat çoğu izleyici tarafından hayranlıkla izlenmişti.

Cüneyt Arkın bir filmde fıçının içine girmiş, bayırdan aşağı yuvarlanırken fıçının içinden Bizans askerlerine dörtlü beşli oklar atarak onları vurmaktaydı. Bu sahneyi izleyen herkes de gülmektedir.

Sorarım size okurlar. Neden Cüneyt’e gülenler Legolas’a hayran kalmaktadır?  İkisinin de yaptığı aynı derece abartılıdır (Legolas’ın mumakillerin hortumlarından kaydığı sahneden bahsetmiyorum bile). LOTR filminin etiketinin “fantastik” olması mı mübah kılmıştır bu abartı hareketi?

Evet iddia ediyorum ki LOTR filmi, Karamurat’ın Ortadünya’da geçen versiyonudur. (kitaba değil, filme çamur atıyorum). Bu ve buna benzer pek çok sahne nedeniyle; LOTR’un kitaplarını çok seven ben, filmini sevmemekteyim.

Hala “Ama fantastik kurgu bu ryuk, çok anormal ve acayip olmak zorunda anlıyor musun beni?” diyenler; sizin için aradım ve asla unutamayacağınız, dünyanın en fantastik filmini buldum:


Alın bunu!  ;D  
 

Bu arada Conan’da cıvık hareket yok farkettiyseniz. Ama film son derece fantastik. Yani cıvıtmadan da fantastik filmler çekilebiliyormuş.

Başarılı bir fantastik yapıtı oluşturan; saçmalıklar, abukluklar değil o yapıtın ruhudur. Bu ruh büyü, güç(bkz:star wars’taki force) vb doğaüstü olaylarla verileceği gibi, hiç doğaüstülük olmadan da verilebilir. Özetle, o ruhu verebiliyorsanız başarılısınızdır.

Zaten günümüzde ruhu olmayan insanlar, ruhu olmayan eserler üretmekte, bu eserleri size “fantastik” diye yutturmak için de içine bolca abukluk katmaktadır. Tıpkı gerçekte hiçbir çekiciliği olmayan, kültürsüz, boş insanlar kendilerini doluymuş, çekiciymiş gibi göstermek için garip pozlara giriyorsa, tonla makyaja, garip imajlara bürünüyorsa fakat özlerinde hepsi nasıl “tırt” ise bu da aynı mantık işte. Zaten bu yüzden iyi olan ile tırt olanı ayıramayan kesim hedef kitle seçiliyor. Onlara ne verseniz yerler çünkü.


Şimdi bakıyorum da hep bir şeylere giydirmişim bu yazımda. Hep böyle gitmeyecek merak etmeyin. Serinin devamında daha pozitif olacağım ve güzel örneklerle çıkacağım karşınıza.

« Son Düzenleme: 01 Aralık 2013, 20:03:46 Gönderen: ryuk »
Fikirlerim için ölmeyi göze alamam çünkü yanılıyor olabilirim - Bertrand Russel

İyi bir fikir üretmek için, pek çok fikir bilmek gerekir:

* Yeni başlayanlar için FRP

* Fantastik edebiyata yeni başlayanlar ve bu türde ilerlemek isteyenler için

* Kılıçlar ve diğer eskiçağ silahları hakkında

* Dark Sun


* Distopya Korkuları

Çevrimdışı ryuk

  • ***
  • 499
  • Rom: 25
  • ne değiştirebilir bir insanın doğasını?
    • Profili Görüntüle
Ynt: Acemiler İçin Frp : Ryuk'un Fantastik Kültür Rehberi
« Yanıtla #4 : 12 Aralık 2013, 21:23:43 »
Üçüncü Bölüm

KARŞILAŞTIRMA

Örnek olması için iki fantastik yazarı karşılaştıracağım şimdi: Robert E. Howard ve Salvatore.



Burada Salvatore'un karakteri olan Drizzt Do'urden'i görmekteyiz. Kendisi nasıl da kasım kasım kasılıyor değil mi?

Spoiler: Göster



Burada da Howard'ın karakteri Conan. Kendisini örneğimde kullanmamın nedeni, önerime uyup filmini izleyidseniz ve üzerine biraz araştırma yaptıysanız artık size tanıdık gelecek bir karakter olması, aynı zamanda çok göze batan ve vurgu yapmak istediğim özellikleri açıkça taşıması:

Spoiler: Göster


İki karakter arasındaki temel fark şudur: Biri özellikle karizmatik ve etkileyici olması için binbir şekilde makyajlanıp şişirilmiştir, diğeri ise doğal ve "olduğu" gibi, yazarın içinden geldiği gibi anlatılmıştır.

Robert E. Howard, yarattığı Barbar Conan karakteriyle, kendi yarattığı dünyayı gezdirir size. Eserlerinde esas oğlan Conan olsa da asıl anlattığı Conan değil, olayın geçtiği çağ, dünyadır. Conan karakterini bir arazi aracına benzetebiliriz (lada niva gibi mesela) araziyi gezmek için onu kullanırsınız fakat asıl odaklandığınız, gezdiğiniz yerdir; onun coğrafyası, kültürü, efsaneleridir.

Diğer yandan Salvatore ve onun karakteri Drizzt’i ele alalım. Burada durum tam tersidir. Drizzt, hep merkezdedir burada ve hikayelerde olaylar, mekanlar pek de önemli değildir. Ciltler dolusu kitapta anlatılan, Drizzt’in kendi kişiliği, savaşçılığıdır. Bütün seri, Drizzt’in ne kadar felsefi, ne kadar cengaver, ne kadar süper bi kişi olduğunu anlatır size ve bunda kabak tadı vardır.

Saygı duyduğum biri şunu söylemişti : “Drizzt’in hikayelerinde çok sık kullanılan bir benzetme vardır : ‘girdap gibi dönen palalar’. Drizzt’in palaları girdap gibi döndüğü ve önüne geleni kesip attığı için artık hikayelerde ilginçlik kalmamıştır. Drizzt her macerasında palalarını girdap gbi döndürecek; ork kesecek, drow kesecek, lich kesecek, kesecek de kesecektir. Bir Loth’u kesmediği kaldı.”

Seçtiği hedef kitlenin istediğini veriyor onlara Salvatore. Kendileri bir fantastik dünyaya düşseler olmak isteyecekleri kişiyi anlatıyor: iyi kılıç kullanan(savaşlarda hep yener), karizmatik(kızlar hasta olur). Yani imrenecekleri bir “süperkarakter” yaratıyor. (Twilight’a ne kadar çok benziyor değil mi)

Şu linkteki yazıyı lütfen okuyun


Bir süper karakter yaratmak kolaydır. Onu sayısız savaşa sokun, canlı çıksın. Karizmatik sözler sözlesin ve taşıdığı erdemleri olsun, eli yüzü de düzgün olmalı tabi. Biraz da sevimlilik katmak için karakterinize iç çatışmalar ekleyin. Bu kurallara uyarsanız siz de Salvatore’un Kara elf serisi gibi ne bileyim bir “kapkara elf serisi” yazabilirsiniz. Fakat buna ihtiyacımız olmadığını anlamışsınızdır.

Sizlerden rica ettiğim bir şey var dostlarım. Yarattığınız karakterlerde mutlaka en azından bir kusur bulunsun. Ama lütfen bu kusur artık Drizzt'inki gibi "çok iyi kalpli olmak" olmasın.


Fantastik kurgunun ölümden kurtulmak için saçmalıklara ve şişirilmiş karakterlere değil, özgünlüğe ihtiyacı var.


Strahd von Zarovich'in sözlediği gibi:

Kan! Bir çeşmeden akar gibi.
Yaşam. Eğer almaya cüret edersem.
Kendi yaşamım hızla sona ermekte olduğu için asıl almamaya cüret edemezdim.
İçtim! Doyasıya.
Ve yaşadım... Bir kez daha.


Strahd Von Zarovich’in nasıl kana ihtiyacı olduysa, fantastik kurgunun bir kez daha yaşayabilmesi için; eskiden olduğu gibi, bir ruha ihtiyacı var.


Bu bölümün sonunda bir anime öneriyorum size : Gedo Senki
« Son Düzenleme: 14 Ağustos 2014, 18:59:41 Gönderen: ryuk »
Fikirlerim için ölmeyi göze alamam çünkü yanılıyor olabilirim - Bertrand Russel

İyi bir fikir üretmek için, pek çok fikir bilmek gerekir:

* Yeni başlayanlar için FRP

* Fantastik edebiyata yeni başlayanlar ve bu türde ilerlemek isteyenler için

* Kılıçlar ve diğer eskiçağ silahları hakkında

* Dark Sun


* Distopya Korkuları

Çevrimdışı ryuk

  • ***
  • 499
  • Rom: 25
  • ne değiştirebilir bir insanın doğasını?
    • Profili Görüntüle
Ynt: Acemiler İçin Frp : Ryuk'un Fantastik Kültür Rehberi
« Yanıtla #5 : 22 Ocak 2014, 21:08:05 »
Yukarıda yer alan bölümlerde ne anlatmak istediğimi, buradaki eserleri gördüğünüzde daha iyi anlayacaksınız. Eminim ki gerçekten kaliteli olan eserleri gördükten sonra, diğer “tırt” olanları ayırt etmeniz iyice kolaylaşacak.

Kitap önerirken biliyorum ki kitaplar bedava değil ve forum üyelerinin (yani bu yazıyı okuyacakların)çoğu öğrenci. Tüketim karşıtı biri olarak size mümkün olan en az masraflı yolu çizmeye çalışacağım. Elimde olsa evde korsan üretime geçip isteyenlere ücretsiz dağıtırım bu kitapları ama ne yazık ki yapamıyorum.

Nispeten kolay okunabilecek iki kitapla başlayalım:

Yiğit Değer Bengi tarafından yazılmış öykülerden oluşan “Çift Başlı Kartal” adlı kitap çok güzel. Öykülerin hepsinin Anadolu topraklarında geçiyor olması, daha derinden etkilenmeme neden olmuştu. Orada yazanların hepsi bana, bize, bizim atalarımıza dair. Yaşadığımız toprağın efsanelerini okuyacaksınız.

Spoiler: Göster


Diğer bir kitap ise, İthaki tarafından yayımlanmış olan “Kılıç ve Büyü” adlı, yine öykü derlemelerinden oluşan bir kitap. Bu kitap şu yüzden önemli,  “sword&sorcery”, belki fantastik kurgunun en vahşi, en doğrudan; argo tabirle en “damardan” koludur.

Spoiler: Göster


Not: Fantastik kurgunun bir çok kolu bulunmaktadır, “sword&sorcery” bunlardan biridir. Ama bunlar başka bir yazının konusu.

Yukarıdaki iki kitabı bulmak pek kolay değil, kitapçıları ve sahafları dikkatle incelemelisiniz. Bulabilirseniz mutlaka okuyun. Bulamazsanız ise aşağıda vereceklerimi okuyarak devam edebilirsiniz.




Önemli İsimler:


Burada söz edeceğim yazarlar, fantastik kurgu için en az Tolkien kadar önemli ve değerli kişilerdir. Tolkien zaten herkes tarafından bilindiği için kendisinin eserlerinden tavsiyeler vermek yerine, gölgede kalmış diğer değerli yazarlardan söz etmek istiyorum, fantastik edebiyatta köklü bir birikim sahibi olmak isteyenlerin özellikle bu yazarların eserlerini okuması (bana göre) önem taşımaktadır.

Sonradan gelen ekleme: Eserlerini beğensem de fantatik edebiyatın Tolkiensiz de varolabileceğini göstermek, bu bölümdeki amaçlarımdan biridir.

Robert E. Howard

Spoiler: Göster


Sword & sorcery tipi fantastik kurgunun yaratıcısı bu yazardır. Yarattığı dünyalar savaşı çok güzel anlatır. Öyle ki çarpışan kılıçların seslerini duyarsınız, kesilen damarlardan fışkıran sıcak kan üzerinize sıçrar, kılıçların çarpışmasıyla fırlayan çentik metal parçaları yüzünüze çarpar.

Conan The Barbarian filmini izlemiş olduğunuzu varsayıyorum. Conan çizgiromanlarını okumak da size çok şey katacaktır. Hikayeler, Howard tarafından yaratılmış olan dünya için yazılmış, yetenekli çizerler tarafından çizgiye aktarılmıştır ki bunlar döneminin en başarılı kalemşörleridir. Çizgiromanların kapakları da yine dönemin başarılı ressamları tarafından özene bezene yapılmış yağlıboya çalışmalarıdır. İşte Conan üzerinde bu kadar çok durmamın nedeni: baştan aşağı emekle ve ustalıkla bezenmiş olması.
Tüm serinin çizgiromanını almak pahalıya malolabilir. En azından bir sayısı elinizde bulunsun derim.



Howard’ın  yarattığı bir diğer güzel karakter Solomon Kane’dir (filmini sakın izlemeyin, berbat). “Dehşetengiz Serüvenler” adında bir kitabı var.  Edininiz, okuyunuz. Çok önemli bir eserdir.
(“Dehşetengiz serüvenler mi? One öyle be ehe ehe” diye kitabın ismine gülenler: Kane’in ve benim gazabımdan kaçamayacaksınız!  )

Spoiler: Göster


Bir de Savaşçı Kull var. Bu karakterin hikayesi de başlı başına bir destandır. Maceralarını anlatan cizgiromanları iki cilt halinde kitapçılarda bulabilirsiniz.

Spoiler: Göster


Spoiler: Göster


Howard çok genç yaşta ölmüştür (30) eğer daha uzun yaşasaydı, Tolkien'i geride bırakacak yapıtlar ortaya koyabilirdi.


H. P. Lovecraft

Spoiler: Göster


Fantastik korku türünün atası diyebiliriz (Poe ile birlikte).  Tolkien’in yarattığı ortadünya’ya ve ortadünyanın tarihine hayrandır ya herkes. Neden? Çünkü Tolkien çok kapsamlı bir tarih ve mitoloji oluşturmuştur kendi dünyası için. İşte lovecraft, en az bunun kadar hayran kalınası bir Cthulhu mitolojisi ve Necronomicon efsanesinin yaratıcısıdır.

Yarattığı efsane öyle başarılıdır ki, bunların gerçek olduğuna inanan sıyırmış kişiler vardır.

Bu yazarın en şiddetle önerdiğim kitabı: Cthulhu’nun çağrısı.  Necronomicon adlı kitabı internetten bulup, FRP’lerde oyun içinde kulanabilirsiniz. Ben genellikle büyücü veya rahip karakter oynayanlara verirdim .
Cthulhu’nun çağrısı da artık piyasada kolay kolay bulunmuyor bu arada. Bunun yerine diğer kitaplarını bulabilirseniz okuyun.

Not: “Deliliğin Dağlarında” diye baba bir kitabı var, ama hemen okumanızı önermem. Bu kitapla başlamayın, diğer kitaplardan sonra okursunuz.
Lovecraft’a dair bir not  daha eklemeliyim. Bu yazarın eserlerinde giriş uzun sürer, sabırlı olunuz. Emin olun sabrınıza değecek. Bunun dışında, üslubu çok kendine hastır. Alıştıktan sonra eserlerinde neden diğerlerinden çok farklı bir tat olduğunu anlayacaksınız.

Spoiler: Göster


Sonradan gelen bir ek: Dost yayınları tarafından üç kitap halinde Lovecraft'ın "Toplu eserleri" çıkarıldı. Önerim, bu serinin ilk olarak 3. Kitabını alıp okumanızdır.

Spoiler: Göster


Rıhtım, zamanında Lovecraft ile ilgili çalışmalar yapmış.

önce buraya göz atınız

Sonra da buna

Edgar Allan Poe

Eğer halihazırda elinizin altında değilse kitapları, çok acele etmeseniz de olur. Burada sizin cüzdanınızı düşünüyorum. Çünkü Poe da çok kendine has bir üslupla yazar ve öyküleri öyle bir solukta hepsi birden okunacak türden değil. Geniş zamanlarda, sindire sindire, hatta ara sıra tekrar okunacak türden. Verdiğim diğer isimleri bitirdikten sonra, öykülerini edinip okuyabilirsiniz.

Rıhtım'ın Poe hakkında bir çalışması

Öyküleri ile ilgili bir başlık

Spoiler: Göster


Ek: Tüm öykülerinin toplandığı odun kalınlığında meşhur bir cilt vardır (sırtında Poe'nun vesikalığı olan) ve neredeyse her sene bir kez indirime girer. O dönemi yakaladığınızda alabilirsiniz.




Çok Güzel ve Farklı Bir Kitap: Jack London - Yıldızlar Korsanı

Bu çok, çok güzel bir kitap. Ne yazık ki yeni baskısı yok, sahafları dolaşmalısınız. Belki internette bulabilirsiniz.

Aradığınıza değecek.

Spoiler: Göster


Sonradan gelen not: İş Bankası Yayınları tarafından Yıldız Gezgini adıyla yeniden basılmaya başlandı bu kitap. Lütfen tıklayın


Mitoloji


Bir diğer önemli unsur ise mitoloji. Önce de söylediğim gibi. Fantastik kurgunun temeli aslında insanların hayalleri, inançlarıdır. Mitolojidir. Çoğu kişinin aklına hemen yunan mitolojisi gelir bunu duyunca; ben özellikle bunun dışına çıkmanızı öneriyorum. Böylece diğerlerinden daha özgün çalışmalar yapabileceksiniz.

Gılgameş Destanı ile başlamanızı öneriyorum. Anlatı toplantılarında benden Gılgameş Destanı’nı anlatmamı istediklerinde, “Gılgameş denen sığırın yavaş yavaş adam olup yola gelmesinin öyküsüdür.” Şeklinde özetlerim, sonra anlatırım destanın kendisini.

Bu destanı okumanızı özellikle isterim. Çünkü yanılmıyorsam bilinen en eski destandır. Olayların işleyişi ve ana karakterin bu olaylara yaklaşımı da (kendi adıma konuşacak olursam) daha önce okuduğum destanlardan çok farklı. Her şeyiyle çok farklı, çok özgün bir hikayesi var Gılgameş'in.


Hint uygarlığı ve mitolojisi de oldukça köklü ve derindir. Budizmin Hint kökenli olduğunu biliyor musunuz? Kung-Fu 'nun kökeni de "Kalaripayattu" adlı Hint savaş sanatıdır:

Spoiler: Göster


Hint uygarlığının en eski yazıtları olan Bhagavad gita'yı ve Upanişadları okumak, ufkunuzu açacaktır. İçlerinde çok derin bir felsefe ve sembolizm vardır.

Buradaki yazıları okumanızı rica ediyorum Upanişadlar hakkında az çok bir fikir sahibi olmanız için.

Bu başlıkta ise mitoloji okumaya başlamak isteyenler için güzel bilgiler var.
« Son Düzenleme: 17 Haziran 2016, 22:25:40 Gönderen: ryuk »
Fikirlerim için ölmeyi göze alamam çünkü yanılıyor olabilirim - Bertrand Russel

İyi bir fikir üretmek için, pek çok fikir bilmek gerekir:

* Yeni başlayanlar için FRP

* Fantastik edebiyata yeni başlayanlar ve bu türde ilerlemek isteyenler için

* Kılıçlar ve diğer eskiçağ silahları hakkında

* Dark Sun


* Distopya Korkuları

Çevrimdışı ryuk

  • ***
  • 499
  • Rom: 25
  • ne değiştirebilir bir insanın doğasını?
    • Profili Görüntüle
Ynt: Acemiler İçin Frp : Ryuk'un Fantastik Kültür Rehberi
« Yanıtla #6 : 27 Ocak 2014, 20:18:59 »
Aslında çok yorgunum bunları yazarken, kafam da karma karışık. Ama şimdi başlamazsam, daha sonra yazamayacağım.



Kılıçlar , Diğer Silahlar ve Dövüşler

Kendo ve diğer savaş sanatlarına olan ilgimi takıntı haline getirmiş olduğumun bilincindeyim, ve bu takıntıma ilişkin bilgilerimi sonuna kadar sizlerle paylaşmakta (ya da sizlere dayatmakta) bir sakınca görmüyorum. Özellikle "sword&sorcery" ya da "high fantasy" gibi kılıcın kalkanın bol olduğu fantastik kurgu türlerinde çalışmak isteyenler için bu başlığın faydalı olacağına inanıyorum.

Çoğu filmde, oyunda, görsel tasarım çalışmasında öyle kılıç tasvirleri ve modellemeleri var ki… Dokunsanız kırılacakmış gibi. Tasarımları öyle mantıksız ki. Belli ki hiç gerçek bir kılıç görmemiş kişiler tarafından yapılmış. Dövüşlerin betimlemeleri, filmlerdeki dövüş sahneleri de öyle. Eline hiç kılıç almamış, bu silahın sanatıyla hiç tanışmamış kişiler tarafından yapılmışlar belli ki.

Tamam, dövüş tasviri yapan herkes dövüş eğitimi alacak, dövüşçü olacak diye bir şey yok. Ama çok da uçmamak gerek dostlar.

 “Herşey gerçekçi olmak zorunda değil” diyebilirsiniz. Buna bir yere kadar hak verebilirim, evet baştan sona birebir gerçekçi olmak zorunda değil. Fakat işin aslından böylesine uzaklaşmak yeni bir abukluk vakasıyla (bkz: önceki yazı) karşı karşıya getiriyor bizi.

Göreceksiniz ki kılıçlar ve savaş sanatları, çoğu “abukluk” ekolünden gelen yapıttakinden çok uzaktır, diğer yandan gerçek yüzlerini anlamaya başladığınızda o abuk gösterilerden çok daha güzel, estetiktir.

Önce, biraz zamanınızı ayırıp buradaki yazılarıma bir göz atmanızı rica ediyorum.


Silahlar(kılıç, mızrak, balta vb) ve savaş sanatları gerçekçi olarak ele alındıklarında son derece göz dolduran  ve teatral şekilde kullanılabilirler. Burada verebileceğim en açık örnek, Game of Thrones dizisindeki Syrio Forel’in kılıç kullanışıdır. Onun bulunduğu bölümlere hemen şimdi açıp bir göz atmanızı rica edeceğim. Orada yaptıkları, gerçek tekniklerden örneklerdir (klasik eskrim ve HEMA teknikleri içeriyorlar) ve de göz doldurmaktadırlar.

Örnek bir sahne. Şimdiye kadar izlediğim film sahneleri içinde gerçek bir düelloya en yakın olanı:

http://www.youtube.com/watch?v=q6SbihSMbPs

Evet. Kendo çalıştığım zamanlardan edindiğim deneyimlerime dayanarak söyleyebilirim ki bu kadar çabuk başlayıp bitiyor kılıç dövüşleri.

Tamam her şey bire bir gerçekçi olmak zorunda değil, makul ölçüde gerçekçiliğin dışına çıkabilirsiniz. Ama bunun da dozunu iyi ayarlamak gerek. Aşağıdaki iki örneğe bakın, ikisi de pek gerçekçi değil, ama lütfen doz farkına dikkat edin izlerken.

Abartılı, ıkınarak epikleştirilmiş dövüş tasvirleri hoş değil. Bir çok kitapta ya da öyküde dövüşler öyle betimlenmiş ki, bunları kameraya çekseniz ortaya şöyle bir şey çıkıyor:

http://www.youtube.com/watch?v=uxkr4wS7XqY

Bir de şuna bakın. Epiklik sıfır, argo söyleyem ile daha “leş” değil mi?:

http://www.youtube.com/watch?v=eRBwvIX7Sao

Elinizi vicdanınıza koyup söyleyin. Hangisi daha güzel?




Kılıç Kullanan Karizmatik Esas Oğlan

Önceki yazılarda söz ettiğim "abukluk" konusundan artık son kez söz ederek durumu netleştirmek istiyorum.

İki örnek veriyorum. Çok da gerçekçi değil bunlar. Neden? Çünkü esas oğlanların önüne geleni  kasap gibi kesip biçmesi (çok usta biri bunları yapabilir yine de gerçekte) bu kadar kolay olmamalı.

Ama fizik kurallarına aykırı bir şey yok göreceğiniz üzere ve yine de göze hoş görünmekteler:

Kareografik olarak zayıf kalmış, yine de sade ve esas oğlanı karizmatik kılan kılıç dövüşü sahnesi:

http://www.youtube.com/watch?v=zTM5rwzLRcI

Bir tane daha. Aynı zamanda başarılı bir amatör trailer çalışmasıdır:

http://www.youtube.com/watch?v=tq0g58ovd-E



Not: Miyamoto Musaşi, Beş Çember Kitabı adlı eserinde, tek kişinin çok sayıdaki rakibe karşı nasıl kazanabileceğine ilişkin başarılı stratejiler göstermektedir. KEndisinin deyişiyle açıklarsak: "Stratejiyi anlamak ve kılıcın yolunda ustalaşmakla savaşçı önce kendini, sonra düşmanını yenmeyi öğrenir. Savaşçının yolunu iyi öğrenmiş bir kişinin on kişiyi yenmesi mümkün olduğu gibi, yüz kişi bin kişiyi, bin kişi de on bin kişiyi yenebilir."

Yukarıdaki iki örnekte esas oğlanlar; kılıçtaki becerileri, kılıç piri oluşları ve çok sayıda rakibe karşı soğukkanlılıkları övülerek karizmatik kılınıyorlar.

Son örnek olarak favori sahnemi sunuyorum! Tamamen doğal, gerçekçi, esas oğlan hiç de öyle süper, becerikli, kılıç piri, kabadayı bir tip değil. Ama sonunda, diğer tüm örnek sahnedekilerden daha büyük bir karizmanın sahibi oluyor:

http://www.youtube.com/watch?v=SVaslN1NiT0


Bu son örnekte esas oğlan, rakibine göre daha az becerikli ve hantal oluşuna karşın; son ana kadar dişiyle-tırnağıyla-sahip olduğu her şeyiyle rakibine kaşı koyuşu, ölümüne mücadeleci oluşu ve cesaretiyle, aynı zamanda ağırbaşlı duruşuyla karizma tacını başına geçiriveriyor.

Ek bilgi: Burada adamın son darbeyi vururkenki çığlığına Kendo’da “kiai” denir. Kendo felsefesine göre bu, ruhun attığı savaş çığlığıdır. Büyük Kendo ustaları, bir savaşçının hayatının anlamının onun kiaisinde duyulabileceğini söyler.

Sonuç: Gerçeğe uygunluk  gayet estetiktir.

Başka bir başlıkta önermiş oldupum iki videoyu, burada tekrar öneriyorum. İzlediğinize pişman olmayacaksınız:

1
2



Kılıç Dışındaki Silahlar

Şıkça gözlemlediğim bir şey, karizmatik olması istenen karakterin hep kılıç kullanması, hatta öbür karakterlerin de çoğunlukla kılıç kullanması, diğer silah türlerinin çoğu hikayede çok az görülmesidir. Bu, bence bir sığlıktır.

Aslında eski çağlarda en sık kullanılan silah mızrak olmuştur. Kılıca göre menzil avantajı vardır, üretilmesi kılıca göre çok daha kolay ve ucuzdur.

Savaşçılık konusunda en eğitimsiz bir adamın bile eline bir mızrak tutuştursanız en azından silahının sivri ucunu düşmana doğru tutup ilerleyerek bile etkin bir saldırıda bulunabilir, oysa kılıcı etkin kulanmayı öğrenmek ciddi bir eğitim ister.

Fakat tarihte öyle mızrak kullanma sanatları ve öyle mızrak ustaları vardır ki, kılıç efendileri onlardan korkmuştur. Samurayların bile asıl silahı mızraktır, herkesin sandığı gibi katana değildir. Şövalyeler de savaş alanında ilk saldırıyı mızraklarıyla yapar, eğer mızrak kırılır ya da kullanılamaz hale gelirse kılıçlarını çekerlerdi. Mızrak öyle bir silahtır ki, en usta savaşçı da onu kullanır, en eğitimsiz köylü de. Uzun-kısa, ağır-hafif sayısız çeşidir vardır.

Sopa. Evet sopa da önemli bir silahtır. Yenilmez Musaşi bile bir sopa ustasına yenilmiştir. İyi kullanıldığında çok hızlı ve etkili bir silahtır. Üstelik isterseniz ucuna temren takıp mızrağa, ya da balta takıp tebere dönüştürebilirsiniz.  Buradaki üç videoya bir göz atın(sopa teknikleri yer yer mızrakla benzerlik gösterir) .

Japonların surujin dediği, Çinde de bir benzeri kullanılan (Çincesini bilmiyorum), batılıların ise "meteor hammer" veya "rope dart" olarak adlandırdığı bir silah var. Bir ipin (ya da zincirin) tek ya da iki ucuna bağlanmış ağırlıklardan oluşuyor. Hem taşımak ve gizlemek çok kolay (mesela hırsız tipi bir karakter için ideal) hem basit, hem de bir tür menziilli silahtır. Fakat oldukça etkili ve ürkütücü. Buradan nasıl bir şey olduğu hakkında fikir sahibi olabilirsiniz.

Bu saydıklarım dışında kalan kılıç harici silahların hikayelere katılmasının da silah çeşitliliği açısından önemli olduğunu düşünüyorum. Dövüş betimlemelerinde Sürekli kılıçlar görmek bir yerden sonra sıkıcı oluyor. Bu duruma olan gıcıklığım nedeniyle uzun süre masabaşı oyunlarda kılıç harici silahlar kullandım. Burada, tüm bu silahları anlatmam çok zor. internette "okinawan kobudo", "quarterstaff", "mace", "sojutsu", "kama", "kusarigama", "pole flail - peasant flail", "naginata",  vb. anahtar sözcükleri ile arama yaparak bir çok bilgiye ulaşabilirsiniz.

Sonuç: Silah dağarcığımızı geliştirip, hikayelerimizde artık kılıç dışı silahları da kullanmaya başlamak gerekiyor. Böylece dövüş kurgumuz zenginleşecek ve ilginçleşecek.

Burada yazılanları okumak da yardımcı olacaktır.
« Son Düzenleme: 30 Nisan 2014, 20:12:25 Gönderen: ryuk »
Fikirlerim için ölmeyi göze alamam çünkü yanılıyor olabilirim - Bertrand Russel

İyi bir fikir üretmek için, pek çok fikir bilmek gerekir:

* Yeni başlayanlar için FRP

* Fantastik edebiyata yeni başlayanlar ve bu türde ilerlemek isteyenler için

* Kılıçlar ve diğer eskiçağ silahları hakkında

* Dark Sun


* Distopya Korkuları

Çevrimdışı ryuk

  • ***
  • 499
  • Rom: 25
  • ne değiştirebilir bir insanın doğasını?
    • Profili Görüntüle
Ynt: Acemiler İçin Frp : Ryuk'un Fantastik Kültür Rehberi
« Yanıtla #7 : 30 Nisan 2014, 22:59:46 »
Bu başlık, "yeni ırklar yaratmak ve haritalar çizmek istiyorum" diyenler için yazılmıştır.

Çevre, Irk ve Kültür Yaratımı

Bu, çok geniş bir konu. Böyle bir konuda beceri kazanmak için yüzeysel de olsa sosyoloji, psikoloji, antropoloji ve coğrafya çalışılması gerektiğini düşünüyorum. Asıl beceriyi kazandırmayacak da olsa, konuyu az-çok anlamanız için açıklamalar yapacağım.

Toplumların kültürleri ve yaşam biçimleri, yaşadıkları bölgeye bağlıdır. O bölgenin iklimi, topoğrafyası vb. bu toplumun her şeyini etkiler.

Örneğin neden okçuluk Orta Asya'da çok önemlidir? Neden tüm Orta Asya ordularında ana silah yay olmuştur? Neden bu coğrafyadan çıkanlar hep atlı olmuştur?

Önce bu coğrafyayı bir gözlerimizin önüne getirelim:

Spoiler: Göster


Spoiler: Göster


Karnınız aç, yaşadığınız coğrafya tarım yaparak gıda sağlamaya uygun değil (en fazla koyun besleyebilirsiniz) ve avlanacaksınız. Etrafta pusu kurmak için arkasına gizlenecek bir nesne (çalı, ağaç vb.) yok ve emin olun bozkırdaki tüm hayvanların duyuları sizinkinden daha keskindir, siz yanlarına yaklaşamadan kaçıp gidecekler. Nasıl bir av aleti kullanacaksınız?

Dümdüz ve geniş bir alan. Keskin gözlü biri çok uzakları hiç zorlanmadan görebilir. Şimdi düşünelim; sizi öldürmeye niyetli birinin size yaklaştığını uzaktan gördünüz. Yanınızda kılıcınız, mızrağınız ve yayınız var, hangi silahı kullanırsınız?

Ben olsam iki durumda da yanımdaki en uzun menzilli silah olan yayımı kullanırdım.


Fotoğraflardan gördüğünüz gibi; yağışlı mevsimde Stepler yemyeşil iken, kurak mevsimde çölden farksız. Su kaynakları birbirinden çok uzak. Yaşanabilir alanların hepsi birbirinden uzak ve bu yol yaya olarak katedilecek gibi değil. Bu yüzden steplerde at olmadan yaşamak mümkün olmamıştır ve işte bu yüzden Turan Kavimleri hep atlıdır, ordularının belkemiği ise atlı okçulardır.

Spoiler: Göster


Spoiler: Göster



İskandinavya'ya bakalım:

Spoiler: Göster


Burası ise oldukça sulak bir yer. Avlanmak için çok farklı teknikler kullanabilirsiniz; tuzak kurabilirsiniz, mızrakla avlanabilirsiniz, ağaçların ve çalıların arkasında pusuya yatabilirsiniz, olmadı balık tutarsınız. Bu yüzen yay, bu bölge için Orta Asya'da olduğu kadar hayati bir öneme sahip değil, at da.

Burada deniz önemli bir faktör. Denizi kullanarak çevredeki ülkelere gidebilir, onlarla ticret yapabilir ya da savaşabilirsiniz. Ağaç da bol olduğundan gemi yapacak malzeme sıkıntısı da çekmeyeceğiniz için, Denizcilikte ilerlemek sizin için oldukça mantıklı bir yoldur.

Böylece ortaya denizcilik geleneği olan bir ulus çıkıyor: Vikingler.

Spoiler: Göster



Orta Asya'dan gelen Turan kavimleri ve İskandinavya'dan gelen Vikingler'in ortak özelliği, ikisinin de zor koşullar atlında yaşayan ve bu zorluklarla baş ede ede serleşmiş, savaşçı uluslar olmalarıdır. Bunun yanında yaşamın kolay olduğu daha verimli bölgelerde yaşayan kavimler (örneğin Hintliler), onlar kadar zor koşullarda pişmedikleri için daha yumuşak ve barışçıl uluslar olmuşlardır. Yani zor coğrafyadan gelen halklar savaşçı ve ofansif, rahat coğrafyada yaşayan halklar ise daha defansif olmuşlardır. Çünkü zorluktan gelen ve kaybedecek fazla şeyi olmayanlar daha cesur ve atılgan iken, kaybedecek daha çok şeyi (verimli tarlaları, zengin toprakları) olanlar ise ellerindekini kaybetmemek adına daha az risk alan ve sakin bir doğaya sahip olmaktadırlar.


Özet: Yaşamın zor olduğu coğrafyadan gelen bir ırk daha saldırgan ve gözükara, yaşamın rahat olduğu coğrafyadaki bir ırk ise daha çok savunmaya yönelik (sahip olduklarını savunmak adına) ve risk almaktan kaçınan bir savaşçılık geleneğine sahip olacak; kullandıkları silahlar, dövüş teknikleri, savaş taktikleri, komutanların eğitimi, buna göre şekillenecektir.

Kesin bir kanıtım olmamakla birlikte, gözlemlediğim bir şey; zengin topraklarda yaşayan defansif ulusların entrika ve üçkağıtçılıkta daha gelişmiş olduğudur.

Gördüğünüz gibi yaşanılan coğrafya, her şeyi etkilemektedir.  Bu yüzden kurgunuzda kulanacağınız ırkları, toplulukları oluştururken o ırklara yüklemek istediğiniz özellikler ile ırkın yaşadığı coğrafyayı birlikte düşünmelisiniz.

Başlangıçta amacımız, doğaüstü öğelerin olmadığı, sadece bizim dünyamızda var olanlardan farklı bir otram, bir yaşam biçimi ve kültür yaratmak olsun. Özgün ve bizim yaşadığımız dünyada hiç olmayan coğrafyalar oluşturmaya çalışın ve burada yaşayacak ırkların nasıl özellikler taşıyacağını düşünün (Morrowind adlı bilgisayar oyunu, bunun en başarılı örneğidir). Birkaç denemenin ardından olayı iyice kavradığınızı hissettikten sonra işin içine doğaüstü öğeler eklemenizdir önerim.

Morrowind'den birkaç örnek vereyim unutmadan :)

Kül Çölü'nde bulunan bir hanedan olan Redoran: En belirgin örnek mimarileridir. Binaları, çöl fırtınalarına dayanmak için kavisli ve alçak tavanlıdır, çöl fırtınalarının aşındırıcı etkisi dış süslemelere zarar verdiği içi binalarının dışını süslemezler ve tüm yapılar dışarıdan çok sevimsiz görünür. Bunun eksikliğini ise çok güzel iç tarasımlar ve yeraltı bahçeleriyle kapatırlar. Bu, tüm yaşam görüşlerine yansımıştır, dışarı karşı sadedirler, içeride ise karmaşık ve zengin. Çölde zor koşullarda yaşadıkları ve Kızıldağ'dan gelen dehşete karşı nesillerdir mücadele verdikleri için yenilmez savaşçılar olmuşlardır.

Spoiler: Göster


Spoiler: Göster


Spoiler: Göster



Çok sayıda küçük adacığa yayılmış, büyücü lordların yönettiği Telvanni hanedanında bazı binalar, efsunlar ile büyütülmüş devasa ağaçlardan yapılmıştır. Dünyanın geri kalanıyla ilgileri yoktur (tanrının unuttuğu, uzak yerlerde yaşadıkları için dünyanın da onlarla ilgisi yoktur) ve kendilerini entelektüel uğraşlara (satranç vb. zeka oyunları, matematik, müzik, felsefe vb. )ve delice büyü deneylerine vermişlerdir.

Spoiler: Göster


Spoiler: Göster


Spoiler: Göster


Evet. Fantastik kurguda mimari yaratıcılık benim için çok önemlidir  ;D


Hlaalu Hanedanı ise gayet verimli topraklarda yaşar, bunlar yukarıda anlattığım öngörüye uygun şekilde; savaşta Redoranlar, bilimde ve büyüde Telvanniler kadar iyi olamadıkları için dört dörtlük üçkağıtçılar olmuşlardır.Ordularının yarısından fazlası paralı askerdir. Başkentleri Balmora:

Spoiler: Göster



Not: Görsellerin çoğu ekrana sığmıyor, sağa sola kaydırarak geniş geniş bakın :)
« Son Düzenleme: 05 Mayıs 2014, 19:31:27 Gönderen: ryuk »
Fikirlerim için ölmeyi göze alamam çünkü yanılıyor olabilirim - Bertrand Russel

İyi bir fikir üretmek için, pek çok fikir bilmek gerekir:

* Yeni başlayanlar için FRP

* Fantastik edebiyata yeni başlayanlar ve bu türde ilerlemek isteyenler için

* Kılıçlar ve diğer eskiçağ silahları hakkında

* Dark Sun


* Distopya Korkuları

Çevrimdışı ryuk

  • ***
  • 499
  • Rom: 25
  • ne değiştirebilir bir insanın doğasını?
    • Profili Görüntüle
Ynt: Acemiler İçin Frp : Ryuk'un Fantastik Kültür Rehberi
« Yanıtla #8 : 14 Haziran 2014, 23:18:15 »
Oyunlar

Fantastik kurgu kültürünüzü ilerletmek için yapabileceğiniz en güzel şeylerden biri, masabaşı rol yapma oyunları oynamaktır. Masabaşı oyunları, size bilgisayardan oynayabileceğiniz çevirimiçi ya da çevirimdışı oyunların hiçbirinin (çok az sayıdaki istisnalar dışında) yapamayacağı kadar çok şey katacaktır. Üstelik çok eğleneceksiniz.

Masabaşı oyunları, hayalgücünü ve kurgulama yeteneğini geliştirmede birebir oyunlardır. Bir serüvenin içinde olma ve bir kahramanın kişiliğine bürünme hissini de çok iyi verir. Farklı ekiplerle, karklı karakterlerle masabaşı oyunları oynamak, farklı tiplerde düşünme, hissetme yeteneğinizi geliştirir. Şimdiye dek bizzat tanımış olduğum en iyi yazarlar, aynı zamanda iyi birer masabaşı oyuncusur.

Ek: Hikaye yazmak isteyenlere, oynadıkları bir masabaşı oyunu hikayeleştirmelerini öneririm.

Peki masabaşı rol yapma oyunu nedir? Nasıl bir şeydir? Nasıl oynanır?

Spoiler: Göster


Basit olarak anlatacak olursak; rol yapma oyunu (fantasy role playing - FRP), bir anlatıcının anlattığı hikaye içinde, hayal gücünüzle de desteklediğiniz oynadığınız bir oyundur.

Küçükken oynadığınız oyunları hatırlayın. Askercilik, korsancılık, kızılderilicilik (sonu "cilik" ile biten her türlü oyun işte)... Nasıl o oyunlarda olmak istediğimiz şeye bürünüyor (asker, korsan,kızılderili) , oymuş gibi konuşuyor, davranıyor idiysek, FRP oynarken de aynısını yapıyoruz. Mantık aynı. Sadece bu kez daha kapsamlı düşünüyoruz, karakterimizi daha ayrıntılı şekillendiriyoruz ve bu sefer içinde yer alacağımız dünyayı, senaryoyu belirleyen bir anlatıcımız var.

Bu anlatıcıya farklı FRP sistemlerinde farklı isimler verilir. Dungaon Master (DM), Storyteller, Game Master vb... Kişisel alışkanlığım DM demek olduğu için, yazı boyunca böyle adlandıracağım.

DM; oyunu kuran ve yöneten, oyunun senaryosunu kurgulayan kişidir. Hikaye anlatır gibi olayları anlatır, oyuncular da bu anlatılanlara göre ne yapacaklarına karar verirler.



Örnek:

Spoiler: Göster
(Oyuncumuz, akşama doğru geldiği handa biraz kestirmiş, hava karardıktan sonra uyanmıştır.)

DM: Yataktan kalktın, dinlenmiş durumda ve zindesin. Ne yapacaksın?

Oyuncu: Giyinip hazırlanıyorum, yük yapmayacak eşyalarımı yanıma alıp sokağa çıkacağım.

DM: Sokağa çıktın, hava kararmış, pek insan yok ortalıkta. Bazı dükkanlar hala açık, Çevredeki birkaç meyhaneden müzik sesleri geliyor.

Oyuncu: müzik sesinin geldiği en yakın meyhaneye doğru yürüyorum.

DM: Bir duvar dibinden üstü başı dökülen, saçı başı dağınık bir adam, zorlukla yürüyerek sana yaklaştı ve "Karnım çok aç beyim, bir somun ekmek alacak kadar paranı bana çok görmezsin değil mi?" dedi.

Buraya dikkat. DM adamın dış görünüşünü yüzeysel bir şekilde betimledi. Bunun yerine "yanına bir dilenci geldi" de diyebilirdi. Betimlemenin ne kadar detaylı olacağı, yoksa betimleme yapmadan olayın direkt mi söyleneceği DM'in tercihidir.

Oyuncu, dilenciye bir çok farklı tepki verebilir. Ona para verebilir, çantasındaki yiyeceği çıkarıp verebilir (eğer varsa), dilenciyi tersleyebilir vb.

Bunun dışında, oyuncu DM'e sorular sorarak betimlemenin detaylandırılmasını sağlayabilir. Örneğin:

Oyuncu: Adamın üstüne başına bakıyorum. Çok mu gariban gibi?

DM: Giysileri hep paçavra, ayakları da çıplak.


Bazı durumlarda detaycılık, ilginç şeyleri farketmenizi sağlayabilir. Örnek:

Oyuncu: Adama belli etmemeye çalışarak ona daha dikkatli bakıyorum.

DM: Elleri hiç dilenci eli gibi değil adamın. Gayet temiz ve düzgün.

Oyuncu: ???

DM: Adam sana Bakıyor.

Oyuncu: Adama bir iki kuruş vereceğim ama durumu belli etmemek için. Gözüm üstünde hala.

DM: Adam parayı aldıktan sonra teşekkür edip uzaklaştı. O gittikten sonra birden bire kemerinin hafiflemiş olduğunu farkettin.

Oyuncu: Kemerimdeki eşyalarımı kontrol ediyorum. Her şey yerinde mi?

DM: Dünkü tüccardan aldığın elmaslar vardı ya hani, deri bir keseye koymuştun; onlar yok işte.

Oyuncu: Lan?!!

DM: Ehehehehe  ;D


Bu; şimdi aklıma geliveren, zayıf kurgulanmış bir olay. DM, oyuncunun karşısına ekip halinde çalışan iki yankesici çıkardı. Biri dilenci kılığında oyuncuyu oyalarken, diğeri de arkasına dolaşıp elmas kesesini çaldı. Oyuncu, soruduğu detaylandırıcı sorular sayesinde dilenci kılığındaki adamdaki garipliği farketdip ortada bir oyun döndüğünü anlar gibi olduysa da, arkasından dolanan hırsızı farkedemediği için elmasları çaldırdı.


Dm işte bu şekilde olayların akışını kafasında kurar ve oyuncuya anlatarak onları "yaşatır". Kurgu gereği oyuncunun neleri bilmesi gerekiyorsa, onları anlatır. Oyuncu eğer detaylandırıcı sorular sorarsa, ona yine gerektiği kadar detayı anlatır.



Böylece çocukluğumuzdan gelen "...cılık" oyunlarına DM kişisinin eklenmesinin nasıl bir şey olduğunu görmüş olduk. Peki bu oyunda karakterimizi nasıl oluşturuyor, nasıl canlandırıyoruz?

Yüzeyselden başlayıp detayara gitmek gerek. Önce şuna karar verilmeli; karakterimiz nasıl biri olacak? Gözünüzün önünde kabaca canlandırmaya çalışın.

(Örneğin) büyük bir kılıç taşıyan iri ve korkunç bir savaşçı mı olacak, yoksa daha ortalama boyutlara sahip ve iyi nişan alan bir okçu mu? Belki de fiziksel olarak zayıf fakat çok bilgili bir büyücü olmak istiyorsunuzdur.

Kişiliği nasıl olacak? İyi biri mi, yoksa kötü biri mi? Paraya, lükse, şehvete karşı zaafları var mı? Saplantıları var mı?

Becerileri neler? İyi bir savaşçı mıdır,savaşçı ise hangi silahları kullanır, silahsız dövüşebiliyor mu? Savaş eğitimi ve tekniği güce mi daha çok önem veriyor yoksa çevikliğe mi? Özetle savaşçı ise nasıl bir savaşçı? Aynı şekilde, diyelim ki büyücü bir karakteriniz varsa, nasıl bir büyücü? Ya da bilim adamıysa nasıl bir bilim adamı, uzmanlığı ne? Vb.


Bu tür özellikleri kafanızda az çok belirledikten sonra, DM tarafından kullanılan oyun sisteminin kurallarına göre (aslında DM her zaman bir oyun sistemine bağlı kalmak zorunda değildir, kuralları da istediği ölçüde esnetebilir ve değiştirebilir) netleştirerek, karakterinizin her özelliğinin yazılı olduğu bir kağıda not etmelisiniz. Bu kağıtlara "karakter kağıdı" denir. Google'da "character sheet" şeklinde arama yaparak, sayısız örneğine ulaşabilirsiniz. Gördüklerinizin karmaşıklığı gözünüzü korkutmasın, tecrübeli değilseniz, kendiniz düz bir kağıda sizin için önemli olan özellikleri yazarak kullanabilirsiniz.





Zar Atmak :fight:

Spoiler: Göster


Zarlar oyunun pek çok aşamasında kullanılır. Şimdilik bunların çok küçük bir kısmına değinmek istiyorum.

Oyunu hayal gücünüzle oynarsınız. Bir çok şey olabilir, bir çok şey yapabilirsiniz. Fakat oyunun kurgusu gereği bazı şeylerin sınırları olacaktır elbette. Örneğin oyuncu bir ejderha ile karşılaştığında "Ben ejderhaya doğru hızla koşup koşup, tam bana ateş atıcakken yana kaçıp, sonra da havada taklalar atarak kılıcımı tam gözünün ortasına saplamak istiyorum." derse, DM alaycı bir gülümseme ile "Sen hele bir zar at bakalım." der.

Oyun sırasında bir şey yapmayı denediğinizde, bunu yapıp yapamayacağınızın belirlenmesi için, zar atarsınız (yerine göre DM de zar atar) ve bazı hesaplar yapılır. Bu hesapların nasıl yapılacağı, hangi zarların atılacağı her sistemde farklıdır ve DM'ler de bu konuda farklı tercihlere sahiptir. En basit ve uygulaması en kolay şekliyle örnek verecek olursak:

*Oyuncu, bir hedefe ok atacaktır, DM ise detaylı hesaplarla uğraşmak istemezse oyuncunun karakterinin okçuluktaki becerisini ve hedefin uzaklığını-büyüklüğünü vb. göz önünde bulundurarak şöyle diyebilir: "bir kere 6'lık zar at, eğer 3'ten yüksek bir sayı gelirse hedefi vurursun."

*Bir başka olayda da oyuncumuz bir dövüştedir, rakibi ona doğru büyük bir baltayla hamle yapmaktadır. Oyuncu, önce bir adım geri çekilerek rakibin hamlesinden kaçmak, sonra da ileri atılarak kılıcıyla rakibine hamle yapmak istemektedir. bu durumda DM ondan hem doğru zamanda, rakibin saldırısından yeteri kadar kaçabilmesi için, hem de eğer rakipten kaçabilirse sonrasında rakibine doğru saldırı hamlesi yapabilmesi için zar atmasını ister.  " kaçmak için 6'lık zar at, eğer 5 ve 6 gelirse kaçabilirsin; sonra tekrar 6'lık zar at, eğer 4 ve yukarısı gelirse rakibe saldırabilirsin."

Siz de henüz detaylı hesaplamaları bilmediğiniz başlangıçtaki oyunlarınızda bu şekilde zar kullanabilirsiniz. Burada önemli olan, yapılacak eylemin zorluğuna göre uygun olasılık tahmini yapmak ve ona göre bir sayı belirlemektir. Tutarlı olmak da önemli tabi. Aynı koşullar altında aynı eylem için farklı farklı zar sayıları belirlemeyin.

Yukarıda anlattıklarımla siz de basit bir oyun kurgulayıp oynayabilirsiniz. Peki ilerlemek ve yetkinleşmek için ne yapmak gerek?



Oyununuzu İlerletmek


Bunun en iyi yolu, farklı kural sistemleri ile, farklı insanlarla (özellikle oynamayı bilen, size yol gösterecek insanlarla) oynamaktır. Fakat bunu yapabilmek, böyle insanları bulabilmek kolay değildir. Başlangıçta, henüz acemi iken her sistemi anlayabilmek ve onların altından kalkabilmek, onları hakkını vererek oynamak kolay değildir. Bu yüzden, acemilerin işini kolaylaştırmak için iki temel önerim olacak.

Bunlardan birincisi, Forgotten Realms'ta (Unutulmuş Diyarlar) geçen oyunlar oynamaktır. İnternette, burada geçen bir çok örnek oyun bulabilirsiniz, oyuncu kural kitaplarını bulabilirsiniz (bkz: player's handbook). İngilizceniz iyi değilse Türkçe bir kural kitabı da mevcut (oyuncunun el kitabı); edinebilirsiniz. Başlangıçta o kitaplardaki kuralları titizlikle uygulamaya çalışmayın, yapabildiğiniz kadarını ve en önemlisi sizin için eğlenceli olduğu sürece uygulayın. Her sistem için birden çok kural kitabı vardır, bunlara göz atabilirsiniz.

Eğer birlikte oynayabileceğiniz, istekli bir arkadaş grubunuz varsa, bu sizin için çok keyifli bir keşif süreci olacaktır. Fakat böyle bir ekibiniz yoksa, çevrenizde oynayabilecek kimseyi bulamıyorsanız yine de sorun değil, çünkü önünüzde harika bir seçenek var:Baldur's Gate!




Yazının başında, istisnalar hariç hiçbir bilgisayar oyununun masabaşı oyunları kadar öğretici olamayacağını söylemiştim. İste o istisnalardan ilki budur.

Bu, FRP oynamayı kendi kendinize öğrenmek için oynayabileceğiniz en iyi bilgisayar oyunudur. D&D sistemindeki ırkları, karakter sınıflarını (savaşçı, hırsız, büyücü vb. ), bu sınıfların özelliklerini ve her sınıf ile nasıl oynanacağını, karakter kağıdının nasıl hazırlanacağını bu oyunu oynayarak tek başınıza öğrenebilirsiniz. Oyuna tekrar tekrar baştan başlayıp, karakter oluşturma aşamasını iyice inceleyip bir çok farklı karakter çeşidi hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz.

Spoiler: Göster


Spoiler: Göster


Spoiler: Göster



Çok güzel bir hikayesi vardır; ciltler dolusu kitabı dolduracak kadar. Baştan sona oynayıp bitirdiğinizde, iyi bir seriyi okumuş kadar zevk alacaksınız.



Tecrübeli oyuncular tarafından en çok sevilen, üzerinden bunca yıl geçmiş olmasına karşın daha iyisi hala gelmemiş bir oyundur bu.

Oyun, temel olarak 3 kısımdan oluşmaktadır (Bunların Enhanced editionları çıktı, ben normal oyunları listeliyorum burada):

Serinin 1. Oyunu: Baldur's Gate

Spoiler: Göster



Serinin 2. Oyunu: Baldur's Gate 2 - Shadows of Amn

Spoiler: Göster



Serinin Son Oyunu, Shadows of Amn'ın expansion'u: Throne of Bhaal

Spoiler: Göster



İyi eğlenceler. Dilerim ki serüveniniz boyunca şansınız yaver gider  :)


Not: Baldur's Gate - Dark Alliance diye uyduruk bir şey yaptılar zamanında, ona sakın bulaşmayın. Gerçek seri ile alakası yoktur, sadece serinin şanından faydalanmaya çalışan çakma bir yapımdır.
« Son Düzenleme: 14 Haziran 2014, 23:40:18 Gönderen: ryuk »
Fikirlerim için ölmeyi göze alamam çünkü yanılıyor olabilirim - Bertrand Russel

İyi bir fikir üretmek için, pek çok fikir bilmek gerekir:

* Yeni başlayanlar için FRP

* Fantastik edebiyata yeni başlayanlar ve bu türde ilerlemek isteyenler için

* Kılıçlar ve diğer eskiçağ silahları hakkında

* Dark Sun


* Distopya Korkuları

Çevrimdışı ryuk

  • ***
  • 499
  • Rom: 25
  • ne değiştirebilir bir insanın doğasını?
    • Profili Görüntüle
Ynt: Acemiler İçin Frp : Ryuk'un Fantastik Kültür Rehberi
« Yanıtla #9 : 28 Haziran 2014, 01:50:26 »
Fantastik kurgu kültürünüzü geliştirmek için, doğru kullanıldığında bilgisayar temelli rol yapma oyunları çok etkilidir. Neden?

1- Daha önce de söylediğim gibi, masabaşı oyunları oynayabilecek bir arkadaş grubunuz yoksa, kendi kendinize bir şeyler öğrenmenizi sağlarlar.

2- Hata yapmaktan korkmadan bir şeyleri tekrar tekrar deneyip öğrenebilirsiniz.

3- İyi oyunların senaryoları da iyidir. Kitap okumuş kadar olursunuz.

4- Eğlenirsiniz.

Yaz geldi, artık bol bol boş vakit var. Sosyal aktiviteler ve okumalarınız-diğer çalışmalarınız dışındaki zamanınızı kaliteli oyunlar ile geçirebilirsiniz.


Peki bu oyunlar nasıl oynanmalı?

Spoiler: Göster


Spoiler: Göster



1- Oyun ile ilgili spoiler almaktan kaçının. Bu oyunlarda hikaye önem taşımaktadır, hikayeyi içinde yaşayarak öğrenmeniz, olayları böyle çözmek size en büyük zevki verecektir. (teknik olarak takıldığınız yerler olursa sorabilirsiniz, bizzat yol göstermekten çekinmem, ama asla kurguyla ilgili spoiler almayın)

2- Oynarken amacınız "oyunu yenmek" olmasın. Atari salonunda değilsiniz. Elbette ilerlemek için karşınıza çıkacak rakipleri devirmeniz gerekecek zaman zaman ama unutmayın ki rol yapma oyunlarında ana amaç kurguyu yaşamaktır.

3- Diyalogları iyi okuyun, hatta yanınızda bir sözlük bulunsun. Böyle böyle farkına varmadan yabancı dilinizi de ilerleteceksiniz.

Spoiler: Göster


Yukarıdaki şekilde de görüldüğü gibi, eskinin kaliteli oyunlarda (soldaki) diyalog çoktur şimdiki oyunların aksine (sağdaki), vereceğiniz cevaplar olayların akışını etkiler. O yüzden iyi okuyun. Bu görsel aslında o kadar anlamlı ki ileriki zamanlarda da sıklıkla kullanacağım :)

4- Oyuna tekrar tekrar başlamaktan çekinmeyin, çünkü işi böyle böyle öğreneceksiniz. İstediğiniz özellikte ve etkili bir karakteri yaratmak ciddi bir beceri ister. Bunu öğrenmenin en iyi yolu da deneme-yanılmadır.

5- Kaliteti oyunların hikayesi genelde tek bir çizgide ilerlemez. Yaptıklarınıza göre olayların gelişimi değişir. Bu yüzden aynı oyunu her oynadığınızda, daha önce hiç farketmediğiniz şeyler göreceksiniz. (özellikle farklı tipte karakterlerle oynamak iyidir)

6- Seri halinde olan oyunlarda mümkünse serinin ilk oyunuyla başlayın. Çünkü bunları oynamak, bir kitap serisini okumak gibidir. Nasıl Yüzüklerin Efendisi'ni okumaya direk İki Kule ile başlamıyorsanız, bunda da olaya ortasından girişmeyin.


İlerleyen zamanlarda diğer "iyi" oyunları da anlatacağım, fakat ilk olarak Baldur's Gate ile başlayın.
Fikirlerim için ölmeyi göze alamam çünkü yanılıyor olabilirim - Bertrand Russel

İyi bir fikir üretmek için, pek çok fikir bilmek gerekir:

* Yeni başlayanlar için FRP

* Fantastik edebiyata yeni başlayanlar ve bu türde ilerlemek isteyenler için

* Kılıçlar ve diğer eskiçağ silahları hakkında

* Dark Sun


* Distopya Korkuları

Çevrimdışı ryuk

  • ***
  • 499
  • Rom: 25
  • ne değiştirebilir bir insanın doğasını?
    • Profili Görüntüle
Ynt: Acemiler İçin Frp : Ryuk'un Fantastik Kültür Rehberi
« Yanıtla #10 : 02 Ağustos 2014, 12:08:59 »
Devam etmeden önce, bazı kavramlara ısınmanızı sağlamak amacıyla size araştırmanız için bazı başlıklar vereceğim. Bunları bizzat anlatmak yerine, sadece isimlerini vermekle yetiniyorum çünkü benim anlatacaklarımın büyük kısmı halihazırda anlatılmış.

Önemli olan tüm başlıkları değil, ayrıntılarda boğulmayacağınız kadarını veriyorum. Bazılarını zaten biliyor olabilirsiniz. Araştırmada her şey serbest. İster internete gömülün, ister basılı kaynak arayın; mümkünse okuduklarınızı tartışın. Bazı kavramlar birbirleriyle ilişki içindedir.

* Gothic punk

* Steam punk

* Art nouveau

* Art deco

* Post apocalyptic

* Distopya / Dystopia

* Fantastik kurgunun alt türleri (örneğin high fantasy, low fantasy, sword and sorcery vb. birini bulunca gerisi çorap söküğü gibi gelecek zaten )

* TSR  (Tactical Studies Rules)

* Wizards Of The Coast

* Black Isle

* Looking Glass Studios

* Dungeons and Dragons , Advanced Dungeons and Dragons

* White Wolf

* World of Darkness



Bir süre daha unutulmuş diyarlarda gezinmeyi dileyip, şimdilik faza uzaklaşmak istemeyenlere:

http://www.candlekeep.com/
« Son Düzenleme: 19 Ağustos 2014, 22:34:19 Gönderen: ryuk »
Fikirlerim için ölmeyi göze alamam çünkü yanılıyor olabilirim - Bertrand Russel

İyi bir fikir üretmek için, pek çok fikir bilmek gerekir:

* Yeni başlayanlar için FRP

* Fantastik edebiyata yeni başlayanlar ve bu türde ilerlemek isteyenler için

* Kılıçlar ve diğer eskiçağ silahları hakkında

* Dark Sun


* Distopya Korkuları

Çevrimdışı ryuk

  • ***
  • 499
  • Rom: 25
  • ne değiştirebilir bir insanın doğasını?
    • Profili Görüntüle
Ynt: Acemiler İçin Frp : Ryuk'un Fantastik Kültür Rehberi
« Yanıtla #11 : 28 Ağustos 2014, 22:56:56 »
"Gençliğinin öykü ve hayallerinin önlerine nasıl harikalar serdiğini bilen çok fazla insan yoktur; çünkü çocukken dinler ve düş kurarız; düşünür ama tam bir fikir oluşturamayız ve yetişkin bir insan olduğumuzda o düşleri, hayalleri anımsamaya çalışırız; ama hayatın zehriyle körleşmiş, yavan biri olup çıkmışızdır artık.

Ama bazılarımız, büyülü tepeler ve bahçeler, güneşte çağlayan çeşmeler, mırıldayan denizlere yükseklerden bakan altın rengi uçurumlar, bronzdan ve taştan kentlere doğru uzanan ovalar
, sık ağaçlı ormanların kıyısında at süren kahramanlardan oluşan gölge gibi insanların tuhaf hayalleriyle gecenin ortasında uyanıveririz ve o zaman, akıllı ve mutsuz olmadan önce bizim olan o harikalar dünyasının kapısına bir göz atmış olduğumuzu anlarız."

H. P. Lovecraft



En derinde, fantastik kurgunun amacı nedir biliyor musunuz efendiler? Bir an için bile olsa ayaklarımızı yerden kesecek bir hayal, umut, düşünce yakalayabilmektir.

Bunun anlamını biliyor musunuz? Bu filmi izleyince kesin olarak bileceksiniz:




« Son Düzenleme: 16 Eylül 2014, 23:43:18 Gönderen: ryuk »
Fikirlerim için ölmeyi göze alamam çünkü yanılıyor olabilirim - Bertrand Russel

İyi bir fikir üretmek için, pek çok fikir bilmek gerekir:

* Yeni başlayanlar için FRP

* Fantastik edebiyata yeni başlayanlar ve bu türde ilerlemek isteyenler için

* Kılıçlar ve diğer eskiçağ silahları hakkında

* Dark Sun


* Distopya Korkuları

Çevrimdışı ryuk

  • ***
  • 499
  • Rom: 25
  • ne değiştirebilir bir insanın doğasını?
    • Profili Görüntüle
Ynt: Acemiler İçin Frp : Ryuk'un Fantastik Kültür Rehberi
« Yanıtla #12 : 23 Ekim 2014, 20:57:31 »
LARP

Spoiler: Göster


Spoiler: Göster


Live Action Role Play, rol yapma oyununun bekli de en eğlenceli halidir.

FRP oynarken, oluşturduğunuz karakterin kimliğine bürünürsünüz oymuş gibi düşünürsünüz ve DM'in yönlendirmelerinize tepki verirsiniz. Bunların yanında, Live Action oynarken tam olarak o karakter olursunuz.

En uygun ortam bulunur, eldeki malzemelerle kostümler hazılanır ;örneğin hırsız sanız koyu renk pelerin, büyücüyseniz cübbe yerine geçebilecek (o an elinizin altında ne varsa) bir şey giyersiniz. Savaşçı karakter canlandıranlar ise varsa bokken ya da arming sword imitasyonlarını, mızraklarını ve baltalarını hazırlar (yerine göre uzunca bir oklava da iş görür  :) ) Tam anlamıyla bir tiyatrodur LARP. Oynadığınız karakteri tam anlamıyla canlandırdığınız yerdir.

Spoiler: Göster


Yerine göre oyun sırasındaki dövüşlerde zar atmak yerine (gerekli malzemeniz varsa tabi) eskrim-kendo zırhlarını giyip, müsabaka kılıçlarını alıp birebir çarpışarak mücadelenin sonucunu kendi kılıcınızla belirleyebildiğiniz yerdir LARP meydanı.

Spoiler: Göster


Tabi yer yer ortaya böyle sahneler çıkabiliyor ;D
« Son Düzenleme: 24 Ekim 2014, 18:22:48 Gönderen: Lordmuti »
Fikirlerim için ölmeyi göze alamam çünkü yanılıyor olabilirim - Bertrand Russel

İyi bir fikir üretmek için, pek çok fikir bilmek gerekir:

* Yeni başlayanlar için FRP

* Fantastik edebiyata yeni başlayanlar ve bu türde ilerlemek isteyenler için

* Kılıçlar ve diğer eskiçağ silahları hakkında

* Dark Sun


* Distopya Korkuları

Çevrimdışı ryuk

  • ***
  • 499
  • Rom: 25
  • ne değiştirebilir bir insanın doğasını?
    • Profili Görüntüle
Ynt: Acemiler İçin Frp : Ryuk'un Fantastik Kültür Rehberi
« Yanıtla #13 : 06 Nisan 2015, 20:45:10 »
Konu ile ilgili olarak eski dostum maglor ile yaptığımız aşık atışması. Bu başlıkta yazılmamış bilgiler de içermektedir:

Kısım 1

Kısım 2

Kısım 3


İyi dinlemeler ;D
« Son Düzenleme: 12 Nisan 2015, 19:11:42 Gönderen: ryuk »
Fikirlerim için ölmeyi göze alamam çünkü yanılıyor olabilirim - Bertrand Russel

İyi bir fikir üretmek için, pek çok fikir bilmek gerekir:

* Yeni başlayanlar için FRP

* Fantastik edebiyata yeni başlayanlar ve bu türde ilerlemek isteyenler için

* Kılıçlar ve diğer eskiçağ silahları hakkında

* Dark Sun


* Distopya Korkuları

Çevrimdışı ryuk

  • ***
  • 499
  • Rom: 25
  • ne değiştirebilir bir insanın doğasını?
    • Profili Görüntüle
Farklı Kültürler Oluşturmak
« Yanıtla #14 : 10 Ekim 2015, 15:01:49 »
Bu yazıda, fantastik öyküler yazarken ya da sistemler oluştururken izlenebilecek bir yol üzerine şu anda aklıma geliveren iki örnek vereceğim.

Aslında, Çevre, Irk ve Kültür Yaratımı adlı yazımda bu konuya bir giriş yapmıştım, şimdi konuyu örnekler ile daha detaylandırma niyetindeyim.

"Oluşturacağınız altyapıda büyülü ya da olağanüstü unsurları hiç kullanmadan da nasıl fantastik bir ortam ve sistem yaratabiliriz?" Sorusuna cevap aramaktır ilk adım.

Bazı tarihi yerleri gezerken, yabancı turistlerin sık sık "fantastic" dediklerini duyarsınız. Söz konusu bölge doğaüstü nitelikler taşımamaktadır fakat turistlere fantastik gelmektedir. Neden? Çünkü onların alışmış olduklarından farkı bir algılayış ile kurulmuşlardır ve farklı bir yaşam şekli sunarlar.

Örneklerle açıklayayım:

1- Ağaç köprüler

Lütfen izleyiniz

Örnekte, o bölgede yaşayan insanlar taş, kereste vb. yerine köprü yapmak için canlı ağaçları şekillendirmeyi seçmişler ve böylece ortaya canlı köprüler çıkmış. Burada, bölgenin iyi yağış alan sulak bir yer olması ve ağaçların büyümesi için uygun bir ortam olması önemli bir etken.

Spoiler: Göster


Spoiler: Göster


Spoiler: Göster


Spoiler: Göster



Bu köprüler, incir ağaçlarının kök ve gövdelerinin eğilip bükülmesi ve  çıkan yeni dalların birbirine aşılanmasıyla yetiştirilen, zamanla büyüyen ve giderek sağlamlaşan canlı yapılardır. ağacın kökleri toprağın derinliklerine tutunduğu için de oldukça sağlamdırlar. Öyle ki ağaçlar bir şekilde kurusa bile köprüler güvenle kullanılmaya devam edilmektedir.


2- Foşan'daki Toulu Kaleköyleri

Çin'in bu bölgesinde, bir dönem haydut akınları ve savaşların çok yaygın olması; köylüleri savunmasız ve birbirinden bağımsız barınaklarını terkederek daha kolay savunulabilecek ve adeta küçük bir kale olan bu yapıları inşa etmeye itmiş.

Spoiler: Göster


Toulou adı verilen bu yapılar, bütün köyün ikamet ettiği, her aile için bir "apartman dairesi" bulunan ve ortasında da günlük yaşamın geçirilebildiği avlular bulunan yapılardır.

Spoiler: Göster


Dış duvarlar ise kale surlarını andırır:

Spoiler: Göster


Köylüler, toulou'nun içinde barınır, ibadet eder, avlusunda dans eder, toplantı yapar, çocuklarını eğitir. Her birinin boyutları farklı olan toulou'ların bazılarının avlusu tamem boşken, bazılarında küçük tapınaklar, okullar, kahvehaneler, dövüş sanatlarının çalışıldığı antrenman salonları bulunur:

Spoiler: Göster


Spoiler: Göster


Spoiler: Göster


Spoiler: Göster


Spoiler: Göster


Spoiler: Göster


Bir toulou'nun iç kesiti aşağı yukarı şöyledir:

Spoiler: Göster



Bu yapılarda yaşayan köylüler, tarlalarına gitmek için dışarı çıkarlar:

Spoiler: Göster



Başlangıçta sayıları az, birbirinden uzak ve tek tük olan bu yapılar, zamanla sıklaşmıştır: Fotoğraf çok büyük, görmek için tıklayın.

Spoiler: Göster



Her toulou, bir köy demektir ve tüm köyün nüfusu için barınak, hayvanları için ahır, yiyecek depoları, su kuyuları vb. sağlar. Çok sağlam olan dış duvarların işgalciler-yağmacılar tarafından aşılması zordur. Her gece belli bir saatte kapılar kapanır ve sabah olana kadar da dışarıdan kimse içeri alınmaz.





İşte siz de bunun gibi doğa üstü olmayan fakat sıra dışılığıyla insanları etkileyen yaşam şekilleri, kültürler ve konseptler ile eserinize fantastiklik katabilirsiniz. Tek ihtiyacınız, ilginç bir düşünce.
« Son Düzenleme: 10 Ekim 2015, 15:35:50 Gönderen: ryuk »
Fikirlerim için ölmeyi göze alamam çünkü yanılıyor olabilirim - Bertrand Russel

İyi bir fikir üretmek için, pek çok fikir bilmek gerekir:

* Yeni başlayanlar için FRP

* Fantastik edebiyata yeni başlayanlar ve bu türde ilerlemek isteyenler için

* Kılıçlar ve diğer eskiçağ silahları hakkında

* Dark Sun


* Distopya Korkuları