Kayıt Ol

Bilgide Kibirlenme ve Bilgi Yetersizliği

Çevrimdışı Alanna Mosnavi

  • **
  • 64
  • Rom: 2
    • Profili Görüntüle
Ynt: Bilgide Kibirlenme ve Bilgi Yetersizliği
« Yanıtla #15 : 03 Ekim 2016, 01:23:35 »
"İnsanlar benden çok mu biliyor?", "Ben cahil mi kalıyorum?" gibi düşüncelerle bilgi edinilmeye kalkınca elde edilen bilginin de değeri düşüyor bence. Bilgiyi başkalarınınkiyle kıyaslamak veya yarıştırmak için edinmek kadar çirkin bir şey yok. Kendin bir şeyler öğrenmek istiyorsan edineceksin bilgiyi, başkalarına bakarak değil. Kimisi çok ilgilenir bu tür şeylerle, sürekli araştırır bilgi edinir. Kimisi ise o kadar ilgili değildir, ki bu son derece doğal bir şey. Sen zaten dediğine göre çok okuyan birisin, e ister istemez bilgi ediniyorsundur. Yeni bilgi edinmesen dahi kendini geliştiriyor, yeni "düşünceler" ediniyorsundur.

Bilmediğin şeyler de elbette olacak Mısır Mitidir şudur budur fasa fisodur. Arkadaşlarından dinlerken de öğrenebilirsin bunu, illa ki aktif bir şekilde onun bilgisine katkı da bulunman gerekmez, sorgularsın, açıklamalar getirmesini istersin. Hem arkadaşınla bir muhabbet kurmuş olursun, hem bilgiyi edinmiş olursun. Eğer canını sıkıyorsa, zaten o konuya ilgisizsin, o konuyu bilmek istemiyorsun demektir.

Gerçekten de başkalarına bakarak "Ben onlardan daha az bilgi sahibiyim, bilgi edinmeliyim." gibisinden düşünerek bilgi arayışına çıkmak gereksiz bir şey bence. Eğer içinde bunun için özel bir istek yoksa, yapma kardeşim, mezara götürüp ne yapacaksın sırf yarıştırma amacıyla edindiğin bilgiyi.

Çevrimdışı Ozymandias

  • **
  • 200
  • Rom: 1
    • Profili Görüntüle
Ynt: Bilgide Kibirlenme ve Bilgi Yetersizliği
« Yanıtla #16 : 03 Ekim 2016, 01:45:18 »
"İnsanlar benden çok mu biliyor?", "Ben cahil mi kalıyorum?" gibi düşüncelerle bilgi edinilmeye kalkınca elde edilen bilginin de değeri düşüyor bence. Bilgiyi başkalarınınkiyle kıyaslamak veya yarıştırmak için edinmek kadar çirkin bir şey yok. Kendin bir şeyler öğrenmek istiyorsan edineceksin bilgiyi, başkalarına bakarak değil. Kimisi çok ilgilenir bu tür şeylerle, sürekli araştırır bilgi edinir. Kimisi ise o kadar ilgili değildir, ki bu son derece doğal bir şey. Sen zaten dediğine göre çok okuyan birisin, e ister istemez bilgi ediniyorsundur. Yeni bilgi edinmesen dahi kendini geliştiriyor, yeni "düşünceler" ediniyorsundur.

Bilmediğin şeyler de elbette olacak Mısır Mitidir şudur budur fasa fisodur. Arkadaşlarından dinlerken de öğrenebilirsin bunu, illa ki aktif bir şekilde onun bilgisine katkı da bulunman gerekmez, sorgularsın, açıklamalar getirmesini istersin. Hem arkadaşınla bir muhabbet kurmuş olursun, hem bilgiyi edinmiş olursun. Eğer canını sıkıyorsa, zaten o konuya ilgisizsin, o konuyu bilmek istemiyorsun demektir.

Gerçekten de başkalarına bakarak "Ben onlardan daha az bilgi sahibiyim, bilgi edinmeliyim." gibisinden düşünerek bilgi arayışına çıkmak gereksiz bir şey bence. Eğer içinde bunun için özel bir istek yoksa, yapma kardeşim, mezara götürüp ne yapacaksın sırf yarıştırma amacıyla edindiğin bilgiyi.

Hocam biraz anlayışsız haliyle acımasız bir eleşitri olmuş. Özgüven eksikliği yaşıyan biri insandoğası gereği var olduğunu kabul gördüğünü özünde sevildiğini bilme ihtiyacını karşılamak için bu yola başvurur. Önemli olan kişinin karakteri gereği iyi ise yardım alabileceği kendini güvende hissedeceği bir yerde derdini paylaşıp buna çare aramasıdır. Ne mutlu ki Rorvenath bunun için bizim forumumuzu seçmiş. Bu bir onurdur.

Çevrimdışı Alanna Mosnavi

  • **
  • 64
  • Rom: 2
    • Profili Görüntüle
Ynt: Bilgide Kibirlenme ve Bilgi Yetersizliği
« Yanıtla #17 : 03 Ekim 2016, 08:15:44 »
^Yok, eleştirmek amacıyla da yazmamıştım aslında, görüşümü belirtmek için şeettiydim ama biraz sert ve kişiye yönelik gibi durmuş :D Yanlış anlamayınız Rovrenath :P

Çevrimdışı Rorvenath

  • *
  • 20
  • Rom: 0
    • Profili Görüntüle
Ynt: Bilgide Kibirlenme ve Bilgi Yetersizliği
« Yanıtla #18 : 04 Ekim 2016, 16:36:34 »
Eh hocam tabi haklısınız ama insan yaşarken çok düşünmüyor bunu. Ben de sorunumu buldum gibi zaten. Hiçbir uğraşım yok ve sanırım bu beni baya üzüyor. Enstrüman çalmıyorum veya en azından programlama bilmiyorum.(bunlardı örnek verdim çünkü çevremde bu var daha çok)Yani kendimi her ne kadar ahlakın ve karakter olarak boş görmesem de dolu da değilim sanki. Beni anlamışsınızdır umarım. :D Yani olmayan hobilerimin yerini kendimi yürüyen bir kütüphane yapmaya çalışmak ile dolduruyorum. Yani bilgi edinmeyi ilkem haline getirmek ile. Yaptığımı doğru mu, sizin dediğiniz gibi bilemiyorum tabi belki de herkes gibi bana katkıda bulunacak bir şey bulmalıyım ama istemiyorum da bir yönden. Müziği çok sevemiyorum, başım ağrıyor çok fena türü ne olursa olsun. 2. Örnekte ise teknolojik aletleri çöl sevmiyorum. Günümün teknoloji ile geçen zamanını minimum tutmaya çalışıyorum. O yüzden bana uygun değiller galiba. Veya sadece ben bahane üretiyorum. :( Bana öyle geliyor ki tek uğraşım bir şeyler yazmak. Ama onun da müzik veya herhangi bir şey gibi geliştirilebileceğini veya her ne kadar müzikte olmasa da gelecekte bana bir katkı sağlayacağını düşünmüyorum. Biliyorum, dünyada sadece iki tane uğraş yok falat aklıma sadece bunlar geldi. Belki siz önerirsiniz teknolojinin en alt düzeyde olduğu birkaç aktivite. Anlamsızca içimi döktüm ama neyse. :D İyi forumlar.

Çevrimdışı Fırtınakıran

  • *
  • 8351
  • Rom: 1
  • Unique Ravenclaw
    • Profili Görüntüle
Ynt: Bilgide Kibirlenme ve Bilgi Yetersizliği
« Yanıtla #19 : 04 Ekim 2016, 17:00:55 »
Yukarıdaki sözleri çok sakıncalı buldum :)

Alıntı
Yani olmayan hobilerimin yerini kendimi yürüyen bir kütüphane yapmaya çalışmak ile dolduruyorum

Bu nasıl bir aşağılamadır ey Rorvenath :)?

Yürüyen bir kütüphane olmak kolay mı? Hobi demek müzik mi, programlama mı?

Bir bilgisayar mühendisi olarak konuşuyorum, bu benim işim. Hobim değil. Hobimse "ayaklı kütüphane olmak". Çünkü ben edindiğim bilgilerle bugün çeşitli gazetelerin kitap eklerinde eleştiriler yazıyorum. Kayıp Rıhtım'da da derinlemesine kitap irdelemeleri yapıyorum.

Alıntı
Bana öyle geliyor ki tek uğraşım bir şeyler yazmak.

O zaman yaz.

Yazmak kolay bir eylem değildir. Kararlılık gerektirir. Bilgi gerektirir. Hayal gücü gerektirir.

Yine aynı şekilde, Oyungezer Dergi'de yazıyorum. Neden? İnsanlar yazma hobim ve bilgilerimden bu şekilde faydalanmak istiyor.

Şimdi ukalalık mı yapıyorum ben? Yapmıyorum efenim, gaz veriyorum aksine :) Üstteki mesajda gizlenen o "Çevremdeki kişiler gibi olmak" düşüncesi tüylerimi diken diken etti.

Senden bir ricam olacak. Burada bizlerle takıl. Buradaki üyelerimizin pek çoğu "ayaklı kütüphane" zaten. Birbirimize çok şey katıyoruz, çünkü hepimizin ilgi alanı farklı. Paylaşarak birbirimizi daha bilgili, daha kültürlü yapıyoruz.

Elbette başka hobiler edinmekte hiçbir sakınca yok. Fakat o yukarıdaki sakıncalı cümle beni dehşete düşürüyor, aman diyeyim :)


Çok çok önemli not: Kendini bulma arayışında peşin hükümlü olursan baştan kaybedersin. Bir karar vermek yerine gözlemlemeye devam et :) Kimse o kadar çok bilmiyor. Burada bunca şeyi yazmış ben de bilmiyorum. Ben de doğru örnek değilim mesela. Farklı tatlar aramakta hiçbir sakınca yok. Ama "tek uğraşım yazmak" diye de küçük görme kendini. Herkes yazar olmak zorunda değil. Yazmak, sadece yazar olmak değildir. Yazmak, bazen eleştiri, bazen makale, bazense forumda bir şeyler paylaşmak anlamına da gelir. Ama sadece kendin için yazıyorsan da bunun bir hobi olmadığını söyleyemez kimse.

Çevrimdışı Rorvenath

  • *
  • 20
  • Rom: 0
    • Profili Görüntüle
Ynt: Bilgide Kibirlenme ve Bilgi Yetersizliği
« Yanıtla #20 : 04 Ekim 2016, 19:55:48 »
Ne diyeyim dibine kadar haklısınız ama insanız işte. :D Yaşım da size oranla daha küçük tabi 15-16. Yani evet, sırf laf olsun veya dolu gözüküyüm diye bir uğraş seçmek elbette anlamsız ama bana doğru olan şeyi de bulamadım gibi tamamen. Evet, yazmak olabilir. Bol bol spor yapıyorum o olabilir. İyi bir lisedeyim, amacım tıp okuyup doktor olmamak. İnsanlarla uğraşmayı sevmiyorum. Biyoloji veya kimya alanına yönelmek istiyorum. Ve yine evet, bilgi sınırsız. Yürüyen kütüphane olmak cidden zor. Ancak yine de yanlış yaptığımı bile bile yapmama rağmen kendimi insanlarla karşılaştırdığımda yetersiz görüyorum her türlü. O yüzden gözlemlemeye ve denemeye devam edeceğim fakat bir karar verdiğimde çok geç olmasından korkuyorum. Size bakalım örneğin, çok deli dolu bir insan gibisiniz.(yanlış anlamayın lütfen)Mühendissiniz, her yere her türlü dallar için yazılar yazıyorsunuz ve bilgi birikiminiz de fazladır diye tahmin ediyorum. Sohbete devam edebiliriz, her şey için çok teşekkür ediyorum.

Çevrimdışı Fırtınakıran

  • *
  • 8351
  • Rom: 1
  • Unique Ravenclaw
    • Profili Görüntüle
Ynt: Bilgide Kibirlenme ve Bilgi Yetersizliği
« Yanıtla #21 : 04 Ekim 2016, 20:36:06 »
Geç kalmak diye bir şey yok. Bu çok büyük bir yanılgı, ama hepimiz de yapıyoruz bunu.

Mesela, geçenlerde sosyal medyada kendinden epey söz ettiren, oldukça yaşlı bir model vardı. İngiliceyi 44 yaşında öğrenmiş. Yaşlılık çağında modellik yapmaya başlamış. Çok çok uç bir örnek, ama bir örnek.

Şu an Delidolu Kitap'tan çıkan Diskdünya'nın kapaklarının çizeri, çizime 29 yaşında başlamış. 29 :D Çoğumuzun algısına göre çok geç bir şey. Ama o kendini bu yaşta bulmuş. Sonra da Terry Pratchett'ın uzun yıllardır çalıştığı çizerinin ardından yeni çizeri olmuş.

Falan filan.

Korkacak bir şey yok. Hayat sadece genç yaşlarda hayat değil, her yaşta aynı değerde.

Kibirlenme konusuna da değinmek istiyorum. Çevremdekilerden değil de, ben daha çok kendimi kimi zaman kibirli buluyorum. Bazen, istemsizce, kimi gündelik konularda bir bakıyorum ki ben konu hakkında almış başını yürümüş şeyler hakkında konuşuyorum. Sonra da durup düşünüyorum: acaba insanlara karşı kibirli bir tavır mı yakınıyorum, diye. Acaba beni dışarıdan ukala ve burnu havada görüyorlar mı diye.

Bu konuyu gördüğümden beri de bunu düşünüyordum; nihayet söyleyebildim :P Başkasını değil de kendimi bu şekilde eleştiriyorum ben.


Not: Bence de ben delidolu bir insanım. Hatta bizce de ben delidolu bir insanım :)

Çevrimdışı Alanna Mosnavi

  • **
  • 64
  • Rom: 2
    • Profili Görüntüle
Ynt: Bilgide Kibirlenme ve Bilgi Yetersizliği
« Yanıtla #22 : 04 Ekim 2016, 20:42:32 »
Bakınız yine bir "Hiçbir şey için geç değildir." Klişesi ortaya atmak istemiyorum ama gerçekten de 15-16 yaşlarında birisinin bu konuda bu kadar endişe etmesi lüzumsuz. Birazcık rahatlayın, kafaya takmayın. Gözlemlemenizi yapın ve kendinizi en yakın bulduğunuz yolu seçin. Yanılmıyorsam 9 veya 10. sınıfsınızdır. Lise dönemlerinin özellikle bu kısmında öğrencinin genel huyudur, özellikle sizin gittiğiniz gibi iyi liselerde, bilgileriyle caka satmayı sever insanlar. İnsan doğası bu, ben de severdim arkadaşlarıma bildiklerimi göstermeyi (ki hala severim) ancak sizin gibi pek girişken bir tip olmadığımdan o kadar fazla açığa sürmemiştim bilgilerimi. Anlayacağınız bu arkadaşlarınız büyük ihtimal edindikleri çoğu bilgiyi dışarı vuruyorlar zaten. Siz tahminimce daha çok bunları kendi içinizde saklıyorsunuz.

Ben şu an son sınıfım ve ne ile ilgilendiğime, ne yapmak istediğime tam olarak bu sene karar verdim diyebilirim (ki onun da garantisi yok :P) Ben sanatla uğraşmayı severim. Sanat eleştirmenliğinden anlar mıyım? Hiçbir alakam yok. Çizmeyi severim. Güzel çizebiliyor muyum? Hayır. Şarkı söylemeyi severim, sesim karga gibi çıksa da. Piyano çalmayı denemek istiyorum. Bir kez bile denemedim henüz. Yazmak... Dürüst olacağım. Yazmayı severim. Kurgu kumayı çok severim, lakin aşırı derece tembelim yazmak konusunda. Üniversitede bunu aşabilmek istiyorum vakit ayırabilirsem yazmaya.

Ben uzun süre boyunca yazmayı çok sevdiğimi düşünmüştüm. Ancak sevdiğimin daha çok "Hikayeler anlatmak" olduğunu fark ettim. Bu yüzden de elden geldiğince iyi bir üniversitede, ilgilenebileceğim bir meslek olan bilgisayar mühendisliğini okumak istediğime karar verdim. Belki bir gün bir oyunun yapım aşamasına hikaye yazarı olarak katılabileceğim düşüncesiyle. Hatta yakın zamanda Ygs/Lys'dir bıraktım hoşuma giden bir oyuna kendimce güzel bir hikaye yazdım, hikayenin ilk iki kısmını da yapımcısına atarak gönüllü yazar olarak çalışma talebinde bulundum. Maalesef oyunun zaten çok yazarı olduğundan ve bir coderın hepsini birden anca idare edebildiğinden reddedildim. Haliyle şevkim kırıldı. Hikayeyi tümden silip silmeme arasında kaldım, sonunda emeğime kıyamayıp köşede kalsın dedim.

Evet, ben de bayağı bir içimi döktükten sonra aslında demek istediğime geleyim djdlşd. Bazen ne istiyorum diye arasan da bulamazsın, arar durursun ilgini çeken hoş bir uğraş veya yapmak isteyeceğin bir şey yokmuş gibi gelir. Kimi zaman da benim gibi bir çok şey istersin ama hiçbirinde yeteneğin olmayabilir. Bazen insanın neyden hoşlandığını farketmesi zaman alıyor ki bu gayet doğal. Kendini sıkmana, bu tür sebeplerle endişeye kapılmana gerek yok. Ne hisettiğini anlayabiliyorum ve son derece normal. Eğer yazmaktan gerçekten hoşlanıyorsan da bunun üstüne gitmeni tavsiye ederim. Fırtınakıran'ın da dediği gibi, yazar olmak şart değil. Açıkçası edinilen onca bilgiden ziyade kendimin yaratıp şekil verdiği düşünceleri, karakterleri, evrenleri tercih ederim ben.

Çevrimdışı Rorvenath

  • *
  • 20
  • Rom: 0
    • Profili Görüntüle
Ynt: Bilgide Kibirlenme ve Bilgi Yetersizliği
« Yanıtla #23 : 04 Ekim 2016, 20:54:15 »
:) 10. Sınıfım. Okul çok ağır. Her ne kadar daha ciddi olarak çalışmaya başlamasam da dersler gerçekten yorucu. Mezun olana kadar odak noktam, tek sorumluluğum olan ders çalışmak olacak umarım.
Ayrıca ben de içime atmayı seviyorum bilgiyi. Paylaşmayı de seviyorum arada ama bazen de kimse öğrenmesin, sadece bana kalsın istiyorum.
Bu yaşlarda bunun için düşünmek bence de lüzumsuz lakin -nasıl diyeyim- benliğimi oluşturmak istiyorum galiba farkında olmadan.
Neyse herkese çok çok teşekkür ederim gerçekten. Konu kapanabilir de devam da edebiliriz. Güzel oluyor sizinle konuşmak İnanın.

Çevrimdışı Guy Fawkes

  • **
  • 266
  • Rom: 1
    • Profili Görüntüle
Ynt: Bilgide Kibirlenme ve Bilgi Yetersizliği
« Yanıtla #24 : 04 Ekim 2016, 21:54:42 »
Ben de Lise 2'yim. Fazla kafaya takma. Gençliğin keyfini çıkar.

Kayıp Rıhtım Arşiv Forum

Ynt: Bilgide Kibirlenme ve Bilgi Yetersizliği
« Yanıtla #24 : 04 Ekim 2016, 21:54:42 »