Kayıt Ol

LegalMc - Arda Sırık

Çevrimdışı Fiddler

  • ***
  • 565
  • Rom: 32
  • Bazen Herkes Duysun Diye..
    • Profili Görüntüle
    • A. Orçun CAN
LegalMc - Arda Sırık
« : 12 Mart 2012, 15:45:04 »
KARAKTER KAĞIDI


Ad ve Soyad: Arda Sırık
Cinsiyet: Erkek
Kökeni: Türk
Yaş: 28
Fiziksel Görünüş: 1.82 boy, 70 kilo, koyu renk gözler, kahverengi saç, kaba bir sakal. Her zaman spor ayakkabıyla dolaşır.
Bulunduğu Şehir: İstanbul


Sağlık Durumu: 5/5
İçgüdü: 3
Seviye: 2 (11/20)


Özellikler

Güç: 5
Çeviklik: 6
Zeka: 4
İrade: 4
Karizma: 4
6. His: 3

Yetiler: Parkour, Çilingir, Bağışıklık

Para: 100$

Envanter:
Maymuncuk
leblebi
parfüm
Kupa 8 İskambil Kartı
Maça 6 İskambil Kartı
Sinek 4 İskambil Kartı
Bilye x 3
Tabanca (Ruhsatlı)



DM Notu: Oyun ilerledikçe karakter kağıdına yapılacak değişiklikler benim tarafımdan bu mesaja eklenecektir.
Saatleri Ayarlama Enstitüsü okuyalım..

Çevrimdışı Fiddler

  • ***
  • 565
  • Rom: 32
  • Bazen Herkes Duysun Diye..
    • Profili Görüntüle
    • A. Orçun CAN
Ynt: LegalMc - Arda Sırık
« Yanıtla #1 : 12 Mart 2012, 15:58:46 »

İstanbul. Akşam.

Arda Sırık tam karşıdan karşıya geçiyordu ki koyu yeşil, hatchback bir otomobil kornaya basarak tam önünde durdu.

Bununla birlikte 24 oldu... diye düşündü Arda.

"Önüne baksana be hayvan!" diye bağırdı arabanın içinden şöförü.

Arda sol eliyle "Pardon" der gibi bir işaret yaptı. İşareti yapmak için kolunu kaldırdığında geçirdiği bir trafik kazasında kırdığı kolunun kaynadığı yerdeki izi gördü. Trafik kazalarının onunla bir alıp veremediği vardı. Huzursuzca sırıttı ve yoluna devam etti.

Bir iş için çağırmışlardı onu. Her zaman olduğu gibi doğaüstü bir olayda danışmanlık yapmasını istiyorlardı birine. Bazı durumlar insanların polisten önce, polisten öte, ona gitmesini gerektirirdi. İşin içinde o varsa, sırlar çözülürdü hep.

Restoranın kapısında vestiyere üstündekileri bıraktı ve yemek salonuna girdi. İleride bir masada, genç, şık giyimli, esmer, güzel bir kadın ona doğru elini kaldırdı. Adam şimdiye kadar sadece adını e-postalardan duyduğu işvereninin yanına doğru koyuldu. Bu kadının adı Emily Laraye idi.

Şaşırtıcı derecede düzgün bir Türkçe'yle konuştu Arda yanına geldiğinde:

"Davetimi geri çevirmediğiniz için teşekkür ederim. Sizi buraya neden çağırdığımı biliyor musunuz?"
Saatleri Ayarlama Enstitüsü okuyalım..

Çevrimdışı LegalMc

  • ****
  • 1215
  • Rom: 33
  • Unimpressed was his default state.
    • Profili Görüntüle
Ynt: LegalMc - Arda Sırık
« Yanıtla #2 : 12 Mart 2012, 16:21:01 »
Arabanın kaputunu kalçamda hissetmemekten aldığım haz inanılmazdı. 24... Tamam, İstanbul'un Harry Dresden'ıyız ama o kadar da değil, 24. kez ölümden dönüyordum yahu! İster istemez aklıma Kupa 8'lim geldi, bu işle ne alakası varsa artık. O kartı taşıdığımdan beri ölümden dönüyorum; peki o beni koruyor mu, yoksa ölüme yaklaştıran o mu? Muhtemelen eski bir iskambil kağıdından başka bir şey değil.

Masadaki güzel bayana yaklaştıkça pompalanan kan iyice arttı, kokusu güzel esmer kadınlara bayılırım. E-postalarından yola çıkarak bir görünüş tahmini yapmıştım, ama bu kadarını beklemiyordum.

"Davetimi geri çevirmediğiniz için teşekkür ederim. Sizi buraya neden çağırdığımı biliyor musunuz?"

Öncelikle oldukça düzgün Türkçesini duyunca biraz afalladım, Emily Laraye'nin tamamen uydurma bir isim olabileceği aklıma geldi ama sustum ve gülümsedim. Kadının eline nazikçe dudağımı değdirip karşısına oturdum.

"Olayın ana hatlarını biliyorum, ama biraz üstünden geçsek daha iyi olur."
Yaşasın!
Ne kadar da ideolojik yaklaşıyoruz birbirimize.

Çevrimdışı Fiddler

  • ***
  • 565
  • Rom: 32
  • Bazen Herkes Duysun Diye..
    • Profili Görüntüle
    • A. Orçun CAN
Ynt: LegalMc - Arda Sırık
« Yanıtla #3 : 12 Mart 2012, 17:45:52 »
+1 Deneyim (Başlangıç)

Şarkı: The Killers - Somebody Told Me


Karakter Resmi: Emily Laraye



"Olayın ana hatlarını biliyorum, ama biraz üstünden geçsek daha iyi olur."

Emily Laraye bu cümleyle birlikte oturmasını işaret ette Arda'ya. Birkaç saniye içerisinde bir garson geldi yanlarına:

"Ben ıstakoz alacağım." dedi Emily Laraye. Tekrar Arda'ya döndü, sonra cevap vermesine izin vermeden, "Beyefendiye de ıstakoz getirin. Ve şarap."

"Tabii efendim." dedi garson, koca bir menü çıkardı, "Buyurun şarap menümüz-"

Emily Laraye eliyle susturdu onu. "Menüye gerek yok. Güzel bir kırmızı şarap getirin yeter. Lütfen acele edin."

Garson eğilerek selam verdi ve onları yalnız bıraktı. Emily Laraye gözlerini tekrar Arda'ya dikti.

"Kuzenimin mektuplarını gördünüz sanıyorum. Çok korkunç bir şey bu. Kimsenin başına gelmesini istemem; ama bir kere olan oldu. Annesini ve babasını öldürdü. Hastanede olduğu zamanları hatırlıyorum, hepimiz iyileşti sanmıştım; ama belli ki yanılmışız. Şimdiyse ortalarda yok."

Söylediklerini sindirebilmesi için zaman verdi Arda'ya. Bu sırada garson geri gelmişti. Önce onlar için seçmiş olduğu şarabı gösterdi. Emily Laraye sadece kafasıyla onay verdi ve garson kadehlerini doldurmaya başladı.

"Benim böyle işlerle bir ilgim yoktur, bana soracak olsanız düne kadar böyle doğaüstü zırvalara da inanmazdım. Aileyle çok bir bağım olduğu da söylenemez. Çocukluğumdan beri Türkiye'deyim; ama sigorta şirketi para vermeden önce etraflıca araştırmak istiyor. Hoşlarına gitmeyen küçük bir ayrıntı olursa, parayı alamam. Parayı almak istiyorum Arda Bey. Sizin de para almanızı istiyorum. Bu yüzden, Faye Laraye'ı bulmanız lazım. Onu bulmanız ve bu ölümlerle ilgili öğrenilebilecek ne varsa hepsini öğrenmeniz lazım. Bu iş için size 10.000$ vermeye hazırım."

Garson ıstakozlarla tekrar geldi. Emily Laraye susmuş, Arda Sırık'ın cevabını bekliyordu.
Saatleri Ayarlama Enstitüsü okuyalım..

Çevrimdışı LegalMc

  • ****
  • 1215
  • Rom: 33
  • Unimpressed was his default state.
    • Profili Görüntüle
Ynt: LegalMc - Arda Sırık
« Yanıtla #4 : 12 Mart 2012, 18:07:16 »
Karşımda oturan kadının garsonla konuşurkenki hareketlerini dikkatle takip ediyordum. İnsanları oldukça çabuk ikna edebilen otoriter bir tavrı vardı. Ayrıca amacına ulaşmak için hiçbir şeyden çekinmeyecek gibi de duruyordu. Merakım oldukça arttı, ayrıca paranın sesini şimdiden duyabiliyordum.

"Kuzenimin mektuplarını gördünüz sanıyorum. Çok korkunç bir şey bu. Kimsenin başına gelmesini istemem; ama bir kere olan oldu. Annesini ve babasını öldürdü. Hastanede olduğu zamanları hatırlıyorum, hepimiz iyileşti sanmıştım; ama belli ki yanılmışız. Şimdiyse ortalarda yok."

Bu laflarından sonra bıraktığı sessizlikten yararlanarak düşündüm biraz. Kuzeni tam bir deliydi, ya da gerçekten bir şeyler tarafından yönetiliyordu. Ve işte bu da benim alanıma giriyor. Masaya gelen şaraptan tadımlık bir damla aldım. Tadı hakkında hiçbir tepki vermedim çünkü kadın tekrar konuşmaya başlıyordu.

"Benim böyle işlerle bir ilgim yoktur, bana soracak olsanız düne kadar böyle doğaüstü zırvalara da inanmazdım. Aileyle çok bir bağım olduğu da söylenemez. Çocukluğumdan beri Türkiye'deyim; ama sigorta şirketi para vermeden önce etraflıca araştırmak istiyor. Hoşlarına gitmeyen küçük bir ayrıntı olursa, parayı alamam. Parayı almak istiyorum Arda Bey. Sizin de para almanızı istiyorum. Bu yüzden, Faye Laraye'ı bulmanız lazım. Onu bulmanız ve bu ölümlerle ilgili öğrenilebilecek ne varsa hepsini öğrenmeniz lazım. Bu iş için size 10.000$ vermeye hazırım."

Sigorta şirketinden para alması için oldukça zorlu bir göreve sokuyordu beni. Annesini ve babasını öldüren psikopat cani ve büyük ihtimalle kötü güçler tarafından yönetilen bir kızı bulmam ve onu konuşturmam gerekiyor. Sağ elimde bıçak, sol elimde çatal, önümde ıstakoz, bardakta şarap ve aklımda para. Ya ben parayı alacağım; ya da para beni.

"Bahsettiğiniz mesele oldukça ilgi çekici ama bir o kadar da tehlikeli. Çünkü kuzeniniz -afedersiniz ama- tam bir psikopat ve büyük ihtimalle doğaüstü zırvalar tarafından yönlendiriliyor. Onu bulmak ayrı dert, konuşturmak ayrı dert. Eğer 10.000$ önermeseydiniz anında geri çevirirdim, ama o çok büyük para. Peki sigortadan ne kadar alacaksınız ki ona bu kadar önem veriyorsunuz?"

Sakince ıstakozdan bir parça daha alıp şarabımı yudumladım. Şarap bile para kokuyor.
Yaşasın!
Ne kadar da ideolojik yaklaşıyoruz birbirimize.

Çevrimdışı Fiddler

  • ***
  • 565
  • Rom: 32
  • Bazen Herkes Duysun Diye..
    • Profili Görüntüle
    • A. Orçun CAN
Ynt: LegalMc - Arda Sırık
« Yanıtla #5 : 12 Mart 2012, 18:33:32 »
+1 Deneyim
+1 RP Bonus


Emily Laraye ufacık bir kahkaha patlattı; ama sesi o kadar güzel şakıyordu ki yakınlardaki masalarda (çoğu erkek) pek çok kişi dönüp onların masasına baktı.

"Takdir edersiniz ki benim sigortadan alacağım paranın bahsini etmek, sizinle benim aramdaki iş ilişkisi açısından hiç de profesyonelce olmaz. Sigorta şirketi ile benim aramdaki farklı bir mesele bu maalesef. Size teklifim olan 10.000$ üzerine pazarlık yapmayacağım. Kabul ederseniz yarısını hemen şimdi vereceğim. İşi bitirip de bana bilgilerle gelebilirseniz diğer yarısını da vereceğim. O sırada yaptığınız masraflarla birlikte tabii."

Istakozunu bitirdi. Kadehindeki son yudum şarabı da içti. Garson o an tekrar belirdi kadehini doldurmak için; ama yine elinin tek bir işaretiyle durdurdu garsonu. Gözlerini iyice dikti Arda'ya. Arda'nın içinde bir his büyük paraların olduğu fazla büyük bir işe girdiğini, böyle bir şeye kalkışmamasını söylüyordu; ama böyle bir fırsat da kolay kolay gelmezdi.

Emily Laraye masanın yanında duran kumaş mendilin üzerine çantasından çıkardığı kalemle bir telefon numarası yazdı ve Arda'ya uzattı.

"Yalnızca bir gün süre veriyorum düşünmeniz için. Yarın akşama kadar bu telefon numarasına mesaj atarak cevabınızı bildirin. Aramayın lütfen. Mesaj atın. İşi kabul edecek olursanız mesajı aldığımda parayı banka hesabınıza yatıracağım."
Saatleri Ayarlama Enstitüsü okuyalım..

Çevrimdışı LegalMc

  • ****
  • 1215
  • Rom: 33
  • Unimpressed was his default state.
    • Profili Görüntüle
Ynt: LegalMc - Arda Sırık
« Yanıtla #6 : 12 Mart 2012, 18:46:06 »
Kahkahası üzerine kendimi farklı bir boyutta uçuşurken hayal ettim. Yanımda Emily, çırılçıplak bir şekilde uçuyoruz. Bazen yıldızların üstünde konaklayıp ona kahkaha attırıyorum. Kahkaha attıkça biraz daha bağlanıyorum hayallere. Neyse, kahkahanın etkisinden kurtulduğumda yandaki masalardaki erkeklere "O kız benim." bakışı attım.


"Takdir edersiniz ki benim sigortadan alacağım paranın bahsini etmek, sizinle benim aramdaki iş ilişkisi açısından hiç de profesyonelce olmaz. Sigorta şirketi ile benim aramdaki farklı bir mesele bu maalesef. Size teklifim olan 10.000$ üzerine pazarlık yapmayacağım. Kabul ederseniz yarısını hemen şimdi vereceğim. İşi bitirip de bana bilgilerle gelebilirseniz diğer yarısını da vereceğim. O sırada yaptığınız masraflarla birlikte tabii."

Pazarlığın kokusunu erkenden alması üzerine gülümsedim. Bu kadında iş vardı. Gerçekten de iş vardı. Mendile bir şeyler yazdığını görünce "Aah, yapma. Sesim hiç güzel değildir." dedim. Sonra yaptığım şakadan kendim de iğrenip sustum.

"Yalnızca bir gün süre veriyorum düşünmeniz için. Yarın akşama kadar bu telefon numarasına mesaj atarak cevabınızı bildirin. Aramayın lütfen. Mesaj atın. İşi kabul edecek olursanız mesajı aldığımda parayı banka hesabınıza yatıracağım."

"Bir gün gayet ideal bir süre. Yalnız bir şeyi merak ettim. Neden aramayayım? Mesaj atmayı pek sevmem. Yine de, bana göre hava hoş ama aramızdaki ilişkinin iş ilişkisi olarak kalmasını istemem. Belki siz de istemezsiniz?"

Yaşasın!
Ne kadar da ideolojik yaklaşıyoruz birbirimize.

Çevrimdışı Fiddler

  • ***
  • 565
  • Rom: 32
  • Bazen Herkes Duysun Diye..
    • Profili Görüntüle
    • A. Orçun CAN
Ynt: LegalMc - Arda Sırık
« Yanıtla #7 : 12 Mart 2012, 19:04:29 »
"Bir gün gayet ideal bir süre. Yalnız bir şeyi merak ettim. Neden aramayayım? Mesaj atmayı pek sevmem. Yine de, bana göre hava hoş ama aramızdaki ilişkinin iş ilişkisi olarak kalmasını istemem. Belki siz de istemezsiniz?"

Yapmacık bir gülümseme oturttu Emily Laraye yüzüne. Arda ne zaman hesabı istediğini bilmiyordu; ama şu anda garsonun getirdiği hesabın arasına 4 tane 100lük banknot koyuyordu. Daha Arda cüzdanına davranamadan yine bir el hareketiyle durdurmuştu onu.

"Aramanızı istemiyorum; çünkü beni ararsanız birbirimizle konuştuğumuz birinci derecede bir ilişkimiz olur ve ben bu kadar yakınımdaki insanlara para vermem. Eğer ilişkimizin iş ilişkisi değil de başka bir şey olmasını istiyor olsaydım da; parayı araştırmadaki yeteneklerinize değil yataktaki yeteneklerinize göre verirdim; ki eminim onlar da çok etkileyicidir. Çok tatlısınız; ama arkadaşlık teklifinizi geri çevirmek zorundayım."

Ayağa kalktı. Elini uzattı tekrar Arda'ya.

"Umarım cevabınız olumlu olur."
Saatleri Ayarlama Enstitüsü okuyalım..

Çevrimdışı LegalMc

  • ****
  • 1215
  • Rom: 33
  • Unimpressed was his default state.
    • Profili Görüntüle
Ynt: LegalMc - Arda Sırık
« Yanıtla #8 : 12 Mart 2012, 19:10:34 »
Hesabı ödemek isteyen erkek hareketini yaparak elimi cüzdanıma götürdüm ama yine o dominant hareketlerinden biriyle beni engelledi. 400$ tutmuş muydu yahu? Garson hesabı bırakıp gitseydi de içindeki bahşişi alsaydım bari. Sonra bu düşünceyi savuşturdum.

"Aramanızı istemiyorum; çünkü beni ararsanız birbirimizle konuştuğumuz birinci derecede bir ilişkimiz olur ve ben bu kadar yakınımdaki insanlara para vermem. Eğer ilişkimizin iş ilişkisi değil de başka bir şey olmasını istiyor olsaydım da; parayı araştırmadaki yeteneklerinize değil yataktaki yeteneklerinize göre verirdim; ki eminim onlar da çok etkileyicidir. Çok tatlısınız; ama arkadaşlık teklifinizi geri çevirmek zorundayım."

"Pek inanasım gelmedi ama siz öyle diyorsanız öyle olsun. En geç yarın size mesaj atacağım."

Ben de elimi uzattım, tekrar hafif bir öpücük kondurdum.
Yaşasın!
Ne kadar da ideolojik yaklaşıyoruz birbirimize.

Çevrimdışı Fiddler

  • ***
  • 565
  • Rom: 32
  • Bazen Herkes Duysun Diye..
    • Profili Görüntüle
    • A. Orçun CAN
Ynt: LegalMc - Arda Sırık
« Yanıtla #9 : 12 Mart 2012, 19:18:10 »
+1 Deneyim

Dışarısı çok soğuk değildi; ama rüzgarlıydı. Arda başka şeyler düşünmeye çalışsa da Emily Laraye'i atamıyordu kafasından. Kimdi bu kadın? Neden bu kadar etkilemişti onu? Yarına kadar süresi vardı teklifine karşılık vermek için. Ne cevap verecekti?

Kafasında tüm bu sorularla restorandan ayrılmaya yeltenmişti ki, restoranın içinden koşarak garson geldi.

"Beyefendi! Beyefendi, masanızda bunu unutmuşsunuz!" diyerek bir kart verdi ona.


Saatleri Ayarlama Enstitüsü okuyalım..

Çevrimdışı LegalMc

  • ****
  • 1215
  • Rom: 33
  • Unimpressed was his default state.
    • Profili Görüntüle
Ynt: LegalMc - Arda Sırık
« Yanıtla #10 : 12 Mart 2012, 19:57:53 »
Rüzgar saçlarımı uçuştururken kabanıma iyice sarındım. Vücudumun kabuğu üşüyordu ama içim Emily'nin düşünceleriyle sıcacıktı. Masadan kalktığımızdan beri kurmadığım fantezi kalmamıştı. Kadın belki o kadar da güzel değildi ama çok çekiciydi ve hafifmeşrep tavırları beni mest etmişti. Parayı elden falan mı alsaydım acaba, belki onu bir daha görebilirdim. Sonra eve davet edip... Düşüncelerim garsonun sesiyle bölündü.

"Beyefendi! Beyefendi, masanızda bunu unutmuşsunuz!"

"Daha fazla bahşiş almak için böyle bir şey uydurmuyorsundur umarım." dedim ama bana uzattığı iskambil kağıdını görünce nutkum tutuldu. Nasıl olmuştu da kupa 8'lim ceketimin iç cebinden masaya düşmüştü? Sonra garsonun uzattığı kağıda bakınca kupa 8'li olmadığını gördüm. Bir başka iskambil kağıdı daha mı? Umarım birileri 52 kağıdı tamamlamamı beklemiyordur diye düşünürken maça 6'lının üstündeki mavi tükenmez kalemle yazılmış silik kelimeyi gördüm. Trouble. İngilizceyi oldum olası sevmişimdir ama kelimenin anlamını bilmek beni korkutmaktan başka bir işe yaramadı. Üstünde ingilizce dert yazan bir iskambil kağıdı dertten başka bir şey getirmez zaten. Kupa 8'li yetiyordu zaten, bir de maça 6'lı... Aklıma PES'teki kart sistemi geldi. Oyunda her kart oyuncunun bir özelliğini açıyordu. Acaba bu kartlar da öyle miydi? Yani üstümde taşıdıkça bela çarklarımı mı açıyorlardı? Hiç hayra alamet değildi, hiç. Birden hışımla garsona döndüm. Yakalarından tutup yüzüne yaklaştım.

"Dalga mı geçiyorsun lan benimle şerefsiz? Masanın neresinde buldun bunu, yoksa şaka falan mı yapıyorsun? Şakaysa gelmişini geçmişini..." Devamını getirmeyip garsonun gözlerinin içine baktım.
Yaşasın!
Ne kadar da ideolojik yaklaşıyoruz birbirimize.

Çevrimdışı Fiddler

  • ***
  • 565
  • Rom: 32
  • Bazen Herkes Duysun Diye..
    • Profili Görüntüle
    • A. Orçun CAN
Ynt: LegalMc - Arda Sırık
« Yanıtla #11 : 12 Mart 2012, 20:53:24 »
+1 Bonus (Şeytan Ayrıntılarda Gizlidir)

"Yok beyefendi ne şakası... Ben siz unutmuşsunuz sandım masanın üzerinde görünce..."

Garson'un yüzü korkuyla bakıyordu Arda'ya. Tanımadığı bir adama iyilik yapmaya çalışmıştı ve karşılığında adamın elinden kurtulmak için dua ediyordu.

Arda Garson'un bir şey bilmediğine ikna olup da onu bıraktığında tekrar iskambil kartına odaklanmaya çalıştı. Aynı destenin kartlarına benziyorlardı, üzerlerindeki eskime izleri de bunu söylüyordu. Trouble... Diye düşündü. Bu da ne demek oluyordu? Ne yapacaktı şimdi?
Saatleri Ayarlama Enstitüsü okuyalım..

Çevrimdışı LegalMc

  • ****
  • 1215
  • Rom: 33
  • Unimpressed was his default state.
    • Profili Görüntüle
Ynt: LegalMc - Arda Sırık
« Yanıtla #12 : 13 Mart 2012, 18:40:37 »
Garsonu yolladıktan sonra kartı dikkatle incelemeye devam ettim. Kupa 8'liyi de çıkardım ve yan yana tuttum elimde. Rüzgar yüzünden gözlerim yaşarmaya başladığı için doğru düzgün bir şeyler çıkartamadım. Sadece trouble yazdığından emindim. Anılarım o meşru geceye doğru ilerledi tekrar, ama yine kesin bir sonuç çıkaramıyordum. Sesli düşünmeye başladım.

"Sikeyim böyle işi! Yıpranmış, eski iki tane iskambil kağıdı; biri kupa 8, biri maça 6. Pişti bile olmaz bunlarla! Birinin üstünde trouble yazıyor, belli ki belalı bir kart bu. Peki ya diğeri? Üstünde bir bok yazmıyor ama aldığımdan beri neredeyse 24 kere ölüyordum. Ne biçim iş lan bu?"

İçimi döktükten sonra geri kalanı evde çözmem gerektiğini hissettim. Hava iyice soğumuştu ve rüzgar hızını arttırmıştı. Rüzgarı da sikeyim! Bari şu kartlar elimdeyken birini alıp götürseydi, bir daha bulamasaydım. Ne bileyim, birileri onu hamur olana dek çiğneseydi veya kanalizasyona falan düşseydi ama bende olmasaydı. Şu an onu inceliyor olmasaydım. Hatta dünya bu halde olmasaydı; eski günlerdeki gibi insanların tek derdi kışın doğal gaz faturaları; yazın tatil ihtiyacı olsaydı. Artık bu iblisler, şeytanlar bilmem neler var -gerçi onlar olmasa ben ne iş yapardım bilmiyorum, McDonald's veya Burger King olurdu büyük ihtimalle. İnsanlar rahatça kabalarının üstünde oturamıyorlar. Ve benim görevim de rahatça oturmalarını sağlamak.

Kendimi bu şekilde gaza getirdikten sonra içime bir araştırma aşkı doğdu. Eve gitmek üzere hareketlendim.
Yaşasın!
Ne kadar da ideolojik yaklaşıyoruz birbirimize.

Çevrimdışı Fiddler

  • ***
  • 565
  • Rom: 32
  • Bazen Herkes Duysun Diye..
    • Profili Görüntüle
    • A. Orçun CAN
Ynt: LegalMc - Arda Sırık
« Yanıtla #13 : 14 Mart 2012, 00:13:20 »
Arda araştırma yapmak için evine doğru yürürken aklında hala iskambil kağıtlarının esrarı vardı. Sürekli olarak iç cebinden iki iskambil kartını çıkarıp bakıyor, daha önce farketmemiş olabileceği, on yıldır atlayıp dikkat etmediği bir şeyler arıyordu. Kırmızı neon tabelasında parlak ışıklarla Araf Bar yazan bir yerin önünden geçiyordu ki kupa sekizli iskambil kağıdının üzerinde neon lambanın ışıkları oynaştı ve Arda dönen başı, bulanan görüşü ve tutmayan dizleriyle bir anda kendini 10 yıl öncesinde buldu...

FLASHBACK*


Kahkahalarla gülüyordu karşısındaki adama Arda. İçtiği kaçıncı bira olduğunu hatırlamıyordu; ama bir elin parmaklarını geçtiği kesindi ve her biri yanında bir tequila shot ile birlikte gelmişti. Karşısında yuvarlak siyah camlı güneş gözlükleri takmış adam hızını alamamış, bir hikaye daha anlatmaya koyulmuştu:

"Hey bak! Bak, şimdi bu seferkine. Bir adam bir gün bir bara girmiş. Ondan sonra bir bardak koymuş masaya... Hayır bir saniye. Pardon. Şimdi bir adam bara girmiş. Kapının orada bir tane adamla konuşmaya başlamış. Sonra el sıkışmışlar. Bu adam sonra barmenin yanına gitmiş. Sohbet muhabbet başlamışlar konuşmaya. Ondan sonra bu taa 20-30 metre ötedeki masanın üstünde boş bir bira bardağı var. Onu göstermiş.. Demiş ki barmene 'Seninle iddiaya girelim. Ben iddiaya varım ki tam buradan taa oradaki bardağa işeyebilirim ve bir damla bile sıçratmam başka hiçbir yere.'

Barmen dalga geçiyor sanmış, inanmamış. 'Valla.' demiş adam. 'Bak hatta 500 dolarına iddiaya girelim.' demiş. Barmen dalga geçiyor, şaka yapıyor diye hiç oralı olmamış. Ondan sonra adam zorlamış zorlamış, bakmış adam ciddi, 500 dolar kaçar mı diye kabul etmiş iddiayı.

Adam pantolonunu açmış herkesin önünde. Hazırlanmış hazırlanmış, başlamış işemeye! Ama nasıl bir işemek. Duvarlara, masalara, içkilere, barmenin üstüne, her yere işiyormuş, resmen bir tek o masadaki bardağı tutturamıyormuş. Barmen'in üstüne bile işemiş ama barmen de 500 dolar cepte diye sevinçten dört köşe, basıyormuş kahkahaları.

Neyse işte bizimki bitirmiş işini, çekmiş fermuarını. Barmen istemiş 500 dolarını. Bizim adam da hiç sorun çıkarmamış 'Tabii. Bana sadece 2 saniye verin.' demiş. Gitmiş o ilk girdiğinde konuştuğu masadaki adamın yanına. Onlar böyle bir şey alışverişi yapmışlar.

Gelmiş adam sırıtarak barmenin yanına tekrar. Saymış 500 kağıt, koymuş barmenin önüne; ama bir yandan da sırıtıyor. Barmen anlamamış, demiş 'Yahu sen 500 dolar kaybettin daha şimdi. Ne diye sırıtıyorsun?'

Bizim adam da cevap vermiş:

'Bak şu kapının oradaki adamı görüyor musun? Buraya ilk girdiğimde onunla 1000 dolarına iddiaya girmiştim. Dedim ki birazdan pantolonumu açıp barın her tarafına işemeye başlayacağım, hatta barmenin üstüne bile işeyeceğim, ve o buna kızmak yerine sevinip gülecek diye. Sayenizde 500 dolar kazandım!'

Hahaha. Çok iyi değil mi? Hop! Yeni shot! Hadi koçum! Ben bu çocuğu çok sevdim beyler!"

Arda bir shot daha içti gözlüklü adamla. Çok kanı ısınmıştı bu adama; ya da alkol öyle düşündürüyordu.



Spoiler: Göster
Flashback:
Flashback sahnelerinde RP aynı şekilde devam eder. Sadece tarih değişmiştir ve Flashback sahnesi için de RP yapılır. Flashback sırasında metnin rengi farklı olur (deniz mavisi - navy) ve Flashback'teki tüm metinler italik yazılır. Flashback bittiği zaman DM Flashback'in sonuna gelindiğini belirtir ve renk ve metin karakteristikleri de normale döner.
Saatleri Ayarlama Enstitüsü okuyalım..

Çevrimdışı LegalMc

  • ****
  • 1215
  • Rom: 33
  • Unimpressed was his default state.
    • Profili Görüntüle
Ynt: LegalMc - Arda Sırık
« Yanıtla #14 : 14 Mart 2012, 20:09:35 »
Biralar her yerdeydi. Bardakta, elimde, dudağımda, bir parçası da yakamda. Her yerimde hissediyordum ama en çok midem bu durumdan şikayetçiydi sanırım. Yemek borusundan yukarı sürekli bir öğürme komutu geliyordu. Ne zaman hareket etsem garip sesler geliyordu kulağıma. Tam ayırt edemiyorum tabii, kafam pek iyi değil. Büyük ihtimalle 'glup' diye bir ses çıktı. Shotlar üst üste geldikçe vücudum uyuşmaya başladı ya da beynim kendini öne çıkarma planları yapıyordu. Vücudumu ele geçirecekti şerefsiz!

Birden yanımdaki adam tekrar boğazını temizlemeye başladı. Kimdi, neyin nesiydi hakkında hiçbir şey bilmiyorum, ama ısındım adama işte. Gözündeki çakma olduğunu tahmin ettiğim gözlükleri mekana pek uygun olmasa da kafa adamdı. Konuşmaya başladığımızdan beri saçma sapan hikayeler anlatıyordu. İçkilerin ve ortamın etkisiyle anlattığı her hikayeden sonra kıçımız yırtılana kadar gülüyorduk. Ben güldükçe adam daha fazla gülüyordu ve barmene el edip daha bardakları yeniletiyordu. Bardağı yeniletmenin yolunu bulmuştum kısacası; mal gibi gülüyordum.

Yine o hikayelerden birine başladı. İlgiyle dinliyordum -o kafayla deniyordum diyelim. Dikkatimi dağıtacak oldukça fazla şey olmasına rağmen aldırmadan komik olması gereken hikayeyi dinliyordum. Gerçi sarhoşken her şey komiktir.

Hikaye bittikten sonra yine gülmekten öldük. "Hahah, adam her yere işemiş öyle mi? Bir de 500 kağıt indirmiş cebe. Vay anasını!" Yeni shot'ı da hüpletirken hala gülüyordum. Artık ışıklar eskisi kadar belirgin değil. Önce sarı ile mavi birleşip yeşil oldular, sonra o yeşil bir başka maviyle birleşti mor oldu... Bu böyle sürdü gitti. Başım da dönüyordu. Sarhoş olmaya başlıyordum sanırım (sanırım?). "Başlarım sarhoşluğuna, benim ulan bu gece!" diye bağırınca her şey eski haline döndü. Karşımdaki adam tekrar netleşti, dandik gözlüklerini görünce tekrar kahkahalar atmaya başladım.

"Çıkarsana şu gözlükleri oğlum, kapalı alandayız lan! Yoksa bu nöyön lambaları gözünü mü alıyor." dedikten sonra bir kahkaha patlattım. Neon diyemeyişimden mi, içkiden mi, yoksa söylediğimi komik sandığımdan mı güldüm hiçbir fikrim yoktu.
Yaşasın!
Ne kadar da ideolojik yaklaşıyoruz birbirimize.